Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/325 Esas
KARAR NO : 2026/748

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/04/2026
KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile Müvekkil Şirket arasında belirsiz süreli “... ... Sözleşmesi” akdedildiği, müvekkil şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiği, davalı, Müvekkil Şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ... Teknoloji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi unvanı altında satış gerçekleştirdiği, tarafımızca başlatılan icra takibine, Müvekkil Şirket’in alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğu, yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle ve Sayın Mahkemeniz tarafından re’sen göz önüne alınacak nedenlerle; davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas Sayılı sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı internet ortamı üzerinde online satış yapan ....com sitesinin işletmecisi olduğu, davacı ile müvekkil arasında doğrudan satış ya da hizmet sağlayıcı sıfatıyla (komisyon karşılığı) satış yaptığı, müvekkil de tedarik ettiği ürünlerden davacıya doğrudan satış yaptığı gibi, onun hizmet sağlayıcılığıyla 3. kişilere ürün sattığı, yani davacı 3. kişi durumundaki tüketicilerle müvekkil arasında aracılık yaptığı, bu kapsamda taraflar arasında bir üyelik sözleşmesi söz konusu olduğu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 48. maddesindeki "Mesafeli Satışlar" düzenlemesine atıfta bulunan davacı, söz konusu maddeye uygun hareket etmediği, söz konusu yasal düzenleme kapsamında müvekkil ile müteselsilen sorumlu olan davacı, müşteriler tarafından ayıplı olduğu iddiasıyla iade edilen ürünler üzerinde her hangi bir ayıp incelemesi yapmaksızın doğrudan müvekkile fatura ettiği, nasıl olsa her türlü iadeyi müvekkile fatura eden davacı, her hangi bir ayıp incelemesi dahi yapmaksızın 2 yıl kullanılmış birçok ürünü dahi müvekkile fatura ettiği, kısacası, davacı yasada iade için aranan asgari şartları dahi incelemeden müvekkile iade faturası düzenlediği, bu yaklaşımı bir pazarlama stratejisi olarak gören davacının müvekkile iade faturaları usul ve yasaya uygun olmadığı, müvekkil şirketi zarara uğratan bu yaklaşımı hukuki olmadığı gibi, vicdani ve adil olmadığı, davacı icra takibinde "cari hesap alacağı"na dayanmış olup, taraflar arasında usul ve yasaya uygun şekilde düzenlenmiş bir cari hesap ilişki söz konusu olmadığı, davacı fatura ettiği ürünleri de müvekkile teslim ya da iade etmediği, bu nedenle usulüne uygun ayıp muayenesi ile teslim alınmayan ve müvekkile teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin müvekkile fatura edilmesi ve bunun icra takibine konu yapılması hukuka uygun olmadığı, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle .... İcra Dairesi 2023/... E. sayılı icra dosyasındaki itiraza karşı davacı İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... E. sayılı dosyasıyla dava açmış olup, HMK 114/1ı fıkrasındaki yasal düzenlemeye açıkça aykırı olan mükerrer davanın dava şartı yokluğundan reddine, yetki itirazımızın kabulü ile davanın yetkisizlikten reddine, yine taraflar arasında yazılı bir cari hesap ilişkisi, usule uygun ayıp ihbarı ile muayenesi, iade faturası, ürün teslimi ve mutabakat metni olmaması ve icra takiplerinin mükerrer olması sebebiyle borca itiraz edilmiş olup, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olması sebebiyle davanın esastan reddine, yine davacının yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatının reddi ile kötüniyetli davacının % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminata mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekili 05/10/2026 Uyap havale tarihli dilekçesi ile açmış olduğu davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Feragat davaya son veren bir taraf işlemi olup, HMK.nun 307 ilâ 312.maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK.nun 307.maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen vaya tamamen vazgeçmesi olarak tarif edilmiştir.
Bu kapsamda, davacı vekili tarafından davadan feragat edildiği, vekilin vekaletnamesinin incelenmesinde, davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.562,41 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 1.830,41-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 22.500,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/10/2026

Katip ...

Hakim ...

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.