T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2026
NUMARASI : ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
: 2- ...
: 3- ...
DAVA : Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 06/10/2026
YAZIM TARİHİ: 08/10/2026
Davacı tarafından, davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 16/06/2026 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin en son genel kurulunu 28/06/2025 tarihinde yaptığını, son yapılan genel kurulda yeni yöneticilerin seçilmesine müteakip banka hesapları ile ticari defterlerin, belgelerin ve muhasebe kayıtlarının yeni yönetim uhdesine geçtiğini, yeni yönetim tarafından yapılan incelemede ve bankadan alınan ekli dokumana göre davalı eski yöneticililer kooperatife ait ...... Alaaddin Şubesi nezdindeki hesaplardan ve özellikle ...... nolu hesaptan faiz, kâr payı, nema gibi gelirleri uhdelerine geçirdiklerini, suiistimal edilen paraların üyelerden toplanan aidat alacaklarının ve kooperatif paralarının faiz, kâr payı, nema gibi isimler altında nemalandırılmasından elde edilen paralar olduğunu, bu paraların müvekkili kooperatifin parası olduğunu, yine müvekkili kooperatifin ...... ve ...... nezdinde bulunan hesaplarından davalılarca kooperatif adına paralar çekildiğini, daha sonra bu çekilen paraların bir süre uhdelerinde kaldıktan sonra tekrar kooperatif hesaplarına iade edildiğini, böylelikle müvekkili kooperatifin paralarının davalılar tarafından belli aralıklarla kullanıldığını, dava konusu hususlar suç teşkil ettiğinden Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden şikayette bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle belirsiz alacak davası olarak bakılmak, yargılama sırasında belirlenecek rayiç değer üzerinden eksik harcın tamamlanması ve belirsiz alacağın belirlenmesi kaydıyla müvekkili kooperatifin eski yöneticisi olan davalıların yönetici sıfatı ile kooperatif gelirlerinden elde edilen faiz, kâr payı, nema gibi gelirleri uhdelerine geçirmeleri ve kooperatifin banka hesaplarında bulunan paraları çekerek bu gelir ve paraların kullanılmasından kaynaklı olarak davacı kooperatifin uğramış olduğu zararların denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihi itibariyle güncel karşılığı şimdilik 25.697.976,47 TL zararın dava tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, güncelleme talepleri uygun görülmediği takdirde verilen zararlar karşılığı şimdilik 25.697.976,47 TL zararın her bir zarar tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kooperatifler hukukunun emredici kurallarına aykırı şekilde, yasal süzgeçler tüketilmeden doğrudan ikame edildiğini, sorumluluk davası açılabilmesi için bulunması zorunlu olan usulüne uygun bir genel kurul kararının veya denetim kurulu muvafakatinin bulunmadığını, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, ayrıca davalı yönetim kurulu üyesi olan müvekkilinin, uhdesine; faiz, kar payı, nema ve her ne ad altında olursa olsun haksız ve hukuka aykırı herhangi bir geliri ya da kazancı intikal ettirmediği gibi huzur hakkına ilişkin alacaklarını dahi henüz tam olarak alamadığını ve gün itibariyle ödeme beklediğini, müvekkilinin sadece genel kurul kararıyla belirlenen huzur hakkını aldığını, hesapların henüz genel kurul tarafından ibra edildiğini, davacının zarara ilişkin hesaplamasının soyut ve dayanaksız olduğunu, ceza soruşturmasının henüz sonuçlanmadığından bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılarca davaya cevap verilmediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "....davacı tarafa usulüne uygun kesin süre verilmesine rağmen dava şartı niteliğindeki genel kurul kararının ibraz edilmediği ve edilmeyeceğinin açıkça dile getirildiği..." gerekçesiyle davacının davasının, HMK'nun 114/1-h ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu (eski yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılması yönünde usulüne uygun kooperatif genel kurul kararı ibraz edilmemesi) nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kooperatif tüzel kişiliği uğradığı zararın tazminini doğrudan talep etme hakkına sahip olduğunu, genel kurul kararı aranması kabul edilse dahi davanın doğrudan usulden reddedilemeyeceğini, davalıların usulsüz işlemlerinin ve oluşan zararın esastan incelenmesi gerektiğini, davalı eski yöneticilerin kooperatif malvarlığına verdikleri zarardan şahsen sorumlu olduklarını, banka kayıtları ve hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğunu, usulden ret kararında nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, maktu vekalet ücretinin takdir edilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını, dairemizce davanın usulden reddi kararının yerinde görülmesi halinde dahi, davalı ... lehine takdir edilen 1.312.979,76 TL fahiş nispi vekalet ücreti hükmünün HMK m. 353/1-b-2 uyarınca düzeltilerek, A.A.Ü.T md. 7/2 gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; kooperatif eski yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince de 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TTK'nın 341 inci maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nın 408/1, 553/1 ve 479/3-c maddelerindeki düzenleme karşısında anonim şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için şirket genel kurulunda karar alınması gerekli olup, kooperatif yöneticileri için de 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 inci maddesi gereğince bu hükümlerin uygulanması gerektiği, böyle bir davanın kooperatif adına açılabilmesi için genel kurulda davalılar hakkında dava açılması yönünde karar alınması gerektiği, böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, ancak açıklanan koşulların, sonradan da tamamlanabileceğini, dolayısıyla bu yöndeki usulü eksiklik davanın hemen reddini gerektirmeyeceği, ilk derece mahkemesince davacılara 10/02/2026 tarihli celsede "....2-Kooperatifin eski yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılan sorumluluk davasının görülebilmesi, 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 98 inci maddesinin yollamasıyla TTK.nun 341 inci maddesi gereğince, kooperatifin eski yöneticisi olan davalılar aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde kooperatif genel kurulunda alınmış bir karar bulunup bulunmadığı ve davanın da kooperatif denetçileri tarafından açılıp açılmadığı hususunda beyanda bulunması, bu yönde bir karar yoksa eksiklik dava açıldıktan sonra tamamlana bileceğinden eksikliğin giderilmesi için gelecek celseye kadar davacı vekiline süre verilmesine, 3-Davanın denetim kurulu tarafından takip edilmesi veya denetim kurulunun muvafakatinin alınması için davacı vekiline gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine..." şeklinde süre verilmiş ise de; 2.maddede verilen süre kesin süre niteliğinde olmadığı gibi dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK’nın 555. maddesi hükmü gözetildiğinde denetçilerden alınacak vekaletname sunulması gerekmeyeceğinden bu yönde verilen önelin usulüne uygun olduğundan söz edilemeyeceği, davacının açıkça genel kurul kararını sunmayacağına ilişkin bir beyanının bulunmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince eski yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılması yönünde usulüne uygun kooperatif genel kurul kararı ibraz edilmemesi nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davacının diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığı sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2026 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 438.857,19 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/10/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...
Emsal Karar Arama
Konya Bam 6. HD T.c. Konya BAM 6. HD, T. 06.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.