T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/739 Esas
KARAR NO : 2026/760
DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2024
KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Öncelikle davalı şirket ile müvekkil şirket arasındaki ilişkiyi açıklamak gerektiği, Müvekkil şirketin "..." ihalesini almış olduğu, davalı şirket ile işbu projenin "..." işi bakımından görüşmeler yapıldığı. Nitekim dava dilekçe ekinde sunmakta oldukları Teklif/Siparaş formu ile ilgili andaki 1.905 m²lik bakımından seramik uygulaması yapılması hususunda anlaşma sağlandığı. İşbu anlaşma akabinde davalı şirket tarafından 900 m²’lik alana seramik uygulaması yapılmış akabinade bu alan içerisindeki 553 m²’lik alanda revize işlemin yapıldığı. Davalı şirket tarafından 553 m²’lik alan balıklanmaya ve yeniden yapılmış gibi m²’başına ücret talep edildiği. Ancak açıkça belirtilmiş oldukları üzere işbu işlemin yalnızca revize işlemi olmakla yeniden m²’başına ücret talep edilmesinin açıkça taraflar arasında kararaştırılan hususlara ve yapılan işleme çalışması teşkil etmektede oldu. Davalı tarafın yapmış olduğu revize için, müvekkil şirket tarafından kabul edildiği açıkça bildirilen bir tutar talep ettiği. Bu kapsamda taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde, Taraflarn dilekçe ekine sunmaktadır oldukları hakediş üzerinde anlaşma olduğu. Bu kapsamda müvekkil şirket tarafından davalıya sipariş formu kapsamında yapıtılmış iş ve revize iş için hakedişler ve fatura tutarının 542.672,99-TL olduğu. Taraflarn, faturanın, mutabık kalman bu hakediş tutarı üzerinden düzenlemesi ve mutabık kalmanlaşması 150.000,00-TL’lik bir bedel hakkada görüşülmüşse karar vermiş olduğu. Akabinade davalı şirket yetkilisinin seramik işini yapan işçileri sahadan çekeceğine ilişkin WhatsApp üzerinden müvekkil şirkete mesaj gönderdiği ve 01.09.2023 tarihinden itibaren de müvekkil şirketin bu hususta hiçbir talebi olmamasına rağmen işçilerini sahadan çektiğini. Taraflarn arasında mutabık kalman hakediş uyarına davalı tarafından düzenlemesi gereken fatura bedelinin 542.672,99-TL olduğu. Davalın müvekkil şirkete olan cari hesabı mahsup edildiğinde, müvekkil şirket tarafından davalıya ödenmesi gereken tutarın yalnızca 298.581,90-TL olduğu. Davalı şirketin yukarıda belirtilmiş oldukları üzere müvekkil şirketin talebi olmadan işçilerini sahadan çekmesi nedeniyle müvekkil şirketin iş düzeninin aksamasına sebebiyet verildiği, daha sonrasında ise bunları iş kaybı adı altında haksız biçimde müvekkil şirketten tahsil etmiş olduğu. Tüm bu hususlara rağmen davalı tarafın, müvekkil şirket ile anlaşmasına uygun olmayan ve dayanaksız biçimde 881.697,85TL’lik fatura düzenlemesi olduğu. Bu faturaya da müvekkil şirket tarafından iade faturası düzenlediği. Buna ilişkin de davalının herhangi bir itirazına olmadığı. Müvekkil şirketin ticari kayıtlarının incelenmesi neticesinde de görüleceği üzere, müvekkil şirket aleyhinde ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı takibine konu edilen faturanın, müvekkil şirket tarafından usulüne uygun biçimde iade edilmiş bir fatura olduğu. Bu kapsamda, haksız ve tarafların anlaşmasına aykırı düzenlediği için iade edildiği ve ödeme yükümlülüğü bulunmayan bir faturaya dayanarak icra takibine geçişmesinin ve haciz uygulanarak yapılan tahsilat ödemesinin haksız ve dayanaksız olduğu. Davalı şirketin, müvekkil şirket aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü’nün...E. Sayılı dosyası üzerinden haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı. Davalı alacaklığın kötü niyetli olarak başlattığı ve haksız biçimde niyetli ettiği çözelmeye konu borçun bulmadığının tespit edilmesi ve devamında taşhil edilen miktarın istirdadı için işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğu. Yukarıda belirtmiş oldukları üzere davalı şirket tarafından ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ... E. İcra dosyası ile haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı, işbu icra takibinde müvekkil şirketin itiraz süresini kaçırmış olması ve takibin kesinleşmesi üzerine, davalı şirket tarafından kötü niyetli olarak müvekkil şirketi ödeme yapmaya mecbur brakmak amacıyla haciz işlemleri yapıldı. Yapılan haciz işlemleri sebebiyle müvekkil şirketin borçlu olmadığı icra takibine konu tutarı haciz tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı. Yukarıda bilgilerini belirtmiş oldukları ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ...E. Sayılı dosyası bakımından davalı taraf 10.10.2023 tarılı .. numaralı faturayı dayanak olarak gösterildiği. Ancak işe faturanın davalı ile müvekkil şirket arasındaki ilişkiyi açıkça aykırak olarak düzenlendiğin. Nitekim ilgili faturaya ilişkin açıklar ... numaralı bir iade faturası düzenlendiği ve davalı tarafın iddia etmiş olduğu hususların reddedildiği. Nitekim müvekkil şirket tarafından kesilen işbu iade faturasına ilişkin olarak davalı tarafa herhangi bir red talebi yapılmadığı. İlgili iade faturasını dilekçe ekinde sundukları. Davalı tarafın icra takibine konu ettiği ... numaralı faturaya konu edilen kalemlerin açıkça taraflar arasında kabul edilen, kararlaştırılan hususlara aykırı olduğu Şöyle ki; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 05.08.2023 tarihli teklif/sipariş formu düzenlendiği. İşbu teklif/sipariş formunda 1.950 m² alana seramik uygulama işçiliği yapılacağı hususu üzerinde sipariş ve teklif hususu belirtildiği. Davalı şirket tarafından 800,92 m²lik bir alana seramik işi yapıldığı daha sonrasında bu yapılan bölümden 553 m²lik bir alanın seramik işlemlerinde revize işlemi yapıldığı. Davalı tarafa işbu revize işlemi için yaklaşık olarak 30.000 TL harama yayıldı. Davalı tarafın gerçeğe aykırı bir şekilde bu alanın yeniden yapıldığını ve bedelin çok daha fazla olduğunu iddia ederek m² başına fiyat talep ettiği. Taraflar arasında mutabık kalan hakedişin yukarıda da belirtmiş oldukları üzere 542.672,99-TL olduğu, davalı tarafından düzenmesi gereken fatura bedelinin 542.672,99-TL olduğu. Bu faturanın müvekkil carisine işlendiğinde cari hesaba göre müvekkil şirket tarafından davalya ödenmesi gereken tutarın yalnızca 298.581,90 TL olduğu. Sonraki süreçte ise dilekçe ekinde sunmakta oldukları WhatsApp yüzışmasında görüleceği üzere davalı şirket yetkilisi tarafların işlerin önünün yeteri hızda açılmasaması iddiasıyla işçileri farklı şantiyelerine yönlendirmek üzere bu husutta müvekkil şirket ile hiçbir mutabakatı olmaksızın sahadan işçilerini çekeceğini bildirdiği. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse davalı şirketin iş devam etmekte iken tek taraflı olarak işçilerini sahadan çektiği. Yazışmadan da açıkça görüleceği üzere işbu teklifin davalı firmadan geldiği, müvekkil şirketin işçilerin sahadan çekilmesi yönünde bir talebi bulunmadığı. Açıkça görülmekte olduğu üzere iş vermeyi bırakmanın müvekkil şirket olmadığı, tam aksine davalı tarafın bütün personellerini sahadan çekerek işi yarım bıraktığı ve müvekkil şirketin işinin aksamasına sebebiyet verdiği. Dolayısıyla müvekkil şirketin davalya iş gücü kaybı yatıması gibi bir durumun söz konusu olmadığı. Bu nedenle müvekkil şirket tarafından işin önünün açılmasaması gibi asılışın iddiaları ortaya attıkları, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde iş kaybı iddiasında bulunarak haksız kazanç elde ettikleri Puantaj kayıtlarında da açıkça görüldüğü üzere 01.09.2023 tarihinden sonra sahaya personel gelmediği. Davalın işçilerini sahadan çekmesinin devamında yukarıda belirtmiş oldukları üzere davalı şirket ile tutarlar üzerinde mutabakat sağlanamaması akabinde davalı şirket yetkilisi ile müvekkil şirketin görüşme sağlayarak ekte sunmakta oldukları mailleri iletmiş oldukları. Davalı şirket yetkilisinin 27.09.2023 tarihinde "..." konulu mailde hak edişlerinin 502.719,92 TL + KDV tutarında olduğunu iddia ettiği ve bu tutarı müvekkil şirketten talep edildiği. Icra takibine konu edilen ... numaralı faturada davalı şirket tarafından da mail yoluyla iletilen tabloda açıkça görüldüğü üzere imalat miktarının (revize miktarı hariç) 800,92 m² olduğu. Ancak ilgili faturada açıkça görüldüğü üzere faturanın 875,79 m² üzerindeki faturanın ilgili kalem bakımından açıkça 31.071,05 TL tutarında fazla düzenlendiği. Yukarıda belirtmiş oldukları üzere proje revizyonu nedeniyle (553 m³lik alan bakımından) 8 yevmiye demontaj, 15 yevmiye montaj yapıldığı ve işbu işlemlerin karşılığının 34.500 TL olduğu. Ancak faturası aşağıda belirtmiş oldukları kısmda açıkça 206.995,00 TL tutarında fazla düzenleme bulunduğunu, Yukarıda açıkça belirtmiş oldukları üzere davalı tarafça çalışanların sahadan çekmek istendiği ve nihayetinde 01.09.2023 tarihinden sonra sahaya personel gönderilmediği. İşbu hususunı müvekkil şirketin talebi ile gerçekleştirilememiş olmasına rağmen sanki müvekkil şirket tarafından iş verilmemesi sebebiyle çalışma yapılmamış gibi gösterilerek faturası "uygulama ekibinin çalışamamasından kaynaklı iş kaybı" olarak düzenledi 255.000,00 TL tutarının de haksız olarak düzenlediğini ve Nitekim davalı tarafın düzenlediği faturası herhangi bir haksızı veya da müvekkil şirketin borçu bulunduğunu kabul ettikleri anlamına gelmemek üzere davalı şirket CEO’su tarafından gönderilen ve talep edilen ve kendilerince kabul edilen hak edisini davalı tarafça tek yarlı olarak düzenlediği ve fili duruma uygun olmayan, müvekkil şirket tarafından kabul edilmeyen hak edis olduğu. Davalı şirketin düzenlediği faturanın usuline uygun olmadığı ve usuline uygun faturadan bahsedilebilmesi için hak dışıe göre düzenlenmesi gerektiği. İşbu şekilde düzenlenecek fatura akabinde ise cari hesaba göre davalı şirketin müvekkil şirketten alacağı 298.581,90 TL olduğu. Ancak davalı tarafın anlaşmaya uygun olarak fatura düzenlenmemiş olması sebebiyle müvekkil şirket tarafından ödeme yapılamadığı. Yukarıda açıklamış oldukları tüm nedenlerle davalı tarafın ... 18. İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyara konu ettiği ... numaralı fatura bakımından müvekkil şirketin herhangi bir borçunun bulunduğu işbu faturaya istinaden iade faturası düzenlediği, davalı şirketin haksız olarak ve haciz tehdidi altında müvekkil şirketten ödeme aldığı hususunun kabul edilmesi ve 713.595,60 TL bakımından borçlu olmadığının tespiti ve müvekkil şirkete iadesine karar verilmesini talep ettikleri. Müvekkil tarafının yapılan ödemenin iadesi için işbu dava açılmasında önce dava şartı zorunlu arabuluculuk yerlana başvurulurdu ancak yapılan görüşme sonucunda davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığı. Yukarıda açıklamış oldukları ve mahkemece resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; Fazlaya ilişkin hakları ile her türlü dava ve talep hakkının saklı kalmak kıyıdyla müvekkil şirketin ... 18. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya bakımından 713.595,60TL tutar bakımından borçlu olmadığının tespiti ile; müvekkil şirketin borçlu olmadığı halde haciz tehdidi altında ödediği 713.595,60-TL’nin ödeme tarihi olan 21.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davandalı anlara müvekkil şirkete iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil tarafından 09.08.2023 tarihinde davacı ile imzalanan protokol gereği ... uygulama işçiliğinin üstlenildiği. Sözleşmeye göre 1950m2’lik alanda uygulama yapılacağı. Çalışma alanının ... olması, şehirden uzak bulunması nedeniyle çalışmanın kesintisiz tamamlanması konusunda tarafların mutabakata vardığı. İşveren tarafından çalışma alanı hazır edilmediğinden işe söylenen tarihte başlamanın mümkünlük tutulanıklar. (Tutanak 01) Hem işe başlanamadığında hem de çalışılmayanan işlere ilişkin davacı ile birlikte tutanaklar tutulduğu. (Tutanak 02) İmalat için davacı işveren tarafından satın alması yapılan taşların kalitesindeki sorunun tespit edilerek işverene tutanak ile bildirildiği. (Tutanak 03) Bu sorunun müvekkilin uygulama ekibinin imalatını geçiktirici olmasına karşın herhangi bir ek ücret talep edilmediği. Teklir siparis formunda “Hafta tatili hariç işveren tarafından iş verilemediğinden dolayı personellerin boş kalacağı her gün için boş kalan personel sayısı kadar yevmiye talep edileceğinin yer aldığı. Personel yevmiyesinin 1500TL/gün olduğu. İşveren tarafından uygulamaya belli bir süre ara verilirse çalışan personel sayısı kadar yevmiye ve ulaşm masraflarının işveren tarafından nakit olarak karşılanacaktır.” analgasmının yer aldığı. Davacı ile müvekkilin ödeme imzası ile tutan tutanaklar uyarınca iş kaybı olduğunu açıkça görüldüğü davacının iş kaybı istenemeyeceği iddiasının açıkça hukuka aykırı olduğu. Alan teslim edilip de işlere başladıktan sonra döşemesi bitmiş 553 m² alanın davacı tarafından deseninin değiştirilmesine karar verildiği, yapılan imalatın taraflarına sökülüp tekrardan yeni desene göre yapılması talimatı verildiği. Ekibin de bitmiş imalatı sökerek sıfırdan yeni verilen desene göre yeniden yapmış olduğu. Bun sıfırdan yenilen imalat öncesinde davacı şirketin saha mühendisleriyle görüşüp sözleşme uyarınca sökümlere 8 yevmiye, imalat da 553 m²’lik imalat yazılacağı hususunda sözlü ve yazılı belge ile onay alarak sürecin yürütüldüğü. (Tutanak 04)Hakedişlerin tutanak ve sözleşmeye göre düzenlememesi ve hakedişlerin ödenmemesi üzerine davacı şirket Proje Müdürlüğü ile müvekkil şirket yetkilisinin görüşme sağladığı. Yapılan görüşmede herhangi bir sonuca ulaşamadığı uzun bir süre konunun çözümüne dair taleplerinin karşılıksız kaldığı sözleşme ve tutanaklara uygun olarak fatura düzenlendiği ve yasal yollara başvurulduğu. Davacının da icra tabiki üzerine borçu ödemizi olduğu. Sözleşmeye göre İşveren tarafından firma çalışma alanı verilmeyen günler için ödenmesi gereken ulasma masraflının de ödenmemesi olduğu. Sözleşmeye göre imalat yapılması gereken alanın 1.950 m2 olduğu. İşveren tarafından herhangi teknik kusur veya yasal gereğe gösterilmeden işin kalan kısmının firmalarına yaptırılmadığı. Uygulama öncesi yapılan ekibinin, mobilizasyon ve proje öncesi çalışmaların sözleşme miktarına göre yapıldığı. (Çalışacak imalat ekibinin sayısı, kontrolör mühendis organizasyonu, şantıye ekipmanları vb.) İşveren’in işi haksız yere iptal etmesi nedeniyle firmanın önemli miktarda maddi kayba uğramış olduğu. Bu kayıpların İşveren’den talep edilmemiş olduğu ve fazlaya ilişkin haklarmın saklı olduğu değerletilmiştir.Müveklar tarafından faturaranın 10.10.2023 tarihine düzenlediği. Aynı gün Gelir İdaresi Başkanlığına giden faturanın aynı akşam davacının hesabına ulaştığı. İcra takibinin ise 20.10.2023 tarihine yapıldı. Ödeme emrinin davacıya 24.10.2023 tarihine tebliğ edildiği, 29.10.2023 tarihine tebliğ edilmiş olduğu. Davacının 10.10.2023 tarihine iade faturası düzenlediği bu faturanın kendilerine 09.11.2023'te tebliğ edildiği. Davacının faturaya 10.10.2023 günü muttali olduğu ancak TTK'na tamamen aykırı şekilde 21 gün sonra iade faturası düzenlediği. Davacının ... nolu faturasının ... 51.Noterliğinin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnesimi ile iade edildiği. Buna buna davacının icra dosyasına 21.11.2023 tarihine ödemiyle yapmış olduğu. Davacının bu faturalarını almadığı ve ticari defterlerine de işlemediği. Ödeme emrine itiraz etmek için 05.11.2023 tarihine kadar süresi varken itiraz etmediği, ödeme emrinin tebliğinden 2 gün sonra iade faturası düzenlediği, ancak tabke yine itiraz edildiği. İade faturasının da müvekkilce TTK.'nun düzlenmediği, ancak tabke yine itiraz edildiği. 21.maddesi uyarınca süresinde davacıya iade edildiği. Bu nedenle davacının huzurdaki davayı açmasının haksız ve hukuka aykırı olduğu. Yukarıda açıklanan ve resen nazara alınacak nedenlerle, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini ” talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan dava; davacı tarafından alınan ihale kapsamında davalıya alt yüklenici olarak seramik yapım işi için anlaşıldığı, 1.905 m2'lik alanın 900 m2'sinin davalı tarafından seramik yapıldığı ancak 553 m2'lik alan bakımından revize seramik uygulamasının yapıldığı, revize yapılan iş için de yeniden m2 başına ücret talep edildiği, 542.672,99 TL bakımından tarafların mutabık kaldığı, mutabık kalınmayan 150.000,00 TL için görüşme kararı alınmasına rağmen davalı tarafın işçileri davacının talebi olmaksızın iş sahasından çektiği ve davacı şirkete 881.697,85 TL'lik fatura düzenlediği, faturanın davacı tarafça iade edildiği ve davalının itiraz etmemesine rağmen davacı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takibini başlattığı davacının itiraz süresini kaçırmış olması nedeniyle fazla ödeme yapmış olduğu iddiasıyla ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası bakımından fazla ödenen 713.595,60 TL'nin istirdatı isteminden ibaret olduğu anlaşıldı.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davacı ...A. Ş. tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı ...A.Ş. tarafından incelemeye sunulan 2023-2024 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Teknik yönden yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Taraflarca dosyaya sunulmuş olan belge ve bilgiler ışığında yapılan teknik incelemeler sonucunda dava konusu işin kesin hakediş bedenli hesaplamak mümkün görülmemistir. Bununla birlikte tarafların yapılan seramik mikteleri beyanları ve mutabik kaldıkları ve/veya sundukları belgeler ışığında alternatifli hakediş miktelleri aşağıda hesaplanmış olup, takdiri Sayın Mahkeme’ye aittir. Davacının beyan ve belgelerine göre; Sayın Mahkeme’ce Tutanakların geçerli görülmesi halinde;578.376,80.-TL+KDV = 694.052,16.-TL, Sayın Mahkeme’ce Tutanakların geçerli görülmemesi halinde; 573.876,80.-TL+KDV = 688.652,16.-TL,Davalının beyan ve belgelerine göre; Sayın Mahkeme’ce Tutanakların geçerli görülmesi halinde; 609.447,85.-TL+KDV = 731.337,42.-TL Sayın Mahkeme’ce Tutanakların geçerli görülmemesi halinde; 604.947,85.-TL+KDV = 725.937,42.-TL, Teknik açıdan ca ifade edildiği üzere, davalı tarafından sunulmuş olan tutanaklarda sadece 3 yevmiye iş kaybı kesin olup, bunun dışında yevmiye sayısını gösteren somut bir iş kaybı belgesi mevcut olmadığı, bununla birlikte söz konusu Tutanakların geçerliği konusunda ise takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Revize bakımından ise davalı tarafından dosyaga sunulmuş olan 22.08.2023 tarihli 4 Nolu imzalı tutanakta 553 m² seramiğin işverenin talebi ile sökülereğin, söküm beldenili 8 yevmiye olduğu, 553 m² ekstra uygulamanın hakkedede dahil edileceğinin belirtildiği, işveren yetkilisi olarak imza atan ...’ın davacı adına yetkili olup olmadığı konusunda takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Davalı tarafından dosyaga sunulmuş olan 18.08.2023 tarihli 3 Nolu imzalı tutanakta seramik malzemedeki üretim hatalarının işveren sorumluluğunda olduğunu belirtildiği, işveren yetkilisi olarak imza atan ...'ın davacı adına yetkili olup olmadığı konusunda takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, Heyetimize gerek revizyon gerekse iş kaybı açısından alternatifli hesaplamanın teknik başlık altında yapıldığı, Tarafların, inkâr tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Yukarıda ayrıntılı olarak izah ettiğimiz gerekçelerle, kök raporumuzdaki tespit ve görüşlerimizi aynen muhafaza ettiğimiz ve raporda değiştirilecek, düzeltilecek ve/veya eklenecek bir husus olmadığını,Ancak, Muhterem Mahkemeyi bilirkişi görüşü takyit etmediğinden, sayın yargı makamının tamamen davacı savları veya tamamen davası savunmaları yönünde hüküm kurmakta bütünüyle muhtar olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereği icra iflas hukukunda uzman bilirkişiden rapor aldırıldığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "1. İhtimal için davalyış takipte istenebilir alacağına 449.961,07 TL olması halinde davacı tarafından davalya 582.138,80 TL fazla ödeme yapılımı olacaktır. Bu itibarla 582.138,80 TL fazla ödemenin istirdatını talep edebileceğiktir. 582.138,80 TL fazla ödemenin icra dosyasına ödeme tarihi olan 21.11.2023 tarihinden 02.02.2026 tarihine kadar kanuni faizi 261.579,68 TL ve toplam ödenecek miktar 843.718,48 TL olmaktadır. 2. İhtimal için davalyış takipte istenebilir alacağına 444.561,07 TL olması halinde davacı tarafından davalya 587.538,80 TL fazla ödeme yapılımı olacaktır. Bu itibarla 587.538,80 TL fazla ödemenin istirdatını talep edebileceğiktir. 587.538,80 TL fazla ödemenin icra dosyasına ödeme tarihi olan 21.11.2023 tarihinden 02.02.2026 tarihine kadar kanuni faizi 264.006,13 TL ve toplam ödenecek miktar 851.544,93 TL olmaktadır.3. İhtimal için davalyış takipte istenebilir alacağına 487.246,03 TL olması halinde davacı tarafından davalya 544.853,84 TL fazla ödeme yapılımı olacaktır. Bu itibarla 544.853,84 TL fazla ödemenin istirdatını talep edebileceğiktir. 544.853,84 TL fazla ödemenin icra dosyasına ödeme tarihi olan 21.11.2023 tarihinden 02.02.2026 tarihine kadar kanuni faizi 244.825,97 TL ve toplam ödenecek miktar 789.679,81 TL olmaktadır.4. İhtimal için davalyış takipte istenebilir alacağına 481.846,33 TL olması halinde davacı tarafından davalya 550.253,54 TL fazla ödeme yapılımı olacaktır. Bu itibarla 550.253,54 TL fazla ödemenin istirdatını talep edebileceğiktir. 550.253,54 TL fazla ödemenin icra dosyasına ödeme tarihi olan 21.11.2023 tarihinden 02.02.2026 tarihine kadar kanuni faizi 247.252,28 TL ve toplam ödenecek miktar 797.505,82 TL olmaktadır." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Taraflar arasındaki ilişkinin incelenmesi ve davalının davacıdan talep edebileceği alacak kalemlerinin izah edilmesi;
Taraflar aralarında akdedilmiş sözleşmeye istinaden davalının davacının alt yüklenicisi olarak İstanbul Havalimanı'nda bulunan 1.905 m2'lik alanın seramik işleri için anlaşıldığı, davalı söz konusu alanın 900 m2'sinin seramik işlerini tamamladığını akabinde ise 553 m2'lik alan bakımından davacının isteği üzerine revize işlemi yaptığını ve bu sebeple davacıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş ve bu doğrultuda ... 18. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe girişmiştir.
Öncelikle taraflar arasındaki ihtilaf konusu alacak kalemleri seramik uygulama işçiliği, revize edilen alana ilişkin ücret, demontaj bedeli ve iş kaybından ibarettir. Tüm alacak kalemleri aşağıda tek tek ele alınacaktır.
Seramik uygulama işçiliği bakımından yapılan değerlendirmede;
Davacı tarafından davalının 900 m2 seramik işi yaptığı dava dilekçesinde ikrar edilmiştir. Alınan bilirkişi raporlarında ve sunulan delillerde ise davalı tarafından 875,79 m2 seramik işçiliğine ilişkin fatura kesilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla taleple bağlılık ilkesi ve ispat kuralları doğrultusunda davalı alt yüklenici tarafından 875,79 m2'lik alanın seramik uygulaması yapıldığı ileri sürülmüş davacı tarafça ise davalının iddiasından daha yüksek alana seramik yapıldığı kabul edilmiştir. Bu sebeple 875,79 m2'lik alana seramik uygulaması yapıldığı hususu taraflar arasında ihtilaflı olmaktan çıkmıştır. Mahkememizce de alınan bilirkişi raporları ve taraflar arasındaki sözleşmeler doğrultusunda davalının 875,79 m2'lik seramik uygulaması nedeniyle KDV hariç 363.452,85 TL davacıdan alacaklı olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Revize alan bakımından yapılan değerlendirmede;
Davalı tarafından davacının talebi doğrultusunda uygulaması yapılan seramik alanın 553 m2'lik bölümünün sökülerek yeniden yapıldığı iddia edilmiştir. Davacı tarafından ise 553 m2'lik alanın davalının ayıplı imalatı nedeniyle davalı tarafından söküldüğü ve ayıpların giderildiği ileri sürülmüştür. Öncelikle taraflar arasında 553 m2'lik alana revize seramik uygulaması yapıldığı hususu tartışmasız olup, uygulamanın kaynağı tartışmalıdır. Bu sebeple uygulamanın kaynağının tespit edilmesi hâlinde fiyatlandırma hususu da açıklığa kavuşacaktır.
Davacı tarafından davalının ayıplı seramik uygulaması yaptığı ileri sürülmüştür. Tarafların tacir olması ve söz konusu işin yapıldığının da sabit olduğu dikkate alındığında; söz konusu revize alanın ayıplı olarak imal edildiğini ve yeniden davalı tarafından ayıbın giderilmesi maksadıyla revize yapıldığının ispat külfeti davacı üzerindedir. Söz konusu alan revize edildiğinden yerinde incelemesinin ayıptan mı kaynaklandığı yoksa operasyonel değişiklikten mi kaynaklandığının tespitine katkı sunmayacaktır. Ancak taraflar arasındaki yazışmaların incelenmesinde; davacı tarafından sunulan mail yazışmalarında davalıya söz konusu alanın ayıplı olduğuna ilişkin herhangi bir ihtar, bildirim ya da iddianın ileri sürülmediği anlaşılmıştır. Yapılan yazışmalarda davacı tarafça sadece revize edilen alan ibaresinin kullanıldığı ve ayrıca revize alana ilişkin söküm bedelinin de davalının hak edişine eklendiği anlaşılmıştır. Yani bir başka deyişle şayet davalı tarafından ayıplı imalat söz konusu olsaydı, (ayıbı giderme masrafları davalıya ait olacağından) söküm bedellerinin davalı hak edişlerine eklenmemesi gerekirdir. Ancak davacı tarafından söküm bedelleri davalı hak edişine eklenmiş olduğundan; söz konusu alanın revize edilmesinin sebebinin ayıp olmadığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Nitekim davalı tarafından da bahse konu alanda desen değişikliği yapıldığı ileri sürülmüştür. Bu hususa ilişkin yine dava dilekçesi ekinde sunulan mail yazışmalarında da davalı tarafından desen değişikliği iddiasının davacıya karşı gündeme getirildiği ve davacının da desen değişikliğine herhangi bir itiraz ileri sürmediği yani kabulünde olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu sebeplerle; gerek davacı tarafından ayıbın ispat edilememiş olması, gerekse davacı tarafından söküm bedelinin ve revize alana ilişkin davalı tarafa ayrıca hak ediş düzenlenmiş olması gerekse davalı tarafından desen değişikliği nedeniyle revize yapıldığının davacı tarafa mail yoluyla bildirilmiş olmasına rağmen davacının bu hususa herhangi bir itirazda bulunmamış olması sebebiyle; 553 m2'lik alana ilişkin yapılan işlemin davacının desen değişikliği talebinden kaynaklanmış olduğu ve taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda seramik uygulama iş bedelinin metrekare fiyatı üzerinden fiyatlandırılması gerektiği anlaşılmış olup, bu doğrultuda yapılan hesaplama neticesinde 229.495,00 TL davalının alacağı olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Söküm bedeli yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı tarafından 553 m2'lik alana ilişkin 8 yevmiye demontaj bedeli talebinde bulunulduğu ve davacı tarafından da sunulan maillerde söz konusu isteğin kabul edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla taraflar arasında bu hususta bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmakla 8 yevmiye demontaj bedeli olan 12.000,00 TL'nin davalı tarafından davacıdan istenebilir mahiyette olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
İş kaybı bedeli bakımından yapılan değerlendirmede;
Davalı tarafından sunulan tutanaklarda davacı adına ... isimli kişinin atmış olduğu imzalar ile toplam 14,50 yevmiye iş kaybı ve ... yevmiye uygulama ekibinin çalışamamasından kaynaklı iş kaybına ilişkin fatura kesildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından sunulan tutanaklarda ismi ve imzası olan ... isimli kişi ile ilgili mahkememizce yapılan araştırmada davacının çalışanı ya da yetkilisi olmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça da ...'ın davacının yetkilisi olduğu ispat edilememiştir. Basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan davalının, sıfatı ve görevi belli olmayan ... isimli kişi tarafından imza edilmiş tutanaklara dayanılarak davacıdan iş kaybı bedeli talep edemeyeceği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Takip tarihi ve ödeme tarihi itibariyle davalının davacıdan alacaklı olduğu miktarın tespiti ile istirdat istemi bakımından yapılan değerlendirmede;
Yukarıda izah edildiği üzere taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafça davacıdan 875,79 m2 seramik uygulama işçiliği, 553 m2 revize edilen alan ücreti ve 8 yevmiye demontaj bedeli olmak üzere KDV dahil toplam 725.937,42 TL talep edilebileceği anlaşılmıştır.
Ancak icra takip dosyasının incelenmesinde davalı tarafından takibe dayanak belge olarak muavin defter kaydı sunulduğu ve takip talebinde de muavin defter kaydına istinaden 813.946,33 TL bakiye alacağın tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. Muavin defter kaydının incelenmesinde; davalı tarafından kesilmiş 10/10/2023 tarihli 1.058.037,42 TL'lik faturanın borç kısmına kaydedildiği anlaşılmıştır. Yukarıda da izah edildiği üzere mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davalı tarafından kesilen 1.058.037,42 TL'lik faturanın kısmen hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla söz konusu faturanın esasen 725.937,42 TL olarak düzenlenmesi gerekmektedir. Dolayısıyla davalı tarafından dayanılmış olan muavin defter kaydında ki 1.058.037,42 TL'lik kaydın çıkarılarak yerine 725.937,42 TL yazılmak suretiyle davalının bakiye alacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Nitekim taraflarca bahse konu muavin kaydındaki kalan hiçbir hususa itiraz edilmemiş ve yargılama konusu da yapılmadığı da dikkate alındığında davalının takip tarihi itibariyle 481.846,33 TL alacaklı olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Davalı tarafından söz konusu alacağın icra takibine konu edilmiş olması ve davacı tarafından da 21/11/2023 tarihinde icra dosyasına ödeme yapıldığı dikkate alındığında; davacı tarafından 481.846,33 TL'nin ödeme tarihindeki ferileri ile birlikte ödenmesi gerektiği ve aşan kısmını ise fazla ödemiş olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiden alınan son raporda 21/11/2023 tarihi itibariyle 481.846,33 TL'nin ferileri ile birlikte 613.946,66 TL olduğu ve davacı tarafından 1.032.099,87 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla; 418.153,21 TL'nin fazla ödenmiş olduğu bildirilmiştir. Bu doğrultuda 418.153,21 TL'nin istirdatı gerektiği anlaşılmakla ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-418.153,21 TL'nin 21/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.564,05 TL harçtan peşin alınan 12.186,43 TL'nin mahsup edilerek bakiye 16.377,62 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.088,00 TL'sinden davalı tarafın, 1.512,00 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 12.186,43 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 12.614,03 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 418.153,21 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 66.904,51 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 295.442,39 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 47.270,78 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 2.940,80 TL tebligat, posta gideri ile 43.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 46.440,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre (davanın %58' kabul %42'si reddedilmiştir) 26.935,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/10/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır
Emsal Karar Arama
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/739, K. 2026/760, T. 06.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.