Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/197 Esas
KARAR NO : 2026/379

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 06/03/2026
KARAR TARİHİ : 21/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ...'in mirasbırakanı ...'in vefatı üzerine geriye mirasçı olarak oğlu ... ve eşi ...'i bıraktığını, Yapılan araştırmalar sonucu miras bırakan ...'in ... Bankası ... şubesi (... hesap no.lu) hesapta 250.000.TL nakit parasının olduğunu ve bunun üzerine ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasıyla el birliği mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülmesi ve paraya çevrilmesi için dava açtıklarını, Ancak mirasçılar arasında hukuki ihtilaf söz konusu olduğunda ve davanın uzun süreceği anlaşılmakla sayın mahkeme 2018 yılında miras bırakan ...'in ... Bankası ... şubesinde bulunan bu parasının vadeli hesaba aktarılmasını ve en yüksek banka faizinin uygulanması için talimat yazıldığını ve devlet güvencesinde olan bu para da bu talimat üzerine ... Bankasınca vadeli hesaba yatırıldığını ve en yüksek banka faizi uygulandığını, davanın kabulüne, bilirkişi incelemesi yapılarak 250.000.TL nin 2018 yılından mahkeme kararı gereğince ödeme tarihi olan 2025 yılına kadar en yüksek banka faizi ile hesaplanması ve hesaplanan eksik ödemenin tarafımıza ödenmesi için karar verilmesine, fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına, masraf ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: mahkemede ikame edilen davada uyuşmazlığı çözmede görevli mahkemeler tüketici mahkemeleri olduğunu, bankacılık sözleşmeleri de dahil olmak üzere tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme tüketici mahkemeleri olduğunu, davaya konu talep konusunun miktarı, tartışmasız ve açıkça belli olmadığını, işbu nedenle davacının davasını, hmk gereğince belirsiz alacak davası olarak açması hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle de davanın usulden reddin, davacının işbu usul ve yasaya aykırı davanın esas incelemesine geçilmeden davanın usuli itirazları nedeniyle usulden reddine, aksi kanaat halinde ise esas incelemesine geçilerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER /
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, Eksik yapıldığı iddia edile faiz ödemesinin tazmini talebine ilişkin olduğu anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE /
Dava, alacak davası olup uyuşmazlığın, davacının mirasçısı olduğu hesabın bankada faiz getirisinin eksik olduğu iddiası ile bakiye faiz talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir.
6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerektiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 2. maddesi gereğince kapsamını her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları oluşturduğu, Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (k) bendinde Tüketici “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, (l) bendinde ise Tüketici İşlemi “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlandığı ve Yasa koyucunun, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu konut satış sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul ettiği, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği anlaşılmakla, davaya konu uyuşmazlığın davacının mirasçısı olduğu hesabın bankada faiz getirisinin eksik olduğu iddiası ile bakiye faiz talebine dayandığı, davalı bankanın hesap hareketlerini gönderdiği, incelenmesi ile hesabın bireysel olduğu, ... Vergi Dairesinin 09.04.2026 tarihli müzekkere cevabından davacının potansiyel vergi mükellefi olduğu, .... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün cevabı yazısında dava tarihi itibarı ile davacının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, davalının banka olması işlemin tüketici işlemi olmasını engellemeyeceği, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. Maddesi uyarınca huzurdaki dava dosyasında Tüketici Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu anlaşıldığından iş bu dava dosyamız açısından HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen GÖREV dava şartının sübut bulmadığı değerlendirilerek; davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere;
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
-Dair, taraf vekillerinin huzurunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2026

Katip ...
¸e-imzalıdır


Hakim ...
¸e-imzalıdır

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.