T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aracı rent a car aracı olup ticari bir araç olduğunu, 23.12.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan müvekkile ait ... plakalı araç ile yine rent e car aracı olan davalı ... üzerine kayıtlı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç çarpışmak suretiyle maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, ekte sunulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında da olayın oluş şekli tarif edildiği üzere müvekkili araç sürücüsü kusursuz, karşı taraf araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, ekte sunulan hasar tespiti raporunda da belirtildiği üzere araçta kaza tarihi itibariyle 81.537,75 TL hasar meydana geldiğini, söz konusu hasar bedeli müvekkilin kasko şirketi ... SİGORTA A.Ş tarafından karşılanmış (ödeme dekontları ek-3), karşı taraf Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına rücu edildiğini, karşı taraf zorunlu mali sorumluluk sigortasına yapılan başvuru, akabinde yapılan arabuluculuk başvurusu limitin dolması sebebiyle anlaşmama olarak sonuçlandığını, öncelikle kazaya karışan ... plakalı araç üzerine ihtiyaten tedbir konulmasına, müvekkiline ait ... plakalı araçta 23.12.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde araçta meydana gelen değer kaybının sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden başlamak kaydıyla ticari temerrüd faizi ile, diğer davalılar açısından aracın ticari araç olması sebebiyle değer kaybı ve aracın tamir sürecinde kullanılamaması sebebiyle kazanç kaybına ilişkin taleplerimizin kaza tarihinden itibaren avans faizi oranında temerrüt faizi ile, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve ... nolu KASKO ile sigortalanan ... plakalı aracın 23.12.2022 tarihinde karıştığı iddia edilen kazada ... plakalı aracın hasarlanması sonucu aracının değer kaybının tazmini ve araç mahrumiyet bedelinin tazmini için huzurdaki dava açıldığını, ancak davacının işbu iddiaları haksız ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacının talebi zaman aşımına uğramış olup davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için öncelikle olayı kapsayan poliçe mevcut olmalı; olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulmasının gerektiğini, öncelikle zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, kazanın meydana geldiği 2023 yılı itibariyle poliçe teminat limiti 120.000,00 TL olup yukarıda izah edilen ödemelerle birlikte müvekkili sigorta şirketi sorumluluğunu yerine getirmiş olup bakiye teminat limiti bulunmadığını, söz konusu limitin üzerinde kalan tutardan müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ediyoruz. Bu durumda, başvurana ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep ettiklerini, davacının belirsiz / kısmi alacak davası açmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddine, esas incelemesi yapılması halinde davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 23/12/2022 tarihinde ...'in sevk ve idaresinde bulunan davacıya ait ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması nedeniyle meydana gelen maddi hasarlı kaza sonucu davacının aracında meydana gelen değer kaybı ve mahrumiyet bedeline ilişkin olduğu görülmüştür.
... Sigorta Şirketine, Türkiye Sigortalar Birliğine ve Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 31/12/2024 tarihli duruşma zaptında dosyanın adli trafik bilirkişisi ve sigorta hasar bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 03/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı Otomobil Sürücüsü ...' bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK Madde-57/1-C (Kavşak kollarının trafik yoğunluğu bakımından farklı oldukları işaretlerle belirlenmemiş kavşaklarda soldaki aracın, sağdan gelen araca geçiş hakkını vermemesi, “Kontrolsüz kavşaklarda ilk geçiş önceliğine uymamak”) Kural ihlali olup % 100 (yüzde yüz) oranında kural ihlalinin olduğunu, ... plakalı Otomobil Sürücüsü ...' bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali yapmadığını % 0 (Yüzde Sıfır) olduğunu, başvuruya konu araç olan ... plaka yerine farklı araca ait poliçe ve eski hasar detayları sunulmuş olduğundan , başvuruya konu aracın evrakının yüklenmesi akabinde ek rapor ile değerlendirme yapılacağı hususunda rapor sunmuştur.
Mahkememizin 14/04/2025 tarihli duruşma zaptında taraf itirazları dikkate alınarak dosyanın EK rapor aldırılmak üzere sigorta hasar bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 25/09/2025 tarihli bilirkişi ... raporunda özetle; Yapılan incelemeler ve piyasa koşulları dikkate alındığında başvuruya konu aracın uyuşmazlık konusu kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değerinin 550.000 TL olduğu, kaza sonrasında araç üzerindeki onarım işlemleri ve TRAMER üzerinde oluşan hasar kaydı dikkate alındığında oluşan ikinci el piyasa rayiç değerinin ise 500.000 TL olduğu tespit edildiğini, aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası tamir işlemi gördükten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki fark değer kaybı olarak kabul edilmekte ve gerçek piyasa koşulları baz alınmaktadır. bu bağlamda, araç üzerinde meydana gelen değer kaybı miktarının 50.000 TL olduğu hususunda rapor sunmuştur.
Mahkememizin 20/11/2025 tarihli duruşma zaptında dosyanın başka bir sigorta hasar bilirkişisine rapor aldırılmak üzere sigorta hasar bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 01/02/2026 tarihli bilirkişi ... raporunda özetle; ... plakalı aracın kaza tarihindeki değer kaybı miktarının 100.000,00 TL olduğu, mahrumiyet bedeli tutarının 18.750,00 TL olduğunu rapor etmiştir.
Mahkememizin 26/02/2026 tarihli duruşma zaptında dosyanın Mahkememizce aldırılan raporlar arasında makul olmayacak düzeyde çelişki bulunduğundan başka bir sigorta hasar bilirkişisine rapor aldırılmak üzere sigorta hasar bilirkişisine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 27/04/2026 tarihli bilirkişi ...'ün raporunda özetle; Dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 70.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı Kasko poliçesinde bulunan İhtiyari Mali Mesuliyet teminatı limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... ve ...'in müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, dava konusu ... Plakalı aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 15 gün, günlük araç kirasının kaza tarihi itibarı ile 1.200,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 18.000,00 TL olarak tespit edildiği, 2.676,83 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 15.323,18 TL olacağı, bu tutardan da poliçe teminatlarında olmadığından davalı ... ve ...'in müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu bildirir rapor sunmuştur.
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 17/06/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava açılırken alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenemediğinden talep asgari tutar üzerinden ileri sürüldüğünü, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile alacak kalemleri netleşmiş olup, talep sonucunun artırılması zorunlu hale geldiğini, başlangıçta 1.000 TL olarak talep edilen DEĞER KAYBI tazminatı, bilirkişi raporunda 70.000 TL olarak hesaplandığını, bu nedenle 69.000 TL’lik fark yönünden talebin artırılmasının gerektiğini, başlangıçta 100 TL olarak talep edilen mahrumiyet bedeli, bilirkişi raporunda 15.323,18 TL olarak hesaplandığını, bu nedenle 15.223,18 TL’lik fark yönünden talebin artırılmasının gerektiğini, eksik harcın taraflarınca tamamlanmış olup, müvekkiline ait ... plakalı araçta 23.12.2022 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde araçta meydana gelen değer kaybının artırılan tutar üzerinden sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden başlamak kaydıyla ticari temerrüd faizi ile, diğer davalılar açısından aracın ticari araç olması sebebiyle değer kaybı ve aracın tamir sürecinde kullanılamaması sebebiyle kazanç kaybına ilişkin artırılan tutar üzerinden kaza tarihinden itibaren avans faizi oranında temerrüt faizi ile, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin (İMM sigortacısına ve zarar sorumlularına yöneltilen) tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar, kazaya karışan karşı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı, maliki ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve mahrumiyet bedeli zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı bu zararlardan (değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde ve sıralı sorumluluk ilkesi gereğince sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, aracın davalı sigorta nezdinde düzenlenmiş İMMS kapsamında teminat altında olduğu değerlendirilmiştir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Mahkememizce alınan ilk iki rapor arasındaki farkın, olağan değerlendirme ve takdir farklılığını aşacak ölçüde bulunması karşısında dosyanın çelişkinin giderilmesi amacıyla 3. bir bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Son alınan raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu değerlendirilerek yapılan hesaplama uyarınca değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının aşağıdaki hüküm uyarınca tazminine dair karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden limit dahilinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kazanç kaybı talebi yönünden; davaya konu araç ikamesi mümkün olmayan bir araç olmadığından yalnızca araç mahrumiyet bedeli hesaplanmıştır.
TEMERRÜT TARİHİ YÖNÜNDEN;
İhtiyari mali mesuliyet sigortası açısından, ihtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 100. maddesinde aynı Kanun'un 98 ve 99. maddelerine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır. Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcuna ilişkin TTK'nın 1427/2. maddesi hükmü uyarınca, sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre onbeş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez. Davadan önce ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigortanın dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir (Bu hususta bknz. Yargıtay (kapatılan) .HD ... E.-... K). Belirtilen düzenleme uyarınca, hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra alacağın muaccel olacağı dikkate alınarak faiz başlangıç tarihi belirlenmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KABULÜ İLE;
a)Davacının 22/12/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 70.000,00 TL değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli İMM poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 04/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...'den kaza tarihi olan 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
b) Davacının 22/12/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 15.323,18 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ... ve ...'den kaza tarihi olan 22/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.823,43-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 427,60-TL peşin harç ve 1.439,00 -TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.961,83-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (70.000,00/85.323,18) oranına isabet eden 3.250,32-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)
3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 1.439,00 TL ıslah harcı, 5.481,00-TL posta ve tebligat gideri, 14.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 21.836,00,00-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (70.000,00/85.323,18) oranına isabet eden 17.914,48-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (70.000,00/85.323,18) oranına isabet eden 36.918,46-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalılar ... ve ...'in tamamından sorumlu olduğuna,)
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 16/07/2026
Katip Hakim
Emsal Karar Arama
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.