Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACILAR:1- ... - ...
2- ... - ...
3- ... - ...
4- ... - ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2026
KARAR TARİHİ : 16/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilleri aleyhine ... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2025/ ... E. sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu senedin, 01.04.2022 başlangıç tarihli kira sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiğini, söz konusu senedin davalı tarafından tahrifat yapılarak ve kira ilişkisinden kaynaklı iddia edilen zararlar üzerine doldurularak takibe konulduğunu, senette imzası bulunan muris ...'ın 01.01.2023 tarihinde vefat ettiğini, senedin kambiyo vasfı taşımadığını, davalının mesaj kayıtlarında da senedin kiralanandaki zararlar karşılığında doldurulduğunun ikrar edildiğini, müvekkillerin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kira sözleşmesi uyarınca kiracının sözleşmeye uygun kullanımdan doğan eskimelerden sorumlu tutulamayacağını, davalının talep ettiği zemin epoksi, duvar boyası ve elektrik tesisatı gibi kalemlerin hukuki dayanağının olmadığını, müvekkil şirketin kira baskısı nedeniyle 30.09.2024 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/ E. sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddedildiğini ve dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, bu nedenle işbu menfi tespit davasının açıldığını, İİK 72/2 maddesi uyarınca icra takibinin teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkillerin borçlu olmadığının tespitini, davalının haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle takip miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisinin müvekkilinin yakın arkadaşı olduğunu, ... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyasında takibe konu senedin müvekkilden alınan elden borç nedeniyle verildiğini, senedin vadesi gelmesine rağmen borç ödenmediğinden takibe geçildiğini, davacı tarafın senedin kira sözleşmesi nedeniyle teminat olarak verildiği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, takibe konu senedin kira sözleşmesiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davacı tarafın borçtan kurtulmak amacıyla konuyu kasıtlı olarak kira sözleşmesine bağladığını, senedin teminat olarak verildiğine dair hiçbir yazılı delil sunulmadığını, ne kira sözleşmesinde ne de başka bir belgede bu yönde bir kayıt bulunmadığını, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, senedin kambiyo senedi niteliğinde olup borcu ispatladığını, kambiyo senetlerinde borcun varlığının karine teşkil ettiğini, bu karinenin aksinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini, davacının bu yönde bir delil sunamadığını, kambiyo evraklarının borç ilişkisinden mücerret olduğunu, davacının kötü niyetli olarak icra takibini durdurmak ve borcunu ödememek amacıyla işbu davayı açtığını, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2025/ E. sayılı dosyasında açılan davanın reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacıların müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını, usul ve esasa ilişkin itirazlarının saklı olduğunu, menfi tespit davasının haksız ve dayanaksız olduğunu, öncelikle hak düşürücü süre, zamanaşımı, dava şartı yokluğu ve husumet nedeniyle davanın usulden reddini, aksi kanaatte davanın esastan reddini, kötü niyetli davacı aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ DELİLLER:
... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ,... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2025/ E. s sayılı dosyasının ... üzerinden celp edildiği görüldü.23/06/2026 tarihli ara kararı ile icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin 24/06/2026 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbir ara kararına itiraz ettiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nın 72. maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi ile ticari davalarda arabuluculuk dava şartı olarak düzenlenmiş; 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda “menfi tespit” davaları açıkça zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmıştır. Güncel düzenleme uyarınca konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-2 maddesinde ise; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde, herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği açıkça düzenlenmiştir. Arabuluculuk dava şartı, HMK’nın 115/2 maddesi anlamında sonradan giderilebilecek veya tamamlanabilecek bir usuli eksiklik niteliğinde değildir. Kanun koyucunun amacı, uyuşmazlığın mahkeme yargısına taşınmadan önce alternatif çözüm yolları ile çözümlenmesini sağlamak olup, dava açıldıktan sonra arabuluculuk sürecinin tamamlanması bu amaca aykırılık teşkil etmektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacılar tarafından ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibine konu senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemiyle eldeki menfi tespit davasının açıldığı anlaşılmıştır. Eldeki dava, konusu bir miktar para olan takipten sonra açılmış ticari nitelikte menfi tespit davası olup, 01/09/2023 tarihi itibariyle açılan menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerektiği açıktır.Davacı vekilinin, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olan, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini dava dilekçesine eklemediği görülmüş, bu eksikliğin giderilmesi amacıyla ile davacı vekiline, söz konusu tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verilerek, süresinde sunulmaması hâlinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceği tebligatla ihtar edilmiş, anılan ihtaratı içeren elektronik tebligat 20/06/2026 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş sayılmış buna rağmen, verilen bir haftalık kesin sürenin son günü olan 29/06/2026 tarihi itibarıyla arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması karşısında, 23/06/2026 tarihli ara karar ile İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, ayrıca İİK'nın 72/4. maddesinde düzenlenen tazminat koşulları oluşmadığından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı
yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-23/06/2026 tarihli ara kararı ile verilen tedbir kararının kaldırılmasına,
3- İİK 72/4.maddesinde düzenlenen tazminata hükmedilmesine YER OLMADIĞINA
4-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL harç başlangıçta alınmadığından 732,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-HMK madde 333. gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/07/2026


Katip ...
✍E-Imzalıdır


Hakim ...
✍E-Imzalıdır





Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.