T.C.
İSTANBUL
25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1101 Esas
KARAR NO : 2026/161
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 20/01/2026
KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; ...adresinde 26.08.2024 tarihinde ... ekipleri tarafından yapılan çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait altyapının hasara uğratıldığını, bu durumun müvekkili şirket personeli tarafından tutulan hasar tespit tutanağı ile kayda alınmış olup hasar mahallinde fotoğraf çekimleri yapıldığını, müvekkili şirketin, yüklenici firması olan... A.S.'ne hasarın giderimini sağlattırmış olup, hasar kapsamında kullanılan malzeme ve işçilik bedellerinin dilekçe ekinde sundukları tablolarla belgelendirildiğini ve faturalandırıldığını, müvekkili şirketin hasardan dolayı toplamda 2.091,97 TL zarara uğramış olup zararının giderilmediğini, bu kapsamda davalıların hasara sebep olduğu kazı ruhsatı kayıtlarından da anlaşılabilecek olup, ilgili belediyeye müzekkere yazılması durumunda hasara sebebiyet veren faillerin açığa çıkacağın belirtmiş olup, 26.08.2024 tarihli haksız fiil sonucu müvekkili şirketin uğradığı 2.091,97 TL zararın, hasar tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. tarafından 26.08.2024 tarihinde ... adresinde gerçekleştirilen çalışmalar sırasında davacıya ait altyapı tesislerine zarar verildiği iddiasıyla tazminat talep edildiğini, davalı ... A.Ş.’nin 6446 sayılı Kanun kapsamında lisans sahibi elektrik dağıtım şirketi olarak faaliyet gösterdiğini, elektrik dağıtım tesislerine ilişkin bakım ve onarım işlerinden uzmanlık alanı dışında kalan kazı ve inşaat işlerinin eser sözleşmeleri kapsamında yüklenici firmalar eliyle gerçekleştirildiğini, dava konusu tarih ve adreste yapılan kazı çalışmasının doğrudan davalı şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, yapılan incelemede çalışmanın ...A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğinin belirlendiğini, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, dava konusu çalışma bakımından yüklenici şirket ile yapılan sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, kazı işinin anahtar teslimi olarak yükleniciye bırakıldığını, davalı şirketin eser sahibi/ihale makamı konumunda bulunduğunu, yüklenicinin yaptığı iş üzerinde emir ve talimat verme yetkisi veya kontrol sorumluluğu bulunmayıp yalnızca işin sözleşmeye uygunluğunu denetleme hakkının bulunduğunu, eser sözleşmesi kapsamında yüklenicinin iş sahibinden bağımsız olarak faaliyet göstermesi nedeniyle üçüncü kişilere verdiği zararlardan bizzat sorumlu olduğunu ve bu zararlardan iş sahibinin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, altyapı çalışmalarına başlanmadan önce ...üzerinden ilgili kurumlara bildirim yapılarak çalışma yapılacak bölgede kazıya engel bir altyapı tesisi bulunup bulunmadığının sorulduğunu, dava konusu çalışma için de ... üzerinden gerekli başvurunun yapıldığını ve çalışma ruhsatı alındığını, altyapı tesisi davalı şirkete ait olduğundan ruhsatın davalı şirket adına alınmasının zorunlu olduğunu, ancak bunun kazı çalışmasının bizzat davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlamına gelmediğini, davacı ... tarafından çalışma yapılacak alandaki telekomünikasyon tesislerinin yeri ve özellikle kablo derinliği konusunda herhangi bir görüş veya uyarı bildirilmediğini, davacı tarafından ... başvurusuna cevap verilmemesi nedeniyle kazı güzergâhının çalışmaya uygun olduğunun kabul edildiğini, davacının altyapı tesislerinin konumuna ilişkin bilgi vermesi, gerektiğinde çalışma sırasında refakatçi bulundurması veya güzergâhın uygun olmadığını bildirmesi halinde çalışma şeklinin ya da güzergâhının değiştirilebileceğini ve olası zararın önlenebileceğini, bu nedenle davacının görüş bildirmemesinin meydana geldiği iddia edilen zarar üzerindeki etkisinin de kusur değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, davalı şirketin zarardan sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde dahi, davacıya ait yer altı tesislerinin mevzuata ve teknik standartlara uygun şekilde konumlandırılıp konumlandırılmadığının araştırılması gerektiğini,...ve internet hatlarının belirli asgari derinliklerde döşenmesi ve tesislerin üzerinde uyarı bandı veya benzeri işaretlerin bulunması gerektiğini, davacıya ait altyapının teknik normlara aykırı biçimde yüzeye yakın döşenmiş veya gerekli uyarı sistemleri oluşturulmamış olması halinde bunun zararın meydana gelmesindeki etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ağır kusurunun tespiti halinde zarar ile davalı arasındaki illiyet bağının kesilebileceğini, aksi halde davacının kusurunun müterafik kusur kapsamında değerlendirilerek tazminattan indirim yapılması gerektiğini, dava konusu tarihte ve adreste davalı şirket tarafından doğrudan bir çalışma gerçekleştirilmediğinden davanın davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine; aksi kanaatte olunması halinde kazı işlerinin anahtar teslim eser sözleşmesi kapsamında yükleniciler tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle davalı şirketin sorumlu tutulmamasına; davanın ...Ticaret A.Ş.’ye ihbarına; davacıya ait yer altı tesislerinin mevzuata uygun konumlandırılıp konumlandırılmadığının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesine; mevzuata aykırılık ve ağır kusur tespit edilmesi halinde davanın reddine, aksi halde davacının müterafik kusurunun belirlenerek talep edilen tazminattan indirim yapılmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle tazminat istemine ilişkin olup davacı vekilinin 16/09/2026 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK 307. md.) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. (HMK 309. md.) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (HMK 310. md.) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. (HMK 311. md.)
Davadan feragat veya dâvayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilâm harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır. (Harçlar Kanunu 22/1. md.) Anlaşmazlık, feragat nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, AAÜT hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT 6. md.)
Dosyanın incelenmesinde davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragate özel yetkili kılındığı görülmüş olup feragat beyanı belirtilen kurallarla birlikte değerlendirildiğinde davanın feragat nedeniyle reddi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 488,00 TL (maktu harcın üçte ikisi) harcın ilgili tarafça başlangıçta yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 127,40 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
5- Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 100,00 TL vekalet ücreti alacağının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
7- Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacı tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğinden 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır
Emsal Karar Arama
İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/1101, K. 2026/161, T. 07.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.