T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :..
ÜYE :..
ÜYE :..
KATİP : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :..
NUMARASI : ..
DAVACI : ..
VEKİLLERİ : Av. ..
DAVALI : ..
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ :..
YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA : Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki sebebi ile cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkiline .. cari hesap alacağından dolayı borcu olduğunu, davalı şirket tarafından bu borcun ödenmediğini, .. İcra Dairesi'nin.. Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, alacağın en az ..si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davaya konu icra takibinin usulüne uygun olmadığını, uygulanan faiz oranının kanuna aykırı olduğunu, faturaya dayalı takiplerde fiili ödeme tarihindeki kurun talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın sözleşme gereği üstüne düşen işleri yerine getirmediğini, bir kısım işleri de gereği gibi yerine getirmediğini, söz konusu eksiklikler ve sözleşmeye aykırılıklar sözlü olarak dile getirilse de eksikliklerin yerine getirilmediğini, bu sebeple bir borçlarının bulunmadığını, itirazın iptali istenen icra takibine asıl sözleşmenin konu edilmediğini, müvekkilinin asıl sözleşmeye konu itiraz haklarını kullanamadığını, beyanla davacı hakkında takip konusu alacağın % ..’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI : Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; .. İcra Dairesi .. Esas sayılı dosyasında;.. alacak için davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, ..-USD alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesine göre devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, itirazın iptaline karar verilen alacağın % 20'si olan ..- TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili, itirazın iptali davalarının görülebilmesi için öncelikle usulüne uygun bir icra takibinin bulunması gerektiğini, anılan icra takibi usulüne uygun olmadığı için davanın reddi gerektiğini, zira uygulanan faiz oranının açıkça kanuna aykırı olduğunu, bununla birlikte faturaya dayalı takiplerde fiili ödeme tarihindeki kurun talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, davalı tarafın sözleşme gereği üzerine düşen işleri yerine getirmediğini, bir kısmını ise gereği gibi yerine getirmediğini, söz konusu eksiklikler ve sözleşmeye aykırılıkların defalarca kez şifahen dile getirilmesine rağmen eksiklikler giderilmediğini, bu durumun şirket içi yazışmalarla sabit olduğunu, bu nedenle alacaklı görünen tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını, anlaşma gereği müvekkili firma yerine getirilen bir kısım işler için davacı tarafa ödeme de yaptığını, davalı tarafin işi bitirmesi ve böylelikle kalan kısım ödemenin yapılacağı hususunda defalarca uyarılmasına rağmen işi bitirmediğini, başka bir ifade ile faturaya konu olan hizmetin ve malın alınamadığını, faturaya konu olan hizmetin ve/veya malın tam ve eksiksiz olarak verildiğinin ispat yükünün davacıda olduğunu, .. tarihli bilirkişi raporunda davacının faturaya konu olan hizmeti/ürünü eksiksiz yerine getirdiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığını, bilirkişi raporuna rağmen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, .. tarihli bilirkişi raporunda davacı ticari defterine göre yapılan inceleme de davacının .. dolar alacaklı olduğunu, müvekkili şirket defterlerinde yapılan incelemede ise .. TL olduğunun tespit edildiğini, yine raporun son sayfasında ise "ancak davalının tüm ticari münasebet kayıtlarını TL cinsinden yaptığı ve davalının davacıya .. yılında yaptığı ödemelerin kayıtlarının davalının incelenen .. yılı yasal defterlerinde olmadığı, taraflar arasındaki yasal defter ticari münasebet kayıtlarının bu nedenle farklılaştığı tespit edilmiştir" şeklinde tespitte bulunulduğunu, ticari defterlerin kesin delillerden olduğunu, yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediğinin açıkça anlaşıldığını, ticari defterlerin kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabileceğini, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerektiğini, yerel mahkemece davanın kabulünün yerinde olmadığını, davacı taraf öncelikle faturaya konu hizmeti tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini kanıtlamakla yükümlü olduğunu, başka bir ifade ile eser sözleşmesine konu olan işi tam ve eksiksiz yerine getirdiğini kanıtlaması gerektiğini, bu husus kanıtlanmadan ve deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, ayrıca davacı tarafça inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinin de yerinde olmadığını, nitekim fatura sonucunda yapılması gereken işlerin ne kadarının yapıldığının ve ne kadarının ücretinin ödendiği belli olmadığını, daha kısa bir ifade ile alacağın likit olmadığını, nitekim davacı taraf yaptığı iş kadarıyla bir ödeme aldığını, yapılan işin değeri ancak bilirkişi marifeti ile tespit edilip, değerinin ortaya çıkacağını, yerel mahkemece inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir dava olduğunu, itirazın iptali istenen icra takibine asıl sözleşmenin konu edilmediğini, bu durumda müvekkilinin asıl sözleşmeye konu itiraz haklarını kullanamadığını, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf nedenleri ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.
Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi anlamında ticari nitelikteki etiket ve baskı ürünleri satımı ile cari hesap ilişkisinden kaynaklanan yabancı para cinsinden (USD) bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca İptali ve Takibin Devamı ile İcra İnkâr Tazminatı istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık temel olarak; tarafların usulüne uygun tutulmuş e-defter kayıtları çerçevesinde ..tarihinden itibaren yürütülen cari hesap bakiyesinin .. para birimi üzerinden sabit olup olmadığı, davacının sattığı mallara ilişkin faturaları kendi defterine işleyip vergi dairesine bildiren davalının mal teslim edilmediği yönündeki savunmasının dürüstlük kuralı (TMK m. 2) karşısındaki durumu, yabancı para alacaklarında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki .. efektif satış kuru üzerinden alacak talep edilip edilemeyeceği ve alacağın likit niteliği karşısında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarından kaynaklanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 99/2-3: "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki Rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş borcun ödenmemesi hâlinde alacaklı, bu alacağının aynen ödenmesini veya ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenmesini isteyebilir."
Fiili Ödeme Günü Kuru ve Yabancı Para Cinsinden Takip Savunmasının Değerlendirilmesi:
Davalı vekili, takibe konu alacağın USD cinsinden istenemeyeceğini ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 99. maddesinin açık hükmü karşısında; borcun yabancı para cinsinden (.) kararlaştırıldığı hallerde alacaklı, borcun fiili ödeme günündeki rayiç (. efektif satış) kuru üzerinden TL karşılığının tahsilini veya takibin doğrudan yabancı para cinsinden yürütülmesini isteme hakkına (seçimlik hak) sahiptir.
Dosya kapsamındaki e-fatura kayıtları, taraf defterleri ve cari hesap ekstresi incelendiğinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin .. tarihinden itibaren .. para birimi üzerinden yürütüldüğü net olarak sabittir. Davacının yabancı para borcunun aynen tahsili veya fiili ödeme günündeki kur üzerinden takibe konu etmesi TBK m. 99 ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına tamamen uygun olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı hukuki dayanaktan yoksundur.
Ticari Defterler, Mal Teslimi ve Raporun Denetimi Yönünden Değerlendirme:
İlk Derece Mahkemesince aldırılan.. tarihli .. Bilirkişi Raporu Dairemizce de detaylıca tetkik edilmiştir: Her iki tarafın .. yılları e-defter beratlarının süresinde ve usulüne uygun alındığı, defterlerin HMK m. 222 anlamında sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.
Davacının, davalıya düzenlediği tüm faturalar (satışlar) davalı şirketin kendi yasal e-defterlerine tek tek ve eksiksiz olarak kaydedilmiştir. Faturaları kendi defterine kaydedip BABS formlarıyla vergi dairesine bildiren davalı tarafın "mal teslim edilmedi/hizmet alınmadı" şeklindeki savunması TBK m. 223 ve TTK m. 21 hükümleri uyarınca iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz ve kendi defter kayıtlarıyla çelişir.
Davalı şirketin defterlerinde alacağın .. TL olarak görünmesinin sebebi; davalının..tarihinden sonraki .. faturalarını TL bazında kaydetmesi ve .. yılında bankadan yaptığı ödemeleri kendi e-defterine işlememiş olmasından kaynaklanmaktadır. Davacı şirket ise dürüstlük kuralı gereğince davalının yaptığı tüm ödemeleri düşerek bakiyeyi .. USD olarak netleştirmiştir. Davalının kendi defterlerindeki bakiye borç tutarı, takip tarihindeki döviz kuru ile çarpıldığında davacının talep ettiği .. USD tutarından dahi fazladır. Dolayısıyla bilirkişi raporu son derece ayrıntılı, denetime açık, gerekçeli ve HMK m. 281 anlamında hüküm kurmaya tam elverişli olup İlk Derece Mahkemesince bu rapora dayanılarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
İcra İnkâr Tazminatı Yönünden Değerlendirme:
Taraflar arasındaki alacak fatura ve ticari defter kayıtlarına dayalı cari hesap bakiyesinden kaynaklanmakta olup likit (belirlenebilir) niteliktedir. Borçlunun takibe haksız itiraz etmiş olması sebebiyle, kabul edilen yabancı para alacağının icra takip tarihindeki .. efektif satış kuru (.. TL) karşılığı olan tutar üzerinden davacı lehine ..oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi İİK m. 67/2 maddesine ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik ilkelere uygundur.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın HMK'da belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.542,12 TL istinaf harcından peşin alınan 1.015,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.527,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafları bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleşince ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 08.10.2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Emsal Karar Arama
Gaziantep BAM 11. HD
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.