T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil - Alacak
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 11/11/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife 15/07/2009 tarihinde yönetim kurulu kararı ile ortak olarak alındığını, 13/02/2013 tarihinde yine yönetim kurul kararı ile müvekkilinin 145.000,00TL ödeme yapması karşılığında B-4 blokta dolu üyelik kaydının yapılarak peşin üye sıfatıyla kura çekmesine karar verildiğini, müvekkilinin toplamda 154.100,00TL ödeme yapmasına rağmen aradan geçen 10 yıllık sürede kooperatifin B-4 bloğunun inşasının halen yapılmadığını, müvekkilinin kooperatife bir borcunun bulunmadığını, kooperatifte B-3 bloğunun inşasının tamamlanarak kura çekiminin yapıldığını, bu blokta boş üyelikler olmasına rağmen davalı kooperatifin müvekkilini bu hususta haberdar etmediğini, B-3 bloktaki boş üyeliklere kooperatifi yakın kişilerin haberdar edilerek emsal daire olarak daire sahibi yapıldığını, müvekkille birlikte birçok kişinin de bu şekilde mağdur edildiğini, kooperatif yöneticilerinin kötü yönetimleri ve şahsi menfaat sağlamaları nedeniyle birçok kişinin mağdur edildiğini, kooperatif ve yöneticileri hakkında birçok icra takibi dosyası ve ceza soruşturmalarının mevcut olduğunu, yönetim değişikliğinden sonra üyelikten ihraç kararları alındığını, müvekkilinin boşalan üyelerin yerine kura çekimine dahil edilmeyerek mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin peşin üyelik sıfatıyla kooperatife aidat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, davalı kooperatif tarafından da herhangi bir ücret talep edilmediğini, müvekkilinin peşin üye olduğunun davalı kooperatifinde kabulünde olduğunu beyanla öncelikle davalı kooperatif adına kayıtlı bulunan taşınmazlara ihtiyati tedbir konulmasına, B-4 blok inşaatının yapılmaması ve kura çekiminden müvekkilinin haberdar edilmemesi nedeniyle B-1, B-2 veya B-3 bloklardaki aynı özelliklerdeki emsal dairenin müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, bu taleplerinin kabul görülmemesi halinde müvekkilinin ödemiş olduğu 154.100,00TL'nin ödeme yaptığı tarihte bir daire bedelinden fazlasına tekabül etmesi dikkate alınarak güncel değerinin tespiti ile belirlenecek bedelin davalından tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 26/11/2024 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın taleplerini kabul etmediklerini, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının iddia ettiği gibi peşin üyelik vasfında bir üyeliğinin bulunmadığını, kendisine peşin üyelik vaadi yapıldığı iddialarına ilişkin delil sunulmadığını, kooperatiflerde peşin üyelik vasfının ancak genel kurul kararı veya genel kurulca yetki alınmış yönetik kurulu kararı ile olabileceğini ayrıca peşin üyelik şartlarından birininde ödemenin tek seferde yapılması olduğunu, kooperatif genel kurul kararları veya yönetim kurulu kararlarının incelenmesinde davacının iddia ettiği gibi alınmış bir peşin üyelik kararı olmadığını, ayrıca ödemenin de peşin olarak yapılmadığının tespit edildiğini, davacının üyelikten doğan aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, eşitlik ilkesi gereğince de aidat ödeme yükümlülüğünün de devam ettiğini, 19/03/2023 tarihinde yapılan genel kurulda davacının vekili tarafından temsil edildiğini ve bu genel kurulda vekilinin aidat ödemesi yapmayı kabul ettiğini beyan ettiğini, davacı hakkında üyelikten ihraç kararı alındığını, davacını durumu dava etmesi üzerine mahkemece verilen karar ile ihraç kararının teknik eksiklikler nedeniyle iptal edilmesine karar verildiğini, davacının kooperatif üyeliğinin devam ettiğini ancak üyelikten doğan aidat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini beyanla öncelikle mahkememizce verilen tedbir kararının kaldırılmasına, aksi kanaat olursa teminat bedelinin arttırılmasına, açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce davaya konu tapu kayıtları celp edilmiş, Konya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden davalı kooperatife ait bilgi ve belgeler cep edilmiş, mahallinde keşif yapılarak fen mühendisi, gayri menkul değerlendirme uzmanı ve muhasebe uzmanı bilirkişi heyetinden raporlar alınmıştır.
Fen Mühendisi, Gayrimenkul Değerleme uzmanı ve muhasebe uzmanı bilirkişisi heyeti tarafından mahkememize sunulan 02/03/2026 tarihli ek raporunda özetle;
"...Mahkemeye sunulan 07.07.2025 tarihli kök raporunuzda incelenen defterlerden farklı olarak inceleme konusu yapılan 2012-2014 yılları defterlerindeki tespitler dikkate alındığında, özellikle 2014 yılı defterlerinde yer alan ödeme tutarının, davacıya peşin ödemeli üye yapan yönetim kurulu kararı ile uyumlu olduğu tespiti yapılabilmektedir.
Kök raporumuzda yer alan defterlerden farklı olarak, yeni ibraz edilen 2008-2014 yılları defterlerinde inceleme yapılmıştır.
İnceleme yapılan defterlerder
-2008 yılı defterlerinde davacı ile ilgili bir kayıt yoktur.
-2009 yılı kapanış kaydında 18.000 TL kayıt bulunmaktadır.
-2010 yılı kapanış kaydında 30.000 TL kayıt bulunmaktadır.
-2011 yılı kapanış kaydında 44.500 TL kayıt bulunmaktadır.
-2012 yılı defterlerinde kayıt bulunmamaktadır.
-2013 yılı defterlerinde 50.000 TL kayıt bulunmaktadır. Bu defterde usulüne uygun tutulmamıştır.
-2014 yılı defterlerinde kapanış kaydı olmayıp, eksik sayfalar vardır. Bu nedenle usulüne uygun tutulmamıştır. Bu yıl defterlerinde 2012'den devir açıklamasıyla 145.000 TL kayıt bulunmaktadır.
-2022-2023-2024 yılları defterlerinde de 147.600 TL kayıt bulunmaktadır.
Defter kayıtları incelendiğinde, 2011 yılındaki 44.500 TL tutar, 2012 yılında kayıt olmayıp, 2013 yılında 50.000 TL, 2014 yılında ise 2012 yılından devir açıklamasıyla 145.000 TL kayıt olması, sağlıklı bir kayıt olmadığı kanaatini oluşturmaktadır. Davacıya peşin ödemeli üyelik kararını oluşturan 13.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararında yer alan üyelik tarihinden bu yana 13.02.2013 tarihi itibariyle ödenen 58.000 TL (nakit olarak ödenen 4.000 TL dahil 62.000 TL ibaresi var), açıklaması bulunması defterlerle uyumlu değildir. Yönetim kurulu kararında da geçmişten gelen ödemelerin ödeme tarihleri ile ilgili bir bilgi de yoktur.
2)Davalı kooperatifin 13.02.2013 Tarih ve ... Sıra Nolu Yönetim Kurulu Kararında, davacı üye ... 145.000,00 TL bedel karşılığında peşin üye kaydının yapılmasına, ayrıca kooperatifin yapacağı 4. Blok inşaatından DOLU KURA ÇEKME hakkı verilmesine, ... karar verildiği belirtilmektedir.
Bu karara göre davacı “peşin üye” olarak kabul edilmiştir.
Bu karardan sonra;
b)08.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurulda, gündemin 2. Maddesinde, daha önce peşin üyelik verilmiş olan üyelerin durumunun görüşülerek karara bağlanmasının genel kurulda müzakereye açıldığı, yapılan müzakere sonucunda; Yönetim kurulu tarafından 31.12.2014 tarihine kadar peşin üyelik verilmiş olan;
-Dublex daire üyelerinin 185.000 TL,
“Normal daire üyelerinin: 142.500 TL,
-Zemin kat daire üyelerinin: 115.000 TL'ye tamamlaması kararlaştırılmıştır.
Bu durumda, davacıya yönetim kurulu tarafından 13.02.2013 tarihinde verilen peşin ödemeli üyelik için, yukarıda belirtilen 08.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurulda; Yönetim kurulu tarafından 31.12.2014 tarihine kadar peşin üyelik verilmiş olan üyeler için; Normal daire üyelerinin 142.500 TL'ye tamamlattırılması kararı bulunmaktadır. Davacıya 13.02.2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile peşin ödemeli üyelik verilmiş olup, ödeme tutarı 145.000 TL olarak belirlenmiştir.
Tarafımızca, kök rapordan farklı olarak tarafımızda, 13.02.2013 tarih ve 142 sıra nolu yönetim kurulu kararından sonra, 08.11.2024 tarihli olağanüstü genel kurulda, yönetim kurulu tarafından 31.12.2014 tarihine kadar peşin üyelik verilmiş olan üyeler için, ibaresiyle peşin üyelik verilmiş olacağı kanaati oluşmaktadır.
Bu durumda davacının peşin ödemeli üyelik durumu Mahkemenin takdiridir.
3)DAVACININ PEŞİN ÖDEMELİ ÜYE OLARAK KABULÜ HALİNDE;
Davacının sorumluluğu çevre düzenleme, alt yapı ve genel giderlerden oluşmaktadır.
Yine dosyada yer alan 18.07.2022 tarihli Tutanakta, Davacının 31.12.2021 tarihi itibariyle ödemelerinin 147.600 TL olduğu;
-Genel Gider Ödemesi: 5.000 TL ve
-Devirde Silinen Üyelik Aidatı: 1.500 TL olmak üzere, toplam ödemenin 154.100 TL olduğu belirtilmektedir. Bu ödemelere ilişkin döküm olarak;
-29.03.2019 tarihli ... nolu makbuz 1.500 TL,
-16.03.2021 tarihli ... nolu makbuz 2.500 TL,
-15.04.2021 tarihli ... nolu makbuz 2.500 TL ödeme dökümü yer almaktadır.
Bu durumda toplam ödeme tutarı 154.100 TL olmuştur.
Davacının 31.12.2014 tarihli olağanüstü genel kurul kararına göre ödemesi gereken tutar 142.500 TL'dir.
Davacı tarafından yapılan ödeme tutarı 154.100 TL'dir. Davacı tarafından (154.100-142.500) 11.600 TL fazla ödeme yapılmıştır. Davacının peşin ödemeli üye sayıldığı yönetim kurulu kararındaki ödeme tutarı 145.000 TL'nin dikkate alınması halinde (154.100-145.000) 9.100 TL fazla ödeme yapılmıştır.
PEŞİN ÖDEMELİ ÜYELERDEN AİDAT TALEBİ
Dosya kapsamında davacıya aidat ödemesine ilişkin bir takip yapıldığına ilişkin bir bilgi ya da belge bulunmamaktadır.
Genel kurul kararlarında 08.11.2014 tarihli ve 19.03.2023 tarihli olağan genel kurulda peşin ödemeli üyelerden de aidat ödemesi kararı bulunmaktadır.
Sonuç olarak, Mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde, davacının peşin ödemeli üye olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatinde olunması halinde, davacı peşin ödemeli üyelik ile ilgili ödemelerini tamamlamış olmaktadır. Davacının kooperatiften ihracına ilişkin ihtarnamelerde, peşin ödemeli üyelerin sorumlu olmadığı aidat borcuna dayanılması nedeniyle, davacının bu ödemelerden sorumlu olmaması dolayısıyla ihraç işleminin geçerliliği Mahkemenin takdiridir.
PEŞİN BEDELLİ ÜYE GİDER PAYI
Bilindiği üzere, peşin bedelli üyelerden talep edilebilecek, çevre düzenlemesi, alt yapı ve genel giderler olabilir.
Davalı kooperatif defterlerinin incelenmesinden, 31.12.2023 tarihli kapanış kaydında, bu giderler kapsamında sadece Geçmiş Yıllar Zararları ve Dönem Net Zararı hesapları bulunmaktadır. Bu iki giderin (dönem sonunda dönem net zararı, bu hesaptan da önceki yıllar için olanlar geçmiş yıllar zararları hesabına aktarılmaktadır) toplamı 1.162.533,82 TL'dir.
Kooperatifin 30.06.2024 tarihinde yapılan 2023 yılı genel kurul tutanağında, Ortaklar Listesine 119 üye olduğu belirtilmektedir.
Bu durumda her bir üyeye düşen gider payı” (1.162.533,82 TL / 119) - 9.769,19 TL olmaktadır.
Davacı tarafından yukarıda belirtildiği üzere 9.100 TL fazla ödeme bulunmaktadır. Bu durumda kalan gider payı (9.769,19-9.100,00) — 669,19 TL olmaktadır..." kanaatleri bildirilmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
Dava terditli olarak, kooperatif üyesi olunduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil; bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin tahsili davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davacının kooperatif üyesi olup olmadığı, üye ise üyelik statüsünün ne olduğu, davacının talep ettiği taşınmaz yönünden üyelik vecibelerini tam olarak yerine getirip getirmediği, taşınmazların davacı adına tapuya tescilinin mümkün olup olmadığı, taşınmazların davacı adına tescili mümkün değil ise davacının varsa alacak tutarının ne olduğu konularındadır.
Davacı vekili 04/05/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçelerindeki emsal değerdeki taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescili taleplerinden vazgeçtiklerini, terditli diğer talepleri olan daire bedeli talepleri yönünde de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere 2.800.000,00TL daire bedelinin davalından tahsili ile müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
Davacının, davalı kooperatifin üyesi olup olmadığı, üye ise üyelik statüsünün ne olduğu, peşin bedelli mi normal üye mi olduğu, davacının kooperatife yatırdığı aidat miktarının ne olduğu, davacının yatırdığı aidat tutarlarının kendisine daire tahsis edilecek düzeyde olup olmadığı, aidat tutarları bu düzeyde olmasa bile davacı ile aynı şartlarda olup da kendisine daire tahsis edilen kooperatif üyesi bulunup bulunmadığı ve buna göre nispi eşitlik ilkesine göre davacıya yine de daire tahsisinin gerekip gerekmediği, davacıya daire tahsisinin mümkün olmaması halinde yatırmış olduğu aidatlar sebebiyle davalı kooperatiften ne miktarda alacaklı olduğu, hususlarında taraflar çekişme halindedir.
Dava dilekçesindeki terditli birincil talep olan tapu iptali ve tescil talebinden feragat edilmesi sebebiyle eldeki davada terditli ikincil talep olan alacak talebi için davanın esasının değerlendirilmesi gerekmiştir.
Kooperatiflerde ortaklık sıfatının kazanılması beş hâlde söz konusu olabilir. İlk olarak kooperatifin kuruluşunda kurucu ortaklar, kuruluşun gerçekleşmesiyle ortak sıfatını aslen kazanırlar. Daha sonraki evrede ise giriş talebinin kabulü yoluyla veya payın bir başkası tarafından devir alınmasının yönetim kurulu tarafından kabulüyle ortaklık gerçekleşir. Bir diğer ihtimal olarak ortaklığın taşınmaz mülkiyetine veya bir teşebbüsün işletilmesine bağlandığı durumlarda, taşınmazın veya işletmenin devir alınması hâlinde ortaklık sıfatı kazanılır. Son olarak ise ana sözleşmede hüküm bulunması durumunda miras ile kooperatif paydaşlık hakkı kazanılır.
Kooperatifler Kanunu’nun “Ortaklığa girme şartları ve ortak sayısı” başlıklı 8 inci maddesine göre; kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi hâlinde değer taşır.
Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır.
Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.
Kooperatif ortakları bakımından geçerli olan ve öğretide "açık kapı ilkesi" olarak kabul edilen ilke uyarınca ortaklık şartlarını taşıyan ve kooperatife ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler kooperatife girmekte serbest olduğu gibi kooperatiften çıkarken de serbesttir. Açık kapı ilkesi kooperatiflere özgün bir nitelik katar ve onu diğer ticaret şirketlerinden ayırır. Ancak bu kural mutlak olarak serbestlik anlamına da gelmemektedir. Zira açık kapı ilkesinin bir uzantısı olup onu tamamlar nitelikte olan "kooperatifin korunması ilkesi" gereğince ortağın kooperatiften çıkışı kooperatife zarar vermemelidir. Kooperatifin korunması ve varlığını sürdürebilmesi için ana sözleşme ile birtakım koruyucu ve sınırlandırıcı hükümler getirilebilir, ancak ana sözleşmeye konulan sınırlandırıcı hükümler hiçbir şekilde ortağın kooperatiften çıkmasını önleyemez ve kooperatiften ayrılmayı da haksız olarak güçleştiremez.
Ortaklık devredilebilir, ancak ortaklık sıfatı payın devralınması ile otomatik kazanılamaz, devralanın 1163 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca giriş isteminde bulunması, yönetim kurulunun da aynı maddenin 2 nci fıkrasına göre gerekli incelemeyi yapması ve bu kişinin ortak olabilmek için gerekli şartlara sahip bulunması hâlinde, anılan kişiyi kooperatife kabul etmesi, aksi hâlde talebin reddedilmesi gerekir. Kanun “devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması hâlinde” o kişiyi kabul etmesi zorunluluğunu yüklemiştir. Yönetim kurulu, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması hâlinde, bu kişiyi ortaklığa kabul eder (1163 sayılı Kanun md. 14). Devralanın kooperatif tarafından ortaklığa kabulü ile devir eden kooperatiften çıkmış olur. Ortaklığın devri için alacağın temliki hükümleri uygulanır, ancak devrin kooperatifçe kabulü şarttır. Kooperatif kabul etmemiş ise yapılan devir geçersizdir (Reha Poroy, ... , ... , Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 2005, s. 966, 972).Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun 22.03.2022 tarihli ve ... Esas, ... Karar ile 23.03.2021 tarihli ve ... Esas, ... Karar sayılı kararlarında da değinilmiştir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ortaklar, hak ve yükümlülüklerde eşit konumdadır. Yönetim kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediği takdirde, bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerekmekte veya genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi gerekmektedir. Bu nedenle, sabit ve peşin bedel ödemek suretiyle ortaklığa alınmadaki bu usule uyulmamışsa, böyle bir ortağın (devam eden inşaatların finansmanına katılımı için) üyelik aidat yükümlülüğü devam eder. Açıklanan usule uyulmuşsa, ortaklığa alınmadaki bu farklılık, ortaklığa alındıktan sonra üyelik aidatı istenmesini mümkün kılmaz ise de kooperatifin amacına ulaşıncaya kadar yapılan genel yönetim ve altyapı giderlerinden ortağın sorumluluğu devam eder. Genel kurulca açık yetki verilmedikçe ya da benimsenmedikçe, 1163 Sayılı Kanun'un 23. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulunun diğer ortaklardan farklı statüde ortaklığa kabul kararı vermesine veya akçalı konularda bir ortağı farklı statüde konumlandırmasına geçerli hukuki sonuç bağlanamaz. Genel kurulca önceden ya da sonradan açıkça alınan bir karar ile üyenin peşin bedelli ortak olarak kabul edilmediğinin belirlenmesi halinde, üyeden inşaat finansmanı için uzunca bir süre aidat istenilmemişse ya da bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde bu yönde bir borç kaydı yer almamışsa, üyenin peşin bedelli ortak olduğunun kooperatifçe zımnen benimsendiği ve sadece genel yönetim ve altyapı giderlerinden sorumlu olduğu sonucuna varılması gerekir. (Yargıtay . Hukuk Dairesi Esas No:... , Karar No: ... )
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Davalı kooperatif ticari defter ve kayıtları ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden celp olunan kooperatife ait tüm belgeler üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde düzenlenen ve dosya kapsamına ve de yargısal içtihatlara uygun olduğundan hükme esas alınan 03/03/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporuyla tespit edildiği üzere, davalı kooperatif yönetim kurulunun 13/02/2013 tarihli kararı ile davacının 145.000 TL bedel karşılığında kooperatife tercihli üye olarak kaydedilmesine ve kendisine dolu kura çekme hakkı verilmesine dair karar verildiği, yine bilirkişi heyetinin denetime elverişli raporuyla kooperatif kayıtlarından tespit edildiği üzere davacının peşin üyelik bedeli ile birlikte üzerine düşen genel yönetim ve alt yapı giderlerini de karşılayacak şekilde davalı kooperatife 154.100,00 TL ödeme yaptığı, hal böyle olmakla davacının, davalı kooperatifin peşin bedelli üyesi olduğunun ve üyelik vecibelerini tam olarak yerine getirdiğinin kabulünün gerektiği, Mahkememizce icra edilen keşif esnasında gözlemlendiği ve bilirkişi raporuyla da saptandığı üzere davalı kooperatif tarafından bir kısım konut blokları inşa edilerek bazı kooperatif üyelerine fiilen daire tahsisleri yapılmış ise de davacının da aralarında bulunduğu bir kısım kooperatif üyelerine tahsis edilecek bloklarla ilgili inşa faaliyetlerinin henüz başlamadığı veya başlangıç (zemin hazırlığı) aşamasında olduğu, davacıya dava tarihi itibariyle henüz bir dairenin tahsis edilmemiş olaması ve bazı kooperatif üyelerine daire tahsislerinin hangi kriterlere göre yapıldığının belirsizliği karşısında yukarıda belirtilen yasa maddesinde ifadesini bulan nisbi eşitlik ilkesi ve da hakkaniyet ilkesi gereğince -davacının tapu tescili talebinden feragati de gözetilerek- davacıya düşmesi muhtemel en yüksel bedelli emsal dairenin dava tarihindeki rayiç bedeli kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu kanaatine erişildiği, bilirkişi raporuna göre bu bedelin 2.800.000,00TL olması ve davacının da dava değerini bu bedel üzerinden belirlenmesi sebebiyle belirtilen tutardaki alacağın davalıdan tahsili yönünde hüküm tesisi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACININ TERDİTLİ İLK TALEBİ OLAN DAİRE TAHSİSİ VE TAPU İPTALİ VE TESCİLİ TALEPLERİNİN REDDİNE,
2-DAVACININ TERDİTLİ İKİNCİL TALEBİ OLAN ALACAK DAVASININ KABULÜ İLE, 2.800.000,00TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 191.268,00TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 2.631,65TL ve yargılama sırasında alınan 45.185,36TL tamamlama harcı toplamı olan 47.817,01TL harcın mahsubu ile bakiye 143.450,99TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet suret harcı, 2.631,65TL peşin harç, 45.185,36TL tamamlama harcı, 704,50TL tedbir harcı, 4.361,50TL keşif harcı, 15.500,00TL bilirkişi ücretleri ve 882,50TL posta-tebliğat gideri olmak üzere toplam 69.753,91TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-AAÜT'ye göre 406.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Karar tebliği için gereken masraflar dahil hükmün kesinleşmesine kadar yapılan tüm masraflardan sonra taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
8-İş bu davanın basit usule tabi olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nun 321/2. maddesi gereğince gerekçeli kararın herhangi bir talep aranmaksızın, re'sen dava taraflarına tebliğine, (Yargıtay HGK. ... E., ... K., Ankara BAM . H.D. ... E. ... K., Konya BAM .HD. ... E, Adana BAM . HD ... E, İstanbul BAM . HD. ... E , Ankara BAM .HD ... E ... K)
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/06/2026
Başkan Üye Üye Katip
Emsal Karar Arama
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.