T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Menfi Tespit (Haksız Eylemden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2025
KARAR TARİHİ : 09/10/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Haksız Eylemden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır icra dairesi ... Esas sayılı icra takibine konu edilen 1.5000.000,00 TL bedelli (15.000,00 TL için takip başlatıldığını, ...tanzim ve ...vadeli bono nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit), takibin iptali, icra icra dosyasının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi talepleri olduğunu Davalı alacaklı tarafından davacı aleyhine, Diyarbakır icra dairesi ...E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacının davalıdan ...tarihinde araç kiraladığını, taraflar arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesi uyarınca, kiralanan aracın kullanımından doğabilecek olası hasar, trafik cezası gibi borçlara karşılık bir güvence oluşturması amacıyla, bedeli ve bazı unsurları boş bırakılarak bir adet emre muharrer senet (bono) davacı tarafından imzalanarak davalıya teslim edildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle, takibe konu edilen senet, teminat altına aldığı riskin gerçekleşmemesi sebebiyle hukuken "bedelsiz" kaldığı, davalının, davacıların herhangi bir borcu olmadığını bilmesine rağmen, elindeki teminat senedini kötü niyetli olarak doldurarak haksız bir icra takibi başlatıldığı, bu durumun, davalının sebepsiz zenginleşme kastıyla hareket ettiğini açıkça gösterdiğini, icra takibi devam ettiğinden, davacının banka hesaplarına, araçlarına ve gayrimenkullerine haciz konulması, meydana gelecek muhtemel zararların önlenmesi amacıyla, İİK m. 72/3 uyarınca, takip konusu alacağın %15'i oranında teminat yatırmak kaydıyla, icra dosyasının durdurulması ve icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini davanın kabulü, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kambiyo senedine dayalı olarak ...tarihinde Diyarbakır İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davacı borçlulara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde icra hukuk mahkemesine herhangi bir itirazda bulunulmaması üzerine takibin kesinleşerek cebri icra aşamasına geçildiğini, yasal itiraz yollarını kullanmayarak borcu zımnen kabul eden ve takibin kesinleşmesine sebebiyet veren davacıların sonradan menfi tespit davası açmalarının hakkın kötüye kullanılması ile usul ekonomisine aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca kesinleşen takipten sonra açılan menfi tespit davalarının ancak güçlü ve ciddi delillere dayanması halinde korunabileceğini, somut olayda ise davacı iddialarının soyut, ispattan uzak, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik kötü niyetli bir girişim niteliği taşıdığını, takibin geçerli ve hukuken bağlayıcı bir kambiyo senedine dayandığını, senedin teminat senedi olduğu ve borcun bulunmadığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olup soyut borç ikrarı içerdiğini ve senet metniyle bağlılık esas olduğundan davacıların senedin geçersizliğini veya borçsuzluğu yazılı delille ispatlamak zorunda bulunduklarını ancak dosyada bu yönde hiçbir somut delil sunulamadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince takibin durdurulabilmesi için teminat gösterilmesi ve ciddi delil sunulması koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, takibin kesinleşmiş olması ve alacağın kambiyo senedine dayanması karşısında davacıların yaklaşık ispat koşulunu da sağlayamadıklarını, dolayısıyla takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların takibi kesinleştirdikten sonra sırf tahsili engellemek amacıyla kötü niyetle dava açtıklarının sabit olduğunu ileri sürerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun menfi tespit davası ile ihtiyati tedbir talebinin reddine, davacıların kötü niyetli olduklarının tespiti ile İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca aleyhlerine en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit davasıdır.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın ...tarihinde açılmış olması nedeniyle hükmün somut olayda uygulanması gerekir.
Davacı vekili dava dilekçesinin ekinde ara buluculuk son tutanağını eklememiş olup, Mahkememizin ...tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekili dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurmadığını beyan etmiş ve beyanını imzalamıştır.
Dava tarihinden önce ara buluculuk dava şartının yerine gelmemesi nedeni ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın ara buluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Gider avansından artan kısmın Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Emsal Karar Arama
UYAP Emsal, T. 09.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.