Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
DİYARBAKIR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO :
KARAR NO :

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :

DAVALI :
VEKİLİ :

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 29/09/2025
KARAR TARİHİ : 23/09/2026
KANUN YOLU : İSTİNAF

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı asil tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...tesisat numaralı abonelik kapsamında 36.958,50 TL tutarlı ..., 101.859,00 TL tutarlı ..., 118.973,00 TL tutarlı ..., 150.097,34 TL tutarlı ...ve 95.748,88 TL tutarlı ...numaralı faturalar üzerinden kaçak veya usulsüz elektrik kullanım tutanağı düzenlendiğini, söz konusu ticari işletmenin 2017 yılından bu yana ...isimli şahsa kiraya verildiğini ve müvekkili işletmeyi fiilen kullanmadığını, kiracı ile aralarında Lice Sulh Hukuk Mahkemesi ...E sayılı dosyası ile derdest bir tahliye davası bulunduğunu, düzenlenen kaçak elektrik tutanaklarının Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. maddesine ve yasal şartlara aykırı olduğunu, tutanaklarda müvekkilin imzasının bulunmadığını ve tanık imzası gibi zorunlu unsurların eksik olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli bir politika izleyerek bölgedeki abonelere fahiş kaçak elektrik borçları tahakkuk ettirdiğini, bu durumun yargı kararlarıyla sabit olduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, bu nedenlerle söz konusu faturalar sebebiyle 100,00 TL tutarında borçlu olmadığının tespitini, varsa ödenen bedellerin iadesini, davalı kurumun %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, tensiple birlikte Lice kolluk birimlerine müzekkere yazılarak işletmenin kullanım durumunun araştırılmasını, davalı kurumdan kaçak tespitine dair tüm bilgi ve belgelerin istenmesini, Lice Sulh Hukuk Mahkemesi nezdindeki tahliye dosyasının getirtilmesini ve bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; HMK m. 121 gereğince dava dilekçesi eklerinin tarafına tebliğ edilmediğini belirterek tebliğ işleminin yapılmasını talep ettiğini, menfi tespit ve istirdat davalarının kısmi dava olarak ikame edilemeyeceğini savunarak eksik harcın tamamlanması için süre verilmesini aksi halde davanın reddini istediğini, müvekkil şirketin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve Perakende Satış Sözleşmesi uyarınca faaliyet gösterdiğini ifade ettiğini, ...tarihinde yönetmelikte yapılan değişikliklerin esas alınması gerektiğini belirttiğini, davacı hakkında düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve tahakkuk işlemlerinin ilgili mevzuata uygun yapıldığını savunduğunu, kaçak tutanakları, görüntüleri, yük profilleri ve tüketim ekstreleri için şirketlerine müzekkere yazılmasını talep ettiğini, davacının çeşitli tarihlerde mühür sökerek enerji kullandığının şirket kayıtları ile sabit olduğunu ileri sürdüğünü, yönetmeliğin 42. ve 44. maddeleri uyarınca kaçak bedeli tahakkuku yapıldığını açıkladığını, kaçak kullanım öncesi ve sonrası tüketim dengesizliklerinin kaçak kullanımın varlığını ispatladığını iddia ettiğini, ...KARAR sayılı emsal karara atıfla ek tahakkuk hesabı yapılması gerektiğini vurguladığını, görüntü kaydı olmasa dahi tüketim verileri üzerinden kaçak kullanımın sabit olduğunu savunduğunu, ...Karar, ...Esas, ...Karar ve ...Karar sayılı ilamlar doğrultusunda OSOS verilerinin incelenmesi, keşif yapılması ve üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini ifade ettiğini, karşı delil sunma ve itiraz haklarını saklı tuttuğunu belirterek haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;
Dosyada bilirkişi raporu alınmak üzere elektrik mühendisi heyet şeklinde bilirkişilere verildiği, bilirkişiler tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; kaçak tespit ve kesme tutanaklarının yönetmeliğe aykırı şekilde fiziki kontrol yapılmadan düzenlendiği, tespite dair herhangi bir görüntü kaydının bulunmadığı, faturaların uzaktan veri alınarak oluşturulduğu, somut bulgu eksikliği nedeniyle kaçak tahakkukunun iptal edilerek normal tahakkuk yapılması gerektiği, dava konusu 5 adet P (Y) kodlu fatura için fiili kullanıcının ödemesi gereken borç tutarının 196.923,57 TL olarak hesaplandığı, alacağın Depsaş kurumuna ait olduğu ve ...tarihinde sunulduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK'nın 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. TTK ‘nın 5/3 .maddesine göre “ Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.”
HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
T.C.KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ-2023/1166 Esas , 2023/1964 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş olup maddenin birinci bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. Davanın ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılmaktadır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1.maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese bile mahkeme yargılamanın her aşamasında re'sen görevli olup olmadığını değerlendirmek durumundadır.
Somut olayda; davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklı alacak talebine ilişkin olduğu, davacının tacir olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta davalının ticari işletme veya şahıs olarak tacir kaydının bulunmadığının bildirildiği, davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi her iki tarafın tacir olmadığı ve ticari işletmelerini ilgilendirmediği, ticarethane aboneliğinin bulunmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği, davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklanması ve abonelik sözleşmesine dayanmadığı da nazara alındığında davanın abonelik sözleşmesinden kaynaklanmadığı ve tüketici ilişkisinden kaynaklanmadığı, mahkemece karardaki gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" belirtilmiştir .
Dosyadaki mevcut deliller ile davacının ticari işletme veya şahıs olarak tacir kaydının bulunmadığı, davanın mutlak ticari dava olmadığı gibi her iki tarafın tacir olmadığı ve ticari işletmelerini ilgilendirmediği, ticarethane aboneliğinin bulunmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceği, davanın kaçak elektrik kullanımından kaynaklanması ve abonelik sözleşmesine dayanmadığı da nazara alındığında davanın abonelik sözleşmesinden kaynaklanmadığı ve tüketici ilişkisinden kaynaklanmadığı, mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmıştır .
Açıklanan nedenlerle Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın USULDEN REDDİNE, görevli Mahkemenin DİYARBAKIR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, dair karar verilmiştir .
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 114/1-c. maddesi uyarınca, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK 115/2. maddesi gereğince, davanın USULDEN REDDİNE, görevli Mahkemenin DİYARBAKIR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE ,

2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Diyarbakır ASLİYE HUKUK Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için DİYARBAKIR ADLİYESİ HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ BÜROSUNA GÖNDERİLMESİNE ,
3-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca verilen kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, HMK'nın 331/2. maddesi gereğince, dava dosyanın re'sen mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar VERİLMESİNE ,
4-HMK'nın 331/2. maddesi gözetilerek, davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, ara buluculuk ücreti, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara BAĞLANMASINA ,
Dair,Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın gıyabında verilen karar, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ NEZDİNDE İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim


Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.