Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/488 Esas
KARAR NO : 2026/996

DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 04/07/2025
KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'e ait olan, ... plaka sayılı, ... marka, ... Motor Numaralı, ... Şase Numaralı, ... model araç , sürücü ... (TC:...) sevk ve idaresinde iken 15.02.2025 tarihinde saat 01.30 sıralarında 985. sokak üzerinde doğu-batı istikametinde seyir halindeyken çıkmaz sokak kesişimine geldiğinde sürücü aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek aracının sağ yan kısımları yolun sağında bulunan yaya kaldırımına ardından boş arsayı çevreleyen tel örgülere çarparak yol üzerinde durması sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir ve müvekkilin aracının ciddi şekilde hasar aldığını, söz konusu araç davalı borçlu ...Sigorta A.Ş. nezdinde ... poliçe numarası ile 09.09.2024-09.09.2025 tarihleri arasında Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, Kaza tarihinde aracın kaskosunun mevcut olduğunu, Kazadan sonra Eksper Raporu alındığını ancak taraflarına verilmediğini, İlgili kasko şirketinde mevcut olduğunu, Müvekkili tarafından ilgili sigorta şirketine kazadan sonra 24.03.2025 tarihinde CİMER ve Sigortacılık Ve Özel Emeklilik Düzenleme Ve Denetleme Kurumu Başkanlığı aracılıklarıyla başvuruda bulunulmuş olmasına rağmen kayda değer bir cevap alınamadığını, Davalı tarafından yapılan borca itirazın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalıya ait taşınmaz, araç ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının 3. şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi bakımından kaydına tensiben öncelikle teminatsız olarak aksi kanaat halinde uygun bir teminat bedeli dahilinde ihtiyati haciz konulmasını,
haklı davalarının kabulünü itirazının iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki uyuşmazlık poliçe hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, pert araç klozu değerlendirmeye esas alınmalısı gerektiğini, rayiç değer tespitine ilişkin taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinde rayiç bedelin hangi kriterler ve yöntemler kullanılarak tespit edileceğini, bu tespitin hangi süreçler takip edilerek yapılacağı ve hangi unsurların dikkate alınacağı detaylı bir şekilde düzenlenmiş ve karşılıklı olarak kararlaştırıldığını, işbu poliçe klozu da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirket KDV'den sorumlu olmadığını, davaya konu alacak iddiası yargılamayı gerektirdiği için likit olmadığından tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, mahkemenizce re'sen gözetilecek nedenlerle; huzurdaki davanın reddine yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini savunmuştur.
Celp Edilen ve Değerlendirilen Deliller:
1-... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.iş sayılı delil tespiti dosyası celp edilerek incelenmiştir.
2-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden davacıya ait aracın kayıtları celp edilerek incelenmiştir.
3-Davaya konu araçta meydana gelen hasarın tespiti için bilirkişi kök ve ek raporları alınmış, taraflara tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; davacıya ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, davacıya ait aracın tek taraflı trafik kazası neticesinde hasara uğradığını ve hurda halde 610.000,00-TL'ye satıldığını, aracın pert total olması nedeniyle alınan delil tespiti raporunda aracın rayiç değerine göre satılan hurda bedeli düşüldükten sonra uğradığı kayıp ve mahrumiyet bedeli için davalıya icra takibi başlatıldığını ancak davalı sigortacı tarafından itiraz edildiğini itirazın iptaline karar verilmesini talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce zarar miktarının tespiti hususunda bilirkişi kök ve ek raporu alınmış olup, davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle SBGM'den celp edilen daha önceki hasar kayıtları gözetilerek rayiç değerinin 1.950.000,00-TL olarak tespit edildiği, uğradığı hasar miktarı ile tamirine yönelik yapılması gereken masrafın değerine göre %50'yi aşacağı bu nedenle onarımının ekonomik olmadığı, hurda halindeki sovtaj bedelinin ise piyasa rayiçlerine göre 893.024,44-TL olacağı tespit edilmiştir.
Bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır.
Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ...E. ...K. sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hasarlı hali, hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti gerekir."
Davacı tarafından rapora itiraz edilerek davaya konu aracın hurda halde 610.000,00-TL'ye satıldığı bu bedelin esas alınması gerektiği iddia edilmiş ise de; davacı tarafından aracın hurda halde satıldığı fiyatın doğrudan esas alınmasının mümkün olmadığı, aracın hurda hali ile piyasa rayiçlerine göre sovtaj değerinin tespit edilmesi gerektiği, sigortacının ancak gerçek zarardan sorumlu olduğu ve gerçek zarar ilkeleri gözetilerek bilirkişi raporunda rayiç bedele göre tespit yapıldığı anlaşılmakla davacının aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Davacı tarafından yine rapora itiraz edilerek 1.950.000,00-TL rayiç bedelin düşük belirlendiği iddia edilmiş ise de söz konusu iddiasına yönelik herhangi bir somut delil sunulmadığı, bilirkişilerce söz konusu bedelin geçmiş kazaları ve aracın durumu gözetilerek piyasa rayiçlerine göre belirlendiği, belirlenen bedelin kasko değeri ile de uyumlu olduğu davacının bedelin daha yüksek olması gerektiğine dair somut delile dayanmayan soyut beyandan ibaret itirazına bu sebeple itibar edilmemiştir. Davalı tarafından ise yüksek belirlendiği iddia edilmiş ise de davalı tarafın da somut delile dayanmayan değerin yüksek belirlendiğine yönelik soyut beyandan ibaret açıklamalarına itibar edilmemiştir.
Bilirkişiler tarafından tespit edilen 1.950.000,00-TL rayiç bedelden davacıya ait aracın piyasa rayiçlerine uygun sovtaj bedelinin düşümü neticesinde davalı sigortacının sorumlu olduğu pert total bakiye tazminat bedelinin 1.056.975,56-TL olduğu tespit edilmektedir. Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesi incelendiğinde; kısmi ve tam pert araç hasarlarında ödenecek hasar bedeli üzerinden %75 tenzili muafiyet uygulanacağının belirtildiği anlaşılmakta olup, 1.056.975,56-TL tazminat bedeli üzerinden %75 oranında düşüm yapıldığında %25'inin 264.243,89-TL'ye tekabül ettiği ve davacı tarafından davalı sigortadan talep edilebilecek bedelin 264.243,89-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının kaza nedeniyle aracı kullanamamasından kaynaklı olarak mahrumiyet tazminatı yönünden ise; aracın segment ve modeline göre kaza tarihi itibariyle günlük kira ücretinin 2.750,00-TL olduğunun tespit edildiği, pert total işlemleri yönünden sigorta süreci de gözetilerek makul ödeme ve yerine koyma süresinin 25 gün olduğu, bulunan toplam bedelden aracın kullanılmaması sebebiyle davacının katlanmaktan kurtulduğu işletme maliyeti bedeli olan %75 oranında tenzilat yapıldığında davacının talep edebileceği mahrumiyet tazminatı miktarının 65.312,50-TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Buna karşılık taraflar arasındaki kasko sigorta poliçesi incelendiğinde; mahrumiyetten kaynaklı tazminat taleplerinin poliçede teminat kapsamına alınmadığı anlaşılmakla davalı sigortacının açıkça teminat kapsamına alınmayan dolaylı tazminat kapsamındaki mahrumiyet tazminatından sorumlu olmadığı anlaşılmış davacının mahrumiyet tazminatına yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi ... E.,... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Kasko poliçesi, poliçede istisna mevcut değilse (mevcut poliçede böyle bir istisna mevcut değildir.) ancak doğrudan zararları karşılamakla yükümlü olup dolaylı zararları karşılamaz. Somut olayda değer kaybı tazminatı ve araç mahrumiyet bedeli dolaylı zarar niteliğinde olduğundan ilk derece mahkemesince bu talepler yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur."
Bilirkişi raporunda davacının aracındaki hasar ile kaza tespit tutanağındaki belirlemelerin uyuşmadığı şeklinde tespit yapılmış ise de meydana gelen hasarın kasko sigortası teminat kapsamı dışında olduğunu ispat yükünün sigortacı üzerinde olduğu, davalı sigortacı tarafından hasarın teminat ve sigorta kapsamı dışında olduğuna yönelik ispatlanabilen bir sebebin olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki görüşe itibar edilmemiştir.
Sonuç olarak davacının davasının kısmen kabulü ile 264.243,89-TL bakiye pert total tazminat alacağı üzerinden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından takip talebinde avans faiz talep edilmiş ise de davaya konu aracın ruhsat kayıtları ve sigorta sözleşmesinde hususi araç olarak geçtiği anlaşılmakla davacı tarafından yasal faiz talep edilebileceği anlaşılmış, davacının işleyecek faiz oranı yönünden itirazının iptali talebinin kısmen kabulü ile yasal faiz oranı yönünden davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından tazminat talep edilmiş ise de alacağın likit olmadığı anlaşılmakla tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
Buna göre; davaya konu ... 13. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı takip dosyasında 264.243,89-TL asıl alacak ve değişen oranlarda işleyecek yasal faizi oranında davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davacının koşulları oluşmayan tazminat taleplerinin REDDİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 18.050,50 TL harçtan peşin alınan 16.625,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.424,61 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 16.625,89 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul ve reddedilen miktar üzerinden A.A.Ü.T.'nin 13/3. maddesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 24.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 3.083,30 TL posta gideri olmak üzere toplam 27.083,30 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 5.198,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 882,74 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 3.717,26 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 20/10/2026

Katip
¸e-İmzalıdır.


Hakim
¸e-İmzalıdır.




Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.