T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 27/03/2026
NUMARASI : ... Esas
İSTİNAF EDEN VE
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN DAVACI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALILAR: 1-........
2-........
VEKİLİ : Av.....
TALEP : İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 14/05/2026
YAZIM TARİHİ : 18/05/2026
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalılar aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 27/03/2026 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketlerin ortağı olduğunu, müvekkilinin ve diğer hissedarların murisi olan ........'nın vefatı sonrasında mirasçıların miras paylaşımı noktasında anlaşamadıklarını, bu sebeple de müvekkilinin annesi ve kardeşleri ile anlaşmazlığa düştüğünü, diğer kardeşlerin de hem kendi aralarında hem de anneleri ........ ile anlaşmazlığa düştüklerini, bu ihtilaflardan bazılarının dava süreçlerine dönüştüğünü, bu ihtilafın halen devam ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması, davalı şirketlerin müvekkilinin ayrılma akçesinin düşük hesaplanması için malvarlığını azaltıcı işlemler yapmaması adına davalı şirketlere TTK'nın 638/2 kapsamında kayyım atanarak yönetimlerinin dava süresince mahkeme tarafından belirlenecek kayyım aracılığıyla yapılmasını, davalı şirketlerin malvarlığının azaltılmasının engellenmesi için davalı şirketler adına kayıtlı araç ve taşınmazların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "... İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 389/1.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK. 390. Maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." şeklinde, HMK.392. maddesinde;" (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı mevcut dosya ve delil durumu dikkate alındığında; HMK 389. ve 390.maddelerinde belirtilen ihtiyati tedbir şartlarının ve özellikle yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, işbu davanın limited şirket ortakları arasındaki anlaşmazlık ve geçimsizlik sebebiyle açılmış bir çıkma davası olduğunu, müvekkili ile diğer ortakların akraba olduğunu, aralarında güven duygusunun kalmadığını ve bu sebeple çok sayıda hukuki süreçlerin mevcut olduğunu, ortaklar arasında güven duygusunun kalmamış olmasının ortaklıktan çıkmak için haklı sebep teşkil ettiğini, dava dilekçesinde belirtilen 16 adet dosya bilgisi dikkate alındığında yaklaşık ispatın sağlandığını, bu sebeple tedbir talebinin reddinin hatalı olduğunu, davalı şirketlerin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek malvarlığı değerlerinin hesaplanması gerektiğini, davalı şirketlerin temsil yetkisinin müvekkilinin husumet içinde olduğu erkek kardeşi ........'da olduğunu, bu davanın devamı süresince davalı şirketlerin yönetimine kayyum atanması gerektiğini, aksi takdirde müvekkilinin ayrılma akçesinin düşük hesaplanması için davalı şirketlerin malvarlıklarını azaltıcı işlemler yapma ihtimalinin bulunduğunu, davalı şirketler adına kayıtlı araç ve taşınmazların devrinin engellenmesi için ilgili malvarlıklarına ihtiyaten tedbir uygulanması gerektiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 390. maddesinde '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen yasal şartların oluşmadığı, tedbir talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlanamadığı kaldı ki, HMK'nın 396. maddesi uyarınca durum ve koşulların değişmesi halinde mahkemece her zaman tedbir kararı verilebileceği ve bu itibarla, mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....
Emsal Karar Arama
Konya Bam 6. HD, T. 27.03.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.