T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 03/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2026 (Ara Karar)
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ...
...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
KAYYIM : ...
...
FERİ MÜDAHİL : ...
...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 03/09/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil ...’ın 15/06/2023 tarihinden bu zamana, ... Turizm Seyahat Ltd Şirketi’nin % 50 hissesine sahip ortağı olduğunu, şirketin diğer %50 hissesine sahip olan ortağının müvekkilinin kardeşi ... olduğunu, ...’ın, davalı şirketin kurulduğu tarihten, 31/03/2022 tarihine kadar, şirketi münferiden temsile yetkili müdürlüğünü yaptığını ve şirket münferiden yönettiğini, bu süreçte müvekkilinin şirket hesaplarını ve evraklarını incelemesine, denetlemesine engel olduğunu, müvekkilin ve ailesini şirketin işleyişinden uzak tuttuğunu, müvekklinin oğlu ...'ın da yetkili müdür olmasını talep ettiğini, bu durumun taraflarca karar altına alınarak ... ve ...’ın davalı şirketin müdürlüğüne 31/03/2023 tarhnde birlikte seçildiklerini, bu tarih itibari ile ...'ın şirketi münferiden yönetme yetkisinin son bulduğunu, şirket ortağı ve şirket müdürü ...'ın şirket münferden temsil yetkisinin 31/03/2023'te sona ermesine rağmen şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkiliymiş gibi şirketin işlettiği oteli işletmeye, şirketin kiracıları ile yeni dönem kira sözleşmeleri ve kira bedelleri ile ilgili görüşmeler yapmaya devam ettiğini, müdürlük görevi boyunca şirket gelirlerini kendi menfaatleri doğrultusunda kullanarak şirketin karlılığını azalttığını, şirketi zarara uğratan eylem ve davranışlara son vermesi için ....Noterliği'nin 26/12/2022 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname keşide edildiğini ancak bu ihtarnameye muhatap tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, ihtarname sonrasında, şirket ortağı ve müdürü ...’ın, müvekkille bir daha bir araya gelmediği gibi şirketi müştereken temsile yetkili olduğu diğer şirket müdürü ... ile de bir araya gelmediğini, şirket ortağı ve müdürünün bu tavırları neticesinde şirketin yönetim ile ilgili sağlıklı karar alıp; şirket işlerini yürütmek ve şirketi amacına ulaştırmanın imkansız hale geldiğini, ihtarname sonrasında yaptığı araştırmada, şirket ortağı ve müdürü ...'ın şirket tarafından kiralanan villaları turizm sezonunda yüksek bedellerle kendi adına kiraya verdiğini ve bu kira bedellerini şirket kayıtlarında düşük gösterdiğini ya da bu bedelleri hiç göstermediğini, bu bedeller üzerinden menfaat elde ettiğini, nakit döviz gelirlerini şirket hesaplarına almadığını tespit ettiğini, şirketin kar elde ediyor gözükmesine rağmen ortaklara herhangi bir kar payı da dağıtılmadığını, ...’ın kendi eş ve çocuklarını şirkette sigortalı olarak gösterdiğini, bu nedenlerle, iki ortaklı ... Turizm Seyahat Ticaret Ltd. Şti.'nin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 29/04/2026 tarihli duruşmada; şirketin devam ettiğini, müvekkilinin mağdur olduğunu, herhangi bir pay almadığını, şirkete ait taşınmazın üzerinde herhangi bir yapı olmadığını, tarla vasfında olduğunu, bu nedenle şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ara kararı ile; davalı şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanması talebinin, dava dışı şirkette organ eksikliği bulunmadığı, şirketin yetkili organlarıyla yönetilmesi ve temsil edilmesi asıl olup, 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK'nın 390/3 maddesi gereğince davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delil ibraz etmediğinin anlaşıldığı, yine şirketin yönetim temsil organının mevcut olup temsil kayyımı atanması şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile; "Davacı vekilinin davalı şirkete tedbiren YÖNETİM KAYYIMI ATANMASI TALEBİNİN REDDİNE," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle: Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tedbiren yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesi taleplerinin esas sebebinin; müvekkilin maddi ve manevi olarak mağdur edilmesi olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda "...’ın diğer Şirket ortağı ... ile 31.03.2022 tarihinden itibaren müştereken imzaya yetkili kılınmalarından sonra ortaklaşa alınmış bir karar örneğine rastlanılmadığı, Şirket ortaklarının %50 - %50 hisseye sahip oldukları, şirketin herhangi bir karar alabilmesi için oy birliğine ihtiyaç olduğu, bu tespitler çerçevesinde Şirketin Yönetimi ile İlgili Sağlıklı Karar Alıp; Şirket İşlerini Yürütmek ve Şirketi Amacına Ulaştırmanın zor göründüğü kanaatine varıldığı" şeklinde tespitin de mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda "Şirketin 31.12.2023 itibariyle dağıtılabilir durumda 423.905,28 TL karının bulunduğu, kasa ve bankasında 465.484,43 TL bulunduğu, Şirketin herhangi bir Genel Kurul Toplantısı yapmadığı, Genel kurul Toplantısı yapmak için herhangi bir çağrıda da bulunulduğuna ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, Dolayısı ile şirketin herhangi bir kâr payı dağıtma ile ilgili Genel Kurulda alınmış herhangi kararının bulunmadığı" belirtilmiş olup bunun da açıkça tedbiren yönetim kayyımı atanması yönündeki taleplerini destekler nitelikte olduğunu, bu nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2026 tarihli yönetim kayyımı atanması talebi red ara kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yönetim kayyımı atanması taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, TTK'nın 636/ 3. maddesinde düzenlenen haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup; istinaf istemine konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.
Davacı vekilince 29/04/2026 tarihli duruşmada, davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasının talep edildiği; İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın davalı şirkete yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği; karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davalı şirketin 15/06/1993 tarihinde 2 ortaklı limited şirket olarak kurulduğu; şirket ortaklarının başta dava dışı ... (%75 hisse) ile dava dışı...(%25 hisse) olduğu; dava dışı ortak ...'nın hissesini davacıya devrederek 22/02/1995 tarihinde ortaklıktan ayrıldığı; daha sonra şirketin sermaye artırımına giderek ortakların dava dışı ... %50 hisse ile davacı ... %50 hisse olduğu; şirket ortaklarından olan ...'ın 31.03.2022 tarihine kadar şirketi münferiden temsile yetkili müdürlük yaptığı, 31/03/2022 tarihinden itibaren ise 10 yıl süre ile davalı şirket ortağı ... ile dava dışı (paydaş olmayan) ...'ın davalı şirketi müştereken temsil ve ilzama yetkili oldukları anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılama sırasında davacı vekiline muhtıra tebliğ edilerek, menfaat çatışması nedeni ile davalı şirkete temsil kayyımı atanması amacı ile dava açması için süre verildiği; davacı vekilince açılan dava neticesinde davalı şirkete .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. ve ...K. Sayılı ve 07/06/2023 tarihli kararı ile ... Barosu avukatlarından Av. ...in davalı şirkete temsil kayyımı olarak atanmasına karar verildiği, kararın 03/07/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 636/3 maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmünü,
Aynı Yasa'nın 636/4 maddesi de "Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir" hükmünü haizdir.
Anılan maddede ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde limited şirketin feshi davası açabilme olanağı tanınmıştır. Bu nedenle, fesih isteminde bulunan ortağın öne sürdüğü sebep veya sebeplerin var olup olmadığı yahut haklı olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Diğer yandan anılan madde ile fesih davası açıldığında mahkemeye gerekli tedbirleri alma yetkisi verilmiştir. Bu çerçevede, mahkemece davadaki isteme göre, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceğinden, dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilecektir. (Yargıtay 11.HD'nin 03/02/2015 tarih, 2014/15047 E- 2015/1168 K. sayılı ilamı )
İhtiyati tedbir kurumu genel olarak da HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü,
HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü,
Aynı Yasa'nın 396. maddesinde de '' Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise, dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere göre ve özellikle, davacının TTK 636. maddesine dayalı olarak limited şirketin feshi ve tasfiyesi talepli olarak eldeki davayı açtığı ve ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anlaşılmakla, dosyadaki delil durumu, yargılamanın geldiği aşama itibariyle davacı tarafın istinafa konu davalı şirkete yönetim kayyımı atanması yönündeki talebine ilişkin haklılığının yaklaşık olarak ispata elverişli olmadığı gibi şirkete kayyım atanmasını gerektiren bir organ boşluğu da söz konusu değildir. Bu nedenlerle mahkemece davacı tarafın yönetim kayyımı atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, değişen durum ve koşullara göre mahkemeden her zaman yeniden tedbir talep edilebileceği de gözetildiğinde, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında verilen 15/05/2026 tarihli ara karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.03/09/2026
...
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Emsal Karar Arama
Denizli BAM 4. HD, T. 03.09.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.