Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/454 Esas
KARAR NO : 2026/710

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/07/2025
KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkilinin " ..." markası altında uzun yıllardan beri ülkemizde araç kiralama sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... günü ... plakalı aracına davalının çarpması sonucu değer kaybına uğradığını ve 14 gün tamirde kaldığını, davalının kusuru nedeniyle davacının zarara uğradığını, davalının davacı aracına arkadan çarptığını ve kusurlu olduğunu, diğer davalının aracın maliki olduğunu ve sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduğunu, davacının araç mahrumiyet zararının KDV dahil olarak hesaplanması gerektiğini, günlük kira bedelinin ...'ya sorulmasını istediklerini ve dosyanın bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasına karar verilmesini, müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı zararımızın kusur oranı, zarar miktarı ve başkaca tüm talep ve hakları yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 250,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili şirketin uğramış olduğu kazanç kaybının kusur oranı, zarar miktarı, onarım süresi ve başkaca tüm talep ve hakları yönünden saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 250,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek olan değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, lehlerine arabuluculuk taraf vekilliği vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama harç ve masraf giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; dava dilekçesinde kusur yönünden yapılan iddiaların kesinlikle doğru olmadığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusursuz olduğunu, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını istediklerini, aracın daha önceden kazaya karışmış olabileceğini, bu durumda önceki kazalarda oluşan değer kayıplarından kendilerinin sorumlu tutulamayacağını, ... plakalı aracın tamiri süresince ikame araç kullanmış olabileceğini, bu durumda herhangi bir zararının doğmayacağını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine yönelik karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;Meydana gelen kaza sebebi ile taraflarına yapılan başvuru üzerine evrakların incelendiğini ve yapılan araştırma uyarınca Kaza Tespit Tutanağı uyarınca 09.01.2024 tarihinde saat 12.48'de dava konusu kazanın meydana geldiğinin beyan edildiğinin görüldüğünü, kaza tarihi ile poliçe vade başlangıç tarihinin aynı olması sebebi ile gerekli incelemeler yapıldığında poliçenin 09.01.2024 tarihinde saat 13.13'de tanzim edildiğini, bu durumda henüz poliçe yokken dava konusu kazanın gerçekleştiğinin anlaşıldığını, taraflarınca husumet olmadığına karar verildiğini, ilgili poliçe kazanın gerçekleşmesinden sonra tanzim edildiğinden ve bu noktada kaza, poliçe vadesi dışında kaldığından müvekkili sigorta şirketinin uyuşmazlık konusu kazadan kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kazaya ilişkin herhangi bir sorumluluğu olmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 09/01/2024 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur durumu, davacının araçta oluşan zarardan bahisle değer kaybı ve kazanç kaybı tazminat istemlerinin yerinde olup olmadığı, öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davalı tarafça mahkememizin yetkisine ilişkin itirazda bulunulmuş ise de mahkememizin uyuşmazlığın çözümünde görevli ve yetkili olduğu anlaşıldığından görev itirazı yerinde görülmeyerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 17/12/2026 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere kusur-hasar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 24/06/2026 tarihli raporda özetle;
"Dava konusu olayda davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ..., yönetimindeki aracıyla sağ şeritten sol şeride geçmeden önce sol şeritte seyreden ve emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış olan davalı sürücü... yönetimindeki... plakalı aracının geçmesini beklemesi ve bu aracın geçişinden sonra sol şeride geçmesi gerekirken bu kurallara uymadığından, şerit değiştirme kurallarını ihlal ederek trafik güvenliğini ortadan kaldırdığından olayda %100 oranında asli kusurludur.
Davalı sürücü ... ise aracıyla sol şeritte düz seyrini sürdürürken sağındaki şeritten dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde önüne geçmeye çalışan davacı aracına sert fren yapmasına rağmen çarptığından ve kazayı önlemek için alabileceği başka ek bir tedbir bulunmadığından olayda kusursuz bulunmuştur. ...
Davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ..., dava konusu olayda %100 oranında asli kusurlu olduğundan davacı şirketin davalılardan talep edebileceği bir maddi zararı mevcut değildir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklandığı üzere:
1.Dava konusu olayda davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %100 oranında asli kusurlu olduğu,
2.Davalı sürücü ...'nın kusursuz olduğu,
3.Davacı şirketin talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı,...." yönünde tespitlerde bulunulduğu, raporun ayrıntılı, gerekçeli, dosya kapsamına uygun nitelikte düzenlenmiş olduğu, hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içerdiği görüldüğünden davacı vekilinin yeniden rapor alınması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu doğrultuda yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı şirkete ait aracın sürücüsünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı sürücünün ise kusursuz olduğu, davacının tam kusurlu davranışı neticesinde kaza ve zararın meydana geldiği, buna göre davalılardan maddi tazminat talep şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalılar kendilerini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile müştereken ve müteselsilen davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 22/09/2026

Katip Hakim
¸e-imzalıdır e-imzalıdır








Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.