TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR
VEKİLİ :Av.
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 29/04/2026
KARAR TARİHİ : 14/10/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili, müvekkil ..., davalılarla birlikte ... Elektronik Yayıncılık San.ve Tic.AŞ’nin hissedarlarından olduğunu, müvekkilin şirkette hisse oranı %50, davalıların hisse oranı %50 olduğunu, şirketin kayyım yönetiminde olduğunu, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında, şirketin TTK m.530 gereğince, fesih ve tasfiyesine karar verildiği, taraflara 2.000.000,00 TL'lik tasfiye sürecindeki ihtiyacı temini bakımından ortaklara eşit oranda yükümlülük yüklenmek suretiyle “Karar kesinleşinceye kadar tasfiye memurlarının görevlerinin yönetim kayyımı olarak devamına, ancak görevlerinin kayyım heyeti tarafından bildirilen 2 milyon TL'lik Mahkeme veznesine depo edilmesinden sonra başlanmasına, (bu giderlerin %50'lik kısmının davacı taraf, %50'lik kısmının diğer ortak ... tarafından karşılanmasına)..." denildiğini, davalıların masrafın kendi üzerilerine düşen %50'lik kısmı olan 1.000.000.-TL'yi ödemediğini, müvekkilin şirket hukukunun korunması amaçlı olarak kendi üzerinde düşen 1.000.000.-TL'yi mahkeme veznesine depo ettiğini, kötü niyetli davalı hissedar grubu, mahkeme tarafından karar kesinleşinceye kadar takdir edilen ve kendi üzerine düşen 1.000.000-TL'yi yatırmadığından ve şirket aleyhine haksız icra takibi ve satış girişimleri bulunduğundan müvekkil, davalılar nam ve hesabına hisselerine tekabül eden 1.000.000.-TL'yi ihtirazi kayıtla istirdat hakkı saklı kalmak üzere mahkeme veznesine depo ettiğini, ödeme yapıldıktan sonra şirket kayyımları göreve başlamış olup halen görevleri devam ettiğini, davalılar nam ve hesabına yapılan ödeme müvekkile geri verilmediğinden davalılar hakkında ... 2. Genel İcra Dairesi- 2025/... Esas icra dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, dava konusu ödemenin davalıların şahsi borcunun ifasına yönelik olmadığını, söz konusu bedelin şirketin kayyım sürecindeki giderleri için mahkeme veznesine depo edilen masraf/avans niteliğinde bir ödeme olduğunu, şirkete kayyım atanması ve kayyım sürecinin işletilmesi yönündeki talep bizzat davacıya ait olduğunu, müvekkillerin bu yönde bir taleplerinin bulunmadığını, şirkete kayyım atanmasını ve bu yöndeki sürecin işletilmesini kim talep etmişse, bu sürecin gerektirdiği mali yükü de o kişinin üstlenmesi gerektiğini, vekâletsiz iş görme, sebepsiz zenginleşme ve rücu şartları oluşmadığını, davacının aynı ödeme kalemi nedeniyle bir yandan şirket/kayyım kayıtlarında ödeyen kişi sıfatıyla izlenmekte; diğer yandan aynı 1.000.000 TL’yi müvekkillerden icra takibi ve itirazın iptali davası yoluyla tahsil etmeye çalıştığını, mahkemece öngörülen depo/avans düzenlemesi, davacı lehine ve davalılar aleyhine bağımsız bir özel hukuk alacağı yaratmadığını, anonim şirket pay sahiplerinin, şirket/kayyım sürecine ilişkin giderlerden doğrudan ve şahsen sorumlu tutulabilmesi için açık, kesin ve kanuni bir dayanak gerektiğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, davalılarla birlikte dava dışı ... Elektronik Yayıncılık AŞ’nin hissedarlarından olduğunu, TTK m.530 hükmüne dayalı olarak şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik açılan ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiğini, ayrıca hükümde karar kesinleşinceye kadar tasfiye memurlarının görevlerinin yönetim kayyımı olarak devamına, masrafın %50'lik kısmının davacı ortakdan diğer %50'lik kısmının ise davalı ortaklardan alınmasına karar verildiğini, davalıların masrafın kendi üzerilerine düşen %50'lik kısmını ödemediklerini, davalılar nam ve hesabına hisselerine tekabül eden bedelin ödenmek zorunda kalındığını, ödenen bu tutarın rücuen tahsili için başlatılan takibin itiraz sonucu durduğunu belirterek itirazın iptalini istemiş; davalılar ise, davacının açmış olduğu davada şirkete kayyım atanması ve buna ilişkin masraflardan davalı ortakların sorumluluğunun bulunmadığını, vekâletsiz iş görme, sebepsiz zenginleşme ve rücu şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Uyuşmazlık, davacı ortağın açmış olduğu şirketin fesih ve tasfiyesi davasının sonucunda şirkete atanan kayyım giderlerinden davacı ile birlikte diğer şirket hissedarları davalıların hisseleri oranında sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... Esas ve 2025/... Karar sayılı dosyasında, davacı ..., davalı ... Elektronik Yayıncılık San.ve Tic.AŞ olup, TTK m.530 hükmüne dayalı olarak şirketin fesih ve tasfiyesi istemli davanın yargılaması sonucunda mahkemece şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, şirkete atanan yönetim kayyımı /tasfiye memuru gider ve masraflarının şirket hissedaları davacı ve davalıların hisseleri oranında karşılanmasına karar verildiği, bunun gerekçesinin de “…Burada giderlerden sorumluluk şirket kasasında para olmadığı çeşitli dava dosyalarında belirli olan davalı şirket için şirketi kuran ve bugüne getiren ortaklar üzerinde olmalıdır. Bu nedenle taraflara 2.000.000,00 TL'lik tasfiye sürecindeki ihtiyacı temini bakımından ortaklara eşit oranda yükümlülük yüklenmiştir.” şeklinde gösterildiği anlaşılmaktadır. ... 2. Genel İcra Dairesinin 2025/... sayılı icra takibinde, davacının takip alacaklısı, davalıların takip borçlusu olduğu, 1.000.000,00 TL alacağın tahsilinin istendiği, icra dosyasından gönderilen ödeme emrine davalıların süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu görülmüştür.Kayyımın ücretinin şirketten karşılanmadığı durumunda, bu ücretin şirket ortaklarından hisseleri oranında karşılanıp karşılanmayacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Anonim şirkette görevlendirilen kayyıma hükmolunan ücret niteliği itibari ile HMK m. 323 uyarınca bir “yargılama gideri” niteliğindedir. Gerçekten de kayyımın ücreti, HMK m. 323 Nitekim ... 11. HD’nin 2017/ Esas ve 2019/ Karar ve 23.1.2019 tarihli kararında; “Davacının kayyım olarak atandığı ve görevinin davanın sulhen sonuçlanmasından hemen önce 05/04/2012 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının kayyım olarak atandığı 06/.../2010 tarihinden 05/04/2012 tarihine değin şirket kayyım olarak görev yaptığı ve mahkemece öngörülen tutarda kayyım ücretine hak kazandığının kabulü gerekir. Söz konusu atama, şirketin fesih-tasfiyesi talebi üzerine yapılmış olmakla, o davanın yargılama giderleri arasında addedilmelidir.” denilerek, kayyım masrafı yargılama giderleri içerisinde “masraf” olarak değerlendirilmektedir. Bu durumda, yargılama gideri niteliğindeki kayyımın ücreti de HMK m. 326 uyarınca “aleyhine hüküm verilen taraf”tan alınmalıdır. Bu itibarla, anonim şirkette tesis edilen kayyımın ücretinden anonim şirkette (sermaye koyma borcu) tek borç ilkesi gereğince, davalı ortaklar sorumlu değildir. Davacı ortağın fesih ve tasfiye davasında mahkeme veznesinde depo ettiği masrafı şirketin tasfiyesi aşamasında davalı şirketten talep edebilir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacı icra takibinde haksız ise de, kötü niyeti sabit olmadığından davalıların kötü niyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı koşulları bulunmadığından davalıların kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 732,00.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 12.077,50.-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.345,50.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca, 156.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 6.400,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Emsal Karar Arama
UYAP Emsal, T. 14.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.