Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/01/2026
KARAR TARİHİ : 09/10/2026
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ...tarafından kendisinden herhangi bir ıslak imza, elektronik imza veya açık rıza alınmaksızın ve hiçbir sözleşme sunulmadan adına sanal POS / ödeme altyapısı kurulduğunu, bu işlemin tamamen bilgisi ve iradesi dışında gerçekleştirildiğini, davalı şirket bugüne kadar tarafına, adına tesis edildiği iddia edilen bu işlemle ilgili herhangi bir sözleşme, onay metni veya hukuki dayanak belgesi ibraz etmediğini, defalarca yapmış olduğu başvurulara rağmen sözleşme sunulmaması, işlemin sözleşmesiz ve hukuka aykırı biçimde gerçekleştirildiğini açıkça gösterdiğini, bu hukuka aykırı fiiller nedeniyle davalı şirket hakkında Ergani Cumhuriyet Başsavcılığı'na ...soruşturma numarası dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, adına izinsiz kurulan bu sistem üzerinden yaklaşık 2.000.000 TL'ye yakın para hareketi gerçekleştiğini, bu durumun kendisini savcılık, MASAK ve vergi incelemesi riskiyle karşı karşıya bıraktığını, hayatında telafisi güç sonuçlar doğurduğunu, yaşanan bu süreç nedeniyle psikolojik sağlığının ağır biçimde bozulduğunu ve yaklaşık 2 yıldır psikiyatri servisinde düzenli tedavi gördüğünü, ekonomik olarak iflas noktasına sürüklendiğini, açıklanan nedenlerle davalının kusurlu ve hukuka aykırı eylemleri nedeniyle 300.000 TL manevi tazminata, şimdilik 1.200.000 TL maddi tazminata hükmedilmesine, maddi ve manevi tazminatlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabuluculuğun zorunlu bir dava şartı olduğunu, davanın başlangıçta Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp görevsizlik kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesine gelmiş olmasının bu eksikliği gidermeyeceğini ve Yargıtay içtihatları ile Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.05.2025 tarihli, 2025/258 Esas ve 2025/517 Karar sayılı emsal ilamında da vurgulandığı üzere sonradan tamamlanamayacağını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini; ayrıca uyuşmazlığın davacının rızası dışında sanal POS kurulması ve kişisel verilerin korunması mevzuatına aykırılık iddialarına dayandığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi gereğince haksız fiillerde zamanaşımı süresinin zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenilmesinden itibaren iki yıl olduğunu, davacının dilekçesi ekindeki ...tarihli banka dekontu ile ...tarihli e-posta yazışmaları dikkate alındığında Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinde ...tarihinde açılan davanın iki yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra ikame edildiğini ve zamanaşımı yönünden de reddinin icap ettiğini; esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirketin 6493 sayılı Kanun kapsamında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası denetimine tabi lisanslı bir ödeme kuruluşu olduğunu, davacının bilgisi ve onayı olmaksızın hesap açıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, üye işyeri kayıt sürecinde uygulanan "Müşterini Tanı" protokolleri çerçevesinde davacı adına düzenlenen 11.01.2019 tarihli ve 00495 yevmiye numaralı Etimesgut ...Noterliği onaylı imza beyannamesi ile davacıya ait ...işe başlama tarihli ve telekomünikasyon faaliyet konulu vergi levhasının sisteme sunulduğunu, nitekim Ankara ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...tarihli ve ...Esas, ...Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere bu tür resmi belgelerin mevcudiyetinin hesabın iradeli açıldığını gösterdiğini; nitekim sanal POS aktivasyonunun tamamlanabilmesi amacıyla davacının ...nezdindeki banka hesabından müvekkili şirkete ...tarihinde 1 TL tutarında test ödemesi yapıldığını, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin ...tarihli ve ...Esas, ...Karar sayılı kararında ifade edildiği üzere kişinin hakimiyet alanındaki şifre, kod veya hesap üzerinden yapılan işlemlerin kendi onayıyla gerçekleştirilmiş sayılacağını; söz konusu mağazanın ...tarihinde şirket adına açılmasının ardından ...tarihinde davacıya, ...tarihinde şirkete, ...tarihinde yeniden davacıya ve son olarak ...tarihinde üçüncü bir şahsa devredildiğini, yaklaşık dört yıllık bu süreçte 2.000.000 TL civarında işlem hacmi oluştuğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin 30.12.2024 tarihli ve 2022/1219 Esas, 2024/1637 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere uzun süreli işlemlerden haberdar olunmadığı iddiasının Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2. maddesindeki basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını; vergi mükellefiyeti ve yüksek hacimli ticari faaliyeti bulunan davacının adli yardım talebinin de haksız olduğunu; müvekkili şirketin 6493 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca yalnızca ödeme hizmeti sağlayıcısı ve teknik aracı konumunda bulunduğunu, alıcı ile satıcı arasındaki temel borç ilişkisine taraf olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.05.2024 tarihli ve 2023/300 Esas, 2024/3864 Karar sayılı kararı ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.05.2025 tarihli ve 2024/190 Esas, 2025/332 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi sorumluluğunun fon transferi ve mutabakat aracılığıyla sınırlı olduğunu; 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 32. maddesi ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2020/330 Esas, 2022/211 Karar sayılı kararı uyarınca sanal POS işlemlerinde ispat yükünün üye işyerinde bulunduğunu; davacının şifre ve hesap güvenliğini sağlayamayarak veya belgelerini üçüncü kişilere kullandırarak ağır kusuruyla hukuki illiyet bağını bizzat kestiğini, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2015/26 Esas, 2021/845 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere zarar ile müvekkilinin faaliyeti arasında uygun nedensellik bağı kurulamayacağını; davacının kronik nitelikteki bipolar bozukluk teşhisi ile müvekkilinin işlemleri arasında bir nedensellik bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararı uyarınca ticari ve bankacılık niteliğindeki işlemlerden ötürü kişilik hakları saldırıya uğramadıkça manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, bu bağlamda 1.200.000 TL maddi ve 300.000 TL manevi olmak üzere toplam 1.500.000 TL tutarındaki tazminat isteminin zenginleşme amacı taşıdığını ve fahiş olduğunu belirterek, arabuluculuk dava şartı yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile davacının adli yardım talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat davasıdır.
7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde; "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir.
Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un m. 31 hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hali "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olup, eldeki davanın ...tarihinde açılmış olması nedeniyle hükmün somut olayda uygulanması gerekir.
Davacı dava dilekçesinin ekinde ara buluculuk son tutanağını eklememiş olup, Mahkememiz ...tarihli ön inceleme duruşmasında, davacının imzalı beyanı ile arabuluculuğa başvurmadığını beyan etmiştir. Davacı tarafça sunulan ...tarihli dilekçede de davanın arabuluculuğa tabi olmadığının ileri sürüldüğü, yani Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilip, dosya Mahkememize tevzii edilinceye kadar geçen sürede de söz konusu dava şartı eksikliğinin giderilmediğinin davacı tarafça sunulan dilekçe ile sabit olduğu anlaşılmış, ara buluculuk dava şartının yerine gelmemesi nedeni ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-Hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde alınması gerekli 732,00 TL başvurma harcı ve 732,00 TL peşin harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Hükmün bu hali ile kesinleşmesi halinde, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.395,00 TL tebligat, posta ve müzekkere giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Maddi tazminat davasında davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Manevi tazminat davasında davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair, davacının yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Katip Hakim


Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.