T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/430 Esas
KARAR NO :2026/512
DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:18/06/2025
KARAR TARİHİ:07/07/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tacire ait ... plakalı araç ile davalı tacire ait ... plakalı aracın 13.03.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası yaşadıklarını, trafik kaza tespit tutanağı ve uzman eksper raporuna göre kazada davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduklarını, müvekkili şirkete ait aracın yalnızca bir aydır kullanımda olan hasarsız ve sadece 794 km kullanım geçmişine sahip olan son model elektrikli bir araç olduğunu, davalının başvurusu üzerine karşı tarafın zorunlu trafik sigortasının limiti dolduğu için ihtiyarı mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'nden karşı tarafın ... plakalı kasko sigortalı araçtan değer kaybı talep edildiğini, ancak 28.11.2024 tarihinde yalnızca 104.017,48 TL ödeme alındığı, söz konusu kazada oluşan hasar bedelinin 516.000,00-TL olduğunu, yetkili servis olan ... tarafından yapılan onarım, elektrikli araçlar için uzun süren yedek parça temini nedeniyle tam 120 gün sürmüş, 13.03.2024 tarihinde servise teslim edilen araç ancak 11.07.2024 tarihinde müvekkiline geri teslim edildiğini, onarım süresinin uzaması tamamen müvekkilinin iradesi dışında olduğunu, bu kapsamda satış faturası 3.607.333,30-TL olan ve sadece bir ay sonra 516.000,00- TL hasara uğrayan geçmişte hasarı bulunmayan aracın fatura ve piyasa değerine göre sigorta şirketince ödenene değer kaybı tazminatının çok düşük olduğunun, müvekkilinin 120 günlük araçsız kalma süresi nedeniyle önemli ölçüde kullanım mahrumiyetinden kaynaklanan zarar yaşadığını, müvekkilinin onarım süresi boyunca başka bir araç kiraladığını ve bu nedenle ticari kayba uğradığını belirterek; müvekkili şirkete ait araçta oluşan değer kaybı ve kullanım mahrumiyeti nedeniyle uğradığı zararın tespit edilmesini ve kaza tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... plakalı aracın işleteni olmadığını, bu yönüyle bu dava açısından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığı ve müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğu durumunun gerçekleştiğinin açık olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında akdedilen ve her maddesi tahtında müzakere edilerek mutabakat sağlanan Araç Kiralama Sözleşmesi uyarınca müvekkili şirketin maliki olduğu ... plakalı aracın kaza tarihi olan 13.03.2024 tarihinde saat 21:43:30 ile 14.03.2024 tarihinde saat 01:07:27 arasında toplam 3 saat, 23 dakika ve 56 saniyeliğine Dava Dışı ...'e kiraladığını, araç kiralama sözleşmesinin doğal sonucu olarak da 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu (“2918 Sayılı Kanun”) uyarınca müvekkili şirketin iş bu somut olay tahtında sadece aracın kiralayanı sıfatına haiz olduğunu aracın işleteni sıfatının bulunmadığını, davacının iddia ve talep ettiği zararın tazmini hususunda müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden davanın müvekkili şirket yönünden usulden reddinin gerektiğini, ... plakalı aracın sürücüsü ile müvekkili şirket arasında yapılan mesafeli araç kiralama sözleşmesi gereğince üyenin kusurlu olduğu hallerde tüm zarar ve masrafların üyenin sorumluluğunda olduğuna dair hüküm bulunduğunu belirterek; öncelikle davanın dava şartı ve husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davanın ...'e, ... Sigorta A.Ş. ve
... Sigorta A.Ş.'ne ihbarına, mahkeme aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kazaya karşılan aracın kaskoya bağlı İMMS Sigortası olduğunu, teminat limitlerinin 500.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, trafik sigortası teminat limitlerinin tükenmesi üzerine araç hasarını karşılayan ... Sigorta tarafından bakiye bedeli için müvekkili şirkete başvuru sonrasında 385.002,52-TL ödeme yapıldığını, yine davacı tarafından yapılan başvuru sonrasında her ne kadar değer kaybı daha yüksek olsa da teminat limitleri dahilinde davacıya 104.017,48-TL ödeme yapılabildiğini, teminat limitlerinin bu şekilde tükendiğinden başkaca ödeme yapılmasının mümkün olmadığını belirterek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin hasar onarım bedelinin ödenmiş ve teminat limitinin dolduğunu, davacı tarafın aracının kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş tarafından kasko sigortalı olduğunu, hasar onarım bedelinin ... Sigorta tarafından karşılandığını ve taraflarına bu hususta rücu edildiğini, ilgili kaza tarihinde poliçe teminat limitlerinin 200.000,00-TL olduğunu, müvekkilinin teminat limitlerimizin tamamı uyarınca ... Sigorta'ya ödeme yaptığını, müvekkilinin dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek; açıklanın hususların dikkate alınmasını talep etmiştir.
Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına alınmıştır.
Davacı vekilinin 28.04.2026 tarihinde dava değerini 501.552,52-TL'ye çıkartarak harçlandırmıştır.
Dava: Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir.
Somut uyuşmazlık; İstanbul İli ... İlçesi ... Mah.' de; ... Cad. üzerinde, ...- Tarabya arasında, ... yönünde; 2 şeritli ve hafif virajlı yerde seyretmekte iken aracının hakimiyetini kaybeden sürücü ...” in idaresindeki ... plakalı otomobil ile anılan yere geldiği esnada aracının sağ ön ve muhtelif kısımlarıyla; aynı yerde, ön ilerisinde ve yolun sağ kenarında bulunan İspark park alanında park halinde durmakta olan davacı “... Otomotiv Dış Tic. A.Ş.' e" ait ... plakalı otomobilin sağ arka tampon kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı olarak meydana gelen kaza neticesinde ikame edilen maddi tazminat istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Kusur ve gerçek zarar tespiti için hareket edilmiştir.
Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; kazanın oluşu konusunda trafik görevlileri tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı dışında başka bilgiye rastlanmamıştır. Tutanağa göre dava dışı sürücü ...” in idaresindeki ... plakalı otomobil ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; kaza krokisine göre sağ şeritte seyretmekte iken, ön ilerisinde ve yolun sağ kenarında park halinde olan davacı “... Otomotiv Dış Tic. A.Ş.' e" ait ... plakalı otomobilin sağ arka tampon kısımlarına çarptığı; dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, “%100 Oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı; öte yandan ... plakalı otomobilin maliki davacı “... Otomotiv Dış Tic. A.Ş.” hakkında “Güven İlkesi” gereği inceleme yapılmıştır. Trafik Kaza Tespit Tutanağında belirtilen aracın İspark park alanında park halinde olduğu belirtilmiş ve herhangi bir kural ihlali bilgisi belirtilmemiştir. Kaza krokisine göre de belirtilen aracın yolun sağ kenarında ve taşıt yolu dışında bulunan İspark park alanında park halinde olduğu çizilerek gösterilmiştir. Buna göre belirtilen aracın kurallara uygun şekilde yol kenarında park halinde iken çarpılmaya uğradığı; Anılan yerde park halinde durmakta olan aracın maliki/ sürücüsün, seyir halinde olan diğer aracın yarattığı ihlali veya tehlikeyi dikkate alarak bu duruma uygun önlemi hayata geçirme olanağı bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı değerlendirilmiştir.
Değer Kaybı bedeli yönünden yapılan değerlendirmede; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/130 Esas, 2002/4512 karar sayılı ilamında "damamen onarılmış olsa bile arızalı araba, tahribatın izlerini taşıyacağından onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin onarımdan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Aracın onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun, kural olarak aynı nitelikteki hiç onarım görmemiş araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir." şeklindeki ilamı göz önüne alındığında, dava konusu aracın görmüş olduğu dava konusu hasar onarımı nedeniyle hasar öncesi rayiç değerinde bir azalmanın olacağı, önceki hasarlarının da dava konusu hasar öncesi rayiç değerinde azalmaya neden olacağı açıktır.
Anayasa Mahkemesinin, 14 Şubat 2023 tarih, 32104 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, ... sayılı ve 29.12.2022 tarihli kararı göz önüne alınarak varsa değer kaybının, Yargıtay uygulamalarına uygun olarak dava konusu aracın hasar öncesi rayiç değeri ile hasar onarıldıktan sonra rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasına sunulmuş 27.11.2024 tarihli Değer Kaybı Hesaplama Tablosu yukarıda belirtilen kriterlere göre belirlenmediğinden isabetli bulunmamıştır.
Dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, ... ... (160 kW), 795 km kullanım mesafesinde olan 2023 model otomobilin dava konusu 13.03.2024 tarihli hasarına ilişkin olarak açılmış ... sayılı hasar dosyasına sunulmuş 31.05.2024 tarih, ... SBM sayılı kesin ekspertiz raporunda yer alan onarımı kalemlerinden bagaj tabanı sağ, arka panel, sağ arka çamurluk, sol arka çamurluk hasarları mükerrer hasara dayalı olmamaları durumunda aracın hasar emarelerini taşımasına yol açmaları nedeniyle değer kaybı oluşturacak onarım kalemleridir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin ... sayılı yazısından ... şase numaralı, ... plakalı aracın 13.03.2024 tarihli dava konusu hasar öncesi kayıtlı hasarı olmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu hasar nedeniyle ... plakalı araçta hasar tarihi itibariyle meydana gelen değer kaybı, satış değeri (Aracın satış tarihi 07.02.2024, 13.03.2024), güncel satış ilanlarında yer alan satış değerleri, araçların kullanım mesafesi ve hasarları göz önüne alınarak hasar öncesi ve hasar onarımı sonrası rayiç değerler arasındaki farka göre 350.000,00 TL mertebesinde olduğuna ilişkin rapor hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir.
Araç mahrumiyet bedeli yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu ... şase numaralı, ... plakalı, ... marka, ... ... (160 kW), 795 km kullanım mesafesinde olan 2023 model otomobilin dava konusu 13.03.2024 tarihli hasarına ilişkin olarak açılmış ... sayılı hasar dosyasına sunulmuş 31.05.2024 tarih, ... SBM sayılı kesin ekspertiz raporunda onarım süresi belirtilmemiştir. Dava konusu aracın hasar ayrıntısı göz önüne alındığında Makul onarım süresinin içerdiği tatil günleri ile birlikte 15 gün olduğu kanaatine varılmıştır. İstanbul Ticaret Odası tarafından müzekkere cevabı olarak dosyaya sunulmuş 07.08.2025 tarihli yazıda, yapılan inceleme sonucu, söz konusu aracın kaza tarihi itibariyle günlük kira bedelinin KDV dahil 2.500.-TL olabileceği yönünde görüş oluşturulduğu belirtilmiştir. Yazı ekinde görüş oluşturulmakta kullanılan kaynaklar ve örneklere yer verilmemiştir. Dava konusu aracın marka, tip ve model bilgileri ile güncel kira bedelleri göz önüne alındığında İstanbul Ticaret Odası tarafından müzekkere cevabı olarak dosyaya sunulmuş belgede 2.500,00 TL olarak yer alan günlük kira bedelinin hasar tarihi itibariyle ortalamayı temsil etmediği kanaatine varılmıştır.
Dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle günlük kira bedeli, dava konusu aracın hasar tarihi itibariyle yaşı, plaka kodu göz önüne alınarak emsal araçların güncel günlük kira bedeli ilanları ile TÜİK Harcama Gruplarına Göre Endeks Sonuçları tablosunda hasar tarihi ve güncel tarih itibariyle yer alan TÜFE endeks değerleri kullanılarak nispi yöntemle hesaplanmış değer göz önüne alınarak davacının 15 gün süre araçtan yararlanamaması nedeniyle meydana gelen zararının hasar tarihi itibariyle 51.000,00 TL mertebesinde olduğu kanaatine ilişkin rapor hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir.
Kazaya karışan aracın hususi oluşu nedeniyle yasal faiz değerlendirmesi yapılmış ve de kaza tarihinden itibaren işleyecek şekilde belirleme yapılmıştır.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-a) Değer Kaybı Bedeli nedeniyle ; 245.982,52-TL bedelin kaza tarihi olan 13.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
b) Araç mahrumiyet kaybı nedeniyle; 51.000,00-TL bedelin kaza tarihi olan 13.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 20.286,88-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olmak üzere yatırılan 9.165,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.121,48-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 2.723,66-TL'sinin davalıdan kalan 1.876,34-TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 47.517,20-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan peşin harç, başvuru harcı ve tamamlama harcı olmak üzere toplam 9.780,80-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından 24.703,50-TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere yapılan yargılama giderinin red ve kabul durumu nazara alınarak 14.626,64-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/07/2026
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Emsal Karar Arama
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/430, K. 2026/512, T. 07.07.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.