T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2024/748
KARAR NO : 2026/907
DAVA : TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27.11.2024
KARAR TARİHİ : 12.10.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 25.10.2022 günü müvekkili firmanın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ... Plakalı araç seyir halindeyken davalı sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki, diğer davalı şirket adına tescilli olan ... plakalı aracın dikkatsiz, tedbirsiz ve aslı (tam) kusurlu olarak arkadan çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu, müvekkili şirketin aracının muhtelif yerlerinden hasar gördüğünü ve 20 gün serviste kalması nedeniyle trafiğe çıkamadığını, müvekkilinin araç kiralama faaliyetinde bulunduğundan bu süre boyunca aracı kiralayamadığını, kazanç kayıplarının oluştuğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, kusur oranı, zarar miktarı, onarım süresi ve başkaca tüm talep ve hakları yönünden fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla işbu belirsiz alacak davalarının kabulü ile 300,00.-TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin davaya bakmaya yetkili olmadığını, müvekkillerin ikamet adresinin ... ve ... olması nedeniyle ... veya ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, davaya konu taleplerin KTK.nun 109.maddesine göre zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davaya konu kazada müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, bu nedenle kişinin kendi kusuruna dayanarak tazminat talep etme hakkı olmadığını, kabul anlamına gelmemekle beraber TBK.nun 52. Maddesi gereğince müterafik kusur araştırmasının yapılması gerektiğini, olay günü müteveffanın emniyet kemeri kullanıp kulanmadığının veya başkaca müterafik ksurunun olup olmadığının tespit edilmesi ve mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı, aracın hasarlanması hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin kaza tutanağı, alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Yetki Sorunu;
Dava dilekçesi davalı tarafa 09-11.12.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Cevap dilekçesinin 11.12.2024 tarihinde yasal cevap verme süresi içerisinde verildiği anlaşıldığından yetki ilk itirazı süresinde yapılmıştır.
Öncelikle davalı taraf mahkememizin yetkisine itiraz ederek, davalıların adresinin bulunduğu ... ili veya ... ilçesi mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş ise de 6100 sayılı HMK.nun "Haksız Fiilden Doğan Davalarda Yetki" başlıklı 16. Maddesi gereğince; Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Davacının ikametinin ... olması nedeniyle yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Hak Düşürücü Süre İtirazı Yönünden:
Davalılar vekili zamanaşımı def'i yanında ayrıca hak düşürücü süre itirazında da bulunduğu anlaşıldığı, bu konuda mahkememizde tereddüt oluştuğundan, davanın hangi nedenle ve hangi yasa maddelerine göre hak düşürücü sürenin dolduğu konusunda beyanda bulunmak üzere kendisine HMK.nun 31.maddesi gereğince 2 hafta süre verilmesine, beyanda bulunulması halinde bu hususun ayrıca celse arasında Yargıtay uygulaması çerçevesinde değerlendirilerek karara bağlanmasına, beyanda bulunulmadığı takdirde davada hak düşürücü süre itirazının olmadığının kabul edileceğinin ihtarına karar verilmiş, beyanda bulunulmadığından ve davayla ilgili bir hak düşürücü süre gönlenemediğinden bu konuda karar verilememiştir.
Zamanaşım Def'i Yönünden:
Davalılar vekili zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Zamanaşımı" başlıklı 109/1.maddesi gereğince: "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar."
Kaza tarihi 25.10.2022 olup, "Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı" da bu tarihte düzenlenmiştir. Kaza tespit tutanağında davalıların isim ve bilgileri poliçe ve araç bilgileri yazılmıştır. Diğer bir anlatımla zarar ve tazminat yükümlüsü davacı tarafından bu tarihte öğrenilmiştir.
Öyle ise davanın 25.10.2024 tarihine kadar açılması gerekmektedir.
Arabuluculuğa başvuru tarihi 19.07.2024 olup, nihai tutanağın düzenlendiği tarih 12.09.2024'tür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-15.maddesi gereğince; "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Bu nedenle arabuluculukta geçen 56 günlük sürenin 25.10.2024 tarihine eklenmesiyle zamanaşımının dolacağı tarih 20.12.2024 olup, davacının bu tarihe kadar dava açması gerekmektedir. Davanın 27.11.2024 tarihinde zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalılar vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.
Mahkememizce alınan 22.05.2/026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Dava konusu kazada ... plaka numaralı ticari çekicinin sürücüsü davalı ...'ün % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...'a atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, kaza tarihinde davacı ... A.Ş.'ye ait ... plaka ve (...) şasi numaralı otomobilin onarımı için yeterli olan 7 gün boyunca mahrumiyeti nedeniyle eşdeğer başka bir araç kiralanması durumunda uğranacak zararın KDV hususu mahkeme'nin takdiri olmak üzere olay tarihi döneminde günlük 450,00 TL'den toplam KDV hariç 3.150,00.-TL, KDV dahil 3.717,00.-TL mertebesinde olacağı, kazaya karışan sürücülerin kusur durumuna göre talep edilebilecek zararın KDV hariç 3.150,00.-TL, KDV dahil 3.717,00.-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Olay;
25.10.2022 Salı günü saat 13:45 sıralarında davalı sürücü ... (...) sevk ve idaresindeki, davalı ... Ltd. Şti. adına tescilli, ... Sigorta A.Ş.'ye 10.06.2022 - 10.06.2023 vadeli ...numaralı ... (Trafik) poliçesi ile sigortalı, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2021 model, beyaz renkli ticari yük nakli amaçlı çekici ile ... ili, ... ilçesi, ... semtinde bölünmüş ... istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan ... katılımına geldiğinde ön sağ kesimleri ile önünde aynı istikamette düz ilerleyen sürücü...'ın sevk ve idaresindeki, davacı ... A.Ş. adına tescilli,... Tic. A.Ş.'ye kiralanarak 16.06.2021 tarihinde teslim edilen, ... plaka numaralı, ... marka,... tipinde, 2021 model, gri renkli hususi otomobilin arka sol kesimlerine çarpması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı, maddi hasarla sonuçlanan trafik kazası meydana gelmiştir.
Kusur İncelemesi;
Dava konusu kazada sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı ticari çekici ile bölünmüş karayolunu takiben seyir halinde iken ön ilerisinde aynı istikamette düz seyir halinde olan veya trafik gereği yavaşlayıp duran taşıtın bulunduğu kesime yolun icap ve şartlarına uygun olmayan bir hızla yaklaşan, önündeki...plakalı otomobili, mesafe ve konumunu, fren ışıklarını, hızını dikkate almayan, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, tehlikeleri ön görmeyen, fren tedbiri ile zamanında yavaşlamayan, emniyetli takip mesafesini korumayan, ön kesimleri ile önündeki otomobilin arka kesimlerine çarpan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen davalı sürücü ...'ün % 100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, yine aynı olayda sevk ve idaresindeki... plaka numaralı otomobil ile bölünmüş karayolunu takiben düz seyir halinde iken akıcı trafikte trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek adına kasıtlı olarak veya keyfen aniden durduğuna dair veri bulunmayan, yoğun trafikte seyir halinde iken veya önünde aynı istikamette seyir halinde olup yavaşlayan taşıt trafiği gereği benzer şekilde zamanında fren tedbiri ile yavaşlayarak herhangi bir temasa neden olmadan durduğu esnada arka kesimlerine arkasından dalgın ve dağınık dikkatle gelen sürücünün idaresindeki çekicinin ön kesimleri ile sedmesine maruz kaldığı anlaşılan, olayda ihmalkar veya hatalı davranışına rastlanılmayan, kazada etkili rolü ile kazaya engel olabilmek adına alabilecekleri herhangi bir tedbir bulunmadığı mütalaa edilen sürücü ...'a atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, Tramer kusur değerlendirmesinin uygun ve isabetli olduğu yönündeki bilirkişi tespit ve görüşleri dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunmuş, mahkememizce de hükme esas alınmıştır.
İkame Araç (Mahkum Kalınan Kira Bedeli) Yönünden;
Davacı şirket tarafından aracın 20 gün boyunca serviste kaldığı belirtilmektedir. Somut onarımın raporda da irdelendiği üzere; ... plakalı otomobilin kasko sigortasına ihbar edilerek açılan hasar dosyası kapsamında marka yetkili servisinde tamamlandığı, kazanın 25.10.2022 tarihinde meydana geldiği, muhtemelen aracın ilerlemesine teşkil etmeyecek nitelikte olan hasar nedeniyle kazadan sonra kullanılmaya devam edildiği, zira kazadan 23 gün sonra 17.11.2022 tarihinde sigorta şirketine ihbar edildiği ve aynı gün hasar dosyasının açıldığı, 18.11.2022 tarihinde de SBM'ye ihbar edilerek aynı gün kusur değerlendirmesinin tamamlandığı, 25.11.2022 tarihli onarım faturası ile kaza tarihi arasında ise 31 takvim günü bulunduğu, hasarlı taşıtların onarım süreleri, hasar bölgesine, derecesine, yedek parça stok durumuna, tedarik süresine, servisin iş yoğunluğuna bağlı olarak değişim gösterebilmekte ise de davacı şirkete ait olan ve arka tampon kesiminden hasarlanan ...plaka numaralı otomobilin evrensel ilim, teknik, fen ve sanat kaidelerine uygun şekilde onarılarak kullanılmaya hazır hale getirilebilmesi için (beyan, tramer, sigorta, hasar tespit prosedürleri, sökme-takma, onarım, boya hazırlık, boya, kuruma, sertleşme, kontrol, ayar vb.) için 7 günün yeterli, makul ve uygun olduğu, onarım faturalarının her zaman düzenlenmesi mümkün belgelerden sayıldığı açıktır. Hasarın niteliği ve yeri dikkate alındığında bu sürenin tamirde geçecek süre için makul ve dosya kapsamına, oluşa uygun olacağı değerlendirilmiştir. Fiilen serviste/tamirde geçen süre, objektif olarak belirlenen bu süreden fazla olsa dahi Tramer, sigorta, ekspertiz, parça tedariki, iş yoğunluğu, keyfiyet vb. Pek çok diğer etmenlere bağlı olarak işlemlerin ve teslim süresinin uzamasında münhasıran ihmali veya hizmet kusuru bulunan kişi veya firmaların sorumluluğundan veya hatalarından davalılar sorumlu tutulamazlar. Zira raporda da değinildiği üzere yaşanabilecek bu tür aksama ve gecikmeleri davalıların ön görmesinin veya önlem alabilmesi mümkün değildir.
Raporda da işaret edildiği üzere uzun süreli kiralamalarda kira bedelleri düşmekte, saatlik veya günlük kiralarda ise nispeten daha yüksek olduğu herkesçe bilinen bir husustur. Ayrıca mevsim sezonlarına bağlı olarak da arz/talep dengesi içinde fiyatlarda farklılıklar olabilmektedir. Model yılı nispeten düşük olan araçların model yılı ve donanım seviyesi, teknik özellikleri ile birebir örtüşen aynı taşıtların sektörde bulunabilmesinin güç olabileceği ve ayrıca zaman kaybı nedeniyle zararı arttırıcı etkiye yol açabileceği, davacı şirket tarafından onarım sürecinde araç kiralandığına dair herhangi bir kiralama sözleşmesi ve fatura ibraz edilmemekle birlikte (C) segmentte yer alan emsal-eşdeğer muadil bir otomobilin sonbahar dönemine denk düşen olay tarihi döneminde günlük ortalama 450,00 TL bedel ile kiralanabilmesinin mümkün göründüğü, 7 gün mahrumiyet boyunca da uğranacak net zararın (7 günx450,00 TL=) KDV hariç 3.150,00 TL, % 18 KDV dahil 3.717,00 TL mertebesinde olacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Hesaplama yapılırken emsal araştırması yapılmış, yapılan araştırmalar raporun 10-11.sayfalarında gösterilmiştir. Yapılan hesaplama ve takdirde bir hata gözlenmemiş, dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Bu nedenle rapora itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmış, itirazlar da soyut bulunduğundan, 6100 sayılı HMK.nun 30.maddesinde hakime bir görev olarak yüklenen "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereği dava ve usul ekonomisi gözetilerek ek veya yeni bir rapor almaya gerek duyulmamıştır.
Davacı vekili de bu miktarlar üzerinden 07.07.2026 tarihinde, belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından talep sonucunu bu miktara göre arttırmıştır.
Açıklanan nedenlerle 3.177,00.-TL maddi tazminatın (İkame Araç-Mahrum kalınan Kira) kaza tarihi olan 25.10.2022 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
Kaza tarihi olan 25.10.2022 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte 3.717,00.-TL maddi tazminatın (İkame Araç-Mahrum Kalınan Kira) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
1-Alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00-TL olup, peşin alınan 427,60-TL ve 58,35-TL tamamlama harcı toplamı olan 485,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 246,05-TL harcın DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 650,00-TL, bilirkişi ücreti 10.000,00-TL'den oluşan 10.650,00-TL yargılama gideri ile 427,60-TL başvuru harcı, 427,00-TL peşin harç ve 58,35-TL tamamlama harcı toplamı 11.563,55-TL yargılama giderinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 3.717,00-TL vekalet ücretinin DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
5-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre DAVALILARDAN MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalılar açısından HMK.nun 341/2.maddesi gereğince kesin, davacı açısından HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2026
KATİP - HAKİM -
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Emsal Karar Arama
İstanbul Asliye 2.ticaret Mahkemesi, E. 2024/748, K. 2026/907, T. 12.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.