T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ...
KARAR NO :...
HAKİM : ...
KATİP : ... .
MÜTEVEFA : ...
DAVACI : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ...
KARAR TARİHİ :...
KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " 11/03/2024 tarihinde... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında...ın vefat ettiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün yüksek hızla seyrettiğini ve fren tedbirine başvurmadığını, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarının hatalı olduğunu, çarpma noktasının karşı şerit olduğunu, müteveffanın eşi ..., çocukları ... ve ... ile anne ve babası olan ...ve ...'ın destekten yoksun kaldığını, davalı ... A. Ş. nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, müteveffanın ... ve San. A. Ş. bünyesinde çalıştığını ve asgari ücretin iki katı civarında gelir elde ettiğini, şimdilik toplam 620.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve yargılama giderleri ile her bir davacı için ayrı ayrı hesap edilecek dava vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasını " talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; 11.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat eden...ın mirasçıları tarafından müvekkil şirket aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın ZMMS Genel Şartları Ek-6 gereğince gerekli belgeleri sunmayarak dava şartını yerine getirmediğini ve müvekkil şirketi temerrüde düşürmediğini, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde dahi dava açılmasına sebebiyet verilmediği gerekçesiyle müvekkil şirket aleyhine faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin icap ettiğini, davacıların ve müteveffanın güncel vukuatlı nüfus kayıt örneklerinin dosyaya eklenerek destek payı hesabında dikkate alınmasını, ölüm belgesi ve otopsi raporunun celbi ile ölüm ve kaza arasındaki illiyet bağının tespit edilmesini, aksi halde davanın reddini, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur oranının belirlenmesini, kazanın oluşumunda müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesi uyarınca tazminattan en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasını, tazminat hesabının ZMSS Genel Şartları Ek-3 uyarınca TRH-2010 hayat tablosu ile teknik faiz oranı esas alınarak yapılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin ispat edilemediğini ve asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, somut olayla ilgili varsa açılmış diğer dava, soruşturma, kovuşturma ve tahkim dosyalarının celp edilerek incelenmesini, henüz sonuçlanmamış dosyalar için bekletici mesele yapılmasını, SGK ve diğer ilgili kurumlardan davacılara ödeme yapılıp yapılmadığının sorularak mükerrer ödemelerin önlenmesi adına mahsup işlemi yapılmasını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın tüm delillerini dava dilekçesi ekinde sunmadığını ve bu nedenle tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın kabulü halinde faizin dava dilekçesindeki miktar için dava tarihinden, ıslah edilen miktar için ise ıslah tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini " talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
...Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın 11/03/2024 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, ... plakalı aracın 03/05/2023 başlangıç ve 03/05/2024 bitiş tarihli, ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak;
a)Davacıların sigortalı olup olmadıklarının, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğunun sorulmasına,
b)Müteveffa...ın vefat tarihinden önce sigortalı olup olmadığının, çalışıyorsa aylık ücretinin ne olduğunun sorulmasına,
c)Müteveffa...ın 11/03/2024 tarihinde trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle SGK tarafından davacılara rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının yahut ödeme yapılıp yapılmadığına dair evraklar celp edilmiştir.
... Makine İnşaat Ticaret ve San. A.Ş.'ne müzekkere yazılarak Müteveffa...ın vefat öncesi 6 ay maaş bordroları celp edilmiştir.
Kayseri 2. Çocuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.
Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak murisin vefat etmeden önceki duruma ait ekonomik durum araştırması yapılmıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilerek, Fen Heyetinden seçilecek trafik ve kusur konularında uzman üç kişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişi heyetinin 10/04/2026 tarihli raporunda özetle;
1-... Plaka Sayılı araç ( Otomobil) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/a, 84/h maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %75 ( Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,
2-... Plaka Sayılı araç ( Otomobil) Sürücüsü...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %25 ( Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğuna, dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın aktüerya bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişinin 23/09/2025 tarihli raporunda özetle;
Davaya konu kazada desteğini yitiren;
- Davacı baba ...'ın destek zararının 78.455,14 TL
- Davacı anne ...'ın destek zararının 96.210,72 TL
-Davacı çocuk ...'ın destek zararının 93.065,42 TL
-Davacı çocuk ...'ın destek zararının 104.821,23 TL
-Davacı eş ...'ın destek zararının 1.021.281,43 TL olduğu, toplam zararın (1.393.833,94 TL) davalı Ouick Sigorta Aş tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.800.000,00 TL) kapsamında kaldığı kanaatinde olduğuna dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dosyanın önceki rapor hazırlayan hesap bilirkişisine tevdi ile; asgari ücrette yapılan değişiklik taraf vekillerinin rapora itirazları değerlendiirlerek ve desteğin son 1 yıllık ücret bordroları incelenerek fazla mesai ödemesinin süreklilik arz edip etmediği değerlendirilerek süreklilik arzettiğinin kabulü halinde son 1 yıllık fazla mesai ortalaması ücrete eklenmek suretiyle destek zararının hesaplanması yönünde aktüerya bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, bilirkişinin 13/04/2026 tarihli raporunda özetle;
1. Durum
Sayın Mahkemenin desteğin asgari ücretin 1.05 katı düzeyinde gelir elde ettiği kanaatinde olması halinde davaya konu kazada desteğini yitiren;
- Davacı baba ...'ın destek zararının 95.838,94 TL
- Davacı anne ...'ın destek zararının 118.390,58 TL
- Davacı çocuk ...'ın destek zararının 114.395,68 TL
- Davacı çocuk ...'ın destek zararının 129.326,93 TL
- Davacı eş ...'ın destek zararının 1.290.062,83 TL olduğu, toplam zararın (1.748.014,96 TL) davalı Ouick Sigorta Aş tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.800.000,00 TL) kapsamında kaldığı
2. Durum
Sayın Mahkemenin desteğin asgari ücretin 1,48 katı düzeyinde gelir elde ettiği kanaatinde olması halinde davaya konu kazada desteğini yitiren;
-Davacı baba ...'”ın destek zararının 135.087,26 TL (Sigorta şirketinin sorumluluğu garameten hesaplanan 109.023, 13 TL ile sınırlı olmak üzere)
- Davacı anne ...'ın destek zararının 166.874,34 TL (Sigorta şirketinin sorumluluğu garameten hesaplanan 134.677,11 TL ile sınırlı olmak üzere)
-Davacı çocuk ...'ın destek zararının 161.243,44 TL (Sigorta şirketinin sorumluluğu garameten hesaplanan 130.132,66 TL ile sınırlı olmak üzere)
-Davacı çocuk ...'ın destek zararının 182.289,39 TL (Sigorta şirketinin sorumluluğu garameten hesaplanan 147.117,94 TL ile sınırlı olmak üzere)
-Davacı eş ...'ın destek zararının 1.584.831,15 TL (Sigorta şirketinin sorumluluğu garameten hesaplanan 1.279.049,16 TL ile sınırlı olmak üzere) olduğuna dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 14/04/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Davacılar; 11/03/2024 tarihinde... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında...ın vefat ettiğini kazada ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu eş, ... için 500.000,00 TL, çocuk ... için 50.000,00 TL , çocuk ... için 50.000,00 TL, baba ... için 10.000,00 TL, anne ...için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 620.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini dilediği görülmüştür.
Nüfus kayıtlarının incelenmesinde davacı ...'eşi, ... için 50.000,00 TL , ... çocukları, ... ve ...'ın ise muris Ahmet Başkıranın anne babası olduğu görülmüştür.
Sigorta poliçelerinin ve ceza dosyasının incelenmesinde; kazaya karışan ... plakalı aracın sürücüsünün ... olduğu, ...Sigorta A.Ş sigorta bünyesinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları;11/03/2024 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kaza sonucu ...'ın vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma zararları olup olmadığı, talep edilen maddi tazminattan davalının sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Sigorta poliçesinin incelenmesinde;
Sigorta poliçesinin incelenmesinde; ... adına düzenlenen 03/05/2023-03/05/2024 tarihleri arasında geçerli "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi" düzenlendiği, sakatlık ve ölüm teminat limitinin 1.800.000,00 -TL olduğu görülmüştür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan davacının davalı sigorta şirketine 10/05/2024 başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortacıya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Aksi yöndeki itiraza itibar edilmemiş, dava şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz olayla ilgili ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Mahkememizce kusur raporu alınmıştır.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde ; müteveffa ...'ın kendisine hitap eden Dur levhasına uymadığından 2918 sayılı KTK'nın 57/1A maddesini ihlal ettiği, sürücü...'un ise ... plakalı aracıyla çarpan taraf olması, çarpma şiddeti çarpma noktasının durma noktasına uzaklığı ve araç hasarları dikkate alındığında aracın hızını azaltmadığında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1A maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiği görülmüştür.
Mahkememizce Karayolları Fen Heyetinde görevli 3 kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan raporda;... Plaka Sayılı araç ( Otomobil) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/a, 84/h maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %75 ( Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,... Plaka Sayılı araç ( Otomobil) Sürücüsü...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %25 ( Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; alınan raporun dosya kapsamına uygun detime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
-Destekten yoksun kalma tazminatına dair değerlendirmede;
Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 E. -411 K. sayılı ilamı).
- Aktüerya hesabına dair değerlendirmede;
Yargıtay'da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında davacının ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılması gerekmektedir.
Yargıtay uygulamalarında kabul edildiği üzere erkek çocuklar için 18, kız çocuklar için 22 yaş; evlilik, öğrenim, özürlü olma hali vb. ayrıksı durumlar hariç, anne babasının desteğinden çıktığı yaştır. Bu yaştaki çocuk artık anne babasının desteğini görmeyecek, hatta anne ve babasına destek olabilecektir.
Dosyaya sunulan 13/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda dosya kapsamına ve yukarıdaki açıklamalar uygun şekilde rapor hazırlandığı, desteğin ücret bordoları incelendiğinde ödenen fazla mesai ücretlerinin düzenli olduğu da dikkate alındığında ücret hesabında dikkate alınması gerektiği buna göre Davacı baba ...'”ın destek zararının 135.087,26 TL davacı anne ...'ın destek zararının 166.874,34 TL, davacı çocuk ...'ın destek zararının 161.243,44 TL, davacı çocuk ...'ın destek zararının 182.289,39 TL, davacı eş ...'ın destek zararının 1.584.831,15 TL olduğu anlaşılmış ancak sigorta şirketinin sorumluluk limitinin 1.800.000 TL olduğu da dikkate alındığında garame hesabı yapılması gerektiği buna göre davacı ...'ın 1.279.049,16-TL, davacı ...'ın 147.117,94-TL, davacı ...'ın 130.132,66-TL, davacı ...'ın 134.677,11-TL, davacı ...'ın 109.023,13 TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu anlaşılmıştır.
-Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişiler yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketine, 10/05/2024 tarihinde başvuru yapıldığı dikkate alınarak 8 iş günü sonrası olan 23/05/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
-Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sonunda toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile; davacı ... için 1.279.049,16-TL, davacı ... için 147.117,94-TL, davacı ... için 130.132,66-TL, davacı ...için 134.677,11-TL, davacı ... için 109.023,13 TL olmak üzere toplam 1.800.000.00-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminatın davalı ...sigortadan, 23/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
-Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2615 Esas, 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davacı ... için 1.279.049,16-TL, davacı ... için 147.117,94-TL, davacı ... için 130.132,66-TL, davacı ...için 134.677,11-TL, davacı ... için 109.023,13 TL olmak üzere toplam 1.800.000.00-TL destekten yoksun kalma zararına ilişkin maddi tazminatın davalı ...sigortadan, 23/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 122.958,00-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 2.117,61-TL ve tamamlama harcı 4.030,26-TL toplamı 6.147,90-TL'nin mahsubu ile eksik 116.810,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 2.117,61-TL peşin harç ve 4.030,29-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.575,50-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 21.772,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 197.066,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
8-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
9-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
10-Davacı ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
11-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
12-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
13-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
14-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. ...
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır
Emsal Karar Arama
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.