T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2025
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av..... Av..... Av..... Av.....
İSTİNAF EDEN DAVALI: ........
VEKİLLERİ : Av..... Av..... Av.....
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 29/09/2026
YAZIM TARİHİ: 30/09/2026
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 18/02/2025 tarihinde tesis edilen karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında tüp kiralama ve gaz satışı sözleşmesi ve bundan doğan bir ticari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında müvekkilinin davalıya çeşitli gazlar sattığını ve gaz tüpleri kiraladığını, davalının kiralanın tüpleri iade etmediğini, borçlarını ise vadesinde ödemeyerek temerrüde düştüğünü, ödenmeyen muaccel alacaklarının ve iade edilmeyen tüplerin bedellerinin tahsili maksadıyla Konya ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu beyanla takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itiraz ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tüm iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari ilişki davacı şirketin ........ ve ortaklarının sahip olduğu dönemde başlamış olup, ........ firmasını devir aldıktan sonra da aynı şekilde devam ettiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde söz ettiği ve müvekkili şirket tarafından kullanıldığı iddia edilen tüplerin Asetilen tüpler olduğunu, davacının iddia ettiği tüplerin müvekkilde kalması olayı uzun bir süre olmayıp, davacı tarafın kusurundan kaynaklandığını, taraflar arasında davacının ileri sürdüğü iddianın aksine ne bir tüp emanet sözleşme ne de bir kira sözleşmesi bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketten talep ettiği tüp sayısı afaki olup müvekkili şirketin uhdesinde davacı tarafa ait cüzi miktarda tüp bulunduğunu, davacı şirket tarafından başlatılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu beyanla davanın reddine, alacaklının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Dava dilekçesi, takibe dayanak belge ve yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde aldırılan kök rapora göre davalı defterleri kapsamında davacının alacaklı olduğu, sonradan yapılan alacak kaydı ile davalı alacaklı hale getirilmiş ise de bu hususa ilişkin dayanak belge bulunmadığı anlaşılmış olduğundan davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu takibin haklı olduğu, takibe yönelik davalı itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile bilirkişi raporunda tespit edilen faiz ve giderlerin esas alınmak suretiyle takibe yönelik itirazın iptaline ve takibin hüküm kısmında detayları açıklandığı şekliyle devamına ayrıca alacak likit olduğundan toplam tutarın %20 si oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir...." gerekçesiyle davanın kabulüne; Konya ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin 54.912.48 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, hükmedilen 54.912,48 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 10.982,496 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece taraflar arasındaki ihtilaf anlaşılmamış sadece kök raporda bilirkişi tarafından tam olarak izah edilmeyen defter kaydı dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, kök rapora itirazlarında bilirkişinin 31.12.2021 tarihindeki 335.924,58 TL ödeme kaydı olarak belirttiği rakamın içinde müvekkili şirketin 120 nolu hesaplar içinde yer alan iade faturaları ve iade faturalarının kesilmeye başlanıldığı tarih olan 14.09.2021 tarihinden önceki yapılan ödemelerin virman yapılmak suretiyle toplu kayıt şeklinde girilmesinden kaynaklandığının belirtildiğini, itirazları üzerine alınan ek raporda ise; özellikle cari hesap ilişkileri incelendikten sonra bilirkişinin tespitlerinin şu şekilde değişiklik gösterdiğini, dosyada sunulan deliller ve bilirkişi raporları ışığında, taraflar arasındaki temel ihtilafın eksik tüp iddiası olduğunun sabit olduğunu, mahkemenin, yalnızca ticari defterlerdeki takip tarihi itibariyle görünen bakiye alacağı esas alarak karar vermesi ve hukukun temel ilkelerinden olan maddi gerçeğin ortaya çıkarılması yükümlülüğüne aykırı olduğunu, oysa bilirkişi ek raporunda da açıkça belirtildiği üzere, sevk irsaliyeleri ve cari hesap ilişkileri incelendiğinde, davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili şirkette tüpünün bulunmadığının ispatlandığını, bu bağlamda mahkemenin kök rapordaki hatalı değerlendirmeleri dikkate alarak eksik inceleme ile hüküm tesis etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını, haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
İspat yükü ile ilgili genel kuralı düzenleyen TMK’nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK’nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir.
Davacının cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için Konya ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yaptığı takibe davalının yaptığı itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise; davacının tesisinde meydana gelen arızadan dolayı tüp dolumu yapamadığını, kendisine ait tüplerin davacıda beklediğini, davacının bunun yerine dolu tüp verdiğini, davacı ile aralarında emanet veya kira sözleşmesi bulunmadığı belirterek davanın reddini talep ettiği, bu nedenle taraflara ait 2022 yılına ait defterler incelenerek taraf defterleri arasındaki farkın nerden kaynaklandığının belirlenmesi, davalı tarafından davacıya kesilen iade faturalarının davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığının belirlenmesi, davacı tarafından davalıya kesilen 31/12/2021 tarihli 54.912,48 TL bedelli faturanın ve bilirkişi raporunda okunaklı olmadığı belirtilen 08/12/2020 tarih ........ irsaliye nolu irsaliye de getirtilerek davacının alacaklı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde değerlendirme yapılmak ve sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 937,77 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Konya . ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,
7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/09/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....
Emsal Karar Arama
Konya Bam 6. HD, T. 29.09.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.