Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :..
KARAR NO :..

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ..
ÜYE : ..
ÜYE :..
KATİP :..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAHRAMANMARAŞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : ..
NUMARASI : ..
İHTİYATİ TEDBİR/HACİZ TALEP EDEN
DAVACI : ..
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : ..
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :..
YAZIM TARİHİ : ..

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar ihtiyati tedbir/haciz talep eden davacı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA: Davacı .. Medikal Sanayi Ticaret A.Ş. vekili dava dilekçesinde; davalının davacı şirketin ortaklarından olduğunu, davalının ortaklık sıfatını kötüye kullanarak şirket faaliyetleri kapsamında kullanılan cihaz, ekipman ve sarf malzemelerini şirketin merkezinde müvekkili şirketten izin almadan kendi nam ve hesabına kullandığını, bu kullanım karşılığında şirkete herhangi bir bedel ödemediğini, bu kullanımdan ötürü müvekkilinin davalıya fatura düzenlediğini, davalı ya ait taşınmaz ve taşınırlarına, banka hesaplarına ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME ARA KARARI: İlk derece mahkemesince; "İhtiyati tedbir talebi yönünden; (...) HMK'nın 389. maddesi uyarınca, sadece uyuşmazlık konusu olan şey hakkında tedbir verilebilir. Hakkında tedbir kararı verilecek şeyin davanın konusu olması yasanın emredici düzenlemesidir. Bu nedenle bir davada uyuşmazlık konusu olmayan hak ve borçlar yönünden tedbir kararı verilemez. Somut uyuşmazlıkta, tedbir talebine konu aracın davaya konu olmadığından, söz konusu aracın uyuşmazlık konusu olmadığı açıktır. Yasadaki, tedbirin konusuna ilişkin düzenleme yorum gerektirmeyecek derecede açık olup, taşınmazlara ilişkin bir talep ve uyuşmazlık konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. B) İhtiyati haciz talebi yönünden; (...) Dosyamızda, ihtiyati hacze dayanak olarak gösterilen; demirbaş listesi, personel listesi, noter ihtarı ile arabuluculuk tutanağı gibi belgeler ihtiyati haciz talep edilen alacağın muaccel olduğunu göstermez. Bu belgelere haricinde, davacı taraf herhangi bir delil sunmamıştır. Kaldı ki, söz konusu belgelere göre kimin haklı olduğu hususu tartışma konusudur. Ayrıca söz konusu belgelerde net bir meblağ – tutar açıklaması da bulunmamaktadır. Davacı şirketin, maddi tazminata ilişkin talebinin toplam ..-TL olduğu, bu miktarın herkesin mal varlığında bulunabileceği göz önüne alındığında bu aşamada ..-TL alacak miktarıyla sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olacaktır. Eldeki somut olayımızda, iddianın ileri sürülüş biçimi ve tüm dosya kapsamı hep birlikte irdelendiğinde, alacağın var olma (bulunma) ve ayrıca muaccel olma hususları, yapılacak yargılama sonucunda netlik kazanacağı, verilecek ihtiyati haciz kararının bu aşamasında ihsası rey niteliği taşıyacağı, dolayısıyla alacağın muaccel olduğuna bu aşamada kanaat getirilmediğinden talep sahibinin ihtiyatı haciz talebinin reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı taraf istinaf dilekçesinde; davalının haksız olarak kullandığı işyerini kapatma ve iş değişikliğine gitme hazırlığı içinde olduğunu, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarını üçüncü kişilere devretme ve satma yönünde girişimlerde bulunduğunu, banka hesaplarındaki varlıklarını yakınları üzerine aktarmayı planladığını, bu durumun HMK m. 389 ve devamı ile İİK m. 257 ve devamı kapsamında açıkça telafisi imkânsız zarar ve alacağın tahsilinin tehlikeye düşmesi halini oluşturduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı 6100 sayılı HMK m. 391/III'e göre ve ihtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı İİK m. 258/III'e göre istinaf kanun yolu başvurusudur.
6100 sayılı HMK'nın “İhtiyati Tedbirin Şartları” başlıklı 389’uncu maddesine göre; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmünü düzenlemiştir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı sadece uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir.
Davacının dava dilekçesindeki talebi davacı şirketin taşınmazının ve eşyalarının davalı şirket ortağı tarafından kullanılmasından kaynaklı alacağının tahsilidir. Dolayısıyla davalının mal varlığı değerleri davanın konusu değildir. Dava konusu olmayan mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati tedbir konulamaz. Bu nedenle mahkemenin ihtiyati tedbir talebi hakkında ret kararı vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
2004 sayılı İİK m. 257'ye göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yaklaşık olarak ispatlanmış olması gerekmektedir. Davacı alacağın yaklaşık olarak ispat edildiğine kanıt olarak fatura ve içeriği davalı tarafından ihtarname gönderilerek reddedilmiş bir kısım belgeleri göstermiştir. Fatura tek başına ihtiyati haciz kararı için yeterli değildir...Davalının, davacı şirketin ortağı, davacı şirketin iştigal konusu ile davalının davaya konu yerdeki faaliyeti dikkate alındığında uyuşmazlık konusu vakıaların yargılamayı gerektirdiği, şu aşamada davacı şirketin yaklaşık ispat koşulunu sağlayamadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK m. 353/I-b. (1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir/haciz talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Kafi miktarda harç alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verilmiştir. 07/10/2026


Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.