T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
: 2-
: 3-
VEKİLİ :
: 4-
: 5-
VEKİLİ :
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davacının, akaryakıt, turizm, lastik ve sair alanlarda faaliyet gösteren dava dışı ... Petrol Ürünleri Turizm Otomotiv Ltd. Şti.’nin 1.500 payından 375 adedine (%25) sahip ortağı olduğunu, davacının uzun yıllar şirketin yönetiminde bulunduğunu, 10/02/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına kadar davacı ..., ..., ... ve davacının oğlu ...’in şirket yönetiminde görev yaptığını, şirketin mali yapısında meydana gelen bozulma üzerine 2023 yılı içerisinde ortaklar ve temsilcileri arasında çeşitli toplantılar yapılarak açık hesap borçlarının ödeme planına alınması, kredi kartı ve diğer tahsilatların şirket hesaplarına aktarılması, stokların azaltılması, şirket muhasebe ve finans yapısının güçlendirilmesi ve banka borçlarının kapatılması yönünde kararlar alındığını, ancak bu kararların davacı ve oğlu ... dışındaki ortak ve yöneticiler tarafından yerine getirilmediğini, 2023 yılı Temmuz ayında şirkete ait üç adet bitişik işyerinin aylık 40.000,00 TL bedelle kiralanması hususunda anlaşmaya varılmasına rağmen ... ve oğullarının muhalefeti nedeniyle kiralamadan vazgeçildiğini ve taşınmazların boş bırakılması suretiyle şirketin kira gelirinden mahrum kaldığını; 25/07/2023 tarihli toplantıda şirketin mali durumu değerlendirilerek 12.000.000,00 TL’yi bulan banka borçlarının kapatılabilmesi amacıyla stok fazlası lastik, jant, akü ve madeni yağların satılması ve mal alımlarının müdürler kurulunca belirlenen limitler dâhilinde gerçekleştirilmesi yönünde karar alındığını, şirket tahsilatlarının şirket banka hesapları ve kasasına girmesine ilişkin kararların da uygulanmadığını; 21/08/2023 tarihli toplantıda gecikmiş borçların kapatılması, şirketin gelir-gider durumunun ortakların erişimine açılması ve müdürler kurulunun oluşturulması hususlarında kararlar alındığını, ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle 21/12/2023 ve 28/01/2024 tarihlerinde şirketin tasfiyesi ve şirketin petrol, otel ve lastik olmak üzere üç ana faaliyet kolunun ayrı ayrı değerlenmesi hususlarının görüşüldüğünü, gayrimenkuller ile şirketin değerlemesine yönelik çalışmalar yaptırıldığını, ancak tasfiye sürecinin sonuçlandırılamadığını; şirketin mali durumunun giderek kötüleştiğini, ortaklar arasındaki güven ve ortak amaç unsurunun ortadan kalktığını, şirketin uzun süredir kâr dağıtımı yapmadığını, ortakların şirket faaliyetleri ve mali kayıtları konusunda bilgi edinmelerinin engellendiğini, özellikle şirketin lastik satış ve onarım bölümünde ..., ... ve ...’in oğlu ... tarafından şirket kayıtları dışında satış ve işlemler yapıldığını, şirkete ait stokların şirket dışında tutulan bir depoya götürülerek buradan faturasız satış gerçekleştirildiğini, lastik, jant, akü ve yağ stoklarının önemli bölümünün bu depoda bulunduğunu; şirketin Konya şubesinin fiilen ... ve oğullarının kontrolünde bulunduğunu, şubenin mali durumuna ilişkin diğer ortak ve müdürlere bilgi verilmediğini, gereğinden fazla lastik stoku oluşturularak şirketin zarara uğratıldığını ve kayıt dışı satış yapılarak satış bedellerinin şirket kayıtlarına yansıtılmadığı yönünde şüphe oluştuğunu ayrıca, ... ve ...’in oğlu ... tarafından şirketten sistematik şekilde para transferleri gerçekleştirildiğini, şirket kasasının şirketle ilgisi bulunmayan kişisel ve ailevi harcamalarda kullanıldığını; ...’in eşi ... ’e düzenli nakit ödeme yapıldığını ve birtakım kişisel giderlerinin şirket kasasından karşılandığını, ...’in şahsi kredi kartı harcamalarının şirket malvarlığından ödendiğini, ... ve ailesine ait düğün, kuaför, halı, perde ve 346.000,00 TL tutarındaki altın giderleri ile ...’in bazı şahsi giderlerinin şirket kaynaklarından karşılandığını, ayrıca “Konya Depo” ve benzeri açıklamalarla yüksek tutarlarda şirket kasasından para çıkışı gerçekleştirildiğini, şirket adına yapılan bazı alımlarda şirket kasasından nakit para alınmasına rağmen alımların kişisel kredi kartlarıyla taksitlendirilerek yöneticilerin nema elde ettiğini ve şirketin kredi kullanmak zorunda bırakıldığını; örnek olarak ...’in 200.000,00 TL tutarındaki lastik alımında şirketten nakit 200.000,00 TL aldığı hâlde ödemeyi kendi kredi kartıyla beş taksite böldüğünü, bu işlem nedeniyle ... lehine yaklaşık 20.000,00 TL menfaat, şirket yönünden ise faiz giderleriyle birlikte yaklaşık 45.000,00 TL zarar meydana geldiğini, dosyaya sunulan kredi kartı ekstrelerinin yaklaşık 2.000.000,00 TL tutarında olduğunu ve davacı tarafça tespit edildiği ileri sürülen 11.500.000,00 TL tutarındaki paranın hesabının verilmediğini, 26/09/2024 tarihli ihtarnamelerle, şirket kasasında “Konya Dükkan” açıklamasıyla gerçekleştirildiği belirtilen ve herhangi bir belgeye dayanmadığı iddia edilen toplam 7.088.000,00 TL tutarındaki ödemeler ile ...’in şahsi kredi kartı ödemelerine ilişkin 4.381.920,00 TL tutarındaki işlemlerin şirket harcamalarıyla ilgisinin açıklanmasının ve bunlara ilişkin belgelerin ibrazının istendiğini, ancak ... ve ...’in oğlu ... tarafından gönderilen cevaplarda bu işlemlere ilişkin bilgi ve belge sunulmadığını; şirkete ait benzin istasyonlarının satışlarından elde edilen nakdin ... tarafından toplandığını ve bu tahsilatların önemli bir bölümünün şirket hesaplarına geçirilmediğinin tespit edildiğini, şirketin mali yapısındaki usulsüzlüklerin araştırılmasını isteyen davacı ve oğlu ...’in bilgi, belge ve şirket hesaplarına erişimlerinin engellendiğini, 10/02/2025 tarihli olağanüstü genel kurulda davacı ve oğlu ...’in müdürlük görevlerine son verilerek ..., ...’in oğlu ... ve ...’nun müdür seçildiğini, söz konusu genel kurul kararlarının iptali istemiyle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında dava açıldığını; ayrıca şirketin haklı nedenle feshi istemiyle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, şirket ortak ve yetkilileri hakkında Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında suç duyurusunda bulunulduğunu, 10/02/2025 tarihli genel kurul sonrasında şirket tarafından 27/02/2025 tarihinde ... A.Ş.’den yüksek miktarda kredi ve teminat mektubu kullanıldığını, ... tarafından 21/05/2025 tarihinde keşide edilen ihtarnameyle mevcut kredilerin teminatının banka riskini karşılamaya yetersiz olduğunun bildirilerek ek teminat istendiğini, ayrıca ... Yapı Kooperatifi tarafından 02/05/2025 tarihli ihtarnameyle muaccel hâle gelen toplam 6.199.600,00 TL’nin ödenmesinin talep edildiğini belirterek şirketin borçlandırılmaya devam edildiğini ve davalıların mal kaçırma ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenlerle şirket yöneticilerinin eylemleri nedeniyle dava dışı şirketin uğradığı zararın tespitine, TTK’nın 555. maddesi kapsamında ve farklılaştırılmış teselsül ilkesi gözetilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000.000,00 TL’nin ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsil edilerek dava dışı ... Ltd. Şti.’ye ödenmesine, dava sonuçlanıp kesinleşinceye kadar öncelikle teminatsız, aksi kanaatte uygun teminat karşılığında davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, şirketin finansal durumunun ... ile oğulları ... ve ...'in kötü yönetimi nedeniyle bozulduğu, şirket malvarlığının şahsi menfaatler doğrultusunda kullanıldığı, şirketten yüksek miktarlarda para çekildiği ve şirketin zarara uğratıldığı iddialarına dayanarak şirketin feshini talep ettiğini; ancak dava dilekçesinde müvekkilleri ... ve ...'e yönelik herhangi bir somut iddia veya vakıaya yer verilmediğini, müvekkillerinin şirketi kötü yönetme veya zarara uğratma niteliğinde herhangi bir eylemlerinin bulunmadığını, ... ... Petrol Turizm Ltd. Şti.'nin 1954 yılında kurulmuş bir aile şirketi olduğunu; mevcut ortaklarının ..., ..., ... ve davacı ... olduğunu, şirketin otel, akaryakıt istasyonları ile Beyşehir ve Konya'da lastik satış ve tamir işletmelerinin bulunduğunu, davacı ... ile bir dönem şirket müdürlüğü yapan oğlu ...'in şirketi zarara uğratan eylemlerinin ortaya çıkması, müvekkillere talep edilen bilgi ve belgelerin verilmemesi ve uzun süredir genel kurul yapılmaması üzerine ... tarafından ihtarname gönderilerek genel kurul toplantısı yapılmasının talep edildiğini; sonuç alınamaması üzerine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/12/2024 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararıyla kayyım aracılığıyla genel kurul yapılmasına karar verildiğini, kayyım marifetiyle 10/02/2025 tarihinde yapılan genel kurulda, ... ve oğlu ...'in müdürlük görevlerine son verildiğini; ..., ... ve ...'in yeni müdürler olarak seçildiğini ve her birine şirketi tek başına temsil yetkisi verildiğini, bu genel kurul sonrasında davacı ... tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında genel kurul kararlarının iptali davası ile Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında şirketin feshi ve haklı sebeple ortaklıktan çıkma istemli dava açıldığını; ayrıca Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasına konu suç duyurusunda bulunulduğunu ve yöneticilerin sorumluluğu istemiyle arabuluculuğa başvurulduğunu, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında 11/04/2025 tarihinde denetim kayyımı atandığını, davacı tarafından açılan davalarda ... ile oğulları ... ve ...'in şirketi kötü yönettiğinin ileri sürüldüğünü, yapılan araştırmalar sonucunda ise davacı ... ile oğlu ...'in yönetim döneminde başlayan şirketi zarara uğratıcı sürecin ... ve oğulları ... ile ... tarafından devam ettirildiğinin anlaşıldığını; özellikle tek başına imza ve temsil yetkisi bulunan ...'in şirketi zarara uğratan eylemlerinin tespit edilmesi üzerine ... ve ... tarafından Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ...'in müdürlükten azli istemiyle dava açıldığını, dava dilekçesinde şirketin feshi istemine dayanak gösterilen eylemlerin müvekkilleri ... ve ...'e isnat edilmediğini ve bu kişilerin şirketi zarara uğratıcı herhangi bir eylemlerinin bulunmadığını savunarak, davanın ... ve ... yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilleri ile diğer davalıların şirketi kötü yönettikleri ve zarara uğrattıkları iddiasıyla şirketin feshi ve diğer taleplerde bulunduğunu, ancak ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, somutlaştırılmadığını ve davanın reddi gerektiğini, ... ... Ticaret Ltd. Şti.'nin 1954 yılında kurulan bir aile şirketi olduğunu, şirket sermayesinin 1.500.000,00 TL ve 1.500 paydan oluştuğunu; ..., ..., ... ve ...'in 375'er pay ile %25 oranında ortak olduklarını, şirketin faaliyetlerini akaryakıt istasyonları, otel, lastik satış ve tamir işletmeleri üzerinden sürdürdüğünü, şirketin 10/02/2025 tarihindeki genel kurula kadar fiilen davacı ... ve oğlu ... tarafından yönetildiğini; ... ile ...'in şirket işlerinden uzak tutulduğunu, banka hesapları, krediler ve mali kayıtlara ilişkin bilgilerin kendilerine verilmediğini, uzun süredir genel kurul yapılmaması üzerine ortak ...'nun genel kurul yapılmasını talep ettiğini, sonuç alınamayınca açılan dava sonucunda Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/12/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararıyla kayyım marifetiyle genel kurul yapılmasına karar verildiğini, kayyım eşliğinde yapılan 10/02/2025 tarihli genel kurulda ... ile oğlu ...'in müdürlük görevlerinin sona erdirildiğini, davanın esasen davacı ile oğlunun müdürlük görevlerinin sona ermesinden sonra açıldığını, davacının ileri sürdüğü olayların önemli bölümünün yeni yönetimin göreve başladığı 10/02/2025 tarihinden önceki döneme ilişkin olduğunu, bu nedenle yeni yönetime sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacı tarafından ileri sürülen faturasız veya düşük bedelli lastik satışı, stokların gereksiz artırılması, akaryakıt istasyonları ve market gelirlerinin şahsi hesaplara aktarılması, şirket paralarının şahsi hesaplara gönderilmesi ve banka teminat mektupları nedeniyle şirketin borçlandırılması iddialarını kabul etmediklerini, şirketin tüm işlemlerinin kayıt altında olduğunu, davalılar ... ve ...'in şirket ortağı ve dava konusu dönemde şirket yöneticisi olmadıklarını, ...'in ise aktif yönetici olmadığını, ayrıca şirketin davada taraf gösterilmediğini, verilecek kararın şirketi doğrudan ilgilendirmesi nedeniyle şirketin davaya dahil edilmesi gerektiğini ve şirket genel kurulunca yöneticilere karşı sorumluluk davası açılmasına ilişkin karar bulunmadığını, davacının taleplerinin hangi davalının hangi somut eyleminden kaynaklandığını, kimden ne miktarda talepte bulunulduğunu açıklamadığını; vakıaların ve taleplerin somutlaştırılması gerektiğini ayrıca davacının iddialarının aksine, şirketin uzun yıllar davacı ... ile oğlu tarafından yönetildiğini, bu dönemde şirketin mali durumuna ilişkin diğer ortaklara eksik ve yanıltıcı bilgi verildiğini ve yapılan incelemelerde şirketin 2023 yılı sonu itibarıyla mali durumunun sağlıklı olmadığının ortaya çıktığını, davacının oğlu ...'in müdür olduğu dönemde Konya-Beyşehir yolu üzerindeki şirkete ait petrol tesisindeki dinlenme tesisini kendi adına işlettiğini, şirkete rekabet oluşturduğunu, kendi adına kesilen faturaları şirkete ödettiğini ve şirketten kendi hesabına para aktardığını; ayrıca Seydişehir, Konya ve Beyşehir'deki bazı taşınmazların satış veya devirlerinden elde edilen bedellerin şirkete aktarılmadığını, bu hususların şirketin mali kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıkacağını, davacı tarafından müvekkil ...'in ağabeyine para aktardığı, kredi kartı borçlarını şirkete ödettirdiği, şirketten nakit aldığı ve şirket borçlarını kendi kredi kartıyla ödeyerek menfaat sağladığı yönündeki iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, şirket tarafından yapılan tüm ödemelerin kayıt ve belgelerinin bulunduğunu, ayrıca kayıt dışı lastik satışı yapıldığı iddiasının da doğru olmadığını, yeni yönetimin göreve gelmesinden sonra şirketin mali yapısını düzeltmeye yönelik çalışmalar yapıldığını, ... tarafından 30.000.000,00 TL'yi aşan şirket borcunun kapatıldığını, şirket adına yeni girişimlerde bulunulduğunu ve teminat mektupları alınarak şirket faaliyetlerinin sürdürüldüğünü, şirketin kötü yönetilen veya borca batık durumda olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen 7.088.000,00 TL ve 4.381.920,00 TL tutarındaki harcamaların şirket kayıtlarında bulunduğunu, bunların şirket faaliyetleri kapsamında yapılan ödemeler olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyasında ise 02/09/2025 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının ileri sürdüğü hususların hukuki uyuşmazlık niteliğinde değerlendirildiğini, TBK ve TTK kapsamında müvekkillerinin sorumluluğunu gerektiren koşulların oluşmadığını, davacının iddialarının somut ve yeterli delillerle ortaya konulmadığını savunarak davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu gerekçesiyle her bir davalı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davalıların bir dönem ya da halen şirket yöneticisi olup olmadıkları, 17/06/2023 tarihli, 11/07/2023 ve 25/07/2023 tarihli genel kurulların yapıldığı dönemlerde kimlerin yönetim kurulunda bulunduğu, bu genel kurullarda hangi kararların alındığı, yönetim kurulunun bu toplantılarda alınan kararların icrasının gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri, şirket mülkiyetindeki taşınmazların kiralanmaması nedeniyle şirketin zarara uğrayıp uğramadığı, davalı ...'in şirkete ait paraları kendi uhdesine ve ... uhdesine haksız olarak geçirip geçirmediği, şirketin gereksiz olarak borçlandırılıp borçlandırılmadığı, bankalardan gereksiz yere kredi kullanılıp kullanılmadığı, kullanılan kredilerle hangi faaliyetlerde bulunulduğu, bu faaliyetler nedeniyle şirketin zarara uprayıp uğramadığı, davalılardan ... , ... ve ... lastik satış ve onarım bölümünde faturasız satış ve onarım yapıp yapmadığı, şirketin bundan zarar görüp görmediği, ... ve çocuklarının şirkete ait paraları haksız olarak kendi uhdelerine geçirip geçirmedikleri, şirketin gereksiz yere lastik stoğu yaparak zarara uğrayıp uğramadığı, davalıların yönetim kurulu üyeliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri, varsa davalıların kasti ya da ihmali davranışları nedeniyle şirketin zarara uğrayıp uğramadığı ve varsa zarar tutarının ne kadar olduğu ile davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadıkları hususlarından ibarettir.
6102 s. TTK'nın 644. maddesindeki atıf nedeniyle limited şirketlere de uygulanması gereken 553/1. maddesi uyarınca, " Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar."
İstanbul BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; "... yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ile amaçlananın; zarar verene isnat edilebilecek ve onun hukuk düzenince onaylanmayan bir davranışından kaynaklanan zararın giderilmesi olduğu, sorumluluğu düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 553.maddesi hükmüne göre kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurları ile ihlal etmeleri halinde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları, hukuk sisteminin anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu halinde de her türlü zarara tazminat sonucunu bağlamadığı, yönetim kurulu üyelerinin Türk Ticaret Kanununa istinaden hukuki sorumluluklarına hükmedilebilmesinin; zarar, hukuka aykırılık, kusur ve illiyet bağı koşullarının gerçekleşmesine bağlı olduğu, ispat yükünün iddia eden davacı üzerinde olduğu; ..." şeklindedir.
Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle şirketin zarar gördüğünün ve oluşan zararın miktarının davacı tarafça ispatı gerekir.
Taraflarca tanık deliline dayanılmış ise de, ileri sürülen iddiaların tamamının tanıkla ispatının mümkün olmadığı kabul edildiğinden tanık dinletme talepleri reddedilmiştir.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 02/03/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile, davalı ..., ... ve ...'in müdürlük görevlerinin devam ettiği, davalı ...'in müdürlük görevinin ise sona erdiği, ...'in ise müdürlük görevinin bulunmadığı, davacının 30/07/2015 - 11/02/2025 tarihleri arasında yönetimde olduğu, davalı ... ile şirket arasında karşılıklı para alışverişinin olduğu, son olarak ...'in şirketten alacaklı olduğu, yine ...'in de şirketten alacaklı gözüktüğü, ... ve ... yönünden olağan dışı, süreklilik arz eden veya artış eğiliminde şirket aleyhine borç bakiyesi oluştuğunu gösterecek mahiyette somut bir bulguya rastlanmadığı, bu nedenle mevcut ticari defter ve belgeler üzerinden şirket malvarlığının haksız şekilde davalıların uhdesine geçirildiğini gösterir muhasebesel kaydın bulunmadığı, kredi kullanımının şirket faaliyetlerinde önceki dönemlerden itibaren süregelen bir finansman yöntemi olduğu, 11.02.2025 tarihinde kısa vadeli kredi borcunun 24.963.901,43 TL; 18.07.2025tarihinde ise 24.124.407,08 TL olduğu, davalıların görev döneminde kısa vadeli kredi borcunda önemli bir artış olmadığı, aksine sınırlı azalış bulunduğu, bu nedenle “gereksiz kredi kullanımı suretiyle olağan dışı borçlandırma” ve buna bağlı ölçülebilir bir zarar tespitinin ticari defter kayıtlarıyla doğrulanamadığı, 2024 ve 2025 yıllarının aynı dönemleri karşılaştırıldığında satış hacminde artış olmakla birlikte, özellikle 2025 yılı Nisan—Haziran ve Temmuz-Eylül dönemlerinde maliyet artışının satış artışından daha yüksek gerçekleştiği, buna bağlı olarak kârlılık oranlarında düşüş ve bazı dönemlerde zarar oluştuğu,11.02.2025—16.07.2025 döneminde lastik alışının 131.568.488,67 TL; lastik satışının 158.018.151,46 TL olduğu; satışın alıştan 26.449.662,79 TL fazla olduğu ve bunun alışa oranla % 20,10 seviyesinde bulunduğu, bu farkın stok devri/önceki dönem stokları/satış fiyat politikası ve ticari marj kapsamında değerlendirilmesi gereken bir sonuç olduğu, kârlılıktaki düşüşün esasen faaliyet hacmi azalmasından değil maliyet artışlarından kaynaklandığı mütalaa edilmiştir.
Her ne kadar raporda ... isimli kişilerin birbiriyle karıştığı yönünde taraflarca itirazda bulunulmuş ise de iki farklı ...'in mevcut olduğu bilirkişi raporunun 38. sayfasında açıkça tespit edilmiştir. Bu nedenle aksi yöndeki itirazlara itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 24/07/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile, davalı ... yönünden şirket malvarlığının şahsi menfaatine kullanıldığına, şirket varlıklarını azaltıcı veya süreklilik arz eden şekilde şirketi zarara uğratıcı nitelikte işlemler bulunduğuna dair ticari defterlerde bulunan ticari defterlerde bulunan banka kayıtlarıyla doğrulanabilir somut mali bulguya ulaşılamadığı, şirket kârlılığındaki bozulmanın ise ağırlıklı olarak maliyet artışları ve dönemsel kârlılık düşüşleri ile uyumlu olduğu, şirketin lastik ve akü satışı yapıldığı belirtilen yere 10.07.2026 tarihinde yapılan ziyarette, binanın boş olduğunun, kapılarının kilitli olduğu ve içinde kimsenin bulunmadığının görüldüğü, iş yerlerinin 24 aylık dönem için Kira Toplamı; 1.272.336,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu olaylarla ilgili olarak yürütülen Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... S. sayılı dosyasında KYOK kararı verildiği, karara yönelik itiraz başvurusunun da reddedilmesi üzerine KYOK kararının kesinleştiği, davacı tarafça getirtilmesi istenen fatura ve diğer dava tarihinden sonraki döneme ilişkin olduğu, yine kooperatif hisse devrine ilişkin bir iddianın da dava dilekçesinde yer almadığı, davalıların açık muvafakatlerinin bulunmaması karşısında buna ilişkin değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, davacı 2023 yılında alınan kararların gereklerinin yerine getirilmediğini iddia etmiş ise de bu dönemde kendisinin de yönetimde olduğu, dolayısıyla varsa oluşan zarardan kendisinin de sorumlu olduğu, bununla birlikte karar gereklerinin yerine (getirilmemişse) getirilmemesine dayalı zarar iddiasının da usulünce ispatlanamadığı, şirkete ait iş yerlerinin kullanımı konusunda yetkisinin yönetim kuruluna ait olduğu, kiralama ya da başka türlü değerlendirme konusunda yönetimin serbest olduğu, davacının kendi döneminde kiralandığı yönünde bir iddianın da bulunmadığı, iş yerinin kiralanması konusunda yönetimin serbestçe tasarrufta bulunabileceği, kira kaybı zararı iddiasının kusurun ispatlanamaması karşısında dinlenebilir olmadığı, davalı ... ile davalı ...'in şirkete ait paraları uhdelerine geçirdikleri iddia edilmiş ise de bu iddianın usulünce ispatlanamadığı, her iki davalınında ticari defterlerde şirketten alacaklı gözüktüğü, bu kayıtların aksinin de ispatlanamadığı, şirketin gereksiz kredi yükleri altına girdiği iddia edilmiş ise de bilirkişi raporu ile davalıların yönetimde olduğu süreçte borçlanma miktarında azalma meydana geldiğinin tespit edildiği, faturasız satış ve onarım yapıldığı iddia edilmiş ise de bu iddianın da usulünce ispatlanamadığı, lastik stoğunun gereksiz olduğu belirtilmiş ise de bu iddianın da ispatlanamadığı, sonuç itibariyle davalıların kusurlu eylemlerinin ve bu eylemlerden kaynaklı zararın usulünce ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Peşin alınan 17.077,50 TL harçtan, karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL. harcın mahsubu ile bakiye 16.345,50 TL. fazla harcın istek halinde davacıya İADESİNE,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.900,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13/4. maddesi uyarınca tayin ve takdir olunan, 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara (EŞİT ORANDA) verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ve gerekçeli kararın tebliği için yapılacak yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16.09.2026
Başkan Üye Üye Katip
Emsal Karar Arama
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.