Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/... Esas - 2026/....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/.... Esas
KARAR NO : 2026/...

HAKİM :
KATİP :

DAVACILAR : 1-
2-
3-
4-
5-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ : Av.
Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/04/2024
KARAR TARİHİ : 16/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/09/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.05.2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin 311000194257752 Poliçe numaralı sigortalısı davalı .... (TC:....) sevk ve idaresindeki 06 ... ... plakalı aracın müteveffa ...’un sevk ve idaresindeki 34 ... ... plaka sayılı araca çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesinde ....'un vefat ettiği, müvekkil, davacıların yerleşim yerlerinin Adapazarı/Sakarya olması sebebiyle davada yetkili ve görevli mahkeme Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalı ...'in asli kusurlu olduğu, davalılardan ...., kazaya sebebiyet veren 06 ... ... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden kişi olduğu ve ayrıca kazaya karışan 06 ... ... plakalı vasıtanın trafikte kayıt maliki (ve işleteni) olması münasebetiyle KTK m.85’e göre işleten sıfatıyla meydana gelen kaza sonucu ortaya çıkan zararlarından sorumludur olduğu, davalılardan .....A.Ş. tarafından 06 ... ... plaka sayılı vasıta adına 414... Acente ve 3110001942... Poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası düzenlenmiş olması nedeniyle sorumlu olduğu, müteveffa ....'un vefatı ile birlikte geriye yasal mirasçısı olarak davacılar ... ile .... kaldığı, müvekkillerinin, müteveffanın öz ana-babası olması münasebetiyle, vefat eden çocuklarının ileride desteğine muhtaç kalacağını, bu nedenle de destekten yoksun kalma tazminatının davalı ....'den kaza tarihi olan 19.05.2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ....A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 30.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, davalı ...A.Ş.'ne başvurulduğu, başvurularının 30.11.2023 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiği; müvekkil davacıların çekmiş olduğu acıların bir nebze olsun dindirilmesi amacıyla manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği yer Kuzey Marmara Otoyolu’nun Gebze-Yağcılar Mahallesi sınırları içerisinde olduğundan yetkili mahkeme Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu;19.05.2023 tarihinde saat 13:50 sıralarında , müvekkili havanın aşırı yağışlı olması , görüş mesafesinin tamamen kaybolmasından dolayı hızını iyice düşürmesine rağmen arabasının sağ arka kısmında su birikintisinden dolayı araç hakimiyetini kaybettiğini , araç kaymaya başladığını –spin attığını , daireler çizerek dönmeye başladığını , müvekkili aracın hakimiyetini sağlamaya çalışırken en sol şeritte Ankara İstikametine doğru ters olarak dönmüş vaziyette , hiçbir önlem almamış olan 34 .... .... plakalı araca çarptığını, eğer bu araç bu şeritte bulunmasaydı müvekkil, rahatlıkla durabilecek iken kendisinden önce kaza yapan aracın hiçbir önlem almaksızın burada tedbirsiz bir şekilde durmasından dolayı kazanın meydana geldiğini, müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini; Müteveffa ...ve araç içinde bulunan kişiler ,aracın Spin atıp bariyerlere çarpması neticesinde yaralandığını; kazaya ilişkin kamera kayıtlarında ,müteveffanın otoyoldaki su birikintisine girerek aracının hakimiyetini kaybettiğinin ,gerek aynı yöndeki gereksede diğer yöndeki araçların seyirleri sonrası tekerleklerinden ciddi miktarda yağmur suyu deşarj ettiklerini (bulut halinde) otoyolun yağan yağmuru tahliye etme konusunda yetersiz kaldığının yağmur suyunun otoyolda kaldığının göründüğünü, bu durum otoyol işletmecisi ile karayolları genel müdürlüğü’nü sorumlu kıldığını; vaki yaralama –ölüm olayı ile müvekkilinin kazaya karışması arasında illiyet bağının bulunmadığını; gerek müteveffanın gerekse de davacı anne ve babanın bireysel yaşam sürdükleri, farklı il ve ilçelerde ikamet ettikleri görüldüğünü, davacıların, müteveffa ....’in desteği olmadan yaşadıklarını, kaza öncesi sosyal ve ekonomik yaşam düzeylerini sarsacak bir destekten yoksun kalmadıkları anlaşıldığını, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin ispattan yoksun olduğundan reddi gerektiğini; müteveffanın ölümünde müvekkilimizin kusuru bulunmadığı gibi kaza sonrası hastaneye kaldırılan mütevaffa ....’ in yanlış teşhis ile tedavinin sonucu hayatını kaybettiğinden manevi tazminat talepleri müvekkillerine yönelmemesi gerektiğini; işbu davanın ....A.Ş. ye ihbar edilmesini, davacıların maddi manevi tazminatı taleplerinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddini talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasına konu 06 .... ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 3110001942.... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını; eksik başvuru dolayısıyla başvuru şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddi gerektiğini; kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini; davacının zararın artmasında müterafik kusuru dikkate alınarak kabul manasında olmamak üzere yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini; müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması, aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini; davacılar tarafından destekten yoksun kalma tazminatı istenebilmesi için, müteveffanın destek olduğunun ispatlanması gerektiğini; davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini; faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın esastan ve usulden reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar:
Dava; davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ve davalı .....adına kayıtlı ve yine davalı ....'nın sevk ve idaresindeki 06 .... ... plakalı sayılı aracın davacıların desteği ...’un sevk ve idaresindeki 34 ... ... plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada, davacıların murisinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatın ise davalı gerçek kişiden tahsili talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; Mahkememizin yetkili olup olmadığı, müteveffa ile davalı sürücünün kusur oranları, meydana gelen kazada otoyol işletmecisi ile karayolları genel müdürlüğü’nün kusurlarının bulunup bulunmadığı, kaza ile desteğin vefatı arasında illiyet bağı olup olmadığı, müteveffanın bariyerlere çarpması sonucu oluşan kazadan yaralanmasının olup olmadığı, davacıların maddi tazminat zararının varlığı ve miktarı ile davacıların talep edebileceği manevi tazminat miktarı hususlarından ibarettir.
III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller:
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... sayılı soruşturma dosyası, Davalı Sigorta Şirketinden ve Emniyetten kazaya ilişkin kayıtlar, Sakarya Eğitim ve araştırma Hastanesi'nden, Kocaeli Şehir Hastanesi'nden, Kocaeli Gebze Fatih devlet Hastanesi'nden müteveffaya ilişkin tedavi kayıtları, SGK'dan müteveffaya ait hizmet dökümleri ile kazaya ilişkin ödemeler ilişkin belgeler, tarafların sosyal ekonomik durumlarına ilişkin kolluk araştırması yapılarak tutanklar celp edilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden kusura ilişkin ve ATK 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan davaya konu trafik kazası ile ölüm arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığına ilişkin raporlar dosya arasına alınmıştır.
Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 30/12/2024 Tarihli Raporunda özetle; "...Davalı sürücü ...'in %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa sürücü çççç'un %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu..." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
ATK 1. Adli Tıp İhtisas Dairesi'nin 24/01/2025 Tarihli Raporunda özetle; "...Kişinin 19.05.2023 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile tedavi gördüğü hastanede 13.06.2023 tarihinde meydana gelen ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu..." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Dava konusu hakkında rapor tanzimi için dosya bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi 25/09/2025 tarihli kök raporunda " ... müteveffanın vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalan davacıların maddi zararı aşağıda tablo halinde sunulmuştur...
¸

..." hesaplandığı yönünde raporunu mahkememize ibraz etmiştir.
Aldırılan rapora itiraz edilmesi üzerine, itirazlar doğrultusunda rapor tanzimi için dosya bilirkişi ....'e tevdi edilmiş, bilirkişi 19/02/2026 tarihli ek raporunda " ... müteveffanın vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalan davacıların maddi zararı Sayın Mahkemenin ara kararına uygun olarak taraf vekillerinin beyan ve itirazları değerlendirilmek suretiyle aşağıda tablo halinde seçenekli olarak sunulmuştur. Hesaplanan tazminat tutarının sigorta poliçe limitini aştığından garameten hesaplama yapıldığına dair işbu rapor Sayın Mahkemeye saygı ile sunulur.
¸
..." hesaplandığı yönünde raporunu mahkememize ibraz etmiştir.
Davacı vekili davasını ıslah etmiş ve harcı tamamlamıştır.
IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar:
TBK'nun 49/1. Maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
TBK'nun 50/1. Maddesi "Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
TBK'nun 51/1 maddesi "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği"
TBK'nun 52. Maddesi "Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir."
TBK'nun 53. maddesi "Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." olduğuna dair hükümler içermektedir.
TBK'nun 56/2 maddesi "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir."
TBK'nun 61. Maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır."
TBK'nun 162. Maddesi "Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar." düzenlemesine yer verilmiştir.
2918 sayılı KTK 85/1 maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu" tutulacağı
2918 sayılı KTK 85/son maddesinde " işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu" olduğu,
2918 sayılı KTK 91/1 maddesinde "İşletenlerin, bu Kanununun 85. maddesinin 1 fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu" bulunduğu
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesinde " Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek" zorunluluğu getirilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatı TBK'nın 53. Maddesinde düzenlenmiş olup, hangi hallerde bu tazminata hükmolunacağı açıklanmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. Maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. TBK 53. Maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır. Sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunması gerekir. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olan olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır.
Yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesinde cenaze giderlerinin de ölüm nedeniyle meydana gelen zararlardan olduğu hüküm altına alınmıştır. Yargıtay 17. HD'nin 2019/2103 E - 2020/7130 K sayılı kararında Cenaze giderlerinin "ölümle doğrudan doğruya ilgili bulunan ve ölenin dini ile sosyal ve ekonomik durumuna uygun giderlerden ibaret olup ölenin taşınması, yıkatılması, gömülmesi, mezarlık ücreti gibi giderleri" kapsadığını ve "davacıların meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarının tazmini"nin gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca cenazenin defnedilmesi için yapılması zorunlu masraflardan davalı tarafın sorumlu tutulabileceği taziyeye ilişkin giderlerden sorumlu tutulamayacağı hususu da yine Yargıtay 17. HD'nin yerleşik uygulamalarındandır.
01.06.2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nın 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacının talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı ilkeleri gözetilmelisi gerekmektedir.
Yukarıdaki anılı yasa maddeleri gereği davalı sigorta şirketi KTK ve kaza tarihinde yürürlükte olan 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamı belirlenmesi gerekmektedir. Davacının talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı ilkeleri gözetildiğinde, davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle geçerli sigorta teminatı limitiyle sınırlı olmak üzere davacı anne için hesaplanan 158,613,42.-TL ve davacı baba için hesaplanan 66.386,58.-TL olmak üzere toplam 225.000.-TL destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
2918 Sayılı KTK.'nun 99/1. ve ZMSS Genel Şartları'nın B.2.b. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başlar.
Yargıtay 17. HD'nin 2016/13653 E 2019/5843 K sayılı kararında "... vefat tarihi itibariyle evli olmayan ve çocuğu da bulunmayan desteğin, öncelikle TÜİK verilerine göre ilk evlenme yaşının belirlenmesi ve sonrasında desteğin davacı anne ve babaya destekliğinin belirlenebilmesi için tüm bu ilkelere uygun, denetime elverişli aktüer raporu alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, desteğin hemen evleneceğinin kabulü ile yanlış pay ayrılarak yapılan tazminat hesabının hükme esas alınması, bozmayı gerektirmiştir. ..." belirtmiştir.
V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler:
Mahkememizce aldırılan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 30/12/2024 Tarihli kusur raporu ile de sabit olduğu üzere, mezkur trafik kazasının gerçekleşmesinde ...'in %70 oranında, müteveffa sürücü ....'un %30 oranında kusurlu oldukları anlaşılmıştır.
Mahkememizce, Yargıtay 17. H.D. nin uygulamaları doğrultusunda (bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle) denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılmış, buna göre bilirkişi tarafından, davacı Baba Aslan Kurum için 505.514,46.-TL davacı anne Fadime Yaman için 830.277,48.-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı anlaşılmıştır.
Meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin ölüm sebebinin kaza neticesinde yaralanma olduğu anlaşılmış ise de, murisin emniyet kemerinin takılı olup olmadığı anlaşılmadığından ve ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir olgu tespit edilemediğinden tazminat miktarları üzerinden müterafik kusur indirimi yapılmamıştır
Davalı sigortaya dava tarihi itibari ile yazılı başvuru zorunluluğu bulunduğu, davacı tarafça yapılan yazılı başvuru tarihinin 30/11/2023 tarihi olduğu, dolayısıyla da davalı sigorta şirketinin temerrüd tarihinin 13/12/2023 tarihi olduğu ve müteveffa desteğin kullandığı araç hususi nitelikte araç olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle, davacı Baba ...için 505.514,46.-TL, davacı Anne ...için 830.277,48.-TL olmak üzere toplam 1.335.791,94.-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...yönünden kaza tarihinden, ....A.Ş yönünden -kaza tarihi itibariyle geçerli sigorta teminatı limitiyle sınırlı sorumlu tutularak- temerrüt tarihi olan 13/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Manevi tazminat, TBK 56. Maddesinde düzenleşmiş olup, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olayın özellikleri nazara alındığında; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın oluş şekli, davalı sürücünün %70 oranında kusurlu oluşu, müteveffanın yaşı, bekar olması gibi hususlar göz önünde bulundurulmak suretiyle olay tarihindeki paranın alım gücü davacıların duyduğu elem ve ızdırap dikkate alınarak davacı yararına zenginleşmeye sebebiyet vermeyecek şekilde davalıyı cezalandırmayacak mahiyette davacıların elem ve ızdıraplarını dindirecek miktarda davacı anne ...için 125.000,00.-TL, davacı baba ....için 125.000,00.-TL ve davacı kardeşi ...için 75.000,00 TL, kardeşi ....için 75.000,00 TL ve kardeşi ....için 75.000,00 TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş ve kazanın haksız fiil olduğu dikkate alınarak kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi Tazminat Davasının KABULÜ ile,
Davacı Baba ....için 505.514,46.-TL, davacı Anne ....için 830.277,48.-TL olmak üzere toplam 1.335.791,94.-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ....yönünden kaza tarihi olan 19/05/2023 tarihinden itibaren, davalı ....A.Ş yönünden temerrüt tarihi olan 13/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
Sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle geçerli sigorta teminatı limitiyle sınırlı sorumlu tutulmasına,
a-Harçlar yönünden
Kabul edilen toplam maddi tazminat miktarı yönünden hesaplanan 91.247,95-TL nispi karar harcından dava açılırken her iki davacı adına bu talep yönünden yatırılmış olan 10.128,34.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 81.119,61.-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b-Vekalet ücreti yönünden
Davacı ....'un Destekten Yoksun Kalma Tazminatı yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 80.882,31-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacı anne ....'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 130.541,62-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacılar tarafından yatırılan 10.983,54-TL Harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
d-Davacılar tarafından yapılan; 11.550,00-TL Bilirkişi ücreti, 6.786,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.336,50TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, ,
f-Ara buluculuk sarf ücreti olan 3.800,00-TL'nin arabuluculuğun sigorta şirketi açısından zorunlu olması ve sigorta şirketine karşı açılış olan maddi tazminat talepli davanın kabul edilmiş olması olması nazar alınarak, davalı sigorta şirketinden alınarak Hazineye İrat kaydına,
2-Manevi Tazminat Davasının KABULÜ ile,
Davacılar anne ....için 125.000,00.-TL, baba ....için 125.000,00.-TL, kardeş ....için 75.000,00.-TL, kardeş ....için 75.000,00.-TL, kardeş ...için 75.000,00.-TL. manevi tazminatın kaza tarihi olan 19/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....'den tahsili ile davacılara verilmesine,
a-Harçlar yönünden
Kabul edilen toplam manevi tazminat miktarı yönünden hesaplanan 32.447,25.TL nispi karar harcından dava açılırken her beş davacı adına bu talep yönünden yatırılmış olan 3.828,68.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 32.447,25.-TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b-Vekalet ücreti yönünden
Davacı ...'un kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacı anne ....'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kardeş ....'un kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kardeş ....'un kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kardeş ...'ın kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacılar tarafından yatırılan 3.828,68-TL Harcın davalı ....'den alınarak davacılara verilmesine,
3-Dosyanın yargılama giderleri hükmün maddi tazminat yönünden değerlendirildiği anlaşılmakla yargılama gideri hususunda yeniden hesaplanmasına yer olmadığına,
4- Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
5-Gerekçeli kararın HMK 321/2 md uyarınca taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, davacı yönünden miktar itibariyle kesin, davalılar yönünden gerekçeli kararın davalı taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/07/2026



Katip
E-imzalıdır.


Hakim
E-imzalıdır.




Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.