T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1200 Esas - 2026/833
T.C.
Ankara Batı
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1200
KARAR NO: 2026/833
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/12/2025
KARAR TARİHİ : 15/10/2026
K. YAZIM TARİHİ : 21/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkil şirketin davalı şirketten aldığı pistonların araca takılıp çalıştırıldıktan sonra 10 dakika içerisinde patladığını, söz konusu patlamanın davalı şirketten alınan ayıplı malzemeden kaynaklandığının tespit edilerek durumun davalı tarafa derhal bildirildiğini, Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu'ndaki ilgili hükümler uyarınca gizli ayıbın süresi içerisinde ihbar edildiğini, ayıplı pistonun doğrudan zarar, motorun kullanılamaz hale gelmesinin ise dolaylı/ek zarar niteliğinde olduğunu, Gölbaşı... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu ile pistonun gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini, ancak bilirkişinin motorun onarılarak kullanılabileceği yönündeki kanaatinin, motorun ağır hasar alması ve revizyon riskleri nedeniyle kabul edilemeyeceğini, motorun hurda niteliği kazandığını ve bu durumun davalının sorumluluğunda olduğunu, tarafların tacir olması nedeniyle alacaklara ticari faiz işletilmesi gerektiğini, davalının mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesini istediklerini belirterek; kısmi 2.000,00 TL piston bedeli ile belirsiz 100,00 TL ek/dolaylı zararların 27.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsilini, teminatsız ihtiyati haciz talebinin kabulünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafından ileri sürülen tüm iddialara ve delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporuna itiraz ettiğini, zaman aşımı definde bulunduğunu, delil tespiti raporunun soyut ve denetime elverişsiz olduğunu, inceleme konusu parçaların tespit anına kadar davacının elinde bulunduğunu, tespitin hasar tarihinden çok sonra yapıldığını, parçaların montaj veya demontaj aşamalarında kasten veya ihmalen zarar görmüş olabileceğini, hatalı montaj veya aşırı yükleme gibi etkenlerin zarara sebebiyet vermiş olabileceğini, altı pistondan yalnızca birindeki olası kusurun motorun tamamını infilak ettirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının Land Rover motor montajı konusunda teknik yeterliliğinin belirsiz olduğunu, rektefiye sırasında ikinci el veya kalitesiz malzemeler kullanılmış olabileceğini, hasarın enjektörlerin püskürtme basınçlarının orijinal değerlerde olmaması veya yüksek basınç pompasındaki sorunlar nedeniyle pistonun erimesinden kaynaklanmış olabileceğini, müvekkil şirket tarafından yapılan incelemelerde piston metalinin uygun ve sertliğinin yeterli olduğunun tespit edildiğini, konunun aydınlatılması için üniversite öğretim üyeleri, metalurji mühendisi ve uzman teknik personelden oluşan bir bilirkişi heyetiyle inceleme yapılması gerektiğini, ortada ayıplı bir mal bulunmadığını ve meydana gelen zararın davacının kendi kusurundan kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Ticaret sicil kayıtları, Gölbaşı .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ....D.iş sayılı dosyası, fatura, tarafların ticari defter ve belgeleri, tanık beyanları, 13/06/2026 ve 19/08/2026 tarihli bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, davalıdan satın alınan hatalı ve ayıplı ürün nedeniyle uğranılan zararların ve ürün bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlık dava konusu araçta oluşan arızanın davalının sattığı pistondan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyaya kazandırılan 13/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dava konusu hasarlı piston ve o pistona ait motor silindiri ile silindir kapağı ve supapların
mevcut hasarları yanmaya bağlı olduğu,
dava konusu pistonun tepesinden başlayan termal erimenin yanma kaynaklı piston erimesi
olduğu, pistonda meydana gelen erime, yakıtın enjektörden yanlış püskürtülmesi, enjektörün damlatması veya enjektörün açık kalması gibi Enjektörün püskürtme bozukluğundan kaynaklandığı, motorda oluşan arızanın sebebinin iddia edildiği gibi pistonun ayıplı olmadığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiş, iş bu rapora davacı tarafça itiraz edilmesi üzerine alınan 19/08/2026 tarihli ek raporda da, kök rapordaki tespit ve değerlendirmeler aynen tekrar edilmiş, davacı tarafın kök rapora yönelik itirazlarının ayrıntılı ve teknik olarak karşılanmış olması ile tespit raporunun değerlendirilmiş olması gözetilerek rapor hükme esas alınmıştır.
Toplanan deliller, usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu araçta oluşan arızanın temel sebebinin enjektör püskürtme bozukluğu olduğu, yanlış püskürtme, enjektör damlatması veya açık kalması gibi arıza sonucu oluşan aşırı yanmadan dolayı pistonun eridiği, davalının sattığı pistonun ayıplı olmasından kaynaklı herhangi bir arızanın oluşmadığı teknik ve gerekçeli olarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiğinden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 2.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/10/2026
Katip .... Hakim ...
e-imza e-imza
Emsal Karar Arama
Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1200, K. 2026/833, T. 15.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.