T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/200
KARAR NO : 2026/214
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/08/2023
KARAR TARİHİ : 22/10/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin tekstil sektöründe 40 yıldan beri faaliyet gösterdiğini, tekstil sektörünün Türkiye’deki en büyük temsilcilerinden birisi olup, 14 şubesi bulunduğunu, faaliyetlerini hem Türkiye hem de Dünya’nın çeşitli ülkelerinde yürüttüğünü, Türkiye ve yurtdışında tescilli birçok tescilli markası bulunduğunu, “----” ibaresinin müvekkil şirketin ticari unvanındaki asıl ve ayırt edici unsur olduğunu ve aynı zamanda tescilli ve ----- no ile tescil edilmiş tanınmış markası olduğunu, markanın ilk ve gerçek hak sahibi olduğunu, farklı şehirde faaliyet göstermekte olup, bu faaliyetlerin tümünde “----” ibaresinin kullanıldığını, Müvekkili şirketin , tescil sahibi olduğu markası ile ilgili olarak sürekli reklam vermekte olup, tanıtım faaliyetlerini en üst düzeyde tuttuğunu, tanınmışlığını da sürekli olarak markalar için verdiği reklamlar ile koruduğunu, Davalının müvekkili şirketten sonra müvekkili şirket ile iltibas oluşturacak düzeyde
---- nolu marka tescilinde bulunmuş olması ve de kullanımlarının müvekkilİ şirkete ait markalara tecavüz edici nitelikte olması nedeniyle, iş bu davanın açılması gerektiğini, Davacının davalı markası ile müvekkil şirkete ait markalar karşılaştırıldığında davalı tarafından tescil edilen markanın müvekkil şirkete ait markalar ile iltibas oluşturacağını, Davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların müvekkil şirketin markasal haklarına tecavüz teşkil ettiği tespit edildiğini, davalı tarafın tescil ettirdiği ve kullandığı ve markaları incelendiğinde, markalardaki asli unsurun “---” ibaresi olduğu, davalı tarafından tescil ettirilen ve kullanılan markanın müvekkili şirkete ait markalar ile aynı sınıf ve hizmetleri içerdiğini, davalı tarafından gerçekleştirilen kullanımların tüketici nezdinde karışıklığa yol açarak müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz ettiği tespit edildiğini, İş bu dava açılmadan önce davalı hakkında delil tespiti yapılmış ve ---. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ---- sayılı dosyasında bilirkişi raporu aldırıldığını, Davalı taraf, adına tescilli olan şekilde markasal kullanımı gerçekleştirmediğini, fiili kullanımlarında; Davalının ---- ibaresini ön plana çıkardığı, Müvekkil Şirkete ait “----” harfinin tasarımını birebir kullanarak markalarına tecavüz ettiği, Kullandığı markasının esas unsurunun da “-----” olduğu gözetildiğinde müvekkilin üzerinde gerçek hak sahibi olduğu markası ile iltibas oluşturduğunu, Davalı Şirket, 31.07.2015 tarihinde “-----ŞİRKETİ” unvanı ile kurulmuş olduğunu, bunun iltibasa neden olduğunu, müvekkil şirket ile haksız rekabet oluşturacak nitelikte olduğunu, bununla birlikte getirilen ibarelerin ayırt edicilik unsuru katmadığı; davalının, müvekkili şirketin bir uzantısı olduğu, diğer bir deyişle yine müvekkille bağlantısı olduğu izlenimi oluşturduğunu, bunun bir sonucu olarak da davalı tarafından oluşabilecek bir memnuniyetsizliğin müvekkiline atfedilebileceğini, bunu müvekkili şirketin ticari itibarına zarar vermesi, tescilli markasının tanınmışlığına ve imajına zarar verecek ve müvekkil şirketin telafisi zor maddi kazanç kaybı ile manevi zararlara uğramasına sebep olacağını, fazlaya dair tüm talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, Davalı Adına TPMK Nezdinde Tescilli ---- Başvuru Numaralı Markanın 3. Kişilere Devrinin Önlenmesi Adına ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı hakkında yapılan delil tespiti çerçevesinde, karşı tarafın kullanımları üzerinde öncelikle teminatsız, aksi halde mahkemenizin uygun göreceği bir teminat bedeli üzerinden, davalının, Kullanımları (Web Sitesi, Tabela, Reklam, Kartvizit, İlan, Broşür vb.) hakkında ihtiyati tedbir kararı verilerek muhafaza altına alınmasına, açılmış olan iş bu dava nedeniyle, davalı adına tescilli markadan doğan zahiri hakların müvekkile karşı ileri sürülmesinin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, asıl talep yönünden; davalının, müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına, davalı adına tpmk nezdinde tescilli ---- başvuru numaralı markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, haksız rekabetin önlenmesi ve davalının unvanındaki “-----” İbaresinin Ticaret Sicilinden terkinine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının müvekkiline ait markaya ilişkin hükümsüzlük davası açma hakkı uzun süre sessiz kalma nedeni ile hak kaybına uğradığını, Davacı tarafından hükümsüzlüğü istenen, müvekkiline ait ---- tescil numaralı -----" ibareli marka 04.04.2016 tarihinde tescil edildiğini, davacı tarafından tescil tarihinden itibaren 7 yıl sonra iş bu davanın açılmış olması davacının sesiz kalma sureti ile hak kaybına uğradığını, kişinin marka hakkının sağladığı korumadan yararlanabilmesi için, markalar bütünsel olarak değerlendirildiğine tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olması gerektiğini, bütünsel bakış açısı ile benzer olmadığını, farklı olduğunu, davacıya ait "--" ibareli seri markalar ve müvekkile ait "--- ibareli markalar bütünsel olarak karşılaştırıldığında söz konusu markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılmaya sebep olacak düzeyde iltibas bulunmadığını, davacıya ait seri markalar incelendiğinde sadece "-----" ibaresinin öne çıktığı bir marka serisi olduğunu, davacının markalarının esaslı unsuru sadece "------" ibaresiyken, müvekkiline ait markanın esaslı unsuru ise -----şeklinde olduğunu, taraf markalarının esas unsurlar bakımında da birbirinden farlı markalar olduğunu, tarafların Müşteri Portföyünün de birbirinden farklı olduğunu, davalının “---- ibareli markasını genel olarak çorap markası olarak kullandığını, gerek hedef kitlesi bakımından gerekse tarafların hedef kitleleri ve bulundukları konum bakımından tamamen birbirinden farklı olduğunu, tüketicilerin markaları karıştırmasının mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafından müvekkilinin marka kullanımının kendi marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edildiği belirtilmişse de bu yönde yapılmış bir tespitin mevcut olmadığını, tespit edildiği iddia edilen tabela ve basılı evraklardaki kullanımların markasal kullanımlar olmadığını, müvekkili firmanın davacı tarafın marka hakkını ihlal eder her hangi bir kullanımının olmadığını, davacı firmanın faaliyet alanı ---- olmasına karşılık Müvekkili firmanın faaliyet alanı çorap ve çamaşır olduğunu, davacının markasının tanınmış olması bir an için kabul edilse bile bu durum davacının markasına mutlak bir koruma sağlamayacağını, SMK nun 6/5. Maddesi uyarınca, haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, tanınmış markanın sahibi bu korumadan faydalanabildiğini, müvekkilinin markasını kullanımı farklı bir alanda olmakla birlikte davacının markasından haksız yarar sağlayacak, markasının itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterimi zedeleyecek bir kullanım teşkil etmediğini, davalının uzun zamandan beri bu alanda faaliyette bulunmakla birlikte 2016 yılında ------ŞİRKETİ" ibaresi ile ticaret unvanını tescil ettirdiğini, aynı yıl müvekkil tarafından ----- ibaresi ile markasını tescil ettirdiğini, bu süreçte davacı tarafından müvekkilin markasının ve ticaret unvanının kullanılmasına ses çıkarılmamış ve müvekkil 7 yıl boyunca markasına yatırımlar yapmış ve belli bir çevrede bir tanınmışlık ve bilinirlik kazanmasını sağladığını, bu nedenlerle davanın reddinin gerektiğini beyan ve talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli ----seri markaları yönünden davalı kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı yine davalıya ait ----- tescilli markanın hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.
Davacı ---- 09.11.1983 tarihinde aan sözleşmesinin tescil edildiği ve ticaret siciline----- no ile kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davalı ----- 05.08.2015 tarihinde ana sözleşmesinin tescil edildiği, sicile ----no ile kaydedildiği, anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının(Emtia:25,35) davalı adına tescili olduğu, 09/06/2015 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
--- FSHHM nın ---sayılı dosyasından davacı tarafından davalı aleyhine açılmış delil tespiti talepli dosyadan yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde tanzim edilmiş olan 07.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; sonuç olarak;
-Tespit talep edilen----adresinde yapılan tespit taleplerine konu markayı ihtiva eden herhangi bir ürüne rastlanmakla beraber mahallin tabelasında ve mahalde bulunan kartvizit üzerinde ---- tekstil unsurunun yer aldığı bu ibarenin ticaret unvanı kullanımını aştığı ve markasal kullanım olarak değerlendirildiği, mahallin iç çamaşırı ticareti işiyle iştigal ettiği, ancak mahalde bulunan ürünler üzerinde ihtilaf konusu markaların yer almadığı,
-Söz konusu kullanımların tespit talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu tespit ve görüşlerinin sunulduğu görülmüştür
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
1-Davacının Türk Patent nezdinde ---- esas unsurlu markaların tescilli hak sahibi olduğu ve ----- markasının 25. sınıfta yer alan “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Baş giysileri.” İLE 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar. Baş giysilerinin bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” Hizmetleri açısından tescilli ve tanınmış marka olduğu,
2-Davalının Türk Patent nezdinde ----- no ile tescilli markasının hak sahibi olduğu,
3-Davalı adına Türk Patent nezdinde ----- no ile tescilli markasının SMK 6 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu,
4-Davlının kullanımlarının davacının tescilli markaısndan dooğan haklarına tecavüz eder mahiyette olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK 5/1-ç, 6/1, 6/4, 6/5, 6/9.7/2,25/1, 29. Ve 149. Maddeleri
GEREKÇE:
Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, giderilmesi davasıdır.
Mahkememizce verilen karar--- BAM ----. Hukuk Dairesi'nin---- Sayılı ilamı ile Mahkememizin yetkisizliği dolayısıyla kaldırılmış, verilen karar ile dosyanın ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, verilen karar gereği dosya Mahkememiz sehven yeni esasına kaydedilmiş olmakla yapılan yargılamada Dosyanın ---- BAM ---. Hukuk Dairesinin ---- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı gereği yetkili görevli ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Dosyanın ---- BAM ----. Hukuk Dairesinin ----- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı gereği yetkili görevli ----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Esasın bu şekilde kapatılmasına.
Emsal Karar Arama
İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2026/200, K. 2026/214, T. 22.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.