T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/101
KARAR NO : 2026/137
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2024
KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar --- ve --- adına 31.05.2022 tarihinde ------ tescil numarası ile kayıt altına alınan “Davalı adına tescilli -- ibareli ----- numaralı markanın SMK 4 ve 5. Maddelerine aykırılık teşkil ettiği iddiasıyla hükümsüzlüğü konusunda anlaşamadıklar ----ibareli markanın hukuka aykırı şekilde tescil edilmiş olmasına ilişkin olduğunu, Davalı-----numaralı işyerini 01.09.2021 tarihinde kiraladığı ve işyerinin kullanım amacının alkolsüz restoran olarak belirlendiğini, Davalıların marka tescil tarihi 31.05.2022 olmakla birlikte, davalı----- işyeri açma ve çalışma ruhsatını 02.11.2022 tarihinde aldığı, markaya konu kullanımın da bu tarihten sonra başladığını, bu süreçte davalının, işyerini devretmek amacıyla müvekkili ile irtibata geçmiş, yapılan görüşmeler neticesinde işletmenin devrine yönelik süreç başlatılmış, Davalıların yönlendirmesi ile 23.12.2022 tarihinde “---- unvanlı şirketi kurdujklalrını, davalının bilgisi ve izni dahilinde işyerinin bulunduğu taşınmazın mal sahibi ile 01.01.2023 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında işletme devrine ilişkin olarak 1.000.000,00 TL bedel üzerinde anlaşmaya varılmış ve söz konusu bedel davalı ---- ödenmiş olduğunu, Şirket unvanı ile bağlantılı olarak---- ibaresi için marka başvurusunda bulunulmuş, ancak bu başvuru davalı ----- itirazı üzerine reddedildiğini, davalı taraf, devir bedelini almış olmasına karşın tarafımızdan ayrıca para talep etmiş, bu talebin karşılanmaması halinde işletmeden çıkmayacağı yönünde beyanda bulunarak baskı oluşturmuş, bu gelişmeler üzerine tyetkili mercilere başvurular yapılmış olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık --- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyasına konu edilmiş olduğunu, Davalılar adına tescil edilen markanın hukuka aykırı olduğunu, marka “---- ibaresi ile tescil edilmiş olmasına rağmen, başvuruya esas görsellerde ve fiili kullanımda ----- ibaresinin kullanıldığını, davalı tarafın Kurum nezdinde tescil ettirdiği ibare ile piyasada ve internet ortamında kullandığı ibare arasında açık bir farklılık bulunmakta olup, bu durum mevzuata aykırılık teşkil ettiğini, Somut olayda, davalı tarafça kullanılan “ ----” ibaresi ile tescil edilen “----- ibaresi arasında açık farklılık bulunduğu, başvuruya esas marka örneği ile tescil edilen ibarenin birebir örtüşmediğini, marka örneğinde yer almayan bir ibarenin tescil kapsamında değerlendirilemeyeceğini, Davalılar tarafından kullanılan ibarenin, aynı bölgede faaliyet gösteren ve daha önce varlığı sabit olan “-----gibi teşebbüslerle birlikte değerlendirildiğinde ayırt edici nitelik taşımadığı, aynı veya benzer ibarelerin aynı faaliyet alanında ve yakın bölgelerde kullanıldığını, söz konusu markanın ayırt edicilik şartını taşımadığını, SMK 5/1-b maddesinde düzenlenen ayırt edici nitelik şartını taşımadığını, Davalılar markasında yer alan asli unsurun “----” olduğu, bu ibarenin 43. sınıf kapsamında ticari hayatta genel bir kullanım ile “----” gibi belirli bir yemek türünü ifade ettiğini, markanın, herkes tarafından yaygın şekilde kullanılan ve belirli bir ürün grubunu işaret eden ibareleri içerdiğini, davalılar markasının bu yönüyle 6769 sayılı Kanun'un 5/1-d maddesi kapsamında ayırt edici nitelikten yoksun olduğu, zira ticari alanda herkes tarafından kullanılan ve belirli bir ürün veya hizmet grubunu ifade eden işaretlerin münhasıran marka olarak korunamayacağını, markada yer alan ibarelerin, mal ve hizmetlerin niteliği ile coğrafi kaynağı konusunda yanıltıcı nitelik taşıdığını, Bu nedenlerle, davalılar adına yapılan marka tescilinin mevzuata aykırı olduğu SMKS maddesi uyarınca markanın hükümsüzlüğüne ve, marka kullanımının men'ine karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın kendi marka başvurularının Türk Patent tarafından reddedildiği, hatta müvekkilin itirazı üzerine başvuruların kısmen uygun bulunmadığını, Diğer yandan, davacı tarafın benzer ibarelerin üçüncü kişiler tarafından kullanılmasına rağmen itiraz etmemiş olması da kendi iddialarıyla çeliştiğini, SMK'nın 6. maddesi kapsamında itiraz hakkı bulunmasına rağmen bü hakkın kullanılmamış olması, davacının iddialarının samimiyetten uzak olduğunu gösterdiğini, Müvekkil markasının kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı da dikkate alındığında, SMK m.25/4 hükmü gereği hükümsüzlük talebinin hukuken mümkün olmadığını, Son olarak, davacı tarafın talepleri doğrultusunda verilen ihtiyati tedbir kararı da hukuka aykırı olup kaldırılması gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle, davacı tarafın davasının reddi ile müvekkil aleyhine tesis edilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Davalı adına tescilli ---- ibareli ----- numaralı markanın SMK 4 ve 5. Maddelerine aykırılık teşkil ettiği iddiasıyla hükümsüzlüğü konusundadır.
Mahkememizde aldırılan 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davalı adına Türk Patent nezdinde --- no ile tescilli markanın 43. Sınıfta yer alan mal ve hizmetlerde tescilli olup, SMK 5/1(b) ve (d) , 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı tespit ve kanaatimizi içerir raporunu sunmuşlardır.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Dava, davalılar adına tescilli --- numaralı markanın---- olarak tescil edilmesine rağmen başvuruda " -----" olarak yazıldığını, bunun hukuka aykırı bir tescil olduğunu, SMK 4 ve5. Maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, aldırılan 04/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davaya konu markanın "------ibaresi olduğu, 43. Sınıf bakımından zayıf bir marka olduğu fakat ----- ibaresinin markaya ayırt edicilik kattığı bu nedenle SMK 5/1-d) maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, buna göre dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalıların ---- numaralı ----ibareli markanın 43. Sınıfta tescilli olduğu, davacı tarafından başvuruya aykırı olarak tescil edildiği ve aynı zamanda markanın tanımlayıcı mahiyette olduğu belirtilmiş ise de markanın esas unsurunun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ---ibaresi olduğu, ---- ibaresinin yer bildirici olup yan unsur şeklinde olduğu, bu yönüyle değerlendirildiğinde markanın zayıf bir marka olarak kabul edilemeyeceği gibi tanımlayıcı mahiyette de olmadığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere markanın başvuruda olduğu gibi ----- şeklinde tescil edildiği, bu yönüyle de davacı talebinin reddinin gerektiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL ' nin mahsubu ile eksik alınan 304,40 TL harcın davacıdan tahsiline hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Emsal Karar Arama
İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/101, K. 2026/137, T. 15.09.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.