Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 11/05/2026
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av.....
İSTİNAF EDEN
DAVALILAR : 1- ........
: 2- ........
VEKİLİ : Av.....
: 3- ........
: 4- ........
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 07/07/2026
YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 11/05/2026 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, davalılar ........ ve ........'in istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalılardan ........'ne ait olan fabrika binasını 12/11/2025 tarihinde kira sözleşmesi ile kiraladığını, davalılardan ........ müvekkiline Konya ... Noterliğinin 29/12/2025 tarih ........ yevmiye nolu ihtarnamesi ile taşınmazdan 31/12/2025 tarihi itibari ile tahliyesini istediğini, taşınmazın tapu kaydında 3.kişilere de aleniyet oluşturan fabrika binasının ........ adına kayıtlı olduğunu ancak ekli arabuluculuk tutanağı ile bu hakkının kendisine devredildiğini ve ........ şirketinin böyle bir hakkının olmadığı yönünde ihtarname keşide edildiğini, müvekkili şirket ihtarnamenin gelmesi ile arabuluculuktan ve ticari ilişki içinde olduğu ........ şirketinin muvazaalı işlem için olduğunu gördüğünü ve bu nedenle işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu ancak davalı taraflar muvazaalı olarak hareket ettiklerini, arabuluculuk tutanağı incelendiğinde 29.12.2023 tarihinde başvurunun yapıldığı ve 08.01.2024 tarihinde de ilk toplantıda anlaşmanın sağlandığının görüldüğünü beyan ederek davalarının kabulü ile Konya Arabuluculuk Bürosunun ... nolu 08/01/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının iptaline, müvekkilin mağduriyetinin ve davalı karşısında iş bu arabuluculuk tutanağının uygulanmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 16/04/2026 tarihli ara karar ile; davacının, davalılar ........, ........, ........, ........ aleyhine açtığı arabuluculuk tutanağının iptali davası açılmış olmakla; tedbir talebinin yerine getirilebilmesi için şimdilik ilerde artırmak-azaltmak şartıyla 200.000,00 TL (nakdi teminat tutarını mahkeme veznesine yatırdığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz, kayıtsız ve şartsız nitelikteki teminat mektubunu mahkememize ibraz ettiğinde) teminat karşılığında davacının tedbir talebinin kabulü ile;
08/01/2024 tarih ve ... nolu ihtiyari arabuluculuk son tutanağının tüm taraflar yönünden (davacı-davalılar) uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ: Davalılar ........ ve ........ vekili itiraz dilekçesinde özetle; yaklaşık ıspat şartının ihlal edildiğini, ihtiyati tedbir kararına dayanak yapılan 08.01.2024 tarihli arabuluculuk tutanağının tanzim edildiği tarihte, davacı şirketin henüz hukuk aleminde mevcut olmadığını, davacı şirketin 09.01.2024 tarihinde tescil edildiğini, ilgili arabuluculuk tutanağında müvekkilleri ........ ve ........'in şirket hisselerini ........'e devrinin düzenlendiğini, müvekkile ait taşınmazın malik olmayan bir kimse tarafından 50 yıllık kira sözleşmesi gerekçesinin yerinde olmadığını, özel hukuk sözleşmeleri hakkında idari yargı rejimine özgü "Yürütmeyi Durdurma" mahiyetinde tedbir kararı verilemeyeceğini, davanın esasını çözer ve nihai hüküm sonucunu doğurur mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, davacı tarafın arabuluculuk anlaşmasında hiçbir sıfatı ve hakkı bulunmamasına rağmen, taraf olmayan kişi lehine ve sözleşme özgürlüğünü yok sayacak şekilde tedbir tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, arabuluculuk tutanağının durdurulmasının "ileriye etkili" bir işlemi kapsamadığını, teminatın yetersiz olduğunu, hukuki güvenlik ve gerekçeli karar ilkesinin ayaklar altına alındığını beyanla ihtiyati tedbir kararının ivedilikle kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise, müvekkillerin doğması muhtemel zararlarının güvence altına alınması adına teminat miktarının artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....davacı ile davalı ........ arasında 50 yıllık kira sözleşmesinin yapılmış olması, devir sözleşmesi yapılmış olması, eldeki davada davalılar arasında isteğe bağlı arabuluculuk görüşmesinin ANLAŞMA ile sonuçlanmış olması, arabuluculuk anlaşma tarihi, kira sözleşmesinin tarihi devir tarihi dikkate alındığında; (geçici hukuki korumalarında tarafların hak ve menfaatinin dengede değerlendirilmesi gerekir. Bu durumda mevcut durumun korunması tarafından hak ve menfaatinedir.) Teminatın miktarını belirlemek somut olaya göre mahkememizin takdirindedir. Somut olayda da şimdilik teminat miktarını attıracak bir sebep olmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir...." gerekçesiyle 16/04/2026 tarihli ihtiyati tedbire ve teminat miktarına yapılan itirazlarının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar ........ ve ........ vekili istinaf dilekçesinde özetle; iptali istenen arabuluculuk anlaşması müvekkillerin şirket hisse devrine ilişkin olup, gerekçe yapılan taşınmazın kira sözleşmesi ile hiçbir illiyet bağı bulunmadığını, arabuluculuk tutanağı tarihinde davacı şirketin hukuken mevcut bile olmadığını, davacı tarafın eldeki davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmamakta olup, buna rağmen tedbir kararı verildiğini, verilen tedbir kararının ihtiyati tedbire ilişkin kanuni düzenlemeler ve yüksek mahkeme içtihatlarına açıkça aykırı bir şekilde davanın esasını çözer mahiyette verildiğini, verilen tedbir kararının idare hukukuna özgü yürütmeyi durdurma kararı şeklinde olduğunu, yerel mahkemenin ret kararı gerekçesiz olup anayasal kararların gerekçeli olması ilkesinin ihlal edildiğini, belirlenen teminat miktarı ticari gerçekliklerden uzak olup, ölçülülük ilkesini ve taraflar arasındaki menfaat dengesini ağır biçimde zedelediğini, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz ihtiyati tedbir kararının derhal kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkillerin doğması muhtemel devasa zararlarının güvence altına alınması adına teminat miktarının ölçülü bir seviyede artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep; ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 390. maddesinde de ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
Aynı Kanun'un 394. maddesinde de'' Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. '' hükmü düzenlenmiştir.
Dava dosyasındaki mevcut delillerin incelenmesinde; ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebi ile ilgili delilleri değerlendirmesi sonucunda varmış olduğu kanaate göre verdiği karara yapılan itiraz hakkında verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalılar ........ ve ........'in istinaf başvuru taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalılar ........ ve ........'in istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinafa başvuran davalılar ........ ve ........ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 07/07/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.


Başkan ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Üye ...
e-imzalıdır

Katip ...
e-imzalıdır

.....

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.