T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin şahsına ait olan ... plakalı ... marka 2005 model araç ile seyir halinde iken ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç müvekkilin aracına arkadan çarptığını, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bundan dolayı müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini ve aracı değer kaybına uğradığını, meydana gelen kaza neticesinde polis ekiplerince kaza tespit tutanağı düzenlendiğini, tüm kusur karşı tarafta olduğunu, kaza tespit tutanağından da bu durum açıkça ortada olduğunu, söz konusu kazada % 100 kusur karşı tarafta olduğunu, müvekkili kurallara uygun olarak seyir halindeyken, karşı tarafın kusurlu davranışları neticesinde aracı maddi hasara uğradığını, söz konusu olay müvekkilinin aracında ciddi oranda değer kaybına neden olduğunu, müvekkili aracında ciddi hasar meydana geldiğini ve aracın müvekkili tarafından serviste tamir ettirildiğini, hasar kaydı olarak 60.100,00 TL işlendiğini, aracın km’si 293.000 olduğunu, aracın tramer sorgu sonucu ekte olduğunu, Aracın piyasa değeri mevcut ekonomik durum ve araç piyasası durumu baz alındığında 200-250 bin TL civarında, ciddi oranında düştüğünü, kazaya neden olan ... plaka sayılı araç, ... Sigorta AŞ. tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmıştır. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartları ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince trafik kazası sonucu meydana gelen maddi zararlardan aracı güvence altına alan sigorta şirketi sorumlu olduğunu, bu sebeple müvekkilinin ... plakalı aracının uğramış olduğu değer kaybının-kaza tarihindeki teminat limitleri dâhilinde- sigorta şirketince karşılanması için taraflarınca ... Sigorta A.Ş.’ne 15/09/2025 tebliğ tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, fakat ilgili sigorta şirketi kabul edilemez derecede düşük bir şekilde ödeme teklifinde bulunduğunu, sigorta şirketi tarafında taraflarına 08/10/2025 tarihinde 17.047,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme sadece değer kaybına ilişkindir ve aracın piyasa değeri mevcut ekonomik durum ve araç piyasası durumu baz alındığında gerçek değer kaybının çok altında olduğunu, müvekkilinin arabulucuya başvurduğuna ancak görüşmelerden bir sonuç alınmadığını, kaza ile birlikte müvekkiline ait araçta ciddi oranda maddi hasar meydana geldiğini ve araç değer kaybettiğini, fazlaya ilişkin her türlü dava, talep, tazminat vs. tüm alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla; haklı davanın kabulü ile müvekkiline ait araçta ortaya çıkan değer kaybı maddi tazminatın 6100 sayılı kanun 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'sinin) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketi için poliçede belirtilen miktar ve sorumluluk sınırları dâhilinde kalmak üzere), müvekkiline ait araçta ortaya çıkan araç mahrumiyet bedeli maddi tazminatın 6100 sayılı kanun 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'sinin) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle AAÜT m.16/2-c uyarınca arabuluculuk maktu vekalet ücreti ile dava ücret-i vekaletinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Öncelikle HMK madde 6/1 uyarınca, “genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” . müvekkil davalının muamele merkezi “meclis-i mebusan cad. no: 15 beyoğlu/ salıpazarı, istanbul” adresinde bulunduğundan, müvekkil şirket aleyhinde ikame edilecek davalarda yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın istanbul mahkemeleri’nde açılması gerekirken yetkisi olan mahkemenizde açıldığından, öncelikle mahkememizin yetkisine itiraz ettiklerini, uyuşmazlığa konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket tarafından 586728522 numaralı ve 10.07.2025-2026 vadeli zorunlu mali sorumluluk poliçesi sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığını, dava konusu kazanın 13.07.2025 tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle zmm poliçe limitleri maddi hasar araç başına 300.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davaya ilişkin yapılan inceleme ve kontrollerde davacının aracında 17.074,00 TL değer kaybı hesaplandığını ve bu tutarın 08/10/2025 tarihinde ödendiğini, müvekkili şirket poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu eksiksiz olarak yerine getirdiğinden değer kaybına dair taleplerin reddini talep ettilerini, davacının sebepsiz zenginleşme niteliğindeki talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket, ekspertiz raporunda görüleceği üzere zarar görenin zararını giderdiğini, bu nedenle davanın esası ve kdv yönünden başvurunun reddi gerektiğini, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için kaza tarihinden itibaren 2 yıl içinde yasal haklarını kullanması gerektiğini, bu sebeple zamanaşımı bakımından da itirazları sunduklarını, hiçbir surette başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olacağını, davacının avansı faizi talebi yerinde olmayıp reddi gerektiğini, huzurdaki uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanmakta olup başvuru sahibi poliçenin tarafı olmadığını, ayrıca sigortalı araç “ticari” değil “hususi” bir araç olduğundan avans faizine dair taleplerin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle huzurdaki davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 13/07/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedelinin davalılardan tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
UYAP üzerinden 13/07/2025 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtları dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Şirketine dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 16/12/2025 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan adli trafik bilirkişisi ve sigorta uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 07/03/2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında ... plakalı Araç Sürücüsü ...'nın %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu; ... plakalı araç Sürücüsü ... kusuru olmadığı, dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 30.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutardan davalı şirketin yapmış olduğu 17.047,00 TL lık değer kaybı ödemesi mahsup edildiğinde 12.953,00 TL kaldığı değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin. ... numaralı ZMMS poliçesi limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ... ve ...'nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, dava konusu ... Plakalı aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 10 gün, günlük araç kirasının 1.300,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 13.000,00 TL olarak tespit edildiği, 2.484,90 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 10.515,10TL olacağı, bu tutardan da poliçe teminatlarında olmadığından davalı ... ve ...'nın sorumluluğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 05/06/2026 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; Bedel artırım dilekçesinin kabulü ile; müvekkiline ait araçta ortaya çıkan değer kaybı maddi tazminat taleplerini 100,00 TL'den 12.953,00 TL'ye artırdıklarını, bu meblağın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketi için poliçede belirtilen miktar ve sorumluluk sınırları dâhilinde kalmak üzere) müvekkiline ait araçta ortaya çıkan araç mahrumiyet bedeli maddi tazminat talepleri 100,00 TL'den 10.515,10 TL'ye artırdıklarını, bu meblağın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle AAÜT m.16/2-c uyarınca arabuluculuk maktu vekalet ücreti ile dava ücret-i vekaletinin karşı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkindir.
Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, araç işleteni ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zararlardan (değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerekir.
Bilirkişi raporunun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı tarafın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu değerlendirilerek yapılan hesaplama uyarınca değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının aşağıdaki hüküm uyarınca tazminine dair karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi yönünden limit dahilinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 01/10/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Arabuluculuk müzakerelerinin anlaşmazlıkla sona ermesi halinde vekilin tarifenin 16/2–c maddesinde belirtilen vekalet ücreti vekil ile müvekkili arasında tasfiye edilmesi gereken alacak niteliğindedir. Aynı maddenin ç bendinde müvekkilin avukata ödeyeceği asgari vekalet ücretinin (c) bendine göre ödediği maktu vekalet ücreti mahsup edilerek Tarifeye göre belirleneceği yazmaktadır. Ayrıca mahkemece arabuluculuk vekalet ücretine hükmedileceğine dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu anlamda davacının bu talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
a) Davacının 13/07/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 12.953,00 TL bakiye değer kaybı bedeli maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan 01/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 13/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
b) Davacının 13/07/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 10.515,10 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ... ve ...'dan kaza tarihi olan 13/07/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Davacı vekilinin arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle vekalet ücreti talebi hususunda AAÜT 16/2-c uyarınca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.603,11-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 987,71-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (Davalı sigorta şirketinin (12.953,00/23.468,10) oranına isabet eden 545,16-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
4-Hazine tarafından karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (12.953,00/23.468,10) oranına isabet eden 679,33-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
6-Davacı tarafından karşılanan 2.671,60-TL posta ve tebligat gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 10.759,10-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin (12.953,00/23.468,10) oranına isabet eden 5.938,39-TL'den diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
7-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 23.468,10-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketinin (12.953,00/23.468,10) oranına isabet eden 12.953,00-TL'den diğer davalılar ile müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olduğuna, diğer davalıların tamamından sorumlu olduğuna,)
8-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 16/07/2026
Katip Hakim
Emsal Karar Arama
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.