T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : 30/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2026
NUMARASI : ... D.iş- ... D.iş K.
İhtiyati Hacze İtiraz Eden
Karşı Taraf-Borçlular : 1-...
:2-...
: 3-...
Vekilleri : Av. ...
Av. ...
İhtiyati Haciz Talep Eden : ...
Vekilleri : Av....
Av....
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz (Finans)
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen değişik iş kararına yönelik ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile borçlu ... İnşaat Nakliyat Turizm Danışmanlık Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (VKN:...) arasında 29.09.2020, 14.12.2020, 05.02.2025 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri imzalandığını, nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, işbu sözleşmelerin, ... ve ... Pazarlama İnşaat Sanayi Nakliye Yatçılık Turizm Ticaret Limited Şirketi (VKN:...) tarafından müşterek borçlu/müteselsil kefil olarak imzalandığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi nedeniyle borçlu ve ilgililere .... Noterliğinin 08.10.2025 Tarih ve ... Yev. Numaralı İhtarı Ve Hesap Özeti tebliğ edildiğini, ihtarnamenin keşide edilmesine rağmen ödeme yapılmaması üzerine alacaklarının muaccel hale geldiğini, borçlular tarafından imzalanmış kredi sözleşmelerinde hesap ihtilafı halinde banka kayıt ve defterlerinin tek delil olacağını bunlardaki kayıtlara herhangi bir nedenle itiraz etmeyeceklerini kabul etmiş olduklarından borçlulara ait menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, 26.08.2016 Tarih ve 29813 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan .. .... Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6741 Sayılı Kanun’un 8/2 maddesi; “Şirket ve Türkiye Varlık Fonu ile Şirket tarafından kurulacak şirketler ve alt fonlar, elektrik ve havagazı tüketim vergisi ve yangın sigortası vergisi hariç olmak üzere 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi, harç, katılma payı ile tasdik ücretlerinden, sahip olduğu taşınmazlar dolayısıyla emlak vergisinden, satın alınan ve satılan taşınmazlar ile ilgili olarak tapu ve kadastro döner sermaye bedellerinden ve her türlü dava ve icra işlemlerinde teminat yatırma mükellefiyetlerinden muaftır.” hükmünü havi olduğunu, müvekkili bankanın Türkiye'nin kamu Bankası olduğu ve sermayesinin %100’nün Varlık Fonuna ait olduğu ve teminattan muaf olduğu hususları da dikkate alınarak teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmeleri gerektiğini beyanla şimdilik 04.05.2026 tarihi itibariyle 8.116.922,08 TL ve gayrinakdi risk tutarı 277.950,00 TL olmak üzere toplam 8.394.872,08 TL olan müvekkili banka alacağının tahsilini teminen borçlunun menkul, gayrımenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 11/05/2026 tarihli ara kararında özetle; İhtarname uyarınca; kredi hesapları kat edilmiş olup alacaklı bankanın toplam nakit ve gayrinakit alacak tutarı; faiz ve ferileri hariç ihtarname tarihi itibariyle 8.078.186,76TL olduğunu, ihtarname uyarınca bankanın toplam 7.863.136,76TL nakdi alacak yönünden alacaklı olduğu, ihtarnamenin borçlulara tebliğ edildiği, kat ihtarnamesiyle verilen sürenin dolduğu gözetilerek sunulan ihtarname sözleşmeler ve diğer tüm belgeler itibari ile; nakdi alacak yönünden ihtiyati haciz için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünün bulunduğu, bu itibarla borçluların yaklaşık ispatı sağlanan nakdi alacak miktarı olan 7.863.136,76 TL yönünden sorumlu olduğu hususunda ihtiyati haciz şartlarının yerine geldiği kabul edilerek bu miktarlar üzerinden talebin kabulüne karar verilmiş, yukarıda bahsi geçen gerekçeler gözetilerek 215.050,00 TL olan çek taahhütü yönünden 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz talebin reddine yine kat ihtar tarihinden talep tarihine kadar geçen sürede oluştuğu iddia olunan 316.685,32TL alacak talebi yönünden yaklaşık ispat şartı sağlanmadığından nakdi alacak talebi dışında kalan fazlaya ilişkin istemin de reddine karar verilerek "İhtiyati haciz isteminin KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; Kat ihtarına konu nakit alacak kapsamında olan ve kat ihtarında yer alan 7.863.136,76 TL üzerinden TALEBİN KABULÜNE, Alacaklısı ... Bankası A.Ş. Olan 29/09/2020, 14/12/2020 ve 05/02/2025 olmak üzere toplam 3 adet sözleşmeler yönünden ödenmediği hususunda yaklaşık ispatın sağlandığı anlaşılmakla; İ.İ.K.’nun 257 ve devamı maddeleri gereğince borçlular yönünden; nakit alacak kapsamında olan ve kat ihtarında yer alan 7.863.136,76 TL üzerinden TALEBİN KABULÜNE,
- İ.İ.K.’nun 257 ve devamı maddeleri gereğince %15 teminatla, karşı taraf/borçlular yönünden; 7.863.136,76 TL borcuna yetecek kadar menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, Gayrinakdi Alacak ve fazlaya ilişkin istem yönünden taleplerin REDDİNE," dair hüküm kurulmuştur.
İtiraz eden borçlu vekilinin 02/06/2026 tarihli dilekçesi ile özetle; İİK’nın 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık olarak ispat edilmiş olması gerektiğini, mahkeme kararında yaklaşık ispatın; kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarnamesi, banka kayıtları esas alınarak gerçekleştiği kabul edildiğini, ancak söz konusu belgelerin tamamının alacaklı banka tarafından tek taraflı olarak oluşturulmuş belgeler olduğunu, alacağın miktarı, faiz hesaplamaları, komisyonlar, temerrüt faizleri, masraflar ve mahsuplar yargısal inceleme gerektiren hususlar olduğunu, nitekim mahkeme de alacağın bir bölümünü reddetmek suretiyle talebin tamamının yaklaşık ispata dayalı olmadığını kabul ettiğini, bu durumda yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, kullanılan kredinin kgf teminatlı kredi olduğunu, takibe konu edilen kredi sözleşmesine konu borcun ödenmiş olup ödeme emrinde yer alan genel kredi sözleşmesine ilişkin borç bulunmadığını, taraflarınca banka tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesine süresi içerisinde itirazda bulunulmuş olup, borç miktarının ihtilaflı olduğunun açıkça ortada olduğunu, bunun yanı sıra, hesap kat ihtarnamesinde de detaylı şekilde izah edildiği üzere; şirketlerin %50 hissedarının vefat etmiş olup, terekesinin tasfiyesi davasının devam ettiğini, tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edildiğinden, işbu kararın bankaya bildirilmesi akabinde tasfiye yönünden bildirim beklenilmeksizin ihtiyati haciz kararı alındığını, bu süreçten mahkemeye bilgi verilmediğini, müvekkili şirketlerin %50 hissedarı olan...'ın 12.08.2025 tarihinde vefat ettiğini, müteveffanın tek yasal mirasçısı tarafından mirasın reddedildiğini, en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan mirasın sulh hukuk mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğini, (TMK. md. 612). işbu nedenle de ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... TEREKE sayılı dosyasının açıldığını ve terekenin tasfiyesi işlemlerinin başlatıldığını, müvekkili şirketler tarafından hesap kat ihtarnamelerine yasal sürede itiraz edildiğini ve bu durumun detaylı şekilde izah edildiğini, bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenebilecek bir alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kefil yönünden sorumluluğun ayrıca tartışılması gerektiğini, mahkeme kararında ...’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladığının belirtildiğini, ancak kefalet sözleşmelerinin; Türk Borçlar Kanunu’nun 583 ve devamı maddelerinde düzenlenen şekil şartlarına uygun olup olmadığı, kefalet limitlerinin usulüne uygun yazılıp yazılmadığı, kefalet tarihleri, gerekli diğer geçerlilik şartları incelenmeden ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu nedenle kefil yönünden de yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini beyanla; ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasında verilen 11.05.2026 tarihli ihtiyati haciz kararının İİK’nın 265. maddesi uyarınca kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise haczin uygun görülecek teminat karşılığında kaldırılmasına veya kapsamının daraltılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi 17/06/2026 tarihli duruşmada itirazı değerlendirerek itirazın reddine karar vermiş ve devamında 17/06/2026 tarihli gerekçeli değişik iş kararı ile özetle; ihtiyati hacze itiraz nedenleri sınırlı olup, takip hukukuna ve alacağın aslına ilişkin itirazlar ihtiyati hacze itiraz nedenleri arasında olmadığını, ayrıca ihtiyati hacze itiraz aşamasında şekli ve sınırlı bir inceleme yapılması gerekmekte olup, yasa koyucu tarafından ihtiyati hacze itiraz nedenleri yukarıda belirtilen yasa maddesindende anlaşılacağı üzere sınırlı bir şekilde sayıldığı, itiraz dilekçesi içeriğinde belirtilen hususların yargılamayı gerektirmesi, terekenin tasfiyesi için açılan dosyanın tüm mirasçıların mirası reddi ile açılmış tasfiye dosyası olmadığı, sadece tarafların mirası ret beyanı olmadan taraflarca açılan tasfiye dosyası olduğu görülmekle; mahkemece genel kredi sözleşmesine dayalı verilen kararın yerinde olduğu görülmekle itirazların kararın kaldırılmasına yönelik olarak yerinde olmadığına kanaat getirildiği, dosya kapsamında verilen ihtiyati haciz kararının yerinde olduğu, verilmesi gereken şartları taşıdığı, itiraz nedenlerinin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir hususlardan olmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz edenler karşı taraf vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İİK’nın 257 ve devamı maddeleri gereğince ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık olarak ispat edilmiş olması gerektiğini, bu ihtiyati hacze konu genel kredi sözleşmesinde muvazaalı bir durum olduğu belirtilmesi karşısında Mahkeme tarafından dar yetki kuralı belirtilerek herhangi bir inceleme yapılmadığını, müvekkilleri tarafından bankanın gönderdiği hesap kat ihtarlarına itiraz edildiği, sürecin net bir şekilde anlatıldığı, kredi sözleşmesinde belirtilen rakamların gerçeği yansıtmadığını, başkaca ödemelerin de var olduğu, faiz oranının belirlenen şekilde işleme alınmadığı gibi birçok husus belirtilmesi karşısında herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verildiğini, yerel mahkeme şirket hissesi üzerinde bulunan tasfiye kararını hatalı değerlendirdiğini, Ticaret Sicil Gazetesi'ne yazı yazıldığı ve şirketlerin %50 hissesi üzerine tedbir şerhi tesis edildiğini, mahkemece bu durum dahi araştırılmadan, tasfiyeye ilişkin huykuki durum hatalı değerlendirilerek, ihtiyati haczin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketlerin %50 hissedarı vefat etmiş olup, terekesinin tasfiyesi davasının devam ettiğini, tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edildiğinden, işbu kararın bankaya bildirilmesi akabinde tasfiye yönünden bildirim beklenilmeksizin ihtiyati haciz kararı alındığı, bu süreçten mahkemeye bilgi verilmediği, şirketin Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları, şirket ortağının ölüm belgesi, mirasın reddi kararı ve tereke tasfiyesine ilişkin kararların dosyada mevcut olduğunu, anılı belgelerin tümü ihtiyati haciz talep eden bankaya mail olarak da iletilmiş olup, bu süreçten haberdar olmasına rağmen, işbu ihtiyati haciz talebinde bulunulması hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketlerin, ortağın vefatı ve payına ilişkin de tasfiyenin yapılacak olması nedeniyle ticari olarak faaliyette bulunamadığını, bankalarda dahi işlem yapamadığını, müvekkili şirketler tarafından hesap kat ihtarnamelerine yasal sürede itiraz edildiği, ancak alacaklı banka, iflas hükümlerine göre yapılan tasfiye borçlu şirketlerin %50 hissesini de kapsıyor olmasına rağmen işbu ihtiyati haciz kararı verildiğini, borçlu şirketin hissedarının mal varlığı tasfiye edilmekte olup, bu malvarlığının içerisinde %50 şirket hissesi de bulunduğundan, tasfiye sürecinde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, Mahkeme kararında banka tarafından talep edilen alacağın tamamı kabul edilmediği, çek taahhüdüne ilişkin 215.050,00 TL ile fazlaya ilişkin istemin reddedildiği, taraflarınca da hesap kat ihtarnamesine itirazda bulunularak rakam ve faizler yönünden açıkça itirazda bulunulduğunu, bu husus dahi alacak miktarının tartışmalı olduğunu gösterdiğini, Mahkeme kararında, kredi sözleşmelerinde yer alan banka kayıtlarının delil olacağına ilişkin hükümlere dayanıldığını, ancak yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre taraflardan birinin kendi oluşturduğu kayıtların mutlak delil niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bankanın tek taraflı kayıtları ancak diğer delillerle birlikte değerlendirilebileceğini, ihtiyati haciz tedbiri ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, müvekkili şirketler uzun yıllardır aynı adreste faaliyet gösteren, ticaret siciline kayıtlı ve aktif ticari işletmeler olduğunu, terekenin tasfiyesi dosyasından müvekkili şirketlerin menkul ve gayrimenkul malvarlıklarına tedbir uygulanmış olup müvekkili şirketlerin de tasarruf yetkisinin kısıtlandığını, müvekkillerinin mal kaçırdığına, adreslerini terk ettiğine, malvarlığını gizlediğine, alacaklının tahsil imkanını ortadan kaldırmaya yönelik işlem yaptığına ilişkin herhangi bir somut olgu ileri sürülmediğini, yaklaşık 8 milyon TL tutarında ihtiyati haciz uygulanması müvekkillerinin ticari faaliyetlerini ciddi şekilde aksatacak ve telafisi güç zararlara yol açacağını, kabul anlamına gelmemekle birlikte vefat eden şirket yetkilisinin malları hakkında iflas hükümlerine göre tasfiye hükümleri uygulandığından müvekkili ... hakkındaki ihtiyati haczin devamı ile müvekkili şirketler hakkındaki ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, mahkeme kararında ...’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladığı belirtiltiğini, mahkeme kararından taraf ... ismi yer almış olup, mahkemece başka bir isim üzerinden inceleme yapılıp yapılmadığı hususunun açıklanmasını talep edilmiş iken herhangi bir değerlendirme yapılmadığını beyanla... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılmasını, Mahkeme aksi kanaatte ise haczin uygun görülecek teminat karşılığında kaldırılmasına veya kapsamının daraltılmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Talep, Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece, 11/05/2026 tarih ve ... D.İş Esas - ... D.İş Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Muterizler vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine mahkemece, 17/06/2026 tarih ve ... D.İş Esas - ... D.İş Karar sayılı ek kararı ile; itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İİK'nun 265. maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
TBK'nin 586/1. maddesi uyarınca; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Somut olaya döndüğümüzde; talep eden banka ile asıl borçlu ... İnşaat Nakliyat Turizm Danışmanlık Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, borçlu ... ve ... Pazarlama İnşaat Sanayi Nakliye Yatçılık Turizm Ticaret Limited Şirketi'nin müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin, hesabın kat edilmesi ile borcun muaccel hale geldiği, kat ihtarında ve ihtiyati haciz talebinde borcun dayanağı olarak Genel Kredi Sözleşmelerinin gösterildiği, borcun rehinle teminat altına alındığının da dosya kapsamından anlaşılamadığı, kefaletlere ilişkin kefil olunan tutarların talep edilen tutarların üstünde olduğu ve kefaletin şekli şartlarının bulunduğu, şirket ortağının ölmesinin şirket aleyhine ihtiyati hacze engel teşkil etmediği, dosyaya sunulan belgelere göre yaklaşık ispatın gerçekleştiği, kefile müracaat şartının da mevcut olduğu, sair itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesinde sayılan itiraz sebepleri arasında yer almadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.
Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi ek karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, muterizler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.iş- ...D.iş Karar sayılı dosyasında verilen 17/06/2026 tarihli ara karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati hacze itiraz edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.30/09/2026
..
Başkan...
Üye...
Üye...
Katip...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.
Emsal Karar Arama
Denizli BAM 4. HD, T. 30.09.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.