Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/ Esas - 2026/
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇEKLİ KARAR

ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 3-
İHBAR OLUNAN:
VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/04/2024
KARAR TARİHİ : 08/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; 07.10.2023 tarihinde meydana gelen kazada 34 .... ... plakalı araç sürücünün kusurlu olduğunu, kazada kendisinin kusurunun olmadığını, araçta meydana gelen hasar bedelinin Mapfre şirketi tarafından ödendiğini, ödenen miktarın ... sigorta şirketine rücu edildiğinden ZMMS teminatından kalan kısım olmadığını, bu nedenle 34 .... .... plakalı aracın kasko sigortası olan Orient sigortadan ve diğer davalılardan değer kaybı talebinde bulunduğunu, kaza nedeniyle araçtan mahrum kalındığını ve bu nedenle mahrumiyet bedelinin davalı ....ve ....'dan tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ....Sigorta Şirketinin cevap dilekçesinde özetle; davacının kanunda belirtilen başvuru şartlarını yerine getirmediğini, davacının dava ehliyetinin araştırılması gerektiğini, poliçede ... Katılım'a dain-i mürtehin kaydının olduğunu, davacının aktif dava eliyetini ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ZMMS hadlerinin üzerinde kalan kısımdan teminat limitiyle sorumlu olabileceklerini, kazaya karışanların kusur oranlarının tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, kaza ile hasar arasında illiyet bağının tesis edilmesi gerektiğini, onarım faturası sunulmamış ise KDV taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, değer kaybı hesabının genel şartlar uyarınca yapılması gerektiğini, temerrüte itiraz ettiklerini, davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı ....Şirketinin cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği tarihten önce dava dışı ....Şirketi ile uzun süreli kira sözleşmesi imzaladıklarını, sözü edilen şirkete davanın ihbarını talep ettiklerini, işleten sıfatlarının olmadığını, bu nedenle açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekiğini, maliki oldukları 34 ... ... plakalı aracın ...şirketi tarafından ...'ya kiralandığını, kazanın bu kiralama esnasında gerçekleştiğini, ....şirketinin kendi nam ve hesabına hareket ettiğini, gerçek kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı ...'nın süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı ve münkir sayıldığı görüldü.
Mahkememizin 02/05/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Tensip zaptının 15 ve 17 numaralı ara kararına karşı davacının beyanda bulunmuştur.
34 ..... plakalı aracın maliklik bilgisinin alındığı, 54 ... ....plakalı aracın maliklik bilgisinin alınamadığı anlaşıldı.
Sigorta Gözetim Merkezine, sahibinden.com, dava dışı Maphfre Sigorta, Axa Sigorta, Orient Sigorta şirketlerine,yazılan yazılara cevap verlerek eksper raporu, poliçenin sunulmuştur.
Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne, Marmara Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan yazılara cevap verilerek form BA -BS kayıtlarının dosyaya ibraz edilmiştir.
Akyazı Vergi Dairesi'ne yazılan yazıya cevap verilmiştir.
Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verilerek 34 ... .... plakalı araca ait kirama işlemlerine ilişkin kayıtlar dosyaya ibraz edilmiştir.
....ve ...A.Ş.'ye yazılan yazıya cevap verilmiş, 34 ... .... plakalı araca ait kiralama işlemlerine ilişkin bilgiler dosyaya ibraz edilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği'ne yazılan yazıya cevap verimiş, cevabi yazı ile 54 ... ... plakalı araca ait tescil bilgileri dosyaya ibraz edildmiştir.
Sahibinden.com 'a yazılan yazıya cevap verilmiştir.
Mahkememizin 25/03/2025 tarihli celse 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın muhasebeci bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi raporunu dosyaya ibraz edilmiştir.
Muhasebeci Bilirkişi .... ....'in 14/10/2025 tarihli raporu ile; davalı ....şirketinin ve ihbar olunan ... şirketinin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında sözleşme ve ticari ilişkinin mevcut olduğu, araç kiralama sözleşme süresinin 2 yıl 20 gün olduğu hususları tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, taraf vekillerinin itiraz ve beyanlarını içerir dilekçe sundukları görülmüştür.
Mahkememizin 19/12/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın Bursa ATK'ya gönderilmesine karar verildiği, Bursa ATK tarafından raporun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır.
Bursa Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/02/2026 tarihli rapor ile; sürücü ....'nun %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'nın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu; hasar bedeli, değer kaybı miktarı ve araç mahrumiyet bedeli yönünden; hasar miktarının KDV dahil 126.327,10 TL olduğu, değer kaybı miktarının 40.000,00 TL olduğu, kaza sonucunda dava konusu aracın onarım sürenin 7 (yedi) gün olduğu, ikame araç bedelinin ise 6.300,00-TL olduğunun raporlanarak dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.
ATK raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin itiraz ve beyanlarını içerir dilekçelerini dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
Davacı vekilinin 02/05/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle davasını yalnızca değer kaybı yönünden ıslah ederek 34.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalılar Nurullah Kırmızı ve Orient Sigortadan tahsilini talep etmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık noktaları; 07.10.2023 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı kazaya karışan araçların kusur oranlarının ne olduğu, 54 ... .... plakalı araçta değer kaybının oluşup oluşmadığı, var ise değer kaybı bedeli ile araç mahrumiyet bedelinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği, uzun süreli kira sözleşmesinin var olup olmadığı, sözü edilen sözleşme ile dain mürtehin itirazının husumete etki edip etmeyeceği hususlarıdır.
6098 s. TBK'nın 49/1. maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Yasanın 50/1. maddesinde zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiştir.
2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir.
Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (Sakarya BAM 3. HD 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde Yargıtay 17. HD'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli, YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları). Haksız fiil sorumluluğu içerisinde yer alan değer kaybı zararları tarafların kusur oranlarına göre belirlenecek olup makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur oranının ve zarar miktarının doğru bir şekilde tespiti gerekir.
Somut olayda; davalı .... A.Ş.'ye ait, diğer davalı ....'nın sevk ve idaresinde bulunan 34 ... .... plakalı araç ile davacıya ait 54 ... .... plakalı araç arasında 07/10/2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazaya ilişkin taraflar arasında 07/10/2023 tarihli kaza tespit tutanağı tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Öncelikle davalı ...ve ....A.Ş. yönünde yapılan değerlendirmede;
İşleten tanımı 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesi; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklindedir,
2918 s. KTK'nın 85. maddesi ise; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir,
Bu yasal düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahibinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde, artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Kiracının işleten sıfatını haiz olması için, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2018 gün ve 2016/3444 Esas-2018/4556 Karar sayılı kararında özetle, "...2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Aynı yasanın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir." denilmiştir.
Somut olayda bu kapsamda dosyaya dahil edilen 14/10/2025 tarihli muhasebeci bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı ....ve ....A.Ş.'nin, aracını uzun süreli olarak ihbar olunan şirkete kiralamış olması sebebiyle işleten sıfatı bulunmadığından davalı yönünden davasının pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Dava konusu kaza hakkında kusur ve gerekli hesaplamalara ilişkin raporu tanzim etmek üzere dosya Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığı'na tevdi edilerek rapor aldırılmış, 11/02/2026 tarihli rapor ile; sürücü ,....'nun %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ....'nın %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu; hasar bedeli, değer kaybı miktarı ve araç mahrumiyet bedeli yönünden; hasar miktarının KDV dahil 126.327,10 TL olduğu, değer kaybı miktarının 40.000,00 TL olduğu, kaza sonucunda dava konusu aracın onarım sürenin 7 (yedi) gün olduğu, ikame araç bedelinin ise 6.300,00-TL olduğu tespit edilmiştir.
Kusurun değerlendirilmesi ile tazminat kalemlerinin hesaplanmasına yönelik alınan 11/02/2026 tarihli bilirkişi raporunun dosya içeriği ile uyumlu olduğu, mahkememizce hüküm kurmaya elverişli kabul edildiği, değer kaybı hesaplamasının Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile uyumlu bir şekilde yapıldığı anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; diğer davalılar yönünden; davacı tarafından dosyaya sunulan 02/05/2026 tarihli ıslah dilekçesindeki talebiyle bağlı kalınarak davanın kabulü ile 34.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalı .....yönünden kaza tarihi olan 07/10/2023 tarihiden itibaren, davalı ....A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 24/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte ve davalı ....A.Ş.'nin poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR:
1-Davalı ....ve ....A.Ş. yönünden davasının pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
2-Diğer davalılar yönünden davanın KABULÜ ile 34.000,00-TL değer kaybı bedelinin davalı ...yönünden kaza tarihi olan 07/10/2023 tarihiden itibaren, davalı Orient Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 24/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte ve davalı ...A.Ş.'nin poliçede yazılı limitle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.322,54-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.012,60-TL harç mahsup edildikten sonra kalan 1.309,94-TL karar ve ilam harcının davalılar ....ve ...A.Ş.'den müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalı ...ve ....A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 34.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ....ve ....A.Ş.'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin/nisbi harcı, 585,00-TL ıslah harcı, 17.000,00-TL ATK ücreti, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3.486,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 33.926,20-TL'nin davalılar ...ve ....A.Ş.'den müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Ara buluculuk ücreti olan 3.800,00-TL'nin davalı ...A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair; davacı, davalı ....ve ihbar olunan vekillerinin yüzüne karşı verilen kararın, davacı vekiline tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/09/2026

Katip
e-imzalı


Hakim
e-imzalı




Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.