Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI


İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DENİZLİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 13/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/07/2026


Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından davacıların murisi .... aleyhine Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün .... takip sayılı dosyası ile 590.000 Euro bedelli 03/12/2009 düzenleme tarihli 08/12/2010 ödeme tarihli bir adet senet ile kambiyo senetlerine özgü icra takibine girişildiğini, murisin icra takibinden sonra vefat ettiğini, geriye eşi .... , kızı ... , oğlu .... ve diğer oğlu olan .. ın kaldığını, murisin ölümünden sonra dosya borcunun geriye kalan mirasçılara yöneltildiğini, murisin eşi .. nın mirası reddettiğini, senedin düzenlendiği tarihte murisin 74 yaşında olup akıl sağlığının yerinde olmadığı ve fiil ehliyetine haiz olmadığını, kendisine bu nedenle bono düzenleme tarihinden sonra vasi atandığını, davacıların murisi ... aleyhinde davalı banka tarafından evvelinde Denizli 9. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış olup borçlu murisin vasisisin itirazı üzerine alacaklı banka tarafından Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... ve .... esas sayılı dosyaları ile itirazın iptali davası açıldığını, aldırılan Adli Tıp Kurumunun 15 Ekim 2012 tarihli raporu ile borçlu murisin davaya konu işlemlerin yapıldığı tarihler olan 02/12/2009 ve 03/12/2009 tarihlerinde hukuki ehliyetinin olmadığına karar verildiğini, bu rapor üzerine mahkemece her iki dava dosyası için itirazın iptali davasının reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davalı alacaklının bu yargılamalardan ve rapordan haberdar olduğu halde Denizli 3. İcra Müdürlüğünün .... takip sayılı dosyasında murise ait Denizli İli .... İlçesi ... Mahallesi ...Bahçesi Mevkii ... ada ... parsel sayılı taşınmazın satışını talep ettiği ve taşınmazın rayiç değerinin altında 30/06/2014 tarihinde cebri icra yolu ile satıldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL taşınmaz satışından doğan zararın 30/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu ile ilgili olarak Denizli 3. İcra Müdürlüğünün ....sayılı dosyasından başlatılan icra takibi nedeni ile açılan Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ....esas sayılı dosyasında menfi tespit istemi ile kötüniyet tazminatının da talep edildiğini, yine diğer mirasçıların açtıkları menfi tespit davalarında da kötüniyet tazminatı taleplerinin reddedildiğini, hükmün kesinleştiğini, davacıların kötüniyetli olarak iş bu davayı açtıklarını, davacıların davaya konu icra dosyasından haberdar olmalarına rağmen taşınmazın satışını durdurmak için hiçbir faaliyette bulunmadıklarını, kendilerinin sebep oldukları sonuç için davalı bankayı sorumlu tutmaya çalıştıklarını, bunun hakkaniyete uygun olmadığını, bankanın kötüniyetli olmadığını, davacıların gerek icrai gerek ihmali davranışları sonucu babaları murisi kısıtlama yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, davacıların kendi kusurları ile oluşan zarardan sorumlu olduklarını, bu nedenle oluşan banka zararından da şahsen sorumlu olduklarını, davacıların iyi niyetli olmadıklarını, dürüst davranmadıklarını, davalı bankanın zarara uğramasına sebebiyet veren davacılar hakkında her türlü hukuki ve cezai hakları saklı tuttuklarını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ....esas sayılı dosyası, ATK rapor örneği, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin 03/02/2023 gün ve ... esas, ....karar sayılı ilamında özetle; davalı bankanın, işlem tarihi itibariyle murisin fiil ehliyetine haiz olup olmadığını, bilecek durumda bulunmadığı, bu yönde dosyaya herhangi bir delil ve belge sunulmadığı gibi bankanın kötü niyeti ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği; davacıların davalı bankanın kötüniyetini ispat edemediği, meydana geldiği iddia olunan maddi zarar ile bankanın krediye yönelik aldığı bonoyu icra takibine konu etmesi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 18/09/2025 gün ve ... esas, ....karar sayılı ilamıyla; davacıların da sanık olduğu ceza mahkemesi yargılamasının kesinleşmesinin beklenilmesi, davacıların açtıkları menfi tespit davalarının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ve davalı bankaya karşı murisin mirasçıları tarafından açılan menfi tespit davalarında murisin fiil ehliyetinin bulunmadığının anlaşılmasına göre murise ait taşınmazın cebri icrayla satış işlemlerine devam edilerek 30/06/2014 tarihinde satılması nedeniyle oluşan maddi zarardan davalı bankanın kusurlu olduğu kabul edilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesinin kabulüne göre davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediği gerekçesi ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi de doğru görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucu verilen 26/02/2026 gün ve ... esas, ....karar sayılı ilamında özetle; ceza mahkemesince davacılar hakkında verilen beraat kararının kesinleştiği, menfi tespit davalarının da kesinleşmiş olduğu, hükme esas alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmazın cebri icra ile satışı neticesinde davacıların herhangi bir zararının bulunmadığı hususunun belirtildiği, bu haliyle her ne kadar ortada bir kusur var ise iş bu kusurlu eylem nedeniyle zarar oluşmadığından yasal şartları oluşmayan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda zararın varlığı değerlendirilirken yalnızca bilirkişi raporundaki metrekare bazlı değer ile ihale bedelinin karşılaştırılması yeterli olmayıp, hukuka aykırı icra işlemi sonucu davacıların malvarlığında meydana gelen tüm eksilmelerin, tasarruf imkanının ortadan kalkmasının ve ekonomik fırsat kayıplarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bu yönüyle ilk derece mahkemesinin zararın oluşmadığına ilişkin kabulünün hatalı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, davacıların murisinin, dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiği tarihler itibariyle fiil ehliyetine sahip olmadığı hususunun Adli Tıp Kurumu raporu ile açıkça ortaya konulduğunu ve bu tespitin kesinleşmiş yargı kararlarıyla sabit hale geldiğini, davalı bankanın hukuka aykırılığı öğrenmesine rağmen icra işlemlerine devam etmesinin bilinçli bir şekilde hukuka aykırı davranışını sürdürmesi anlamına geldiğini, davacıların malvarlığında meydana gelen zarardan davalı bankanın sorumlu tutulması gerekirken, ilk derece mahkemesince aksi yönde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda davacıların mülkiyet hakkının hukuka aykırı bir icra işlemi ile ihlal edilmiş olup, bu ihlalin yalnızca satış bedeli üzerinden değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan tüm maddi ve hukuki unsurları kapsayacak yeterlilikte olmadığını, mahkemece ya ek rapor alınması ya da yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak kapsamlı, gerekçeli ve denetlenebilir bir rapor temin edilmesi gerekirken, eksik rapora dayanılarak davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
İSTİNAFA CEVAP :
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dosya kapsamında bilirkişi raporuyla da davacıların zarara uğramadığının tespit edildiğini, davacıların murisi ... nın işlemler sırasında akli sağlığının yerinde olduğunu, davacıların, murisleri .. nın fiil ehliyeti bulunmadığını iddia ettikleri dönemden sonra da pek çok kez murisleri ....ile ticari iş ve işlemlerde bulunduklarını, davacıların murislerinin akıl sağlığının yerinde olmadığına ilişkin hiçbir iddiaları bulunmazken, müvekkili bankanın alacağını tahsil etmek istediğinde akıl hastası olduğu yönünde mesnetsiz iddialarda bulunarak haksız kazanç sağlamak istediklerini beyanla istinaf talebinin reddini istemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, haksız icra takibi nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Davacıların murisi ... aleyhine davalı banka tarafından icra takibi başlatılmış, takip sonrasında ... vefat etmiş, borç mirasçı olan davacılara yöneltilmiş, davacılar bononun düzenlendiği tarihte muris ... nın yaşı gereği akıl sağlığının yerinde olmamasından fiili ehliyetinin olmadığını beyan etmiş, davalı bankanın murisin fiil ehliyetinin olmadığını bilmelerine rağmen muristen kalan dava konusu taşınmazı değerinin altında cebri icra yoluyla sattıklarından bahisle davacıların uğradığı zararın tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, Dairemizin 18/09/2025 gün ve .... esas, ... karar sayılı ilamında belirtilen eksikliklerin tamamlandığı ve kaldırma kararının gereklerinin yerine getirildiği; taraf, mahkeme ve yasa yolu denetimine açık, hükme esas almaya elverişli 21/01/2016 tarihli bilirkişi raporundan davacıların maddi zararının bulunmadığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş; ilk derece mahkemesince, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar tarafından peşin yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 732,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 13/07/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.