T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO :..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..
ÜYE : ..
ÜYE : ..
KATİP : ..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ..
NUMARASI : ..
DAVACI : AL..
VEKİLLERİ : Av. ..
DAVALI : ..
VEKİLLERİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..
Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA : Davacı vekili, davalı, .. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası ile davacı şirketten .. TL alacağı olduğu iddiasıyla ilamsız icra takibi başlatılmışsa da davalı yana müvekkilinin borcu olmadığını, takibe dayanak dekonttan da görüleceği üzere davacının davalıya borcu olmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davalının taraf sıfatı bulunmadığını ve işbu icra takibinde davalının kötü niyetli olduğunu, ayrıca davalının takipte .. md. 48 gereğince teminat da yatırmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile .. İcra Müdürlüğü'nün .. E. sayılı icra takibinin iptaline, davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, taraflar arasında davacının ticari iştigaline konu ürünlerin alımı hususunda sözlü anlaşma yapılmış olup, müvekkilinin davacıya güvenerek, .. . Bankası olan .. . . (.) .. nolu hesabından, .. tarihinde davacıya . .. hesabına .. USD avans gönderildiğini, ödemeden sonra, davacı tarafından .. tarihinde proforma fatura keşide edilerek davalıya verildiğini, .. tarihli proforma faturaya göre davacı firma .. m2 ürünü . USD bedel karşılığında davalı firmaya satarak teslim etmeyi borçlandığını, davalı firmanın proforma fatura gereği .. USD avans olarak havale ettiğini, anlaşmaya göre fatura konusu mal tamamen teslim edildiğinde bakiye .. USD'nin satıcıya ödeneceğini, davacı borçlu firma anlaşma gereği fatura konusu malı müvekkiline teslim etmediği gibi aldığı peşinatı da iade etmediğini, paranın davacıya gönderildiği hesap ile davacı borçlu tarafından iade edilen .. USD'nin alıcı hesabı davalı .. ait olduğunu, müvekkilinin davacıya gönderdiği peşinat olarak bedelinin bakiye .. . iadesi için ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davacı yan MÖHUK 48. gereğince teminat yatırılması gerektiğini belirtmişse de . . ile . arasında teminattan muafiyet anlaşması olduğunu beyanla davanın reddi ile .. tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME İLK KARARI : Mahkemece, davalının satım sözleşmesi kapsamında yapılan havalenin avans olarak yapıldığının ispat yükü altında olduğu, HMK .. gereği bunun senetle ispatı gerektiği, buna ilişkin delil bulunmadığı, yapılan banka havalesi incelenmekle havalenin ne için yapıldığına yönelik açıklama bulunmamakla bu durumunda yapılan havalenin muaccel olmuş bir borç için yapıldığının kabulü gerekeceği, taraf tacir olduğuna göre tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacı süresinde ticari defterlerini sunmadığı, kaldı ki iddia olunan kayıtlar davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunsa idi dahi davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde iddia olunan sözleşmeye ilişkin kayıdın bulunmaması nedeniyle davacı iddiasını ispatlayadığı, gelen BA BS formlarında da davalı ile alışveriş kaydının olmadığı, davalının yemine de dayanmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, kötüniyet tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin.. tarihli kararıyla; "...Davacı vekili, yatırılan havale dekontunda yatıran şahıs olduğu için davada da .e . . . . Ticari şirketi yer aldığını, parayı gönderen şirket şahıs değil dekontta da görüleceği üzere şahsın alacaklısı olup parayı gönderenin şirket olduğunu, davacı ile müvekkili arasında bir ilişki ve borç olmadığını, davalı vekili ise cevap layihası ekinde sunulu proforma fatura uyarınca peşinat ödemesi yapılmasına rağmen davacı satıcı tarafından mal teslimi yapılmaması nedeniyle ödenen paranın istirdadı için mezkur takibin başlatıldığını beyanla davanın reddini dilemiştir. Ayrıca davalı savunmasında proforma faturada adı geçen alıcı .. Ticari Müessesi'nin sahibinin müvekkili olduğunu, anılan ticari müessesenin ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayıp . .. Hukukuna göre müvekkilinin ticaret ünvanından başka da bir mahiyeti bulunmadığını beyan etmiştir.
Dosyada mübrez.. tarihli proforma fatura fotokopisinde sol üst kısımda, .. .. ibaresı bulunmaktadır. Öncelikle kısmen yabancı dilde yazılı bulunan işbu proforma faturanın Türkçe onaylı tercümesinin dosyaya kazandırılması gerekmektedir.
Davalı tarafından .. tarihli dekontla gönderildiği sabit olan .. USD banka havalesinin, delil olarak davalının dayandığı.. tarihli proforma fatura ile ilişkilendirilebilmesi adına proformada alıcı olarak görünen .. müessesenin davalıya ait olup olmadığının öncelikle netleştirilmesi gerekmektedir. Zira davalı vekili de faturada adı geçen alıcı olarak görünen . . Ticari Müessesi'nin sahibinin müvekkili olduğunu iddia ettiğine göre davalıdan . . müvekkilinin kayıtlı olduğu anılan ticari işletmeye ilişkin ilgili makamca onaylı ticaret sicil kaydının istenerek (ya da uluslararası istinabe yoluyla . . İlgili .. sorularak) dosyaya celbinin sağlanması ve mahkemece proforma faturadaki alıcıyla havaleyi yapan davalının arasında bağ bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerekirken, bu konuda hiç bir araştırma ve inceleme yapılmayarak, davalı delilleri toplanmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davalı ile yukarıda adı geçen işletmenin irtibatı ortaya konulduktan sonra akabinde .. tercümesi dosyaya kazandırılacak davalının alacağına dayanak teşkil ettiği proforma faturanın .. kısmında .. . peşina... kalan şeklinde ibare bulunduğu gibi anılan vesikanın sol alt kısmında davacı şirket kaşe ve imzası ile . . ismi yazılı olup, davacıya gerektiğinde isticvap davetiyesi çıkartılarak işbu evraka karşı diyeceklerinin sorularak, sonucuna göre avans iddiasının ortaya konulup tartışılması gerekirken bu delil değerlendirilmeksizin salt ödeme dekontuna dayalı olarak yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir..." şeklinde kaldırma kararı verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece, davaya konu proforma faturada davacı şirket kaşesi üzerinde ismi yazılı olan . .. isticvabı gerçekleştirilmiş olup faturada yer alan imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, bu kapsamda ilgili proforma faturanın incelenmesinde .. USD'nin peşinat olarak belirlendiği ve bu haliyle avans olarak verildiği kabul edilmekle; avans olarak verildiği hususunun aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla; proforma faturaya konu malların teslim edilmemesi sebebiyle avans olarak ödenen .. . bakiye kalan avansın iadesine yönelik davacı aleyhine başlatılan icra takibi dosyasında davacının borçlu olmadığının tespit edilmesine yönelik açılan işbu davanın reddine, kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığı anlaşıldığından işbu talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili, davalı tarafından başlatılmış usule uygun bir icra takibi bulunmadığını, icra müdürlüğünce düzenlenen ödeme emrinde alacak kalemlerinin döviz cinsinden yazıldığını, güncel kura ilişkin TL karşılığının bulunmadığını, davalı tarafından başlatılan ilamsız takibin hukuka aykırı olarak başlatıldığını, MÖHUK 48. madde gereği de takip talebi başlatılırken davalı tarafından teminat yatırılmadığından söz konusu takip talebinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında ticari iş ilişkisinden doğan bir borcun bulunmadığını, davalının müvekkili şirketten alacaklı olmadığını, buna dair banka dekontunu sunduklarını, davalı tarafın resmi mail adresleri ve whatsaap yazışmalarından da anlaşılacağı üzere .. isimli şirketin temsile yetkilisi olduğunu, bu durumun bilirkişi raporuyla da sabit bulunduğunu, müvekkil firmanın ilgili firmanın cari hesabından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin ilgili firmayla .. USD alacaklı bulunduğunu, davalı ile yapılan görüşmelerde de bu borcun en kısa sürede ödeneceğinin kararlaştırıldığını,.. isimli iş yeriyle ticari ilişkileri devam ederken müvekkiline .. ödeme geldiğini, yapılan bu ödemenin açıklamasında ise yeni siparişe ve proforma faturaya istinaden ödendiği ise belirtilmediğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere açılama yapılmadan yapılan ödemelerin belirli bir borcun ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiğini, .. tarihli proforma faturada şirket yetkilisinin imzası bulunmamakla birlikte, davalı tarafından da imzalanarak müvekkile gönderilmediğini, müvekkil şirket tarafından bakiye.. isimli şirkete iade edildiğini, davalı tarafın ödemiş olduğu .. USD'yi istemeyip neden iade edilmeyen .. USD'yi talep ettiğini, buradan da davalının .. isimli şirket adına hareket ettiğinin anlaşıldığını, mahkemece . . isticvabına karar verilerek . . isticvap davetiyesi elektronik tebligatla gönderildiğini, isticvap edilen . . . ise usulüne uygun isticvap davetiyesi gönderilmediği gibi, . . . şirktette yetkisinin de bulunmadığını, davalı tarafın takip talebinde ve cevap dilekçesinde "." deliline de dayanmadığını, dolayısıyla yapılan isticvap işleminin usul ve yasalara aykırı olduğunu, davalı tarafın kendisini . .. isimli şirketten farklı bir ticari şirket olarak gösterdiğini ve bu yönde hareket ederek eldeki davaya sebep olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirket ile arasında öncesinde bir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının, ..isimli şirket ile cari hesabının da araştırılmadığını, bu yönüyle eksik inceleme yapılarak verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık; yabancılık unsuru taşıyan ilamsız icra takibine karşı açılan menfi tespit istemine ilişkin olup, inceleme 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni hususları ile sınırlı olarak yapılmıştır.
1. Menfi Tespit Davalarında İspat Yükü:
Menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde durulmalıdır. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi sadece inkâr etmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m. 6).Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu veya ödeme, ibra, takas gibi bir nedenle borcun son bulduğunu ileri süren borçlu bu iddiasını ispatla yükümlüdür (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, s. 370-372).
2.Somut Olayın, Delillerin ve İspat Yükünün Değerlendirilmesi:
Somut olayda davacı borçlu şirket, davalının dayandığı hukuki ilişkiyi ve borcu kökten inkâr etmekte, aralarında takibe konu borç ilişkisinin bulunmadığını savunarak borçlu olmadığının tespitini istemektedir. Davacı taraf akdi ilişkiyi ve borcu inkar etmek suretiyle borçsuzluğun tespiti talebinde bulunduğundan, borcun varlığını ve hukuki ilişkinin kurulduğunu ispat külfeti kural olarak davalı alacaklıya düşmektedir.
Dosya kapsamında yer alan.. bedelli banka transfer dekontu ile dosyaya ibraz edilen.. tarihli proforma fatura birlikte incelendiğinde; söz konusu para transferinin, sonradan düzenlenen proforma faturadan önce gerçekleştirildiği, ayrıca dekontun açıklama kısmında açıkça "cari ödeme" ibaresinin yer aldığı görülmektedir. İspat yükü kendisinde olan davalı alacaklı, banka dekontunda yer alan "cari ödeme" açıklamasının aksini, yani bu paranın sonradan düzenlenen proforma faturaya ilişkin avans ödemesi olduğunu yasal delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Ne var ki, davalı taraf dekonttaki bu vasfın aksini kanıtlayamadığı gibi, iddiasını ispatlamaya elverişli yasal diğer delillere dayanmamış, yemin deliline de başvurmamıştır.Davacı tarafça borcun hiç doğmadığı ve takibe konu borç yönüyle ticari ilişkinin bulunmadığı savunulmuş olup; davalı alacaklı, dekonttaki "cari ödeme" kaydının proforma faturaya ait bir avans ödemesi olduğunu ispat edememiş, alacağını ve takibe konu borcun hukuki dayanağını kanıtlayamamıştır.
Davacı tarafça borcun hiç doğmadığı ve takibe konu borç yönüyle proforma faturaya ilişkin ticari ilişkinin bulunmadığı savunulmuş olup; davalı alacaklı, dekonttaki "cari ödeme" kaydının proforma faturaya ait bir avans ödemesi olduğunu ispat edememiş, alacağını ve takibe konu borcun hukuki dayanağını kanıtlayamamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının ispat yükü üzerinde olan alacaklının alacaklı olduğunu ispat edememesi nedeni ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Anılan nedenlerle; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
3.Kötü Niyet Tazminatı Talebi Yönünden:
Davacı borçlu tarafından 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de; İİK'nın 72. maddesindeki kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması tek başına yetmeyip, aynı zamanda borçlunun alacaklı tarafından kötü niyetli olarak takibe maruz bırakıldığının somut ve yasal delillerle kanıtlanmış olması gerekir. Somut olayda davalının alacak talebinde ve icra takibinde hukuki dayanak olarak banka havalesi ve ticari ilişki iddiasına dayanmış olması, alacağın varlığı hususunda yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte bulunması karşısında, yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
Bu itibarla; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile borçlu olmadığının tespidine, koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-) 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
..sliye Ticaret Mahkemesi'nin.. Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davacı vekilince yatırılan . TL istinaf yolu karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan . TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve . tebligat ücreti olmak üzere toplam . TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
B-) HMK'nın 353/1-b.(2) maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın KABULÜ ile; davacının .. İcra Dairesinin... sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2- Koşulları oluşmayan davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gereken 28.303,17 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 7.075,80 TL harçtan mahsubu ile 21.227,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacının yaptığı ve karşıladığı harç dahil toplam 8.485,80 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 66.293,48 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleşince artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
8-HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın taraflara Dairemizce tebliğine
Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 15.10.2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."
Emsal Karar Arama
Gaziantep BAM 11. HD
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.