TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :.
VEKİLİ :Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ :Av.
:2-
3-
DAVA : Tapu İptali ve Tescil / İpotek Terkin
DAVA TARİHİ : 25/12/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil / İpoetk Terkini davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili, müvekkil şirket hakkında geçmişte yürütülen bir konkordato süreci söz konusu olduğunu, bu süreçte müvekkile ait taşınmazlar haciz ve ipotek riski ile karşı karşıya kaldığını, müvekkil şirket bu süreçleri tekrar yaşamamak adına kendi adına kayıtlı ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 279 ada 16 parselde bulunan 5.418,77 m2 olan kaim fabrika binasını müvekkilin ekonomik olarak zor bir dönemden geçmesi sebebi ile, davalı ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti. ile adi yazılı olarak yapılan 18.08.2023 tarihli ''Teminat amaçlı yapılan inanç sözleşmesi'' gereği 10.000.000,00 TL bedel karşılığında davalı şirkete devredildiğini, işbu bedelin müvekkil tarafından davalı şirkete geri ödenmesi durumunda davalının uhdesinde bulunan dava konusu fabrika binasını müvekkile iade etme hususunda tarafların sözleşme kapsamında anlaşma sağladıklarını, müvekkilin davalı şirkete ödemesi gereken bedeli ödemesine rağmen dava konusu taşınmazın müvekkile devredilmediğini, davalı şirket ... Oto. San. Tic. Ltd. Şti. de ekonomik olarak zor bir sürecin içerisine girdiğini, dava konusu taşınmazı anlaşmaya aykırı olarak kredi alım amacıyla 1.000.000.000,00 TL gibi ağır bir bedel ile davalı ... ... ... Bankası Anonim Şirketi lehine ipotek ettirdiğini, devam eden süreçte dava konusu taşınmaz davalı şirket tarafından, 26.03.2024 tarihinde 16.150.000,00 TL bedel karşılığında ipotekli olarak müvekkil şirket yetkilisinin oğlu, davalı ...'a devredildiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı bankanın 150/c şerhi bulunması ve ipotek bedelinin 1.000.000.000,00 TL gibi ağır bir bedel olması sebebi ile dava konusu taşınmazı devir alamadığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek bedelinin gerçeği yansıtmadığını, davalı bankanın kendisine maddi menfaat sağlama amacı ile hareket ettiğini ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve ... İli, ... İlçesi, ... Mah. 279 ada 16 parselde bulunan 5.418,77 m2 olan kaim fabrika binasının tüm ipoteklerden ari bir şekilde müvekkili şirket adına tapuya tesciline, davalı banka tarafından dava konusu taşınmaz üzerindeki ipotek şerhinin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı banka vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın adresi .../... olması sebebiyle ... ... Mahkemelerin yetkili olduğunu, müvekkili bankanın alacağının teminat altına alınmasını teminen tapu sicil kayıtlarında yer alan kayıtlara güvenmek suretiyle ipotek tesis ettirdiğini, davacının iddia ettiği sözleşmesinin, herhangi bir resmi sicilde kaydı bulunmadığını, herhangi bir tarihte düzenlenmesinin mümkün olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ipotekli takip başlatıldığını, dava konusu ipotekli taşınmazın mülkiyetini ipotekli olarak devralan yeni malik davalı ...’un takipte yer aldığını, davacının kötü niyetli hareket ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, geçmiş dönemde içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle haciz baskısı altında olduğunu, bu nedenle konkordato sürecine girdiğini, bu dönemde maliki olduğu ve üzerinde işletmesinin faaliyet gösterdiği taşınmazını davalı şirket ile aralarında adi yazılı olarak düzenlenen 18.08.2023 tarihli “inanç sözleşmesi'' başlıklı sözleşme ile davalı şirkete devrettiğini, sözleşmedeki edimini ifa etmesine karşın davalı şirketin dava konusu taşınmazı davacı şirkete devretmediği gibi davalı bankaya kredinin teminatı olarak ipotek verdiğini, bu ipoteğin karşılıksız olduğunu, karşılığında davalı bankanın davalı şirkete kredi kullandırmadığını, davalı şirketin dava konusu taşınmazı davacı şirket yetkilisinin oğlu olan diğer davalı ...’a ipotekli olarak devrettiğini iddia ederek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile ipoteklerden ari olarak davacı adına tesciline ve taşınmaz üzerindeki davalı banka ipoteğinin fekkini istemiş, davalı banka, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemiştir. İpoteğin fekki istemine konu taşınmazın bulunduğu yerin .../... olduğu dikkate alındığından davalı bankanın yetki itirazının reddi gerekmiştir. Dava dosyasına sunulan davacı .....Ltd Şti ile davalı ... Otomotiv..Ltd Şti arasında adi yazılı şekilde düzenlenen 18.08.2023 tarihli “İnanç Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin konusunun, dava konusu taşınmazın davalı şirkete devredilmesi ve davalı şirketin de davacıya verdiği çek ve nakit paranın kendisine ödenmesi üzerine taşınmazı davacıya geri iadesi olduğu anlaşılmaktadır.Dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinde, davacı şirketin 2023 yılı içerisinde konkordato sürecinde olduğu ve dava konusu taşınmazı üzerinde tedbir bulunduğu, konkordato talebi nedeniyle dava konusu taşınmaz üzerine konulan tedbirin, mahkemenin konkordato talebinin reddi nedeniyle 24.08.2023 tarihinde kaldırıldığı ve bir gün sonra 25.08.2023 tarihinde, taşınmazın davalı şirkete tapuda devredildiği, davalı şirketin de 26.03.2024 tarihinde taşınmazı davacı şirket yetkilisi ...’un oğlu diğer davalı ... adına devrinin yapıldığı görülmüştür.Davalı ... Otomotiv…Ltd Şti ile davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı şirkete kullandırılan kredilerin teminatını teşkil etmek üzere, dava konusu taşınmaz üzerinde 13.09.2023 tarihinde 1.000.000.000 TL bedelle ipotek tesis edildiği, kredi geri ödemelerin aksaması üzerine, hesabın kat edilerek ... ... ... Satış İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle takip başlatıldığı görülmektedir.Öncelikli uyuşmazlık davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin hukuki niteliğidir.
Somut olayda, davacı şirketin üzerinde faaliyette bulunduğu dava konusu taşınmazın şirketin borçları nedeniyle hacze maruz kalmaması için ileride kendisine iade edilmek suretiyle davalı şirkete devredildiği, bu hususta taraflar arasında adi yazılı sözleşmenin imzalandığı, ayrıca bu sözleşmede davalı şirketin davacı uhdesinde olan çeklerin ve davacıya verdiği nakit paranın davalıya iadesinin şart koşulduğu ve fakat edim karşılığı herhangi bir bedel gösterilmediği anlaşılmaktadır. İnançlı işlem, inananın (itimat edenin) bir hakkını belirli bir süre veya amaçla inanılana geçirmeyi, inanılanın da inananın emir ve talimatlarına göre kullanıp amaç gerçekleşince veya süre dolunca hakkı tekrar inanana devretmeyi yüklendiği sözleşmeler olarak tanımlanabilir (). Yargısal kararlarda ise inançlı sözleşme, inanılan tarafın elde ettiği hakkı, taraflarca güdülen amaç sona erdikten veya belirli bir süre geçtikten sonra inanana veya üçüncü kişiye devretme taahhüdünü içeren bir anlaşma olarak tarif edilmiştir (... 13.5.1992 tarih, 1992/- E, 1992/ K). İnançlı sözleşme ile inanan (itimat eden) bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana (mutemede) devretmekte, borçlandırıcı bir sözleşme ile de inanılan kişinin hak ve yetkilerini sınırlandırmaktır. İnanılan hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca tekrar hakkı inanana iade etmeyi yükümlenmektedir. İnançlı işlemleri doğrudan doğruya düzenleyen kanun hükümleri yoktur. İnançlı işlemler, kişinin kendisini gizlemek amacıyla yapılabileceği gibi teminat amacıyla veya alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla da yapılabilecek işlemlerdir. İnançlı işlem, inanç sözleşmesi ve hakkın devri işlemi (kazandırıcı işlem olarak) olmak üzere iki temel unsurdan oluşmaktadır. İnanç sözleşmesi, inançlı işlemin hukuki sebebini, inanılanın salahiyet sınırlarını ve kapsamını, inançlı işlemin sona erme nedenlerini, inançlı işlemin sonra ermesinden sonra inanç konusu şeyin inanana devredilme biçimi ve koşullarını belirler. Bir başka deyişle bu sözleşme inanç konusu şeyin yeniden inanılana devir edilmesinin temelini oluşturur. İnanç sözleşmesinin geçerliliği kural olarak, herhangi bir biçim koşuluna bağlı değildir. İnanç sözleşmesi, 6098 sayıl Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) genel hükümlerine bağlıdır. Diğer bir unsur ise kazandırıcı işlem (yani hakkın devri) işlemidir. Kazandırıcı işlem ile inançlı işlem konusu şey doğrudan inanan veya üçüncü bir kişi tarafından inanılana devredilir. Bu suretle, inanılanın mal varlığı zenginleşirken inananın mal varlığında aynı oranda azalma meydan gelmektedir. İnançlı işlemde kazandırıcı işlemin şekli genel hükümlere tabidir. Bir başka anlatımla inanç konusunun devri, hakların devrine ilişkin kurallara göre yapılır. Kural olarak devir edilebilir nitelikteki tüm haklar inançlı işleme konu olabilir. Bu itibarla kişiye sıkı sıkıya bağlı olan kişisel haklar ile aile miras hukukundan doğan hakların inançlı işlem ile devredilmesine olanak yoktur. İnançlı işlem, aynı zamanda bir kazandırıcı işlem olduğundan öteki kazandırıcı işlemlerin tüm hüküm ve sonuçlarını doğurur. İnanç konusu mülkiyet veya hak inananın mülkiyetinden çıkar, inanılanın mal varlığına girer. İnanılan, bir malikin ve hak sahibinin yapabileceği tasarrufları yapma yetkisini kazanır. İnanılan, inanç sözleşmesi ile inanç konusunu iyi bir şekilde muhafaza ve idare etmek, beklenen koşullar oluştuktan sonra da inanana iade etmek borcu altına girmiştir. Ayrıca inanana karşı ileri sürebileceği bazı haklar elde etmiştir. İnanılan, inanç konusunu özenle muhafaza ve kullanma yükümlülüğü altındadır. İnançlı kazandırma ile inanılan inanç konusu hakkın sahibi veya o şeyin maliki olmuştur. Bu nedenle hak sahibinin veya malikinin tüm yetkilerini kullanabilecek durumdadır. İnançlı işlemler ile yapılan temlikler geçerli olup mülkiyet hakkı karşı tarafa geçmektedir. Bu itibarla inançlı işlem nedeniyle açılan davalarda davacı yolsuz tescile, başka bir anlatımla aynı hakka değil inanç sözleşmesinden kaynaklanan kişisel hakka dayanmaktadır. O halde davanın konusu taşınmaz olsa dahi bu dava ayni hakkı koruyan bir dava sayılmaz. (... 11 HD, 24.04.2023 T., 2021/ E., 2023/87 K. sayılı ilamı).Bu açıklamalar ışığında, davacı ile davalı ... Oto San..Ltd Şti arasında 18.08.2023 tarihli “İnanç Sözleşmesi” başlıklı adi yazılı sözleşmenin imzalandığı, davalı şirket yetkilisinin isticvabında, sözleşmedeki imzayı inkar etmediği, davacı şirketin konkordato talebinin reddinden hemen bir gün sonra dava konusu taşınmazın davalı şirkete tapuda devrinin yapıldığı, davalı şirketin de dava konusu taşınmazı 26.03.2024 tarihinde, davacı şirket yetkilisi ...’un oğlu davalı ...’a devrettiği, dava konusu taşınmazın dava tarihi ile malikinin davalı ... olduğu, davalı şirketin taşınmaz maliki olmadığı, davacının inanç sözleşmesinden kaynaklı şahsi hakkına dayalı olarak tapu iptal tescil isteminde bulunamayacağı, terditli başkaca talebinin bulunmadığı gibi, inanç sözleşmesinde geçen davalı şirketin de davacıya verdiği çek ve nakit paranın davalıya ödendiğinin de ileri sürülmemiş olması ve kimsenin kendi muvazaasına dayalı hak talep edemeyeceği karşısında davacının bu davalı hakkındaki davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının davalı banka ve davalı ... hakkındaki davası yönünden ise, davacı şirketin dava konusu taşınmazın maliki olmadığından davalı şirketin davalı ... arasındaki satım sözleşmesinin muvazaaya dayalı olduğundan geçersizliğini ve keza davalı bankanın taşınmaz üzerinde davalı şirkete kullandırdığı kredinin teminatını teşkil eden ipoteğin yolsuz olduğunu ileri süremeyeceğinden bu davalılar hakkındaki davanın husumet nedeniyel usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın davalı ... Oto San.Tic.Ltd Şti yönünden esastan REDDİNE,
2-Davanın davalılar ... ... ... Bankası AŞ ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin yatırılan 427,60.-TL harcın mahsubu bakiye 304,40.-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı ... ... Bankası A.Ş vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Bankası A.Ş'ye VERİLMESİNE,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı ... ... ... Bankası AŞ vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2026
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza
Emsal Karar Arama
UYAP Emsal, T. 20.05.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.