T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/04/2026
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI-KARŞI DAVALI: ........
VEKİLİ : Av.....
DAVALI-KARŞI DAVACI: ........
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.....
ASIL DAVA TÜRÜ : Alacak (Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARŞI DAVA TÜRÜ: Sözleşmenin Hükümsüzlüğünün Tespiti
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/07/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili belediyenin ........ Şirketinde ve ........ Şirketindeki kamu hisselerinin satış ve devrine dair yapılan 20.09.2022 tarihli sözleşmenin 10.4 maddesi gereğince sözleşme konusu binanın ve otoparkın süresi içerisinde tahliyeye edilmemesi nedeniyle müvekkili belediyenin talep edebileceği gecikme cezasının ileride artırılmak üzere şimdilik 10.000 TL cezai “şartın tahliye tarihi olan 30.10.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil belediyeye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu sözleşmenin tarafının sadece müvekkili ........ A.Ş olup diğer müvekkili ........ A.Ş yönünden açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafından açılan davanın esastan da reddine karar verilmesini talep ettiklerini, karşı taraf ........ tarafından 26/07/2022 tarihinde, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında bir ihale gerçekleştirildiğini, bu ihale neticesinde taraflar arasında 20/09/2022 tarihli, ........ Şirketinde ve ........ şirketindeki kamu hisselerinin Blok Satış Yöntemi ile Hisse Satiş ve Devir Sözleşmesi imzalandığını, İhale şartnamesinin 16/2. Maddesinde açıkça “ihale, 2886 sayılı devlet İhale kanuna tabi değildir.“ hükmünü içerdiğini, ancak davacı idare ile yapılan sözleşmenin 10. maddesinde; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na özgü kira, gecikme cezası ve cezai şart rejimini aynen sözleşmeye taşıyarak, özel hukuk sözleşmesi sınırlarını aşan, kanunun emredici hükümlerine aykırı hükümler ihdas edildiğini savunarak asıl dava yönünden davacı tarafından açılan davanın müvekkili ........ A.Ş. yönünden pasif dava ehliyeti yokluğundan ve usulden reddine karar verilmesini, davanın esasına girilmesi halinde açılan davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ........ AŞ vekili karşı dava dilekçesinde özetle; karşı dava ikamesi öncesi işbu dava için arabuluculuk şartı gerçekleştirildiğini, taraflar arasında hisselerin satış ve devrine dair yapılan 20.09.2022 tarihli sözleşmenin 10 maddesinin Türk Borçlar Kanununun 27. maddesi uyarınca kanunun emredici hükümlerine aykırı olması nedeniyle butlan ile sakat olduğundan kesin hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...(1) MUTLAK TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Taraflar arasında 20/09/2022 tarihli "........ A.Ş ve ........ A.Ş'deki Kamu Hisselerinin Blok Satış Yöntemiyle Hisse Satışı ve Devir Sözleşmesi" akdedildiği, sözleşme gereğince hisselerin devredildiği ve bedellerinin ödendiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın ise sözleşmenin 10.1 maddesi gereğince sözleşmeye konu bina ve otoparkın 3 yıllık kullanım süresinin dolması sebebiyle davalılar tarafından taahhüt edilen tarihte tahliye edilmemesi sebebiyle 20/09/2025-30/10-2025 tarihleri arasındaki sözleşmenin 10.4 maddesi gereğince fuzuli işgal sebebiyle ecrimisil davası olduğu, eldeki davanın niteliği itibariyle haksız eyleme dayandığı, bir başka ifade ile 6102 Sayılı Kanunda düzenlenen ve mutlak ticari dava sayılan davalara vücut vermediği ve neticeten mutlak ticari dava olmadığı anlaşılmıştır.
(2) NİSPİ TİCARİ DAVA AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davalıların 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olduğu, davacının ise ........ Başkanlığı olduğu, bir başka ifade ile davacının amme hizmeti veren kamu tüzel kişiliği olduğu, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun16/09/2015 Tarih ve 2015/15-440 Esas-2015/1769 Karar sayılı ilamı, T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 23/09/2021 Tarih ve 2020/1120 Esas-2021/1122 Karar sayılı ilamı ile T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/07/2013 Tarih ve 2013/8194 Esas-2013/10432 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davacı Büyükşehir Belediye Başkanlığının tacir olmadığı ve dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari davaya vücut vermediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
(3) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10.4 maddesi, dava dilekçesinde ileri sürülen netice-talep, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde eldeki davanın fuzuli işgal sebebiyle ecrimisil davası olduğu, eldeki davanın niteliği itibariyle haksız eyleme dayandığı, mutlak ticari dava olmadığı, davacı Büyükşehir Belediye Başkanlığının tacir olmadığı ve dolayısıyla eldeki davanın nispi ticari davaya vücut vermediği davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4.maddesi gereğince işletmenin devralınmasına yönelik davaların mutlak ticari davalardan olduğu açıkça ifade edildiğini, bu sebeple açılan iş bu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Asıl dava; hisse satış ve devrine ilişkin sözleşmesinin 10.maddesinde belirtilen kira alacağı, karşı dava ise TBK.m.27'ye uyarınca sözleşmenin 10.maddesinin kesin hükümsüz olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı ve davalı ........ AŞ arasında 20/09/2022 tarihli hisse satış ve devir sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı ise sözleşmesinin 10.maddesi kapsamında, tahliye tarihine kadarki cezai şartın (alacağın) tahsilini istemiş, davalı karşı davasında ise sözleşmenin 10.maddesinin TBK 27 maddesi uyarınca kesin hükümsüz olduğunun karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin 10.maddesinden kaynaklanmaktadır. Sözleşmenin 10.maddesi ise aynen "10.1. Mülkiyeti Belediyemize ait ve hâlihazırda hastane binası ve hastane otoparkı olarak kullanılan alanlar 3 yıl müddetle alıcı tarafından kullanılabilecektir. 2022 yılı yıllık kullanım bedeli olarak 1.500.000,00 TL +KDV olarak belirlenmiş olup, bu miktar devam eden yıllarda bir önceki kullanım bedelinin tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranında artırılacaktır. Selçuklu Belediyesinden kiralanan kısımların kira sözleşmeleri aynen alıcıya devrolmuş olacaktır. İhale onay tarihinden itibaren bu yerlerin de kira sorumluluğu alıcıya aittir.
10.2. 2022 yılı için sözleşmeden itibaren kalan süre gün hesabıyla belirlenerek sözleşmenin imzalanmasından itibaren bir ay içerisinde ödenecektir. Kullanim bedeli devam eden yıllarda her ayın 1'i ila 5'i arasında ödenecektir. Kullanım bedelinin iki ay üst üste ödenmemesi veya eksik ödenmesi durumunda kesin teminatından tahsili yoluna gidilecektir.
10.3. Belirlenen 3 yıllık süre içerisinde ilgili binanın kullanımına ilişkin herhangi bir devir yapılması ancak Belediyenin muvafakatine bağlıdır. Belediyenin muvafakati alınmadan yapılacak devir işlemleri hükümsüzdür.
10.4. Üç yıldan sonra bina ve otopark tahliye edilecektir. Üç yıl sonrası tahliye edilmemesi durumunda satiş bedelinin % 1”i oranında günlük gecikme cezası uygulanır ve fuzuli işgal hükümleri ile kaymakamlık/icra yoluyla tahliye takibi yapılır. Üç yıldan önce tamamen tahliye edilmesi durumunda kullanım bedeli kullanim süresine göre alınacaktır." şeklindedir.
HMK'nın 4. maddesine göre de; Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları bakmakla görevlidir.
Somut olayda ise, sözleşme konusunun ihale ile devredildiğine dair şu aşamada dosya kapsamında herhangi bir belge de bulunmadığı, davaya konu uyuşmazlığın sözleşmenin 10.maddesinden kaynaklandığı, uyuşmazlık konusu 10.maddesi ise kiraya ilişkin hükümler içerdiği, bu halde uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmakla, Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yapılan hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzletilerek esas hakkında karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın görev yönünden usulden reddi ile görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-)6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2.maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/04/2026 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle davanın USULDEN REDDİNE,
4-Kararın kesinleşmesine mütakiben HMK 20. maddesinde belirtilen yasal iki haftalık kesin süre içerisinde İlk Derece Mahkemesinden talep halinde dosyanın Konya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine tevzi edilmek üzere adliye tevzi bürosuna gönderilmesine,
5-Belirtilen yasal süre içerisinde dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde ve taraflarca talep edilmesi durumunda İlk Derece Mahkemesince dosyanın ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına ve HMK 331/3 maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verileceğinin davacı tarafa hatırlatılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
7-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
8-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/07/2026
.....
Başkan
...
¸e-imzalıdır.
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır.
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır.
.....
Katip
...
¸e-imzalıdır.
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸
Emsal Karar Arama
Konya Bam 5. HD, T. 13.07.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.