T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO :..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..
ÜYE : ..
ÜYE : ..
KATİP : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ..
NUMARASI : ..
DAVACI : ..
VEKİLİ : Av..
DAVALI : .
FERİ MÜDAHİLLER : 1..
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Konkordato
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar feri müdahiller . . Bankası A.Ş. vekili, .. vekili, ..vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirketin büro, okul, ibadethane, otel, lokanta, sinema, tiyatro gibi kapalı alanlar için mobilya imalatı alanında faaliyet gösterdiğini, .. depreminin yıkıcı etkilerinin yanında ekonomik etkilerinin de ortaya çıktığını, özellikle imalat işletmelerinin ekonomik ham madde temini, üretimi, satışı ve alacakların tahsilatı konusunda problem yaşadığını, bunun sonunda şirketin nakit dengesinin bozulduğunu, ülke ekonomisinin geçirdiği sıkıntı ve döviz kurlarının dalgalı seyri nedeniyle olumsuzlukların mevcut problemleri daha da arttırığını, bankaların yeni kredi kullandırmayıp mevcut limitleri düşürmeye başladığını, bir taraftan stoklar erirken ödemelerin gecikmeli ifa edilmeye başlandığını, sonuçta şirketin borçlarını ödeyememe, ticari faaliyetlerini devam ettirememe tehlikesinin doğduğunu, taleplerinin kabulü halinde; konkordatonun tasdikini takip eden aydan .. ay sonra başlamak üzere .. aylık sürede, adi borçlara..faiz ödemesi ile ödenmesi teklifinde bulunduklarını ve bir kısım tedbir talepleri ile beraber mühlet verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Müdahale talebinde bulunanlar, konkordato talebinin reddine karar verilmesini, tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
YEREL MAHKEME KARARI : Mahkemece, İİK'nın 304/1 madde ve fıkrası uyarınca, karar vermek için tayin olunan duruşma günü İİK'nın 288.maddesi uyarınca ilan edildiği, itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilan edildiği, adi alacaklılar bakımından; kabul eden alacaklı sayısı ve bu alacaklıların alacak miktarlarının oluşturduğu nisap gözetildiğinde, toplantıda alacağı nisaba alınmayan alacaklılar dikkate alınsa dahi yasanın aradığı nisap sağlandığı için neticenin değişmediği gerekçesiyle adi alacaklılar bakımından tasdik kararı verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Feri müdahil ..... vekili, yerel mahkeme kararının alacaklılar nisabı, alacak kalemleri ve alacakların projeye kaydı bakımından denetlenebilir olmadığını, konkordato projesinin "gerçekçi/ somut" ve denetlenebilir olmamasının, başarı ihtimalinin varsayımlara dayanması, konkordato kaynaklarının dayanıksız olması ve gerçeği yansıtmamasına rağmen tasdik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödeme tekliğinin uzun vadeyi ve düşük faiz oranını içerdiğinden alacaklılar ve borçlular arasındaki menfaat dengesini bozduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Feri müdahil.. vekili, mahkeme tarafından bankacı bilirkişinin hazırlamış olduğu rapor dikkate alınarak alacak miktarının .. TL'ye çekilmesi ve nisaba esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacı firma hakkında ilk derece mahkemesi tarafından .. tarihi itibari ile .. aylık geçici mühlet kararı verildiğini, müvekkili banka tarafından davacı şirkete kredi sözleşmelerinden doğan borcu .. tarihinde kat edilerek .. Noterliğinin .. tarih ve .. yevmiye nolu hesap kat ihtarının tebliğ edildiğini, hesap kat ihtarında belirtilen .. TL nakit, .. TL gayri nakit alacak yönünden davacı şirketin temerrüte düşürüldüğünü, davacı şirketin müvekkili bankaya vermiş olduğu çeklerin bir kısmının konkordato tarihinden önce tahsil edildiğini, geçici mühlet tarihi itibari ile dolayısıyla tebliğ edilen kat ihtarından önce yapılan tahsilatların ayrı değerlendirme konusu yapılması gerektiğini, .. seri numaralı, . vade tarihli, .. TL bedelli çek tahsilatı geçici mühlet ve kat ihtarları kat edilmesinden önce olup bilirkişice değerlendirme konusu yapılırken hataya düşüldüğünü, esas alınacak nisaba yönelik itiraz dilekçelerinin ilk derece mahkemesi tarafından inceleme konusu yapılmadığını, yeniden eksikliğin giderilmesine yönelik bilirkişiden rapor aldırılması talepleri hakkında ara karar dahi kurulmadığını, konkordato tasdik kararı neticesinde müvekkili banka hak kaybına uğrayacak olup, bu hali ile konkordato projesinin uygulanması müvekkili banka yönünden maddi kayıplara sebebiyet vereceğini, davaya konu somut olayda nisap hesabının hangi alacak kalemleri üzerinden ve hangi yöntemle yapıldığı gerekçede açıkça gösterilmeden tasdike yönelik karar kurulmasının, eksik inceleme ile karar verildiğini gösterdiğini, müvekkili banka yönünden, borçlu firmanın alacaklı olunan tutarın ödenmesi konusunda faiz - fer’iler, rehinli kısım/adi kısım ayrımı ve hangi tarihin esas alındığı gibi hesap kalemlerinin belirtilmediğini, müvekkili bankanın alacağının ve diğer alacaklıların, alacaklarının hangi tarihten itibaren ödeneceği ve taksit bedellerinin belirli olmadığını, bu sebepledir ki projenin detaylı olarak irdelenmemesi ve kanunen bulunması gereken şartları taşımadığının açık olduğunu, bu kapsamı ile projenin hukuki yeterliliğe sahip olmadığı ve sırf bu sebeple dahi konkordato tasdik kararının verilmiş olmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
.. müdahil .. A.Ş. vekili, konkordato tasdiki şartları oluşmuş olup, konkordato projesinin uygulanabilir olmadığını, .. tarihinde borçlular tarafından konkordato başvurusunda bulunulduğunu, vadenin .. ay olması ve borçlulara kredi kullanım tarihinin bu tarihlerden çok daha önce olması hususu dikkate alındığında müvekkili bankanın konkordato süreci ve proje tasdik kararı nedeniyle fazlasıyla zarara uğrayarak mağdur edildiğini, borçluların ise herhangi bir şirket faaliyeti olmaksızın tamamen süreç ve proje nedeniyle fazlasıyla kar elde edeceğinin görüldüğünü, bu durumun konkordatonun amacından uzaklaşılmasını ve borçluya hakkaniyetsiz olarak sebepsiz zenginleşme sağlayacağını, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Feri müdahil .. .. vekili, müvekkili bankanın, davacı şirketten olan alacağı bakımından hem rehinli alacaklı hem de rehinle karşılanmayan alacak bakımından adi alacaklı konumunda olduğunu, rehinli alacakların tasdik kararına dahil edilmemesi/red kararı verilmesi isabetli olsa da davacının adi alacakları için tasdik kararı verilmesi isabetli bulunmadığını, mahkemece tasdik şartlarının oluştuğu sonucuna varılmasının kesik ve hatalı incelemeye dayandığını, borca batık olmama tespitinin tek başına tasdik için yeterli olmadığını, önemli olanın projenin uygulanabilir olması olduğunu, .. tarihli dilekçeleri ile rehinli aracın rayici üzerinden .. yıl geçmiş olduğu gerekçesiyle yeniden rayiç değer tespiti taleplerinin değerlendirilmediğini, ve rehinli aracın satışı taleplerinin komiser görüşü ile reddedildiğini, satışa izin taleplerinin ise raporda; aracın proje kullanılmadığının açıkça belirtilmesine rağmen İİK 295'e aykırı şekilde reddedildiğini, İİK 294/3 gereği geçici mühlet tarihinde yalnızca rehinle temin edilmemiş alacaklar için faiz işlemesinin duracağını; rehinle temin edilmiş alacak olan işbu alacaklarına faiz işlemeye devam ettiğini, müvekkilinin alacağı konkordato dosyasında .. TL olarak bildirilmiş olup, rayici 2 yıl önce belirlenmiş rehinli araçlar nedeniyle alacaklarının rehinle karşılanmayacağının evleviyetle açık olduğunu, rehinli araç yönünden satışa izin verilmemesinin, müvekkilinin teminat menfaatini haksız biçimde zedelediğini, rehinli alacaklılar yönünden hüküm kuruluş biçiminin de hukuka aykırı olduğunu, alacaklı eşitliği ve re’sen araştırma ilkesinin ihlal edildiğini, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Feri müdahil .. A.Ş. vekili, konkordato tasdik şartlarının oluşmadığını, dosya içerisinde mevcut olan yerel mahkemece hükme esas alınan nihai değerlendirme raporunun hatalı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
.. Ortaklığı vekili, alacakların miktarının, niteliği ve projeye yansıması ile alacaklılar çoğunluğunun tespiti bakımından da dosya kapsamında açık ve tereddüde yer bırakmayacak bir değerlendirme yapılmadığının anlaşıldığını, zira taraflarınca bildirilen alacak tutarının eksik kabul edilmesi suretiyle alacaklılar nisabının da hatalı şekilde belirlendiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki yaklaşık 2 yıldır konkordato mühleti içerisinde bulunan firmanın konkordato ön projesinin tasdiki ile birlikte ödeme süresi uzayacak olup bu durumun müvekkilinin daha fazla mağdur olmasına sebebiyet vereceğini, nitekim projede belirlenen vade ve faiz oranı birlikte değerlendirildiğinde, alacaklıların alacaklarını uzun bir zaman dilimine yayıldığını ve düşük bir faiz oranı ile tahsil etmeye zorlandığının görüldüğünü, ekonomik koşullar ve piyasa gerçekleri karşısında belirlenen faiz oranının alacakların değerini koruyacak nitelikte olmadığını. ödeme süresinin uzunluğunun ise alacaklılar bakımından katlanılması gereken külfeti artırdığını, bu haliyle ödeme teklifinin, müvekkili şirketi daha fazla mağdur ettiği ve konkordatonun amacına uygun düşmediğinin anlaşıldığını, ödeme planının vade ve faiz koşulları itibariyle hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Feri müdahil ... vekili, yerel mahkeme kararının alacaklılar nisabının alacak kalemleri ve alacakların projeye kaydı bakımından denetlenebilir olmadığını, konkordato projesinin “gerçekçi/ somut” ve denetlenebilir olmamasının, başarı ihtimalinin varsayımlara dayanmasının, konkordato kaynaklarının dayanaksız olması ve gerçeği yansıtmamasına rağmen tasdik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödeme teklifinin uzun vadeyi ve düşük faiz oranını içerdiğinden alacaklılar ve borçlu arasındaki menfaat dengesini bozduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 7101 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 285 ve devamı maddeleri gereğince açılan konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni hususları gözetilerek yapılan inceleme neticesinde:
Hukuki Çerçeve ve Konkordato Müessesesi:
İncelemeye geçmeden önce konkordato kurumunun hukuki niteliğinin irdelenmesinde yarar bulunmaktadır. Konkordato, dürüst borçluların mali durumunun sarsılması suretiyle borçlarını ödeyemeyecek duruma gelmesi halinde, alacaklılarıyla yaptığı bir anlaşma ve bu anlaşmanın mahkemece onaylanması (tasdiki) suretiyle borçlarını tasfiye etmelerine imkan tanıyan, aynı zamanda borçluya icra takiplerine karşı koruma sağlayarak işletmenin ekonomik varlığını ve faaliyetini sürdürmesini amaçlayan borçlu bazlı bir hukuki koruma ve yeniden yapılandırma müessesesidir. Kurumun temel amacı, borçlunun iflasını önleyerek işletmenin çalışır durumda kalmasını sağlamak ve alacaklıların alacaklarına cebri icra yoluyla (iflas tasfiyesi) elde edebileceklerinden daha yüksek bir oranda kavuşmalarını temin etmektir. Bu dengenin kurulabilmesi için tasdik yargılamasında İİK'nın 305. maddesinde öngörülen yasal şartların kümülatif olarak gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece titizlikle denetlenmesi zorunludur.
Kanun Yoluna Başvuru Süreleri ve Tasdik Duruşmasından Önce Yazılı İtiraz Şartı Yönünden:
İİK'nın 306/son fıkrası uyarınca tasdik kararı mahkemece 288. madde uyarınca ilan edilir. İlgili kanun maddeleri uyarınca duruşma günü ve itiraz usulü İİK'nın 304/1. maddesinde; "Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilan edilir. İtiraz edenler, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilana yazılır." şeklinde düzenlenmiştir. Atıfta bulunulan İİK'nın 288. maddesi ise; "Geçici mühlet kararı, 288 inci maddenin birinci fıkrasındaki usule göre ilan olunur ve ilgili yerlere bildirilir. İlanda; ... itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri belirtilir." hükmünü amirdir.Kanun yollarına başvuru hususunu düzenleyen İİK'nın 308/a maddesinde açıkça;"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, tasdik kararı .. tarihinde ilan edilmiştir. Tasdik duruşması ilanı .. tarihinde yapılmış olup, duruşma.. tarihinden .. tarihine ertelenmiş ve bu tarihte tasdik kararı verilmiştir. Buna göre yasal istinaf süresinin son günü ilandan itibaren 2 hafta sonrası olan .. tarihidir.
Alacaklı . . . Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunun yasal 2 haftalık başvuru süresi geçtikten sonra.. tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, bu alacaklının istinaf başvurusunun süresinde olmaması nedeniyle İİK m.308/a ve HMK m.352 gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları ve ... Hukuk Dairesi'nin kararlarında benimsendiği üzere; İİK'nın 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, İİK'nın 304. maddesi kapsamında tasdik duruşmasından önce itirazlarını yazılı olarak bildiren alacaklıların anlaşılması gerekmektedir. Yerel mahkemece .. tarihli ilan ile itiraz edenlerin sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmeleri gerektiği ilan edilmesine rağmen, alacaklılar .. tarafından tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı bir itiraz bildirilmediği anlaşıldığından, aynı Kanun'un 308/a maddesi uyarınca bu alacaklıların tasdik kararına karşı kanun yoluna başvuru hakları bulunmamaktadır. Bu nedenle işbu alacaklıların istinaf başvurularının usulden reddine karar verilmiştir.
Buna karşın, yasal süresi içinde başvuran...A.Ş.'nin istinaf başvurularının esastan incelenmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Alacaklılar Kurulunun Oluşumu Yönünden Değerlendirme:
İİK'nın 289/3. maddesinde açıkça; "Mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Bu durumda alacakları, hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir" hükmü yer almaktadır. Somut dosya incelendiğinde; yerel mahkeme tarafından anılan yasal emredici hükme aykırı biçimde alacaklılar kurulunun hukuki nitelikleri farklı sınıflar (rehinli alacaklılar vb.) gözetilmeksizin yalnızca adi alacaklılar arasından seçildiği anlaşılmaktadır. Bu usulsüzlük tek başına sonuca ve esasa doğrudan etki etmediğinden bozma sebebi yapılmamış yerel mahkemenin bu husustaki hatalı uygulaması Dairemizce açıkça eleştirilmekle yetinilmiştir. . Heyeti Raporunun Denetimi ve İflas Karşılaştırması:Dosya kapsamındaki komiser raporları ve yerel mahkemenin gerekçeli kararı birlikte incelendiğinde, yerel mahkemenin iflas hali oranları ile konkordato teklifini karşılaştırmalı olarak karar yerinde yeterince ve denetime elverişli şekilde tartışmadığı, bu hususun ilk derece mahkemesince göz ardı edildiği görülmüştür. Ne var ki, bu eksiklik Dairemizce İİK m.305 kapsamında aşağıda ayrıntılı olarak irdelenmiştir.
Konkordatonun Tasdiki Şartlarının (İİK m.305) İrdelenmesi:İİK'nın "Konkordatonun tasdiki şartları" başlıklı 305. maddesinde öngörülen yasal koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği dairemizce ayrı ayrı şu şekilde incelenmiştir:
a) İflas Halindeki Muhtemel Miktar Kıyaslaması (İİK m.305/1-a): Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması gerekir. Yerel mahkeme kararında bu husus yeterince tartışılmamış ve gerekçelendirilmemiş olsa da; dosyada yer alan .. tarihli komiser raporu ekindeki mali veriler ile tarafların incelemesine sunulan rayiç değerli bilanço ve iflas tasfiye tabloları somut olay bazında incelendiğinde; borçlunun rayiç değerlere göre toplam varlık büyüklüğünün .. TL olduğu, iflas halinde ise bu tutarın .. TL olarak hesaplandığı görülmektedir. Toplam borç tutarının .. TL (bunun .. TL kısmını adi borçların oluşturduğu) olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İflas halinde kamu alacakları düşüldükten sonra kalan varlık tutarı ile adi alacaklıların eline geçebilecek tahmini ödeme oranının ..seviyesinde kalacağı tespit edilmiştir. Buna karşın, konkordato projesi kapsamında borçların.. yapılmasının öngörüldüğü ve rayiç değerlerle alacaklıların alacaklarına tam olarak .. kavuşmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, konkordato teklifi neticesinde alacaklıların elde edeceği tahsilat oranının, olası bir iflas tasfiyesi neticesinde.. eline geçecek muhtemel miktardan bariz ve açık bir şekilde yüksek olduğu dairemizce tespit edilmiştir.
b) Kaynaklarla .. Şartı (İİK m.305/1-b): Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerekmektedir. Borçlu şirketin .. tarihli mali verilerine göre borca batık olmadığı, ticari faaliyetlerini kârlı bir şekilde sürdürdüğü, proforma gelir ve nakit akım tablolarının somut ekonomik verilerle uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar alacaklılar toplantısında alacaklıların revize edilen.. faiz teklifini doğrudan ve açıkça oylamada benimsemedikleri ileri sürülmüş ise de; borçlunun daha ağır, uzun vadeli ve dezavantajlı şartları barındıran dava dilekçesindeki .. ay vade ve yıllık .. faiz teklifini önceki aşamada kabul etmiş olan alacaklı iradesi dikkate alındığında; alacaklıların bu iradesi karşısında, borçlunun alacaklılar lehine olacak şekilde vadeyi 36 aya düşüren ve aynı yıllık .. faiz oranını öngören revize teklifini evleviyetle benimsedikleri kabul edilmelidir. Bu teklif, borçlunun ticari kaynakları ve nakit akış projeksiyonu ile tam uyumlu ve orantılıdır.
c) Kanuni Çoğunlukla Kabul Şartı (İİK m.305/1-c): Konkordato projesinin İİK m.302'de öngörülen çifte çoğunlukla kabul edilmiş bulunması şartıdır. Yapılan adi alacaklılar toplantısında kayıtlı alacaklıların %60,29'u ve alacak tutarı bakımından.. oranında kabul oyu verildiği, böylece İİK m.302/3-a bendindeki nisapların sağlandığı mahkeme kararıyla sabit olup bu fıkra yönünden de tasdik şartının oluştuğu yönündeki yerel mahkeme kararı yerindedir.
d) İmtiyazlı Alacaklar ve .. İzniyle Akdedilen Borçların Teminatlandırılması (İİK m.305/1-d): İİK m.206 birinci sırasındaki imtiyazlı alacakların tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının yeterli teminata bağlanması gerekmektedir. Yerel mahkeme kararında bu hususun doğrudan tartışılmadığı görülmüşse de, şirket bilançosunda amme ve . borçlarının bulunmadığı, mühlet sürecinde cari borçların ve imtiyazlı borçların düzenli tasfiye edildiği, komiser raporlarında bu hususta bir aksaklığa yer verilmediği dosya kapsamından anlaşılmakla bu husus yönünden de tasdik şartının oluştuğu kabul edilmiştir.
e) Yargılama Giderleri ve Tasdik Harcının Depo Edilmesi (İİK m.305/1-e): Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile tasdik harcının tasdik kararından önce borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmesi şartı yerine getirilmiştir. Benzer bir hukuki uyuşmazlığa ilişkin .. Bölge Adliye Mahkemes.. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; borca batık olmayan, malvarlığı ve ticari kaynakları ile borçlarını ödeyebilecek durumda olan borçlunun sunduğu konkordato projesinin, şirketin rayiç varlıkları ve nakit akış tablosuyla uyumlu olması halinde tasdik şartları gerçekleşmiş sayılır. İstinaf eden.. alacaklarının esasına ve miktarına yönelik itirazlarının ise İİK m.308/b kapsamında çekişmeli alacaklar yargılamasında tartışılabileceği, tasdik kararının esasına ve kanuni çoğunluğun oluşumuna engel teşkil etmediği anlaşılmıştır.
Açıklanan hukuki nedenler ve dosya kapsamı karşısında; yerel mahkeme kararında alacaklılar kurulunun oluşturuluş biçimi, imtiyazlı alacaklıların durumunun ve iflas hali ile tasdik hali arasında alacaklıların eline geçecek alacak miktarının tartışılmaması yönünden eleştiri yapılmakla birlikte, esasta usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, süresinde olmayan veya tasdik duruşmasından önce yazılı itirazda bulunmayan alacaklıların başvurularının usulden, diğer alacaklıların ise esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. tarihli, ..Karar sayılı kararında esasa etkili bir usulsüzlük bulunmadığından, istinaf başvurusunda bulunan alacaklılar... vekillerinin istinaf başvurularının .. sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusunda bulunan alacaklı .. istinaf başvurusunu yasal iki haftalık süre geçtikten sonra.. yaptığı anlaşıldığından, başvurunun süresinde olmaması nedeniyle İİK m.308/a ve HMK m.352 uyarınca USULDEN REDDİNE,
3-Tasdik duruşmasından önce İİK m.304/1 uyarınca yazılı itirazda bulunmadıkları anlaşılan alacaklılar.....'nin İİK m.308/a gereğince kanun yoluna başvuru hakları bulunmadığından istinaf başvurularının USULDEN REDDİNE,
4-Kafi miktarda harç alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-İstinaf isteminde bulunanlar tarafınca yapılan istinaf masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleşince ilgili tarafa iadesine,
7-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
8-HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın taraflara Dairemizce tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 08.10.2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Emsal Karar Arama
Gaziantep BAM 11. HD
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.