Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal


TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2026/

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

MÜTEVEFFA DAVACI :
MİRASÇILAR:1
VEKİLİ :Av. ...
2-...
3-...
4-...
VEKİLLERİ :Av. ...
Av. ...
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:2-
3-
TEREKE İDARE MEMURU

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2022
KARAR TARİHİ : 14/10/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili/Tereke temsilcisi dava dilekçesinde özetle; Muris ...'in aynı zamanda eski kayınbiraderi ...’ın sahibi olduğu ... şirketinde hissedarı olduğunu, murisin ilk eşinin abisi olan ... murisin hissesine el koyarak kar payı vermemek için daha önce defalarca kez hileli işlemlere başvurduğunu, sahte imzalı belgelerle hissesini azalttığını, murisin davalıdan defalarca , şirketten çıkmak istediğini , paraya ihtiyacı olduğunu ve hissesinin karşılığını ödemesini istemiş ise de davalıdan olumlu cevap alamamış ve nihayetinde ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/ Esas sayılı dosyadan ortaklıktan çıkma davası açtığını, dava neticesinde 419.742,15TL bedelin taraflarına ödenmesine karar verildiğini, dosyanın henüz kesinleşmediğini, davalı tarafça davacıya boş belgeler imzalatıldığını, bu belgeleri hisselerin satışı için kullanacağını ve parasını murise ödeyeceğini belirttiğini, ancak davalı ...'nın bu senetlerle 2020 yılının 1. Ayında muris hakkında ... 14.İcra Müdürlüğü 2020/, 2020/, 2020/, 2020/ ve 2020/ sayılı takiplerini başlattığını, hisse satışı yapacağına ... şirketine giderek haciz yaptığını, murisin açtığı ortaklıktan çıkma davasındaki alacağa atıf yaparak bir kısım çekler aldığını, ...'ya bundan sonra ulaşılamadığını, 30/12/2021 tarihinde davalı ...'ın bedelsiz senede dayalı olan icra dosya alacaklarını ...’dan temlik aldığını, bedelsiz olan senetleri bile bile iktisap ettiğini, taraflar arasında soruşturma dosyaları bulunduğunu, davalı ...'ın ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/ Esas sayılı dosyasında murise ödenmesine karar verilen 419.742,15 TL bedeli ödememek için bu yönde işlem yaptığını ileri sürerek davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalıların alacağın %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davacı asil ...,'in11.10.2022 tarihinde vefat ettiğini, dosyada vekil olarak bulunan Aylin ...’in vekaletinin hukuken geçersiz olduğunu, davanın takibi açısından ...’in yasal mirasçılarına davayı takip edip etmedikleri yönünde muhtıra tebliği veya avukat ... ...’e süre verilerek mirasçılar adına vekaletname sunması için muhtıra çıkartılmasına, çıkartılacak muhtıradı taraflara kesin süre verilerek işlem yapılmasını, davacı asıl adına; ... ili ... ilçesi ... Mh. 427 ada 41 parselde kayıtlı 175 m2’lik arsası bulunmakta olup borçlu söz konusu arsa da 1/3 hissedarı olduğunu, ... 14. İcra Müdürlüğü’nün 2020/473 Esas (... İcra Müdürlüğü’nün 2022/53 Tal.) sayılı dosyasında 30.05.2022 tarihinde alının bilirkişi raporuna göre söz konusu taşınmazın değeri 6.000.000-TL olup borçlu-davacının hissesine düşen miktarın 2.000.000-TL olduğu belirtildiğini, ... ile ... arasında ... Mühendislik Müm. Taah.Mak.San.Tic.Ltd.Şti.’nin ortaklığından kaynaklı ortaklıktan çıkma davası mevcut olup ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/ E. Sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonrasında işbu dosya davacısı ...’in şirketten 419.742,15-TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, karar istinaf aşamasında olup kesinleşmediğini, vefat eden davacı asilin yukarıda bahsi geçen taşınmaz ve şirket hisseleri nazara alındığında maddi durumunun gayet yerinde olduğu açık olduğunu, davacı vekili hem taşınmaz hem de şirket hisseni bildiği halde (her ikisi için de ... 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/ E., 2022/ E. Sayılı dosyaları ile kıymet taktirine itiraz davası açmıştır.) Sayın Mahkemeden bu durumu gizleyerek, müvekkilini açındırmış ve maddi durumunun olmadığını beyan ederek Sayın Mahkemeyi yanılttığını, ... isimli kişiyi tanımadığını, borçlu ile aralarında geçen olayları bilmem, ben daha önceki savcılık beyanlarında da belirttiğim üzere ...’tan olan alacağını tahsil etmek amacıyla söz konusu icra dosyasını kısmen temlik aldığını, benim taraflar arasındaki ilişki ve husumetten haberinin olmadığını, davanın usulden esastan reddini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle öncelikle davacı vekilinin Sayın Mahkemeyi yanıltıcı beyanlarda bulunarak almış olduğu Adli Yardım kararının kabulüne ilişkin kararın kaldırılmasını, ölen davacı asil ile ilgili olarak davacı asil mirasçılarına davayı takip edip etmeyecekleri ve harç tamamlama konusunda muhtıra çıkartılmasını, davanın reddine ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ve ...'na yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı ... 14.İcra Müdürlüğünün 2020/, 2020/, 2020/, 2020/ ve 2020/ sayılı takip dosyasında davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Yargılama devam ederken davacı ... vefat etmiş, tereke mahkemesi tarafından davacının terekesine temsilci atanmış, yargılama tereke temsilcisi tarafından takip edilmiştir.Davacı menfi tespit iddiasında bulunurken kemoterapi görmüş olması nedeniyle ilaçların etkisiyle fiili ehliyetinin senedin düzenlendiği anda bulunmadığı olgusuna ve ayrıca senetlerin bedelsizliğini ve irade fesadı altında düzenlendiği iddiasına dayanmıştır.İrade fesadı olgusunu ileri sürerken; eski kayınbiraderi ...’ın sahibi olduğu ... şirketinde hissedar olduğunu, şirketten çıkmak istediğini, ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/ E sayılı dosyadan ortaklıktan çıkma davası açmış ve dava neticesinde 419.742.15TL bedelin kendisine ödenmesine 09/02/2022 tarihinde karar verildiğini, Davalılardan ... , yakın bir tanıdık vasıtası ile kendisine ulaşmış ve bir kaç kez kendisine gelerek hissesini satın almaya ya da satmaya yardımcı olabileceğini söylediğini, her geldiğinde borç adı altında günlük ihtiyaçları karşılayacak paralar vererek minnet duygusu yarattığını, kanser teşhisinin kendisine 2018 yılında ... Devlet hastanesi tarafından koyulduğunu, teşhis sonrası ara ara kemoterapi tedavisi gördüğünü, ağır durumunu bilen davalı ..., müvekkilimin hastanede kemoterapi gördüğü bir zaman diliminde müvekkilim yanına gelerek, o gün için 150.000.00TL civarında olan tedavi parasını karşılayacağını , hatta Küba da kanser tedavisi olduğunu buradan aşı getirtebileceğini ancak hisseyi satın alma işlemlerinin uzun süreç gerektirdiğini, davanın da ne zaman biteceğinin belli olmadığını , bunun yerine kendisine senet verirse hissesinin icradan sattırıp , daha kısa sürede neticeye ulaşacaklarını ve bu süreç içinde tedavi giderleri ve evin geçimi dahil her türlü ihtiyacı karşılayacağını söyleyerek kendisine bir kısım belgeler imzalatmış olup, ağır kemoterapi ilaçlarının etkisinde çaresizlikten dediğini yaparak davalının istediği adette belgeye imza attığını, ancak imzaladığı belgelerin ne olduğunu bilmediği ve hatırlamayadığını, senetlerin verildiği tarihte gördüğü kemoterapi tedavisi nedeniyle fiil ehliyetinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.Davacının dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında kambiyo senedinin temel ilişkisi olan borcun bulunmadığı ileri sürülmektedir. Senetler incelendiğinde keşidecisinin davacı olduğu, lehtarının ise ... olduğu, kombiyo ilişkisinin davacı ve bu davalı arasında kurulduğu, ancak senetler takibe konu edildikten sonra takibe konu alacağın ... tarafından diğer davalı ...'a temlik edildiği, daha sonra da ... tarafından diğer davalı ...'e takiplerin temlik edildiği anlaşılmaktadır.Takipleri temliken alan alacaklı en son ... olduğundan davacı lehtara karşı ileri sürebileceği defileri alacağın temliki hükümlerine göre son temlik alan ...'e de ileri sürebilecektir. Ancak davalı ... senet metninde hak sahibi değildir kendisine senetteki hak ciro yolu ile değil takibin temliken devri ile geçmiştir. Ciro silsilesinde yer almayan bu davalı temlik yolu ile devraldığı bu takibi yine temlik yolu ile davalı ...'e devretmiştir. Bu nedenle davalı ... yönünden davanın reddi gerekir. Senet lehdarı ... ve takip alacaklısı ... bakımından davacının kambiyo senedine ilişkin iddialarını değerlendirmek gerekir.Takibe konu senedin temel ilişkisi bakımından kambiyo senetlerinin özelliklerine değinmekte yarar vardır: takibe ve davaya konu senet bono niteliğindeki kambiyo senedi olduğundan, bilindiği üzere kambiyo senetleri (ticari senetler) ihdasi (kurucu) nitelikteki senetlerdendir. Gerçekten, bir borç için kambiyo yükleniminde bulunulması borcun yenilenmesi (tecdidi) sonucunu doğurmaz(BK., m. 133). Bu durumdaki bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri asıl borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Aynı durum, kambiyo senedinin tedavülü halinde de karşımıza çıkar. Bir kambiyo senedi ciro edildiği zaman ciranta ile ciro edilen kişi arasında kural olarak bir temel ilişki (asıl borç ilişkisi) bulunmaktadır. Ayrıca, bu iki kişi arasında kambiyo hukukundan doğan bir kambiyo ilişkisi de mevcuttur. Dava dosyamıza ait yargılama konusu çekler bakımından da durum kambiyo senedinin tedavülünden kaynaklanmaktadır.Kambiyo taahhüdünde bulunulmasına neden olan ve temel ilişkideki asli para edimini teskil eden “temel alacak”, o kambiyo taahhüdünün hukuki sebebini olusturur. Ancak, kambiyo taahhüdünün geçerliliği sebebe bağlı olmayıp, bu senetler maddi anlamda soyut (mücerret) senetlerdir. Kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi gereğince temel alacağın mevcut olmaması, geçersiz olması kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta, fakat sebepteki /temel iliskideki) sakatlık kambiyo borçlusuna“nedensiz zenginlesme defi” öne sürme hakkını vermektedir. Bu davayı açan davacı, kambiyo senedinin hükümsüzlüğünü öne sürmemekte, tersine kambiyo taahhüdünün varlığını kabul etmektedir. Ancak, borçlu, temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı halde, kambiyo senedi alacağının istenmesi nedensiz zenginlesme olusturduğundan kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını öne sürmektedir. Bu noktada menfi tespit isteminde bulunan; temel ilişkinin varlığını, temel ilişkide ki sözleşmenin türünü, kambiyo senedinin hangi nedenle ve sözleşmesel ilişki nedeniyle verildiğini ispatladıktan sonra bu temel ilişkideki hangi nedenlerden dolayı kambiyo taahhüdünü yerine getirmek zorunda olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Burada iki aşamalı bir ispat yükü söz konusudur ve ispat yükü de menfi tespit isteminde bulunan kişi üzerindedir. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmediği takdirde kambiyo senetlerinin maddi anlamda soyutluğu ilkesi ve mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkiden bağımsız borç ilişkisi yaratacağından kambiyo senetleri nedeniyle sorumlu olunacaktır. ... Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve E:2003/-, K:2003/; 12.10.2011 gün ve E:2011/-, K:2011/; 04.12.2013 gün ve E:2013/-, K:2013/; 14.05.2014 gün ve E:2013/-, K:2014/ sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Takibe ve davaya konu bono bir yazılı delil olduğundan davacının bu yazılı delile karşı ispat yükü yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf üzerindedir. Bilindiği üzere HMK Madde 201'e göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Yazılı delille ispatı gerekir. Davacı tarafça dosyaya buna ilişkin bildirilmiş ve sunulmuş yazılı delil de bulunmaktadır. Davacı temel ilişki bulunmadan senetlerin imzalandığı olgusunu öncelikli olarak irade fesadına (kandırılma olgusuna) ve aynı zamanda kemoterapinin etkisi nedeniyle fiili ehliyetinin bulunmayışına dayanmıştır. Ancak davacının kambiyo senedinin gerek temel ilişkisinin gerekse düzenlenmesindeki hile olgusuna ilişkin iddiaları dosya kapsamı itibariyle sübuta ermiş değildir.Kanser hastalığında Kemoterapi tedavisinin davacı bakımından fiili ehliyetini ortadan kaldırıcı bir etkisinin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Bu hususta davacıya ait tüm tedavi belgeleri dosya arasına celp olunmuş, yargılamanın devamı sırasında davacı ... vefat ettiğinden fiili ehliyet araştırması tedavi belgeleri üzerinden yapılmıştır.Kemoterapi tedavisinin müteveffa ...'in fiil ehliyetine etkisinin bulunup bulunmadığının, tedavide kullanılan ilaçların aynı şekilde fiil ehliyetine etki edip etmeyeceği hususunda rapor düzenlenmesi için dosyanın ATK'na gönderilmiştir. 20/06/2026 tarihli ATK raporunda özetle; ''görülmekte olan “Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)” davası nedeniyle “dava konusu senet tarihleri olan 15/01/2016-19/06/2018 tarihleri arasında davacı tarafın iddiaları ve beyanları kapsamında kemoterapi tedavisinin müteveffa ...'in fiil ehliyetine etkisinin bulunup bulunmadığı, tedavide kullanılan ilaçların aynı şekilde fiil ehliyetine etki edip etmeyeceği, 15/01/2016-19/06/2018 tarihleri arasında yatılı olarak kanser tedavisinin yapıldığı ve kemoterapi ilaçlarının verildiği esnada fiil ehliyetinin geçici yada tamamen kaybının olup olmadığı” sorulan ... 11/10/2022 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden; muris hakkında işlem tarihlerinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların ve kullandığı ilaçların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin işlem tarihlerinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre ...'in 15/01/2016 ve 19/06/2018 tarihlerinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu oy birliği ile mütalaası'' tespit olunmuştur.Davacının senetlerin düzenlendiği tarihte fiil ehliyeti bulunduğu anlaşıldığından davanın kambiyo senetlerine ilişkin iddiası subuta ermemiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı müteveffa mirasçılarından eşit oranda tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Suç üstü ödeneğinden karşılanan 7.300,00 TL'nin davacı müteveffa mirasçılarından eşit oranda tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davalı ... tarafından yargılama nedeniyle yapılan 100,00 TL giderin davacı müteveffa mirasçılarından eşit oranda tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 176.250,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 1.600,00 TL'nin davacı müteveffa mirasçılarından eşit oranda tahsili ile hazineye irat kaydına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.14/10/2026


Başkan ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Üye ...
E-imzalı
Katip ...
E-imzalı




Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.