T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO : .
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ..
ÜYE : ..
ÜYE : ..
KATİP :..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ŞANLIURFA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ :..
NUMARASI : ..
DAVACI : ..
VEKİLİ : Av...
DAVALI :..
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : Muarazanın Giderilmesi
İSTİNAF KARARININ
TARİHİ : ..
YAZILDIĞI TARİH : ..
Tarafıma tevdi edilen dava dosyası incelenmekle aşağıdaki kanaate varılmıştır.
TALEP: Davacı vekili,..tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili . . fizyoterapist olduğunu..Destek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin sahibi olduğunu, rehabilitasyon merkezinin.. adresinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin rehabilitasyon merkezinde engelli çocuklara eğitim vermekte olduğunu, karşı tarafın elektriği kesmiş olmasından dolayı engelli öğrencilerin şu an mağdur durumda olduğunu, elektrik kesintisinden dolayı eğitim verilemediğini, müvekkilin karşı tarafa müracaat ettiğinde şirket tarafından abone alınması durumunda elektrik verilebileceğinin söylendiğini, müvekkilinin işyeri adresindeki .. tesisatın kullanıcısı olduğunu, müvekkilini mülk sahibi olmayıp kiracı olduğunu, rehabilitasyon merkezinin kiralandığı zaman mülk sahibinin elektrik aboneliği kendi üzerinden almış olup aboneliğin boşta kaldığını, .. Elektrik Perakende Satış A.Ş.'ye yazılı olarak abonelik başvurusunda bulunmalarına rağmen ''müdürlüğümüzce yapılan inceleme neticesinde talebin olumlu karşılanması mümkün olmamıştır şeklinde cevap verildiğini belirterek karşı taraf ile müvekkili arasındaki muarazanın giderilerek abonelik sözleşmesi tesisi yapılması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilerek ivedi olarak müvekkili adına abonelik verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince .. tarihli ara kararda özetle; talep eden kendisine ait ve kullanımındaki .. adresindeki .. .. Destek Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine .. nolu tesisat yönünden faaliyeti nedeniyle karşı tarafa (.) yaptığı abonelik tesisine ilişkin talebinin reddedilmesi üzerine muarazanın giderilmesine yönelik açılan iş bu dava öncesinde geçici abonelik tesisi konusunda ihtiyati tedbir talep etmiş olduğu ve Mahkememizin ...iş sayılı dosyasında talebin .. tarihli karar ile kabul edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı itibariyle yapılan değerlendirmede tarafların haklılık durumunun yargılama sonucunda belirleneceği, bu aşamada dosya içerisinde talep edenin muvazaalı bir işleminin bulunduğunu gösteren herhangi bir delilin mevcut olmadığı gözetildiğinde .. tarafından engellilere yönelik rehabilitasyon faaliyetinde bulunan talep eden ile abonelik sözleşmesi yapmayıp elektrik enerjisinin verilmemesi halinde HMK.'nun 389. maddesinde belirtilen "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" halinin oluşacağı, ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının somut olayda mevcut olduğu, sözleşme yapılmayıp talep edenin faaliyette bulunduğu rehabilitasyon merkezine enerji verilmemesinin talep edenin faaliyetini etkileyecek nitelikte olduğu, sonuç olarak HMK.'nun 389/1. maddesindeki şartların oluştuğu gerekçesiyle ihtiyati tedbire itirazın reddine dair karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekilinin dilekçesinde özetle, kaçak elektrik borç dökümünün kaçak elektrik kullanıldığının kanıtı olduğunu, .. TL miktarında kaçak elektrik kullanıldığını, 2 milyonun üzerinde bir borç bulunduğunu, .. nolu tesisat aboneliğinin yüksek miktarda borçları bulunduğunu, önceki abone sahibi ticaret şirketi ile davacı arasında organik bir bağ olup olmadığı araştırılmadığını, davacının sunduğu kira sözleşmeleri borçtan kurtulmak için düzenlenmiş olup muvazaalı olduğunu, bu belgelerin bağımsızlık ispatı olarak kabul edilemeyeceğini, kolluk araştırmasının yapılarak aboneliğe konu taşınmazın davacı tarafından fiilen kullanılıp kullanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, zira aboneliğe konu taşınmazın davacı tarafça fiilen kullanmadığından dolayı davacının iş bu davayı açmasında hukuki yarar olmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın talebinin haklı olduğunun kuvvetle muhtemel, büyük ihtimal dâhilinde olduğunu ispatlamadığı aşikâr olduğunu belirterek istinaf incelemesi neticesinde tedbir kararının kaldırılmasına ve itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Talep; muarazanın giderilmesi istemli derdest davada, ilk derece mahkemesince verilen engelliler rehabilitasyon merkezine elektrik bağlanmasına dair ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine dair ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir.
Dairemizce inceleme, 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf edenin sıfatı, ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzeni hususları gözetilerek yapılmıştır.
İhtiyati tedbir müessesesi HMK.'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK.'nın 389. maddesine göre; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
HMK.’nın 390/3 maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" şeklinde düzenleme mevcuttur.
İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmıştır. Yasa koyucu, ihtiyati tedbir konusunda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için dahi her türlü tedbire karar verilebilir. İhtiyati tedbir talep eden tarafın tedbire esas olan hakkını ve sebeplerini kuvvetle muhtemel göstermesi yeterlidir.
Somut olayda; davacı taraf, engelliler rehabilitasyon merkezi işlettiği, abonelik devrinin önceki abonenin borçlarından dolayı yapılmadığını, merkeze devam eden öğrencilerin mağduriyet yaşadığı bunun için da elektriğe ihtiyacı olduğunu, elektrik verilmemesi halinde telafisi güç zararının oluşabileceğini belirterek; tarımsal amaçlı kuyularına elektrik akışı ve adına abonelik tesisi için tedbir (geçici hukuki koruma) talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince davacının talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç olarak; tarafların davadaki haklılık durumunun yargılama sonucunda belirleneceği, davalılar tarafından tarımsal üretim yapan davacıya tarımsal abonelik verilmemesinin ve sulama amaçlı elektriğinin bağlanmamasının ekili ürünlerin sulanma imkanını ortadan kaldıracağı, bu durumda ise HMK.'nın 389. maddesinde belirtilen "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" halinin oluşacağı, anlaşılmakla; ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken şartlarının somut olayda mevcut olduğu, davacının tarımsal üretim yaptığı taşınmazlara enerji verilmemesinin davacının tarımsal faaliyetini olumsuz etkileyecek nitelikte olduğu, HMK.'nın 389/1. maddesindeki şartların somut olayda oluştuğu, ayrıca davacının tedbir talebinin mahkemece ..-TL. gibi makul ve yeterli miktarda bir teminat mukabilinde kabul edilmiş olması karşısında, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebine yönelik davalıların itirazlarının reddine karar verilmesi isabetli ve yerinde olup, davalı tarafın istinaf sebepleri Dairemizce yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle ve davalı vekillerinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesinin ara kararında ve ara karar gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vaki istinaf başvurularının HMK.'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun İlk Derece Mahkemesinin .. HMK.'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf harcı davalılarca başlangıçta yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
4-HMK.'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı olarak yapılmadığından, davacı taraf lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine yer olmadığına,
6-HMK.'nın 359/4. maddesi uyarınca işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK.'nın 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir.
17/09/2026
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
Emsal Karar Arama
Gaziantep BAM 15. HD
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.