Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : ..
KARAR NO : ..

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :..
NUMARASI :..
DAVACI : ... -... - ...
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : ..
KARAR YAZIM TARİHİ : ..

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve ilgili dosya dairemize gelmiş olup, dosyanın inceleme aşamasında duruşma yapılmadan karar verilebilecek hallerden olduğu anlaşılmış olmakla, dosya heyetçe incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, ...'nın oğlunun üniversite eğitimi için .., davalının mal sahibi olduğu eşyalı stüdyo daireyi .. tarihinde aylık .. TL kira bedeliyle kiraladığını, emlakçıya ve mal sahibine gerekli ödemeleri yaptığını, kiralama işlemi sırasında apartman görevlisi ve aynı zamanda davalının çalışanı olarak tanıtılan . . isimli şahıs tarafından bir yıllık kira bedeli teminatı olarak .. TL bedelli bir senedin davacıya imzalatıldığını, ancak bu senedin kimseye verilmeden kiralanan eve bırakıldığını ve üzerindeki bazı kısımların.. tarafından yazıldığını, senet metninin tam olarak doldurulmadığını, müvekkilinin kira bedellerini her ay düzenli olarak ödediğini, buna rağmen davalının .. tarihinde davacının kiralanmış olan daireye izinsiz girdiğini, davacının whatsapp üzerinden arayarak evin çok kötü durumda olduğunu, davacının oğluna küfür, tehdit ve hakaretlerde bulunarak eşyalarını sokağa attığını ve bir daha eve gelmemesini söylediğini, bu kötü niyetli davranışlar sonucunda davacının oğlunun okul kitapları, eğitim materyalleri ve kişisel eşyalarının gasp edildiğini ve eğitim hayatının sekteye uğrayarak okulu bırakmak zorunda kaldığını, davalının evde bulunan ve davacı imzalanmış ancak kendisine verilmeyen .. TL bedelli senedi alarak üzerine kendi adını ve vade tarihini yazıp .. İcra Müdürlüğü .. Esas sayılı dosyası ile icraya koyduğunu, icraya konu senedin zorunlu unsurlarının sonradan ve davalı tarafından doldurulduğunu, bu durumun adli tıp kurumu incelemesiyle tespitini talep ettiklerini, senedin Türk Ticaret Kanunu kapsamında senet vasfı taşımadığını, özellikle "kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi" ibaresinin eksik olduğunu ve keşide yeri olarak yazılan ".." ibaresinin yetersiz ve anlaşılır olmadığını, davacının davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, senedin teminat amaçlı imzalanmış olsa dahi davalıya verilmediğini ve usulsüzce ele geçirildiğini, davalının iyi niyetli hamil olmadığını, bu nedenle senedin bedelsiz olduğunu, davalının hırsızlık, güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik, hakaret ve tehdit suçlarını işlediğini ve suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, icra takibine konu senedin zorunlu unsurlarının sonradan doldurulmuş olması ve herhalükarda senet vasfı taşımaması, davacının kayıtsız şartsız borç ikrarını içermemesi sebebiyle kambiyo vasfı taşımayan senede ilişkin menfi tespit talebinin, terditli olarak da bedelsizlikten kaynaklı menfi tespit talebinin kabulü ile davaya konu senede ilişkin olarak davalıya borcu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmada, imzaya inkar edilmediğini, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve m.115/2-1. cümle hükümleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kira ilişkisi bulunmadığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, kira sözleşmesinde teminat olarak verilen senedin icraya konulması nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
.. tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, .. tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.
.. gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. (HMK. madde 33). Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevinin mahkeme hâkimine ait olmasına göre uyuşmazlığın çözümüne ilişkin hukuki nitelendirme yapılmalıdır.
6100 sayılı HMK'nun 26/1. maddesine göre "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir...
Somut olayda, davacı tarafından sözlü kira ilişkisinin varlığı iddiasıyla davaya konu icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitinin istendiği anlaşılmaktadır. Hakim taleple bağlı olup, dava dilekçesindeki talebe göre görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Davalının akdi ilişkiyi inkar etmesi davanın esası ile ilgili olup, davaya bakma görevi sulh hukuk mahkemesine aittir.
Davalı vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.
Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğrudur.
Tüm bu nedenlerle HMK. 355. Maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olması, kamu düzenine aykırı bir durumun da tespit edilememesi karşısında davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı taraftan harç peşin alındığından harç konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3-İstinaf masrafının davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın kesin olması nedeniyle tebligatların ve harç tahsil/iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK. 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2026

...
Başkan
...
¸e-imzalıdır

...
Üye
...
¸e-imzalıdır

...
Üye
...
¸e-imzalıdır

...
Katip
...
¸e-imzalıdır













Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.