Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2026/

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ticari Ünvanın Kullanılmasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/02/2016
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Ünvanın Kullanılmasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında ... Sözleşmesi ve eki protokol imzalandığını, müvekkilinin sözleşme ve protokolün kendisine yüklediği tüm yükümlülükleri yerine getirmesine rağmen, davalı yanın sözleşme, protokol ve ... ilşkisinin özelliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00-TL ... bedeli ve 2.000,00-TL demirbaş bedeli, 1.000,00-TL beş yıllık kar mahkumiyeti ve 1.000,00-TL sözleşme nedeniyle yapmak zorunda kaldığı masraflar olmak üzere 5.000,00-TL alacak talebini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça talep edilen bedellerin hesaplanabilir nitelikte olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağını, belirtmiş, esasa ilişkin beyanlarında ise davacının sözleşme gereği kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının iş yeri açması ile ilgili masraflardan müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, davacının menfi- nüsbet zararını talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
KANITLAR:
... sözleşmesi ve eki protoklü, ihtarname, ticari defter ve bağlı kayıtlar, bilirkişi raporu, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, tarafların aralarındaki sözleşme gereği davalının edimini ifa etmediinden ötürü davacının sözleşmeden dönme nedeni ile menfi-müsbet zarar , cezai şart istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 20/12/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2015 ve 2016 yılı ticari defterlerinde davalı tarafından düzenlenmiş alış faturalarının İşletme Defteri kayıtlarında olmadığı, davalı şirketin ticari defter kayıtları incelendiğinde ise 14/07/2015 tarihine düzenlenmiş ... seri nolu 3 adet faturanın 53.125,41 TL olduğu, 10.12.2015 tarihine düzenlemiş olan ... seri nolu faturanın ise 1.138,30 TL olduğu, davalının davacıya toplam 54.261,70 TL'lik 5 adet fatura düzenlediği, davacının 2015 ve 2016 yılı İşletme Defteri kayıtlarında 5 adet Alış Faturasının kaydının olmadığı, davalı şirketin davacıya düzenlediği satış faturalarının asıllarının ibrazının ve bahse konu malları kime teslim ettiklerinin belgelerle ibrazının gerektiği bildirilmiştir. Mahkememizce, tarafların iddia ve savunmalarının, bilirkişi raporuna karşı itirazları ile bilirkişi raporunda eksik olduğu bildirilen ve dosyaya celbedilen belgelerin incelenip değerlendirilmesi yönünden bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan 07/11/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda; taraflar arasında ... Sözleşmesinin düzenlendiği, davacı tarafından ödemelerin yapıldığı, davacı firmaya sözleşme konusu olan malların tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediği, davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle fesih edildiği, davacının ödemiş olduğu ... Bedeli ve Demirbaş Bedellerinin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği bildirilmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ara kararı uyarınca alınan 16.06.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; taraflar arasında ... Sözleşmesinin düzenlendiği, davacı tarafından ödemelerin yapıldığı, davacı firmaya sözleşme konusu olan malların tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediği, davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle fesih edildiği, davacının ödemiş olduğu ... Bedeli ve Demirbaş Bedellerinin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, sözleşmenin feshi durumunda ödenen kira bedellerinin ve yapılan masrafların davacıya ödeneceğine dair bir maddenin taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yer almadığı bildirilmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ara kararı uyarınca alınan 25.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının yaptığı ödemeler ve masrafları toplamının 68.690,48 TL olduğu, davalı şirketin kestiği fatura bedelleri toplamının 53.125,41 TL olduğu, davalı şirkete ait davacı şirkette kalan demirbaş bedellerinin değerinin ise 17.925,00 TL olduğu tespit edilerek, davacı tarafından yapılan feshin mahkemece haklı olarak kabulü durumunda davacı karşı davalının ... veren şirketten dava tarihi itibariyle, a) 6.000,00 TL emsale göre (36.000 + 68.690,48 - 53.125,41 - 17.925,00 ) 33.640,07 TL, b) 8.000,00 TL emsale göre ( 48.000 + 68.690,48- 53.125,41 - 17.925,00 ), c) ortalama emsale göre ( 42.000 + 68.690,48 - 53.125,41 - 17.925,00 ) 39.640,07 TL talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce, Mahkememizden verilen 06/02/2023 tarih ve 2016/267 Esas 2018/154 sayılı kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından incelenerek yargı yeri olarak mahkememiz belirlenmiş olmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce, önceki bilirkişinin yanına 1 hesap uzmanı bilirkişinin eklenerek tüm dosya kapsamı ve itirazlar da değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Alınan 16/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacı alacağının (11.800 + 2.360 + 35.976,30 - 17.925 + 1.000) = 33.211,00 TL olduğu, sözleşmeden dönen davacının müspet zarar mahiyetindeki kar mahrumiyeti talebinin haklı olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce, Dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek itirazların değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir.Alınan 19/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporuna göre; kök raporda değişiklik yapılmasına gerek görülmediği bildirilmiştir. Mahkememizce, ... ... talimat yazılarak dosyada alınan önceki bilirkişi raporlarına yapılan itirazları karşılar tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilerek 1 SMMM ile 1 NİTELİKLİ UZMANI, 1 SEKTÖR UZMANI ( kafeterya restaurant) bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiştir.Alınan 11.06.2025 tarihli bilirkişi raporunda; İşletmenin hizmete hazır hale getirilememesi, temel makine ve ekipman eksikliklerinin olması ve sunulanların sözleşmedeki niteliklere uymaması nedeniyle, davacı/karşı davalının gıda işletmesi olarak faaliyet göstermesi mümkün olmadığı, Bu durum teknik olarak ... sözleşmesinin ifasının sağlanamadığı ve yüklenici tarafından eksik ifa gerçekleştirildiği anlamına geldiği, Teslim edilen ekipmanların bir kısmının vasıf ve işlev açısından yetersiz, hatta gıda sektöründe kullanımı uygun olmayan düzeyde olması, sözleşme ihlali dışında gıda mevzuatı bakımından da ciddi uyumsuzluklar barındırdığı, taraflar arasında akdedilen ... sözleşmesi kapsamında, davacı tarafın sözleşmeye güvenerek yaptığı toplam 88.791,98 TL tutarındaki harcamanın, sözleşmenin karşı tarafça gereği gibi ifa edilmemesi ve teslim edilmediği sabit olan ekipmanlar nedeniyle doğrudan menfi zarar olarak değerlendirilmesi gerektiği, Davalı tarafından gönderildiği belirtilen demirbaşların teslimi gerçekleşmediğinden, 17.925,00 TL’lik bedelin zarardan mahsup edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, Davacının sözleşme kapsamında fiilen kar elde etmediği, bu nedenle kar mahrumiyeti (müspet zarar) yönünden hesaplamaya esas alınabilecek maddi bir veri bulunmadığı, Davacının ticari defter kayıtlarında 2015 ve 2016 yıllarında toplamda 109.383,02 TL zarar beyan ettiği ve bu zararın sözleşmeye güvenilerek yapılan giderlerden kaynaklandığı “...” markasının ... adına tescilli olduğu, ancak davalı şirket adına sicile kayıtlı bir marka veya lisans bulunmadığı, bu nedenle davalı şirketin doğrudan marka hakkı tecavüzü iddiası ileri süremeyeceği; ancak sözleşmeye aykırı devam eden bir kullanım varsa, bu durumun ancak TTK m.54 vd. haksız rekabet hükümleri kapsamında ve yeterli delille ispatlanması şartıyla değerlendirilebileceği sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce, dosyanın taraf vekillerinin itirazlarını karşılar ek rapor hazırlamak üzere 11/06/2025 tarihli raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.Alınan 17.02.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davacının ... sözleşmesine güvenerek yaptığı ve davalının kusurlu ifası nedeniyle boşa çıktığı değerlendirilen 88.791,98 TL tutarındaki harcamaların, menfi zarar kapsamında teknik olarak tazminat hesabına konu edilebileceği, Davalının demirbaş mahsubu talebine konu ekipmanlar bakımından zilyetliğin tam devredildiğine ve ekonomik fayda sağlandığına ilişkin teknik veri bulunmadığı, ayrıca ayıplı ifa iddiaları dikkate alındığında mahsup talebinin teknik açıdan değerlendirmeye açık olduğu, Kâr mahrumiyeti talebi yönünden, Bilecik Esnaf Odası verilerinin 2015 yılı ekonomik koşullarına indirgenmesi suretiyle hesaplanan yaklaşık aylık 2.000 TL net kazanç projeksiyonunun, işletmenin faaliyete geçememesi ve zarar görenin zararı hafifletme yükümlülüğü dikkate alınarak 1 yıllık makul süre ile sınırlı şekilde teknik hesaplamaya esas alınabileceği, davacının ticari defterlerinde yer alan zarar tutarının, dosya kapsamında ispatlanan menfi zarar kalemlerini içerdiği; ancak bu tutarın tamamının sözleşmeye aykırılıkla doğrudan illiyet bağı kurulabilen giderlerden oluşmadığı, kalan kısmın genel işletme giderleri ve operasyonel maliyetlerden kaynaklanabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davacı vekilince sunulan 31.082026 tarihli bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Sözleşmeden doğan borç ilişkileri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 1 ila 48. Maddeleri arasında, borçların ifa edilememesinin sonuçları ise 112 ila 126. maddeleri arasında düzenlenmektedir. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçimlik hakları TBK m.125’te düzenlemektedir. TBK Madde 125: (1)Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. (2) Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. (3) Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. Yasa hükmü doğrultusunda kanun koyucu borçlunun temerrüdü halinde alacaklıya aynen ifa ile birlikte gecikme tazminatı sözleşmenin ifasından vazgeçerek müspet zararın tazminini veya sözleşmenin feshi yoluna giderek menfi zararın tazminini talep hakkı tanımaktadır. ... kararlarında “Müspet zarar (olumlu zarar), sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki fark” olarak tanımlanmaktadır. Örneğin dava giderleri, seçim hakkının kullanılması için yapılan masraflar, munzam zarar, yoksun kalınan kar müspet zarar kapsamındadır. ... kararlarında “Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olarak tanımlanmaktadır.Sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık ifanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin geçerliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zarar ve dava masrafları, noter masrafı, karar pulu, KİK payı, gerçekleştirilen imalat bedeli, personel gideri vb. kalemler menfi zarar kapsamındadır.Müspet zarar talep edildiği durumda sözleşme geçerliliğini korumakta fakat sözleşmenin ifasından vazgeçilmiş olmakta, menfi zarar talep edildiği durumda ise artık sözleşme feshedilerek ortadan kaldırılmaktadır. Bu durumda aynı anda talep edilmesi hem sözleşmenin devamını ister şekilde bir iradenin ortaya çıkmasına hem de sözleşmenin ortadan kalkmış sayılacak ve bu hali ile talep çelişki içerecektir. Bir başka ifadeyle ortadan kalkan bir sözleşme dolayısıyla sözleşmenin ifa edilemediğinden bahisle zararın tazmininden bahsedilemeyecektir. Dolayısıyla “bir sözleşmesel ilişkide menfi ve müspet zarar birlikte talep edilemez. Zira olumsuz zararın tazmini istenebiliyorsa borç hükümsüz sayılıyor demektir ki hüküm ifade etmeyen borcun ifasına ilişkin çıkarın tazmini istenemez.Dava konusu somut olayda, davacının sözleşme nedeni ile edimini ifa ettiği halde, davacının , davalının ... sözleşmesi uyarınca teslim etmesi gereken malzemeleri, davacının ihtarı ve bu ihtarında verilen süreye rağmen teslim etmediği, bu hali ile davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu sözleşmesine güvenerek yaptığı ve davalının kusurlu ifası nedeniyle boşa çıktığı değerlendirilen bilirkişi raporunun 2.seçeneğince 88.791,98 TL olarak hesaplanan , davacının sözleşme gereği yaptığı ve demirbaş ödemeleri toplamı 41.000 TL ile sözlşemeye güvenerek yaptığı kira gideri 24.000 TL ile tefrişat ve hazırlık gideri 23.791,98 TL den oluşan tutarı menfi zarar kapsamında isteyebileceği, diğer yandan davacının işletmeyi fiilen açmadığı için kar durumunun kesin olarak saptanamayacağı, işletmelerin kar etmesi beklenirken, zarar da etmesinin mümkün olduğu gibi, dosya kapsamı itibari ile müspet zarar kapsamında kar kaybının hesaplanmasının fiilen tespit edilmesinin mümkün olmadığı bilirkişi raporları ile sabit olmakla müspet zararın ispat edilemediği gibi ile menfi zararla birlik müspet zararın talep edilmesi yukarıda izah edilmesi mümkün olmadığından, müspet zarara ilişkin talebin reddi ile 17.02.2026 tarihli bilirkişi raporunun 2.seçeneği doğrultusunda, davanın kısmen kabulü hesaplanan toplam menfi zarar miktarı olan 88.791,98 TL üzerinden kısmen kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 88.791,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 6.065,38-TL harçtan peşin alınan 1.041,73-TL + 1.430,96 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.472,69-TL harcın davalıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 19.499,00-TL yargılama gideri ile peşin alınan 1.041,73-TL + 1.430,96 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı yararına ölçümlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK’nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi’ne ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/09/2026


Katip ...
¸e-imzalıdır


Hakim ...
¸e-imzalıdır




Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.