Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ..
KARAR NO : ..

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : ..
NUMARASI : ..
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN
DAVACILAR : 1-...
VEKİLİ : Av. ...
İTİRAZ EDEN
DAVALILAR : 1-..
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :..
YAZIM TARİHİ :..

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen ara karar ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA : İhtiyati tedbir talep edenler vekili, davalıların haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinin mirastan pay almaması ve yasal miras hakkına kavuşmaması için; murisin ölümü sonrası bankadaki parasını sahte senetle icra takibi yapıp tahsil ettiğini, murisin ölümünü gizleyerek resmi bildirim yapmayarak . . San. Tic. Ltd. Şti'nin tek yetkilisi ortağı gibi hareket ederek davalı ... haksız ve kötü niyetle ve hukuka aykırı olarak haksız kazanç sağlamadığını, davalıların dava konusu taşınmazları elden çıkartması halinde, dava sonunda hükmedilmesi muhtemel kararların hiçbir şekilde tahsil edilme olasılığı ortadan kalkacağı da dikkate alındığında, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edildiğini, mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi gerektiğini, müvekkillerimin yasal miras hakkına kavuşabilmesi ve müvekkillerinin dava konusu taşınmazlardaki miras payları alabilmeleri için öncelikli olarak tensip ara kararıyla dava konusu gayrimenkullerin teminatsız, aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde ayni ve şahsi hak tesisinin ve üçüncü şahıslara devredilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME ARA KARARI : Mahkemece; dava konusu taşınmazlar bakımından; ileri sürülen vakıalar yargılamayı gerektirmekle, dava konusu taşınmazları satışı halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşabileceği gözetildiğinde yasanın aradığı yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı değerlendirilmiş ve ileride dava değeri belirlendiği takdirde yeniden değerlendirilmek üzere şimdilik .. TL teminat karşılığında dava konusu taşınmazların satışının önlenmesine davalılara ait taşınır ve taşınmazlar bakımından; davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar doğrudan davamızın konusunu oluşturmadığı ve yukarıda işaret edildiği üzere ancak uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceğinden koşulların somut olay bakımından gerçekleşmediğinin kabul edildiği, bu nedenle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ : İtiraz eden karşı taraf davalılar vekili, her ne kadar tasarruf yetkisini tamamen ortadan kaldırmasa da, taşınmazların hukuki görünümünü etkileyen, üçüncü kişiler nezdinde ihtilaf kaydı oluşturan ve müvekkilleri açısından ekonomik sonuç doğuran ciddi bir ara karar olduğunu, MÖHUK m. 48/2 gereğince mahkeme, yabancı davacıyı ancak karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutabileceğini, somut dosyada, yabancı davacılar bakımından .. ile ilgili devletler arasında mütekabiliyet bulunup bulunmadığı yönünde herhangi bir araştırma yapılmadığını, dava konusu taşınmazlara ilişkin vakıaların yargılamayı gerektirtiğini, uyuşmazlık bu kadar çekişmeli iken, yabancı davacılar yönünden teminat ve karşılıklılık meselesi dahi çözülmeden, davalı aleyhine tapu siciline yansıyan şerh verilmesinin ölçülülük ilkesine uygun olmadığını, bu nedenle ara kararın kaldırılması gerektiğini, aksi kanaatte ise dahi, yabancı davacılar bakımından MÖHUK m. 48 rejimi işletilmeden ve yeterli teminat alınmadan şerhin devamına karar verilmemesi gerektiğini, bu nedenle davalıdır şerhinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME ARA KARARI : Mahkemece; özellikle taşınmazın görülen bir hukuk davasına konu olduğunun bilinmesindeki kamusal fayda gözetilerek itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ : İtiraz eden karşı taraf davalılar vekili, mahkeme kararının kendi içinde çelişkili olup, bu haliyle hukuka aykırı olduğunu, yabancı davacılar yönünden MÖHUK m. 48 kapsamında karşılılık araştırması yapılmadığını, teminatsız şerhin ölçülülük ilkesini ihlal ettiğini, bu nedenle istinafa konu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Talep, görülmekte olan tapu iptali tescil davasında davalıdır şerhinin kaldırılması talebine ilişkindir.
Dairemizin .. tarihli kararlarında da değinildiği üzere, 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Aynı Kanunun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar,
"(1) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:
a) Nihai kararlar,
b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar...
Somut olayda; mahkemece, davaya konu edilen taşınmazın tapu kaydı üzerine .. tarihli ara karar ile "davalıdır" şerhi konulmasına karar verilmiş davalı tarafından bu şerhin kaldırılması istemiyle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Mahkemece verilen bu ara karar, HMK'nin 341/1. maddesi kapsamında düzenlenen esas hakkında nihai karar niteliğinde olmadığı gibi ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi veya karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararı ya da karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itiraz üzerine verilen karar niteliğinde de değildir. HMK geçici hukuki korumalarda sadece 341/1-b maddesinde yazılı olan ara kararlara karşı istinaf kanun yolunu açmış, diğerleri hakkındaki kararlar yönünden ise istinaf imkanı tanımamıştır.
Taşınmazın tapu kaydı üzerine davalıdır şerhi konulması talebi geçici hukuki koruma olmakla birlikte, HMK'nin 389 vd. maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde değildir.
Hal böyle olunca ilk derece Mahkemesince verilen .. "davalıdır şerhi" konulmasına ilişkin karar, HMK'nun 341/1 maddesinde düzenlenen istinaf yoluna başvurulabilen kararlar niteliğinde olmadığından davalı tarafın istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilinin vaki istinaf başvurusunun HMK'nın 341. maddesi kapsamında istinafa tabi bir karar bulunmadığından USULDEN REDDİNE,
2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcı ile maktu karar harcının talep halinde iadesine,
3-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın yerel mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 362/1-f bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 08.07.2026


...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır


NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.