TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ : Av.
: 2-
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... ... ... İnşaat Ltd Şti (... ...) arasında satıma dayalı faturalardan kaynaklı cari hesaptan dolayı 34.805.721,63 TL tutarında bakiye alacağının bulunduğunu, bu alacağın 20.000.000-TL’lik kısmının ... ...’nın keşidecisi çeklere mündemiç olup geriye kalan kısmı ise herhangi bir kambiyo senedine bağlı olmadığını, ancak şirketin 09.08.2023 tarihinde konkordato başvurusu yaptığını ve fakat yargılama sonucunda konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verildiğini, bu süreçte çeklerin ve kambiyo senedine mündemiç olmayan bakiye alacağın 14.805.721,63 TL’lik kısmı da ödenmediğini, gelinen aşama itibarıyla, müvekkil alacağının ... ...’dan tahsil edilmesi neredeyse imkansız hale gelmiş olup müvekkilin dava konusu alacağından tüzel kişilik perdenin aralanması yoluyla davalıların sorumlu tutulmaları ve bu alacağın davalılardan tahsili gerektiğini, ... ve ... ...’ın evliliklerinden -taraflarınca bilindiği kadarıyla- iki çocukları bulunmakta olup bunlardan biri henüz 25-26 yaşlarında olan davalı ..., diğeri ise ... olduğunu, ..., ... isimli bir kişi ile evli olduğu (... Ailesi), ... ...’nın davalı ... Mobilya Ltd Şti ve bu şirketleri hep birlikte, tek elden kontrol eden; davalı ... ve ailesi olduğunu, ... ...’nın tüm hisseleri davalı ...’a ait olan ancak fiilen ... Ailesi’ne ait olan ve bu aile tarafından hep birlikte, tek elden kontrol edilen ve yönetilen bir şirket olduğunu, yine ... Ailesi tarafından tek elden kontrol edilen ve dava dışı ... ... ile organik bağ içerisinde bulunan davalı ... Mobilya Ltd Şti ise resmi kayıtlara göre baba ... tarafından ... ... ile aynı adreste kurulan ve merkezi halen bu adres olan bir şirket olduğunu, bu şirketteki hisselerin ... ... konkordato başvurusunda bulunduktan yalnızca 8 gün sonra, muvazaalı bir biçimde damadı ...’ya devrettiğini, ... Ailesi’nin kurmuş olduğu bu yapı bugüne kadar tüm faaliyetlerini aile fertlerinin tamamının aktif katılımı ile sürdürmüş, aile fertleri, kurulan şirketler, malvarlıkları ve faaliyetler iç içe geçmiş, girift bir hale büründüğünü, ... ...’nın gerekse davalı şirketin merkez adresleri aynı olup, söz konusu bu taşınmazın davalı şirkete ait olduğunu, ... ..., davalı ... Mobilya ile ... ve ... Ailesi fertleri, bankalar nezdinde şirket ve şahısların birbirleri lehine vermiş oldukları kefalet ve ipoteklerin bulunduğunu, ... ...’nın konkordato dosyasından ve gerekse başkaca alacaklılar tarafından yapılan haciz dosyalarından tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve organik bağ koşullarının sabit olduğunu, sonuç olarak, ... ... ile ... Mobilya’nın merkezlerinin aynı olması, söz konusu merkez adresin isminin dahi “...” yani aile babasının ismini taşıması, şirket sahipleri ve yetkililerinin ilk etapta baba-oğul, sonrasında yapılan muvazaalı devir sonucunda enişte-kayınbirader olması, her iki şirket ve aile fertlerinin bankalar nezdinde tek bir “risk grubu” olması ve birbirleri lehine kefaletlerinin olması, ... ...’nın kaynaklarının kimi zaman ... lehine çekler keşide edilmek kimi zaman ise mülkiyeti davalı ... Mobilya’ya ait gözüken fabrikanın yapımına ödemeler yapılmak suretiyle şirket dışına çıkarılması, ... ...’nın içinin boşaltılması ancak bu esnada malvarlığı unsurlarının ... Mobilya ve/veya diğer şahıslar üzerinde bırakılması, ... ... borçlarını ödeyemez hale gelip alacaklılar işyerine hacze geldiğinde ise davalı ... Mobilya lehine istihkak iddiaları öne sürülmesi göz önünde bulundurulduğunda, ortada iç içe geçmiş, malvarlığı birbirine karışmış, yönetsel anlamda özdeş ve derin bir organik bağ içerisinde bulunan şirket ve şahıslardan oluşan bir yapının olduğu, ... Ailesi’nin bu yapıyı dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde borç ve sorumluluklardan kurtulmak amacıyla kurduğu ve kullandığını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile organik bağ teorilerinin koşullarının bulunduğunu ileri sürerek müvekkilin dava dışı müflis ... ... ... İnşaat Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd Şti’nden toplam alacağının -şimdilik- 1.600.000,00 TL’lik kısmının, temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve bu tarihten sonra işleyecek ticari avans faizi ile birlikte: davalı ... Mobilya İnşaat Sanayi Ticaret Ltd Şti'nden; ... ... ile aralarındaki organik bağın tespiti ve bunun sonucunda müvekkil alacağından ... ... ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu kılınmak suretiyle tahsiline, davalı ...'dan; tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve bunun sonucunda müvekkil alacağından ... ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu kılınmak suretiyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 07.07.2026 tarihli ıslah dilekçesinde, 1.600.000,00 TL tutarındaki talebini ıslah suretiyle 31.326.915,63 TL artırarak 32.926.915,63 TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir.
CEVAP: Davalı şirket vekili, öncelikle davacı alacaklının borçludan alacağını alamayacak durumda olması ... ... hakkında aciz vesikası verilmesi gerektiğini, davacı şirketin alacağının ne kadar olduğu yapılacak olan sıra cetvelinden sonra belli olacağından ne kadar alacaklı olacağı bile kesin olarak belli olmadığını, borçlu şirketin davacı şirketten satın aldığı malların çoğunun halen uhdesinde olduğu ve iflas kararı nedeniyle icra dairesi tarafından bu mallara el konulduğunun tespit edildiğini, iddia olunan alacaklardan çekler haricindeki kısmının henüz kesinleşmediğini, dolayısıyla davacının borçludan kesinleşmiş alacaklarının bulunması ve tahsil edememesi gerektiğini, borçlu şirketin müvekkil şirkete ait işyerinde kiracı olduğunu, müvekkil şirkete ait işyeri metrekare olarak 10.000 m² gibi büyük bir alan olup, aslında müvekkil şirket ile borçlu şirketin işyerleri aynı adreste bulunmadığını, gerçekte müvekkil burayı kiraya verirken kendisine 10 bin metrekare yer içerisinden kendisinin ve şirketinin idari işlemlerini yapabilmek için ofis olarak bağımsız bir yer ayırıp öyle kiraya verdiğini, kira ilişkisi dışında müvekkil şirketin borçlu şirketle hiçbir bağlantısının olmadığını, her iki şirketin kuruluşundan itibaren hem faaliyet alanları hem de yöneticileri ve hissedarları ayrı kişiler olduğunu, iki şirketin iktisadi ve ticari olarak hiçbir bütünlüğünün bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı ..., davacı ile aralarında herhangi bir akdi ilişkinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, dava dışı müflis ... ... ... Ltd Şti ile aralarında satıma dayalı ticari ilişkiden dolayı cari hesap alacağının bulunduğunu, müflis şirket ortağı ve yetkilisi ...’ın tüzel kişilik perdenin aralanması suretiyle; müflis şirket ile davalı şirket arasında organik bağ bulunduğundan bahisle davalıların müflis şirketin borcundan şahsen sorumlu olduğunu belirterek dava dışı müflis şirketten olan alacağının davalılardan tahsilini istemiştir. Uyuşmazlık, davacı şirketin dava dışı müflis şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise bu borçtan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulup tutulamayacağı noktalarında toplanmaktadır. Davacının dava dışı müflis ... ... ... Ltd Şti’nden alacağının tespiti için davacının ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, 2022-2023-2024-2025 döneminde davacının müflis şirkete satıma dayalı faturalar düzenlediği, alacağı karşılığında müflis şirketten kısmen nakit ödeme kalanı için ise çekler aldığı, 31.12.2024 tarihi itibari ile cari hesaptan dolayı müflis şirketten 32.926.915,63 TL alacaklı göründüğü, dava dışı müflis şirketin ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucunda, müflis şirketin davacıdan 739.764,38 TL alacaklı göründüğü, taraflar arasındaki cari hesap mutabakatsızlığının davacıya verilen çek ve senetlerin davacının ticari defterlerinde dava dışı müflis şirkete iade olarak gösterilmesinden kaynaklandığı belirtilmiş ise de, müflis şirketin davacıya borcuna karşılık verdiği çeklerin ödenmediğinden icra takiplerine konu edildiği gibi çeklerin ödendiğine ve iade alındığına ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, nitekim müflis şirket hakkında ... İcra Dairesinin 2023/ sayılı iflas dosyasında düzenlenen 10.04.2025 tarihli sıra cetvelinde davacının müflis şirketten 34.805.721,63 TL alacaklı olduğu, süresi içerisinde davacının sıra cetvelindeki alacağına itiraz davası açıldığına yönelik herhangi bir beyana ya da bilgiye dosyada rastlanılmadığından davacının dava dışı müflis şirketten kendi ticari defter ve kayıtlarına göre 32.926.915,63 TL alacağının bulunduğunun kabulü gerekmiştir.Tüzel kişiliğin perdenin aralanması bakımından yapılan değerlendirmede; tüzel kişilik perdesinin aralanması (Disregard of the legal entity veya Lifting the Corparete Weil) teorisinin amacı tüzel kişiliğin ayrılığı ilkesinin kötüye kullanılarak hukuki sorumluluktan kaçınmayı önlemek, hakkaniyet sağlamaktır. Başka bir ifadeyle, perdeyi aralamak teorisiyle tüzel kişiliğin ayrılığı ilkesinin kötüye kullanıldığı durumlarda farklı tüzel kişilik savunması kabul edilmeyerek perdenin arkasındaki kişi sorumlu tutulabilmektedir. Tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesinin sınırlı sorumluluk ilkesinden kötüniyetle yararlanmak isteyen şirket ortaklarına yönelmeyi sağlayan bir teoridir. Uygulamada ve doktrinde tüzel kişi ile ortaklarının alanlarının ve malvarlığının birbirine karışması halinde, yetersiz sermaye durumunda, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan kardeş şirketler arasında koşulların varlığı halinde ve çok istisnai hallerde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir.Organik bağ kavramı hukuki sorumluluğun genişletilmesini sağlamak amacıyla uygulamada sıkça kullanılan bir kavramdır. Bu kavram bir borçtan veya yükümlülükten dolayı farklı tüzel kişilerin sorumlu tutulabilmesine imkan verebilmektedir. Başka bir ifadeyle bir tüzel kişi ortaklıktan olan alacakların takip edilmesinde, asıl borçlu tüzel kişi ortaklık yanında onunla belirli bir düzeyde hukuki ilişkisi olan diğer bir tüzel kişi ortaklığı da borcun yöneltilmesini sağlayarak diğer tüzel kişiliği de sorumlu tutmak demektir.Davalı ...’ın tek ortağı ve yetkilisi olduğu müflis ... ... ... İnşaat Otomotiv San.Ltd Şti’nin .../... adresinde, düz ... imalatı faaliyeti ile iştigal ettiği, 09.08.2023 tarihli konkordato talebi hakkında, ... 1 ATM’nin 12.12.2023 tarih ve 2023/ Esas-2023/ Karar sayılı kararıyla, konkordato talebinin reddine ve borca batık olan şirketin iflasına karar verildiği, kararın ... incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davalı ... Mobilya İnşaat San.Tic.Ltd.Şti’nin 14.10.2022 tarihinde tek ortaklı olarak davalı ...’ın babası ... tarafından kurulduğu, müflis ... ... ... İnşaat..Ltd Şti ile aynı adreste, mobilya ve mobilya aksesuarları toptan ticareti alanında faaliyet gösterdiği, 17.08.2023 tarihli noter hisse devri ve genel kurul kararıyla ...’ın şirketteki tüm hisselerini (damadı) ...’ya devrettiği, müflis borçlu ... ... ... Ltd.Şti. ile davalı ... Mobilya Ltd.Şti.’nin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, fabrika yerini kiralamadan kaynaklı aralarında akdi ilişkinin bulunduğu, bu kapsamda 3 adet kiralama faturası düzenlendiği ve fakat ödemeye ilişkin banka dekontu sunulmadığı, davalı şirkete ait fabrika vasıflı taşınmazı için masraf yaptığına dair ticari kayıtlarında herhangi bir kayda rastlanılmadığı, davalı şirketin kuruluşundan itibaren iki (2) çalışanı olduğu ve halihazırda çalışan sayısının bir (1) olduğu görülmüş; ve her iki tarafın göstermiş oldukları tanıklar duruşmada veya talimat yoluyla dinlenmiştir. Kesinleşen ... 1. ATM 2023/ Esas-2023/ Karar sayılı konkordato dosyasındaki 21.11.2023 tarihli duruşmada, davalı ... beyanında; '' ben 2019 yılından beri bu şirkette ... işi yapmaktayım, asli faaliyet alanlarımızın arasında ... işimizin dışında araç alım satımı da vardır, 2016 yılından 2020 yılına kadar %50-%50 olarak her iki işi de yaparken ... sonra otomotiv piyasasındaki hareketlilik ve çıkışlar nedeniyle araç alım satımlarıma ağırlık vermeye başladım, ... İsimli firma ile ticaretimiz diğer firmalara göre daha geniş kapsamlıdır, bu araç piyasasının oluşması neticesinde bu firma ile ticaretimizin %30'luk kısmı ... ticareti, %70'lik kısmı araç ticaretine ilişkindir, ben bu firmaya çek karşılığı ... ve araç verdim ancak bu yıl 7.ayda ki çekler bu firma tarafından ödenmeyince konkordato istemek zorunda kaldım, araç alım satımı yaparken komiserin de raporunda belirttiği şekilde 1.000.000,00 TL 'lik aracı vadeli çek ve vade farkı koymak suretiyle 2.000.000,00 TL'ye alıp yine bende vadeli çeklerle üzerine 50.000,00 TL -100.000,00 TL kar koymak suretiyle sattım, bu şekilde nakit ihtiyacımı karşılamaya çalıştım, fakat ... isimli firmaya gerek ..., gerekse verdiğim araçların karşılığında aldığım çekler ödenmeyince bu duruma düştüm, şuan hali hazırda yaptığım satışlarla ilgili olarak %10'luk borçlanma da gayrimenkul alım satımındandır, gayrimenkul satımı da benzer usulde gerçekleşiyordu, araç satımından şuan piyasaya çek verip de aracını devrettiğim ancak ödeyemediğim tahminime göre 65.000.000,00 TL civarında borç vardır, bu işletmeyi ben bir başka şirketten devralmıştım, babam bu şirkette hiç hissedar olmadı babama ait olan ... isimli bir şirkette vardır, benim şirketimle aynı yerde bulunmaktadır. Şirketin bulunduğu fabrika binası ... isimli bu şirkete aittir. Bu fabrikanın yapılışı 2010 yılında başlayıp süreç içerisinde tamamlandı, ... isimli firmanın faal olarak ticaret yapmasına gerek olmadığı için gayri faal durumdadır. Ben konkordato istediğim şirketimden fabrika binasının yapımında beton yahut diğer malzemelerle ilgili borçlanmalar yapıysam da bunu ... isimli firmanın sahibi babam olduğu için yaptım. Dava açılmazdan evvel enişteme ait bazı taşınmazları satmıştım, babam da bunların karşılığı olarak eldeki dava açıldıktan sonra ... isimli şirketteki hisselerini enişteme devretti. Ben kendime ait taşınmazlardan 2 tanesini davadan sonra, diğerlerini de davadan yaklaşık 10 gün önce ... ve ... devrettim, bunu devretme sebebim onlarla yaptığım ... ... isimli şirketimden kaynaklı borçlarımı ödemektir. Benim şahsi borçlarım olduğu için diğer alacaklılar dışında bu kişilere bu taşınmazları devrettim, üzerinde ipotek ve haciz olduğu için teklif ettiğim bazı alacaklılar bunu kabul etmediler. '' şeklinde beyanda bulunmuştur.Müflis ... ... ...Ltd Şti’nin konkordato talebini reddeden ... 1. ATM 2023/ Esas-2023/ Karar sayılı kararının gerekçesinde; “…Davacı şirketin pandemi ile birlikte araç ticaretine daha da ağırlık verdiği, işletmede mevcut durumun %30'luk kısmı ... ticareti , %70'lik kısmının ise araç ticaretine yöneldiği, piyasada araç satın alınırken vadeli çek vermek suretiyle 1.000.000,00 TL'lik aracı 2.000.000,00 TL tutarla satın aldığı, yine çekler üzerine 50.000,00 TL 100.000,00 TL kar koymak suretiyle araçları satmak biçiminde usule uygun olmayan ve doğru kabul edilmeyecek şekilde ticari faaliyette bulunmaya başladığı, yine benzer biçimde gayrimenkul alım satımı da yapıldığı, borçlanmanın %10'luk kısmının gayrimenkul alım satımından kaynaklandığı, piyasada araç satımından kaynaklı çek verdiği ancak araçları üçüncü kişilere devrettiği halde çek bedellerini ödeyemediği 65.000.000,00 TL civarında borç bulunduğu şirket yetkilisi tarafından duruşmada beyan edilmiştir. Davacının yapmış olduğu ticari doğruluk kurallarına uygun olmayan usulsüz bu ticari alım satımlar dolayısıyla kendi beyanına göre yalnızca araç alım satımında 65.000.000,00 TL civarında piyasada bir zarar oluşturmuştur… Davacı şirketin konkordato projesinin dava dışı ... isimli şirketin taşınmazının da proje için kaynak olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. ... isimli şirket davacının babasına ait olup, gayri faal bir şirket olduğu ancak ticari adresinin davacı şirketle aynı adreste olduğu, başka bir değişle davacı şirketin işletme faaliyetini yürüttüğü taşınmazın mülkiyeti dava dışı ... firmasına ait olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın maliki olan ... firması ticari faaliyette bulunmamış, şirket gayri faal bırakılmış ancak aynı yerde iştigal eden davacı şirket piyasaya önemli ölçüde borçlanmıştır… davacı şirketin 2020-2021-2022-2023 yılları içerisinde firma ortağı ve şirket tarafından yapılan araç alım satım işlerinde toplam 239 adet araç alım satımı yapıldığı bu işlemlerin toplam hacminin 499.311.889,50 TL olduğu, bu araç alım satım ticaretinde araçların şirket ortağı yahut şirket üzerine alınmaksızın gerçekleştirildiği, araç satışlarının yüksek oranda faturasız olması nedeniyle satış bedelleri ve tahsilatlarıyla ilgili olarak gerçek bedellere ulaşılamadığı,.. bu nedenle şirket kayıtlarına ve ciroya yansıtılmamış olduğu bu şekilde el edilen karın şirkete aktarılmamış olduğu, buna karşılık ise çeklerle şirketin borçlandırıldığı.. Davacı firmanın faaliyette bulunduğu taşınmazın dava dışı ... isimli firmasına ait olduğu yukarıda açıklanmıştır, davacı şirketin faaliyette bulunduğu bu taşınmazdaki fabrikanın inşaatına 7.000.000,00 TL'lik çekle ödeme kalanı yaklaşık 20.000.000,00 TL'lik ödeme yapılmak suretiyle borçlanılmış olduğu,..” şeklinde tespit ve değerlendirmelerin yer aldığı, bunun yanında müflis şirket hakkında başlatılan icra takip dosyaları kapsamında, şirket adresinde yapılan hacizler esnasında davalı şirket adına ...'ın istihkak iddiasında bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, dava dışı müflis ... ... ...Ltd Şti ile davalı ... Mobilya..Ltd Şti’nin faaliyet gösterdikleri adresi müşterek kullandıkları, mülkiyeti davalı şirkete ait olduğundan müflis şirket adına kira bedelleri adı altında 3 adet fatura düzenlenmiş ise de, bu fatura bedellerin ödendiğine ilişkin ödeme belgesi veya buna ilişkin kayda rastlanılmadığı, davalı şirketin kuruluşundan buyana hiçbir faaliyetinin bulunmadığı, müflis şirket ortağı ve yetkilisi davalı ... ile davalı şirketin kurucu ortağı ve yetkilisi ... (baba)ve sonradan şirket hissesini devrettiği ...(damat-enişte) arasında yakın akrabalık ilişkisinin bulunduğu, müflis şirketin davalı şirkete ait fabrika vasıflı taşınmazı için masraf yaptığına dair ticari kayıtlarında herhangi bir kayıt yok ise de; davalı ... Mobilya..Ltd Şti’na ait taşınmazdaki fabrikanın inşaatına karşılık 7.000.000,00 TL'lik çekle ödeme kalanı yaklaşık 20.000.000,00 TL'lik ödeme yapılmak suretiyle borçlanılmış olduğunun sabit olduğu, nitekim müflis şirketin konkordato projesinde davalı şirketin taşınmazını da proje için kaynak olarak gösterdiği, müflis şirketin 2020-2021-2022-2023 döneminde yetkilisi ve ortağı davalı ...’ın çok sayıda araç alım satımı yaptığı, bu alım satımların şirket ortağı yahut şirket üzerine alınmaksızın gerçekleştirildiği, araç satışlarının yüksek oranda faturasız olması nedeniyle gerçek bedellere ulaşılamadığı, bu nedenle şirket kayıtlarına ve ciroya yansıtılmamış olduğu bu şekilde el edilen karın şirkete aktarılmamış olduğu, buna karşılık ise çeklerle şirketin borçlandırıldığı, davalı ... ile müflis şirket tüzel kişiliği malvarlıkları birbirine karıştığı, bu durumdan müflis şirketten alacaklı olan davacının zarar gördüğü, art niyetle ve hesabi davranışlarla sırf sorumluluktan kurtulmak amacıyla tüzel kişilik perdesi ardına sığınanan davalı ... hakkında, T.M.K.’nın 2.maddesi gereği şahıs ve mal ayrılığı ilkesi istisnaen uygulanmadığından müflis şirketin davacı olan borcundan sorumlu olduğu, davalı ... Mobilya..Ltd Şti yönünden ise, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, müflis şirket arasında organik bağın bulunduğu, her iki şirketin özdeş olduğu dosya kapsamından sabit olmakla; davacının davasının kabulüne, davacının dava dışı müflis şirketten olan 32.926.915,63 TL alacağından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile 32.926.915,63 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE, davacının dava dışı müflis şirketten olan 32.926.915,63 TL alacağından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile 32.926.915,63 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen müştereken tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 2.249.237,61.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27.324,00.-TL peşin harç ile 534.985,41.-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.686.928,20.-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 1.385.269,16.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 562.737,01.-TL harç, 14.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 5.651,50.-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 582.388,51.-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A- 13 maddesi uyarınca 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2026
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza
Emsal Karar Arama
UYAP Emsal, T. 17.07.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.