T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2024
NUMARASI : ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ......
VEKİLLERİ : Av... Av...
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av...
DAVA : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 01/09/2026
YAZIM TARİHİ : 01/09/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 25/12/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ...... ile ......'nin ortaklarından olduğunu, davalının ise her iki şirketin ortak ve temsile yetkili müdürü olduğunu, davalının temsil ettiği şirketlerden birisine ait ...... plakalı aracı şahsi işleri için kullandığını, masraflarını şirkete ödettiğini, ...... çalışan ......'i işten çıkartıp kendisine gereksiz yere 1.140.312 TL tazminat ödenmesine ve şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, yine ......'den ......'yı, ......'den de ...... ve ......'ı haksız yere çıkartarak bu şirketlerin tazminat ödemesine ve şirketi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, yine davalının ...... telefon alıp bedelini ......'ye ödettiğini, şahsi harcamalarını ve aylık 20.000,00 TL ev kirasını bu şirketlere ödettiğini, kredi kartlarını ......'ye ödettiğini, aylık olarak ......'den 50.000,00 TL, ......'den 50.000,00 TL para aldığını, ......'in ......'de çalışmadığı halde maaş ve SGK primini bu şirkete ödettiğini, Selçuklu, ...... Mahallesi ...... ada, ... parsel sayılı taşınmazdaki 14 nolu bağımsız bölümü şirketin eski genel müdürü ......'in eşi ......'e bedelsiz olarak devretmek suretiyle temsil ettiği şirketleri zarara uğrattığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ...... için 500,00 TL ve ...... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL tazminatın zarar tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizleriyle birlikte davalıdan alınarak ilgili şirketlere ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığını, davaya Asliye Hukuk Mahkemesinin bakması gerektiğini, davada zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, husumet ve dava şartı eksikliğinin bulunduğunu, iddiaların doğru olmadığını beyanla davanın esastan reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ve Kayseri .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyalarına ilişkin tapu iptal ve tescil davaları mahkememizdeki bu davadan sonra açılmış olduğundan değerlendirilmemiştir.
Yine ...... tarafından ......'a karşı açılan Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı tazminat davası da, gerek mahkememizdeki bu davadan sonra açılması, gerekse mahkememizdeki bu davada davalı ......'ın eylemlerinin değerlendirmesi nedeniyle davamızda esasa etkili görülmemiş ve değerlendirilmemiştir.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma ve ... soruşturma sayılı dosyaları da doğrudan davamız ile ilgili görülmemiş, her iki şirketin aile şirket olması, aile içindeki sorunların şirkete yansıtılması nedeniyle taraflar arasında ihtilaf bulunduğu sonucuna varılmıştır. Davacı tarafın, davalı ...... tarafından ...... ile ...... A.Ş.'nin zarara uğrattığı yönündeki iddialarının ispat edilemediği...." gerekçesiyle davacının davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle huzurdaki davada talep edilmesine rağmen Konya/Meram'da ve Kayseri/Melikgazi'deki taşınmazların satışlarının incelenmediğini, davalının sorumluluğunun tespit edilmediğini, yerel mahkeme tarafından bilirkişi kök ve ek raporlarına karşı itirazlarının giderilmediğini, dosya aydınlatılmadan hüküm tesis edildiğini, davalının şirketleri zarara uğratıcı eylemleri ispat edilmiş olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından hatalı değerlendirmelerde bulunulduğunu, şirketlerin ticari defterlerinde usule aykırılıklar bulunmasına rağmen yerel mahkeme tarafından ticari defter ve belgelerde bulunan kayıtların esas alındığını, huzurdaki yargılamada yerel mahkeme tarafından eksik incelemeye dayalı hüküm tesis edilmiş olması, bilirkişi kök ve ek rapora itirazlarının giderilmemiş olması ve somut vakıaların ispat edilmiş olmasına rağmen hatalı değerlendirmelerde bulunularak davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı yukarıda yazılı gerekçelerle davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; davacının 20/08/2026 tarihli dilekçesi ile davadan ve istinaf talebinden feragat ettiğini bildirdiği anlaşılmıştır.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki işlem olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, davacı tarafından ibraz edilen 20/08/2026 tarihli dilekçe ile davadan ve istinaf talebinden feragat edildiğinin bildirildiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu, HMK'nın 310.md. gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve dairemizce henüz davacının istinaf sebepleri esastan incelenip karara bağlanmadığından, davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davacının istinaftan feragat beyanı nazara alınarak istinaf talebine ilişkin dilekçesinin REDDİNE,
1-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3
-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
B) Davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın FERAGAT nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığını,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatıran tarafa iadesine,
D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
E) Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 01/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...
Emsal Karar Arama
Konya Bam 6. HD, T. 01.09.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.