Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :2024/
KARAR NO :2026/

BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...

DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ :Av.
2-
3-
4-
VEKİLİ :Av.

DAVA : Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğu/Haksız Fiil)
DAVA TARİHİ : 03/06/2024
KARAR TARİHİ :16/09/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (Yöneticinin Sorumluluğu/Haksız Fiil) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin 2 ortaklı davalı şirketin %50 ortağı olduğunu, müvekkilinin eczacı olup, özel bilgi ve tecrübe gerektiren antrepoculuk işleriyle şirket işleyişinden anlamadığı için, davalı şirket yönetimine davalı ...’in seçildiğini, süresiz müdür olarak tayin edilen davalı ve ailesinin ekonomik durumu ve mal varlığı sürekli artarken şirket zarar ettiğinden bahisle müvekkiline kar payı ödenmediğini, davalı müdürün tek başına kararlar aldığını, müvekkilinin ortaklar kurulu toplantı davet ihtarları hastalık ve tedavide olunduğu gerekçeleriyle sonuçsuz bırakıldığını, bu süreçte davalı ...'e kanser tanısı da konulduğunu, her geçen gün durumu ağırlaşan davalının, şirketteki yönetim yetki ve sorumluluğunu gereği gibi ifa edemez hale geldiği gibi, şirketteki yetkilerini kötüye kullanmak ve suistimal etmek suretiyle, şirkete ait banka şifreleri ve diğer özel şifreleri eşi, oğlu ve şirket çalışanına da kullandırarak diğer davalılara karşılığı olmayan yüklü miktarlarda paralar aktarıldığını, davalı ...'in pay sahibi olduğu şirketler lehine karşılıksız ve usulsüz transferler yaparak/yaptırarak, adeta davalı şirketin içi boşaltmaya çalışıldığını ileri sürerek davalı müdürün görevinden haklı sebeple azline, şirkete profesyonel yönetici seçilmesi konusunda davacı müvekkile yetki verilmesine, davalı müdürün kötü ve suiniyetli yönetimi, diğer davalılar iştirak ve eylemleriyle davalı şirkete verdikleri zararlara karşılık (ileride bilirkişi marifetiyle tespit edilecek bedele ıslahla artırmak üzere belirsiz alacak niteliğinde) olmak üzere şimdilik 250.000,00 TL'nin, şirketten elde ettikleri haksız menfaatler ve kazanımlara karşılık olmak üzere şimdilik 250.000,00 TL'sinin, davalı ..., davalı oğlu ... ve davalı eşi ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davalı şirkete iadesine istemiştir. Davalı müteveffa ... hakkında açılan azil davasının işbu tazminat dosyasından tefrik edilerek mahkememizin 2025/832 E. Sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü ve mahkememizin 10/09/2025 tarihli ve 2025/999 K. Sayılı kararıyla davanın kabulüne, davalı müdürün müdürlük görevinden azline karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 01/09/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davadaki talebin her iki davalı yönünden de 6.741.045,25 TL artırarak 500.000,00 TL'den 7.241.045,25 TL'nin dava tarihi itibaren işleyecek yasal faizi birlikte ... ve ...'den tahsili ile şirkete ödenmesini istemiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin sadece depolama hizmeti verdiğini, bunun dışında olan ara nakliye, lojistik, yükleme ve boşaltma hizmetleri ile diğer hizmetler farklı firmalardan temin edildiğini, pandemi döneminde yaşanan zorluklar ve gümrüğe sunulması zorunlu olan teminat eksikliği de eklenince müvekkil firmanın faaliyeti aksıya alındığını, yaklaşık iki yıl müvekkili firmanın herhangi bir faaliyet ve gelir elde etmeksizin sürekli olarak işçilik, genel giderler, kira, işletme ödemleri gibi yüksek giderli borçlanmalara maruz kaldığını, bu dönem içerisinde müvekkil firma hakkında icra takipleri açıldığını, davalı müdür etrafından borçlanarak temin ettiği teminat mektubunu sağlayarak şirketi yeniden faaliyete geçirdiğini, şirket hesaplarından müvekkilleri namına bazı varlıkların gönderildiği doğru olmasına karşın bahse konu paraların tamamı genel şirket borçları için harcandığını, zira şirketin banka hesaplarına devamlı surette haciz ve bloke konulması sebebiyle bu yola mecbur kalındığını, iddiaya konu tüm havale/eft aktarımlarının şirket adına hangi amaçla harcandığı da yazılı delillerle ispatlandığını, böylece şirketin vergi ve kurumlara ödemelerinin gerçekleştirildiğini, icra dosya borçlarının ödendiğini, ayrıca davalı şirketin dava dışı ... Ltd Şti’nden lojistik hizmeti aldığını, bu şirkete yapılan ödemeler de bu hizmetler karşılığı olduğunu, davalı müdüre yapılan bir kısım ödemeler de müdürlük görevinin ifası karşılığı yapılan ödemeler olduğunu, davalı şirketin herhangi bir vergi ve ... borcunun bulunmadığını, genel kurul kararlarındaki imzanın sahteliği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki yazışmalardan davacının çeşitli tarihlerde hesapları inceleyerek davalı müdürü ibra ettiğini, davacının mahkeme aracılığıyla olağanüstü kurula davet ettirme hakkını kullanmadığını, bu hakkı kullanmayan davacının doğrudan azil istemesi ve gerekçe olarak kar payının dağıtılmamasını göstermesi de hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle, yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.Yöneticinin azline ilişkin talebin işbu sorumluluğa dayalı tazminat dava dosyasından tefrik edilerek mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı ve 10/09/2025 tarihli 2025/... Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket müdürü müteveffa ...’in yargılama sırasında, 06/04/2026 tarihinde vefat ettiği, yasal mirasçılarının davalılar ..., ... olduğu görülmüş, usulen taraf teşkili sağlanmıştır. Davaya konu edilen eylemlerin vuku bulduğu tarih ile dava tarihi göz önüne alındığından TTK m.560 hükmünde gösterilen 2 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı sabit olmakla zamanaşımı defi yerinde değildir. Davacı; ortağı olduğu davalı şirketin müdürü olan ...’in şirketin hesaplarındaki paralarını hem kendi hem de diğer davalıların hesaplarına ya da davalı şirket dışında ortağı ve yetkilisi olduğu ... Lojistik, ... Lojistik, ... Lojistik isimli firmaların hesaplarına veya firma çalışanların hesaplarına aktardığını, bu şirketlerin vergi ve diğer borçlarını ödediğini ve sonrasında ise bu şirketlerden fiktif faturalar alınarak şirket gelirlerinin hileli ve örtülü yöntemlerle dışarıya aktarıldığını, bu şirketlerden ... Lojistik firmasının davalı şirkete yüksek bedellerde araç kiralama faturaları düzenlediğini, bu faturaların da fiktif olduğunu, lojistik hizmeti alındığı kabul edilse dahi hizmet bedelinin piyasa şartlarının çok üzerinde olduğunu, davalı şirketin kamu borçlarının ödenmediğini, rekabet yasağı ve dürüstlük kuralına aykırı eylemleri nedeniyle şirketin zarara uğradığını belirterek şimdilik 500.000 TL tazminatın davalı şirkete ödenmesini istemiş, davalılar ise, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin sadece depolama hizmeti verdiğini, lojistik hizmetini farklı firmalardan temin edildiğini, pandemi döneminde yaşanan zorluklar ve gümrüğe sunulması zorunlu olan teminat eksikliği nedeniyle icra takiplerine maruz kalındığını, şirketin banka hesaplarına gelen haciz ve bloke nedeniyle şirket hesaplarından başka hesaplara transfer yapıldığını, ancak bu paraların tamamının şirket borçları için harcandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Antrepo ve Depo İşletmeciliği Ltd Şti’nin iki ortaklı olup, ortaklarının davacı ... ve müteveffa ... olduğu, şirket müdürünün ise ... olduğu şirket sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır.
SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 27/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacının, şirket kaynaklarının/paralarının davalıların banka hesaplarına gönderildiği, davalılar savunmasının ise bu paraların banka hesaplarına gelen hacizler nedeniyle şirketin işleyişini sağlayabilmek için yapıldığı, paraların tekrar davalı şirket için harcandığı yönünde olduğu, detayları raporun yukarıdaki sayfalarında olmak üzere, tüm bu işlemlerin muhasebe kayıtlarında mevcut olduğu, bu işlemlerin şirket muhasebesinde ... Nakliyat isimli hesapta takip edildiği, şirketin hesaplarının incelenmesinde 31.12.2024 tarihli bakiyesinin 192.473,21 TL’nin herhangi bir şirketle ilgili ödemede kullanılmayan kısmını ifade ettiği, davalı şirket hesaplarından diğer davalılara gönderilen ve iade edilen tutarların tespit edildiği, davalılar tarafından söz konusu paraların şirketin hangi işlemi için harcandığı hususunda detaylı bilgi belge sunması halinde şirketin zararının tespit edilebileceği belirtilmiştir.
Mahkememizce dosyanın önceki SMMM bilirkişi ile mahkememizce seçilecek lojistik alanında uzman bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek; a)Davalılarca dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin her biri incelenmek suretiyle söz konusu ihtilaflı işlemlere dayalı gönderilen paraların davalı şirketin ticari faaliyetleri ve menfaatleri doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığı, şirketin hesaplarına bloke ve hacizler geldiğinden bu paraların bu hesaplara aktarıldığı savunması yönünden, davalı şirket hesaplarında ... ve Vergi Dairesince konulan haciz / bloke olup olmadığı, b) davalı şirket hesaplarından para aktarımlarının olduğu ..., ..., ... ile dava dışı ... Lojistik Ltd Şti, ... Lojistik Ltd Şti, TG Nakliyat Şti, ... Lojistik Ltd Şti, ... ve ...’a ait gelen tüm banka hesap hareketleri incelenerek gönderilen paraların akıbetinin belirlenmesi, c) Raporda belirtilen ... nolu ... Nakliyat isimli hesabın gerçek bir hesap olmadığı, davalıları aktarılan nakdin bu hesap altında takip edilip edilmediği, d) Araç kiralama faturaların fatura tarihindeki piyasa rayicine göre fahiş düzenlenip düzenlenmediği hususlarında; her iki taraf vekillerinin dosyaya sunmuş oldukları diğer itirazlarını da karşılayacak şekilde varsa zararın ve tutarının tespiti hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli ek rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.Bu doğrultuda dosyaya sunulan gerekçeli ve denetime elverişli 02/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu htilaflı işlemlere dayalı gönderilen paraların bir kısmının davalı şirketin ticari faaliyetleri ve menfaatleri doğrultusunda kullanıldığı, davalı şirket için kullanıldığı belgelenemeyen tutarlar yönünden davalı şirketin zararının oluştuğu; dava tarihi (03.06.2024) itibariyle; şirket çalışanları ...’in uhdesinde 306.503,60 TL; ...’ın 1.069.236,08 TL; ... Lojistik 1.566.839,71 TL; ... 533.795,00 TL; ... Lojistik 1.385.122,67 TL; ... 554.809,45 TL; ... 1.816.158,19 TL ve ... Lojistik 8.580,55 TL olmak üzere toplam 7.241.045,25 TL olduğu, davalı şirketin 2023 yılı Mayıs ayında hesapları üzerinde ... Başkanlığı'nca konulmuş e-haciz ve blokelerin olduğunun görüldüğü, davalı şirket hesaplarından para aktarımlarının yapıldığı ..., ..., ... ile dava dışı ... Lojistik Ltd. Şti., ... Lojistik Ltd. Şti., ... Nakliyat Şti. ... Lojistik Ltd. Şti., ... ait gelen banka hesap hareketlerinin incelenmesinde gönderilen paraların bir kısmının davalı ... firması ile ilgili vergi ve muhtelif giderler için harcandığı, bir kısmının ise diğer yukarıda isimleri zikredilen firmaların vergi ve muhtelif ödemeleri için kullanıldığının tespit edildiği, raporda belirtilen ... nolu ... Nakliyat isimli hesabın incelenmesinde; kök raporda da belirtildiği gibi söz konusu hesabın şirket banka hesaplarındaki haciz ve blokeler nedeniyle ... hesabına gönderilen ve geri gönderilen/şirket adına yapılan ödemelerin takip edildiği bir hesap olduğu, 31.12.2024 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 192.473,21 TL olduğu, söz konusu bakiyenin ... Antrepo firmasından gönderilip geri dönmeyen veya herhangi bir ödemede kullanılmayan bakiyeyi ifade ettiği, hesabın incelenmesinde açıklamalarda bazı ödemelerin kime yapıldığı Rumuz adıyla (...vb.) belirtilmişse de bazı ödemelerde bu açıklamalar olmadığından kime ne kadar para gönderildiği ve sonuç olarak kimde ne kadar para kaldığı tespit edilemediği, binek/tahsisli araç plakalarının da fatura açıklamasında yer aldığı, dolayısı ile binek/tahsisli araç bedellerinin de fatura edildiğinin anlaşılmış olmasına karşın sadece ilgili dönem için yükleme yapan araçların piyasa rayicinin toplamda, kesilmiş faturalar toplamından yüksek olduğu, ilgili dönem Kasım 2021-Şubat 2024 için daha sonra kesilmiş, dava dosyası içerisinde paylaşılmamış ya da daha sonra kesilecek bir fatura mevcut değil ise düzenlenen faturaların piyasa rayiçler üzerinde olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. TTK'nın 644.maddesinin atfıyla limited şirketlerde de uygulanması gereken, TTK. m.553/1 “Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.” demektedir. Bu durumda somut olayda, ispat yükü üzerinde olan davacının davalıların hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği işlem ve eylemleri ile zarara uğradığını ve iddia edilen işlem ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu ispatla yükümlüdür. Davacı, yöneticiye kusur yüklenmesinin mümkün olduğunu kanıtladığı takdirde, yöneticinin zarar doğurucu işlemlerde kendisinden beklenen özeni gösterdiğini, diğer bir anlatımla o konuda gereken özen yükümünü yerine getirmiş olduğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Yeni TTK, yöneticilerden beklenen özen konusunda sorumluluk hukukunun evrensel ilkelerinden birisini 553.maddenin 3.fıkrasında yasalaştırmıştır. Bu hükümde '' Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.'' denilmiş olup hüküm bir yandan özen yükümünün sınırını çizmekte, diğer yandan ise yöneticinin, davacı tarafından getirilen kusurlu olduğuna ilişkin kanıtları çürütebilmesi için yerine getirmesi gereken ispat yükünün somut içeriğini belirlemektedir ().
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davalı müteveffa ...’in yöneticisi olduğu dönemde davalı şirketin hesaplarına ödenmeyen kamu borçları nedeniyle haciz konulması üzerine, şirketin hesaplarından hem kendi hem de diğer davalı eşi ... ve oğlu ... şahsi hesapları yanında ortağı olduğu ... Lojistik, ... Lojistik, ... Lojistik isimli firmaların hesaplarına veya bu firma çalışanların hesaplarına para gönderdiği, dava konusu ihtilaflı işlemlere dayalı gönderilen paraların bir kısmının davalı şirketin ticari faaliyetleri ve menfaatleri doğrultusunda kullanıldığı, davalı şirket için kullanıldığı belgelenemeyen tutarlar yönünden davalı şirketin zararının dava tarihi itibariyle toplam 7.241.045,25 TL olduğu, şirket kayıtlarında yer alan .... Nakliyat” isimli hesabın haciz ve blokeler nedeniyle (...) ... hesabına gönderilen ve geri gönderilen/şirket adına yapılan ödemelerin takip edildiği bir hesap olduğu, bilirkişi tarafından dosyaya celp edilen banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle hesaplardaki para akışının ve akıbetinin belirlendiği, davacı vekilinin rapora itiraz nedenlerinden olan şirket müdürünün keşidecisi, şirketin lehtarı veya avalisti olduğu senetler yönünden bilirkişinin değerlendirmesine itiraz etmiş ise de, bu senetler hakkında açılmış menfi tespit davasının olduğunu ileri sürmediği gibi iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ilkesi gereğince bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı, yine talep artırım dilekçesinde, davalı ...'in davalı müteveffa şirket müdüründen almış olduğu Bursa 17. Noterliği'nin 08867 yevmiye numaralı ve 06.02.2024 tarihli vekaletname doğrultusunda şirketi fiilen yönettiği, vekalet görevini ve şirket yönetimini basiretli bir vekil gibi sadakat ve özenle yürütmek yerine, gerçekleştirdiği haksız işlemlerle şirketi zarara uğrattığı iddia edilmiş olup, dava dilekçesinde ileri sürülmeyen davalı ...'in vekalet görevini kötüye kullanarak şirketi zararı uğrattığına dair iddianın iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından itibar edilmediği, işbu davada; davacı ortağın davalı müteveffa şirket müdürü ... hakkında TTK m.553 hükmüne; diğer davalı gerçek kişiler bakımından haksız fiil hükümlerine dayanmış olup, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin, tasfiye memurlarının ve kurucuların vermiş oldukları bu zararlar nedeniyle TTK'nın 553 ve 555.maddeleri uyarınca ortaklık, ortaklar ve ortaklık alacaklıları tarafından sorumluluk davası açılabildiği, bu durumda her bir pay sahibi şirketin uğradığı zararın şirkete ödenmesini talep edebileceği, söz konusu yasal düzenlemelere göre ortak, şirketin zararı için tazminatın şirkete ödenmesi talebi ile maddede yazılı kişilere karşı tazminat davası açabileceği, bunun sonucu olarak şirketin uğradığı zararlar bakımından şirket ortağına, şirkete ödenmek üzere üçüncü kişilere karşı dava açma hakkı veren bir yasal düzenleme bulunmadığı, dolayısıyla haksız fiile dayalı davalı gerçek kişilere talep hakkının davalı şirkete ait olup bu davalıların şahsına ikame olunan davanın aktif husumet nedeniyle reddi gerektiği, ancak davalı gerçek kişiler ... ve ... aynı zamanda davalı şirket müdürü müteveffa ...’in kanuni mirasçıları olduğundan bu sıfatla sorumlulukların bulunduğu, davalı ...'in ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2026/ -2026/ E.K sayılı ve 30/06/2026 tarihli kararı ile ...'in mirasını kayıtsız şartsız reddettiği, kararın kesinleştiği anlaşılmakla; davacının davalı şirket müdürü müteveffa ... hakkındaki sorumluluk davasının kabulüne, 7.241.045,25 TL’nin müteveffanın kanuni mirasçısı olan davalı ...'den davalı şirkete ödenmesine, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet nedeni ile reddine, davacının davalı ... ve ... hakkındaki haksız fiile dayalı davasının ve tedbir talebinin aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı şirket müdürü müteveffa ... hakkındaki sorumluluk davası yönünden;
a-Davacının davalı şirket müdürü müteveffa ... hakkındaki sorumluluk davasının müteveffanın kanuni mirasçısı davalı ... yönünden kabulüne, 7.241.045,25 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte müteveffanın kanuni mirasçısı davalı ...'ten tahsili ile davalı şirkete ödenmesine,
b-Davacının davalı şirket müdürü müteveffa ... hakkındaki sorumluluk davasının müteveffanın diğer kanuni mirasçısı ... yönünden ise, davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-Davacının davalı ... ve ... hakkında haksız fiile dayalı tazminat davası yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
3-Davacının talep artırım dilekçesinde talep ettiği ihtiyati haciz zımnında ihtiyati tedbir talebinin aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine,
4-Alınması gereken 494.635,80.-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL peşin harç ile 115.121,00.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 379.087,20.-TL karar ve ilam harcının müteveffanın kanuni mirasçısı davalı ...'ten tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 855.283,62.-TL vekalet ücretinin müteveffanın kanuni mirasçısı davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 115.976,20.-TL harç, 30.000,00.-TL kayyum ve bilirkişi ücreti ve 6.077,00.-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 152.053,20.-TL yargılama giderinin müteveffanın kanuni mirasçısı davalı ...'ten alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
7-Davalılar ... ve ... hakkında haksız fiile dayalı davanın aktif husumet nedeni ile reddine karar verildiğinden, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'e verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026


Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza




Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.