Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/225
KARAR NO : 2026/855

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/03/2025
KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... tarihinde kurulduğunu, söz konusu şirketin istihdam alanında faaliyet gösterdiğini, belirli projeler kapsamında işe alım danışmanlık ve personel şerleştirme hizmetleri sağladığını, kuruluştan ... tarihinden dört ortakla ... tarihine kadar ise 3 ortakla devam ettiğini ve halihazırda tek hak sahibi ortak ... ... olduğunu, eski ortakların müvekkili şirkette ortaklıkları devam ederken TTK 54,55,613 ve 626 maddeleri kapsamında düzenlenen konular hilafına hareket etmeleri sonucu vuku bulduğunu, davalı ortakların ... tarihinde ... Şti'ni tescil ettirdiğini ve akabinde müvekkile karşı haksız rekabette bulunduklarını, ilgili şirketin merkezinin de ... olduğunu, amacı ve konusu nazara alındığında ise müvekkili şirketle oldukça bezerliklere haiz olduğunun anlaşılacağını, bahsolunan şirketin kurulmasının akabinde davalılar tarafından müvekkili şirketin müşterileri, işçi gücü ve sermayesi hukuka aykırı bir biçimde yeni kurulan şirket lehine olacak şekilde kullanıldığını, davalıların davacı şirkete benzer ve hali hazırdaki tek ortak ... ...'un sahibi olduğu diğer bir şirket olan ... ... A.Ş.'nin ticaret ünvanına birebir aynı bir ticaret ünvanı altında şirket kurdukları, kurulan yeni şirketin kurucuları arasında davalıların yanı sıra davacı şirketin çalışanlarından ... ... ve ... ...'nın olduğu, davalılar hizmeti müvekkili şirket üzerinden sağlamakta iken faturayı kendilerinin kurdukları şirket üzerinden düzenlemeye ve tahsil etmeye uğraştıklarını, kurulan yeni şirketin müvekkili şirketin sözleşmeleri üzerinden müşterilere yeni iban numaraları göndererek tahsilat yapmasından kaynaklı haksız rekabet bağlamı içerisinde haksız kazanç temin ettiğini, müvekkili şirketin kuruluşundan ayrılışa kadar düzenli olarak çalışan ancak ayrılma sürecinde müvekkili şirketle çalışmaya son verdirilerek kendi üzerlerine devraldıkları projelerin olduğunun tespit edildiğini, bu itibarla davalıların hukuki bir sorumluluk doğduğunu, davalıların tüm eylemlerinin bir bütün olarak TTK 54/f2 hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, davalıların söz konusu hukuka aykırı işlemlerinin kötü niyetli bir biçimde işledikleri ve bu kapsamda mesuliyetlerinin bulunduğunun açıkça ortada olduğunu bildirerek davanın kabulü ile davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespitine, haksız rekabetin meni ve refine, belirsiz alacak olarak açılan davanın şimdilik ... TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin unvanının işletme konusunun istihdam hizmetleri yönetim danışmanlık eğitim olduğunu, ödenmiş merkez sermayesinin ... TL olduğunu, ... şubesinin sermayesinin bulunmadığını, şirketin merkezinin ... olduğunu, dava tarihinde tek ortaklı olduğunu ve ortağının ... ... olduğunu, davalıların ise gerçek kişiler olarak tacir sıfatlarının bulunmadığını ve hiçbir ticari işletme veya ticari faaliyeti bulunmadığını, davalılardan ... ... 2004 yılından 2018 yılına kadar insan kaynakları departmanında görev aldığını, bunun son 10 yılı yönetici pozisyonlarında olduğunu, davalılardan ... ... yılında ... ... de gıda mühendisi olarak başladığını ve ... yılında ... ... kalite müdürü olarak ayrıldığını, davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların haksız rekabetin dava dışı üçüncü konumundaki ... Şti tarafından gerçekleştirildiği iddia edildiğini ancak gerçek kişilere açıldığını, davacı taraf söz konusu ayrımı dikkate almaksızın davayı gerçek kişilere karşı açtığını, bu sebeple davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, rekabet yasağı kavramı limited şirketler hukukunda tanımlanmadığını, rekabet yasağı kapsamında şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlem kendi veya başkası hesabına yapılamayacağı gibi aynı tür işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da girilemeyeceğini, davacı tarafça dava dilekçesinde yeni kurulan şirketin kurucularının eski şirket çalışanları olan ... ... ve ... ... olarak bildirdiğini ancak davayı müvekkillerine karşı açtığını, bu sebeple davalıların sorumluluğunun bulunmamakla birlikte söz konusu iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek haksız ve hukuka aykırılık teşkil eden davanın usule ve esasa ilişkin sebeplerle reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE :
Davacı vekili tarafından SGK hizmet dökümü, ticaret sicil gazetesi, arabuluculuk son tutanağı delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı şirket ile ... Şti'ye ilişkin belgeler dosyamız arasına celbedilmek suretiyle tüm deliller toplanmıştır.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve ortadan kaldırılması ile uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkin olup uyuşmazlığın davalıların daha önce ortak oldukları şirketten ayrılmadan kurdukları yeni şirket ile haksız rekabete sebebiyet verilip verilmediği, yeni şirkete iş aktarımı yapılıp yapılmadığı, kurulan yeni şirketin daha önceki davacı şirket kazanç sağlayıp sağlamadığı, eski projelerin devam ettirilip ettirilmediği, davalılara karşı husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davacının zararının olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşıldı.
Mahkememizce tanık ... ...'un dinlenilmesi için İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, tanık ... ...'un beyanında aynen; "Ben ... ... şirketinin şirket yetkilisiyim davacı ... ... şirketiyle ortak çalışmalarımız vardır. Davacı şirketin halihazırda tek ortağı ... ...'dur. Bu şirket 2018 yılında ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... tarafından kurulmuştur, sonrasında kendi aralarında pay devri yapılmıştır. 2018 yılında şirket kurulduğunda ... ... sermayeyi getiren kişiydi diğer ortaklar ise sahada iş takibi yapacaklardı, bu şekilde anlaşılmıştı. İlk yıl şirketin kurulum aşaması olduğu için zarar etmiştir. Diğer yıllar toparlamıştır. 2024 yılında yanlış hatırlamıyorsam ... ayında ... ... ve davacı şirketin yöneticilerinden olan ... ..., ... ... tarafından aynı adla yeni bir şirket kurulmuş, 2024 yılı ... tarihinde bir gün ... ... tarafından muhasebe departmanı üzerinden bir kriz çıkarılarak davacı şirketin çalışanları da şirketten ayrıldı. Şöyle ki örneğin ... ... yapılan iş karşılığında ... ... fatura düzenlenip aradaki ... ... fatura farkı kendi kurdukları diğer şirket tarafından faturalandırılmış. Bu hususu şirket çalışanları ... ayında şirketten ayrıldıktan sonra ayrılan çalışanlardan geri alınan şirkete ait telefonlar üzerinden yapılan inceleme esnasında davacı taraf öğrendi aynı şekilde davalıların kurmuş olduğu diğer şirketin varlığını da 2024 yılı ... ayı itibariyle mesaj kayıtlarından incelerken öğrendi. Aynı zamanda davalıların kurmuş olduğu şirketin müşterileri isim benzerliği sebebiyle davacı şirketi muhatap aldığı için davacı taraf ayrı bir şirket kurulduğunu fark etti. Muhasebe bölümündeki bu fatura farklılıkları mesaj kayıtlarından anlaşıldığından davacı tarafça davalı ... Beyden defterlerden kayıtlar istenmesine rağmen herhangi bir evrak teslimi yapılmadı, bilgi verilmedi. ... ayı itibariyle davacı şirketin çalışanları ve müşterileri ... bey tarafından kendi kurduğu şirkete geçirilmiştir. Daha sonrasında şirketteki paylarını ... beye devretti. Davacı şirket ile iş ilişkimiz olması sebebiyle bu bilgileri biliyorum aynı zamanda davalıları da tanıyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile, açmış oldukları davadan feragat ettiklerini, gereğinin yapılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili ... tarihli dilekçesi ile, davacı tarafından feragat edildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, gereğinin yapılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
Davadan feragat tek taraflı bir irade beyanı olup, karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dava açıldıktan sonra hüküm kesinleşinceye kadar her safhada feragat mümkündür. Davadan feragat halinde dava konusu uyuşmazlık sona erer ve yargılama şartı ortadan kalkar. Talep edenin davadan feragat ettiği, bu kapsamda yargılamaya devam edilmesi mümkün olmadığından, feragat nedeniyle davanın reddine, davalılar vekilinin lehe yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından yargılama gideri davacı üzerinde bırakılarak davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine,
4-Davacıya tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacıya tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde iadesine,
6-Davalılar vekilinin talebi gereğince davalılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/10/2026

Katip ...
¸e-imzalıdır

Hakim ...
¸e-imzalıdır

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.