T.C. KONYA BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. Hukuk Dairesi
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20.04.2026
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
TALEP EDEN: ......
VEKİLİ : Av...
KARŞI TARAF: ......
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02.07.2026
İSTİNAF KARARI YAZIM
TARİHİ : 16.07.2026
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 20.04.2026 tarihli karara karşı, süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosyadaki tüm kayıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bodrum ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına karşı tarafın yatırmış olduğu 1.240.585,19TL teminatın davalıya iade edilmemesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda, Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu, 6100 Sayılı Kanunun 390/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbirin/hacizin dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden talep edebileceği gerekçesiyle talep eden vekilinin ihtiyati tedbir ve haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin görevsizlik gerekçesiyle verdiği usulden ret kararının hatalı olduğunu, taraflar arasında hiçbir zaman bir kira ilişkisinin kurulmadığını, taleplerinin tamamen haksız fiilden kaynaklandığını, karşı tarafın sahte bir kira sözleşmesi sunarak müvekkilinin şirketini zarara uğrattığını ve icra yoluyla yapılan tahliye işlemine engel olduğunu, nitekim icra hukuk mahkemesi kararı ile de taraflar arasında bir kira ilişkisi bulunmadığının ve tahliye işleminin devamına karar verildiğinin hüküm altına alındığını, yerel mahkemece karara dayanak gösterilen Yargıtay ilamlarının doğrudan kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin olup işbu dosyaya emsal teşkil etmediğini, her iki tarafın da tacir olması ve talebin haksız fiile dayanması sebebiyle görevli mahkemenin açıkça Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin şirketi adına telafisi imkansız zararların önüne geçilmesi için ihtiyati haciz ve tedbir taleplerinin kabulü gerektiğini beyan ettiğini ileri sürmüş ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması sebebiyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesine gerektiğine yöneliktir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Talep eden talep dilekçesinde özetle:
Talep eden tarafından sahte olduğunu iddia olunan ve talep dilekçesi ekinde yer alan "Kira Sözleşmesi" nden kaynaklı,talep edenin haksız fiil nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın tazmini amacıyla açılacak dava öncesinde; Bodrum ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına karşı tarafın yatırmış olduğu 1.240.585,19TL teminatın davalıya iade edilmemesi yönünde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu teminat üzerine aynı zamanda ihtiyati tedbir kararı konulmasını talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 20/04/2026 tarih ...-... D İş E-K sayılı kararıyla özetle;
Taraflar arasındaki ihtilafın 6098 Sayılı Kanunun 299 ve devamı maddeleri gereğince kira sözleşmesinden kaynaklı olması sebebiyle mutlak ticari davaya vücut vermeyeceği,
Her ne kadar taraflar 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir ise de yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 08/10/2024 Tarih ve 2023/3034 Esas-2024/2883 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 30/09/2019 Tarih ve 2018/5298 Esas-2019/7246 Karar sayılı ilamı da nazara alındığında "6100 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda, Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğu, 6100 Sayılı Kanunun 390/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbirin/hacizin dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden talep edebileceğine kanaat edilmekle talep edenin her iki talebinin T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/06/2014 Tarih ve 2014/8504 Esas-2014/11145 Karar sayılı ilamı gereğince reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamıyla birlikte incelendiğinde:
6100 sayılı HMK'nun 341/1. maddesi uyarınca ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyadi tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
a-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389/1. maddesinde; “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır.
Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması da zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir.
Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.
Bu bağlamda ihtiyati tedbirin konusu, dava konusu edilen taşınmaz,araç vs malvarlığı değeridir. Yani ancak bizatihi kendisi dava konusu olan malvarlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Eldeki dava ve talebe konu olayda ise uyuşmazlık konusu olan husus herhangi bir taşınmaz, araç yahut malvarlığı olmayıp uyuşmazlık talep edenin iddiasına göre "haksız fiile dayalı açılacak olan tazminat davası" öncesinde müstakbel tazminat alacağının teminat altına alınmasını teminen davalı tarafça depo edilen teminatın davalı tarafa iade edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talebi ile yine aynı teminat üzerine ihtiyati haciz konulması talebi olup, neticede talep parasal bir alacağa ilişkin bulunduğundan ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik gerekçesi yerindedir.
b-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup buna göre; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa..."
İİK'nin 258. maddesi uyarınca, alacaklı, alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermek zorundadır.
İlk derece mahkemesince; Davalının muhtemel bir borçtan kurtulmaya yönelik mal varlığını gizlemeye, kaçırmaya yönelik veya alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğuna ilişkin delil sunulmadığı, karşı tarafın adresinin muayyen olduğu, alacağın yargılamayı gerektirdiği,bu bağlamda özellikle "görev" hususunda dava dilekçesi ekinde sunulan kira sözleşmesinin sahte olup olmadığının tespitinin büyük önem arzettiği, tüm bu hususların ise "yargılamayı" gerektirdiği böylelikle ihtiyati hacze yönelik yaklaşık ispat koşulları gerçekleşmediğinden ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik gerekçesi de yerindedir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle;
Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacı talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK.nın 353/1-b-1.maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : (Yukarıda açıklanan gerekçelerle)
Talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
İstinaf başvurusu yönünden alınan harçlar yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Artan gider avansının mahkemesince resen yatıran tarafa iadesine,
Karar tebliği, harç ve gider avansı iadesi vb. işlemlerin, 6100 sayılı HMK'nın 302/5 ve 359/4 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 ve 362. maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...
¸"Bu evrak 5070 sayılı kanun hükümlerine uygun olarak ELEKTRONİK İMZA ile imzalanmıştır."
Emsal Karar Arama
Konya Bam 4. HD, T. 02.07.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.