Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ..
KARAR NO :..

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :..
ÜYE : ..
ÜYE :..
KATİP :..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ..
NUMARASI :..
DAVACILAR : ..
VEKİLLERİ : Av. ..
DAVALI : ..
FERİ MÜDAHİLLER :..
DAVANIN KONUSU : Konkordato
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..

Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacılar vekilince istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
DAVA : Davacılar vekili, .. Teknoloji Makina San.ve Tic.A.Ş.nin; rüzgar türbinleri, kondansatörler, elektrik yalıtkanları.. motorlar, jeneratörler, yalıtılmış bobin telleri vb. elektrikli makine, cihaz ve aletlerin toptan ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, şirketin. . .. depreminin etkilerinin yanında bölgede faaliyet gösteren özellikle imalat işletmelerinin ekonomik hammadde temini, üretim, satış, özellikle alacakların tahsilatına ilişkin problemler yaşamaya başladığını, şirketin nakit dengesinin bozulduğunu, . ekonomisinin geçirdiği sarsıntı ve döviz kurlarının dalgalı seyri nedeniyle piyasada yaşanan olumsuzlukların sıkıntıları arttırdığını, bankaların yeni kredi kullandırmayıp mevcut limitleri düşürmeye başladığını, bu durumun stoklarının erimesine ve ticari sürecin aksamasına sebep olduğunu, buna bağlı olarak şirketin ödemelerinin gecikmeli olarak yerine getirilmeye başlandığını, şirketin borçlarını ödeyememe ve ticari faaliyetlerini devam ettirememe tehlikesi altına girdiğini, konkordato taleplerinin kabulü halinde; konkordatonun tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren ilk 6 ay ödemesiz, 7. aydan başlamak üzere ayda bir ödemeli, 36 taksitle borcun ödeneceğini, ayrıca bir defaya mahsus %5 faiz ödemesi yapılacağını tasdik taleplerinin kabulüne, . . Gıda San.ve Tic.A.Ş.'nin; irmik ve makarna alanında faaliyet gösterdiğini, .. Teknoloji Şirketi için yukarıda yapılan benzer ekonomik gerekçeler ile konkordato talebinde bulunduklarını, taleplerinin kabulü halinde konkordatonun tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren ilk 6 ay ödemesiz, 7. aydan başlamak üzere ayda bir ödemeli, . taksitle borcun ödeneceğini, ayrıca bir defaya mahsus %5 faiz ödemesi yapılacağını tasdik taleplerinin kabulüne, . . . Ltd.Şti.'nin; kimya alanında faaaliyet gösterdiğini, . . Şirketi için yukarıda yapılan benzer ekonomik gerekçeler ile konkordato talebinde bulunduklarını, taleplerinin kabulü halinde konkordatonun tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren ilk 6 ay ödemesiz, 7. aydan başlamak üzere ayda bir ödemeli, 36 taksitle borcun ödeneceğini, ayrıca bir defaya mahsus %5 faiz ödemesi yapılacağını tasdik taleplerinin kabulüne, müvekkili . .; . Teknoloji Makine San.Tic.ve A.Ş.’de .. oranında pay sahibi olduğunu, .. Makarna Gıda San.Tic.A.Ş. ’de .. pay sahibi olduğunu, şirketlerin işletme faaliyeti çerçevesinde kullandığı krediler için ipotek verdiğini, aynı zamanda müteselsil kefil olduğu, kefalet borcunu ödeyemeyecek durumda bulunduğunu, konkordato taleplerinin kabulü halinde konkordatonun tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren ilk 6 ay ödemesiz, 7.aydan başlamak üzere ayda bir ödemeli 36 taksitle borcun ödeneceğini, ayrıca bir defaya mahsus.. faiz ödemesi yapılacağını tasdik taleplerinin kabulüne, müvekkili . .; . Makarna Gıda San.Tic.A.Ş.’nde %50 pay sahibi olduğunu, . . Kimya Ltd.Şti.nde . pay pay sahibi olduğunu, ortağı olduğu şirketlerin işletme faaliyeti çerçevesinde kullandığı krediler için ipotek verdiğini, aynı zamanda müteselsil kefil olduğunu, şirket borçlarına olan şahsi kefaletinden doğabilecek kefalet borcunu ödeyemeyecek durumda bulunduğunu, konkordato taleplerinin kabulü halinde konkordatonun tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren ilk 6 ay ödemesiz, 7.aydan başlamak üzere ayda bir ödemeli 36 taksitle borcun ödeneceğini, ayrıca bir defaya mahsus %5 faiz ödemesi yapılacağını tasdik taleplerinin kabulüne, müvekkili .. . Kimya Ltd.Şti.’nde .. pay sahibi olduğunu, davacılar.. şirketlerinin işletme faaliyeti çerçevesinde kullandığı krediler için ipotek verdiğini, aynı zamanda müteselsil kefil olduğunu, şirket borçlarına olan şahsi kefaletinden doğabilecek kefalet borcunu ödeyemeyecek durumda bulunduğunu, konkordato taleplerinin kabulü halinde konkordatonun tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren ilk 6 ay ödemesiz, 7.aydan başlamak üzere ayda bir ödemeli 36 taksitle borcun ödeneceğini, ayrıca bir defaya mahsus %5 faiz ödemesi yapılacağını tasdik taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Müdahale talebinde bulunanlar özetle, konkordato talebinin reddine, tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
YEREL MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacı şirketlerin projesi inandırıcı ve kaynaklar ile orantılı bulunmadığı, iktisadi gerçeklikten uzak projenin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığı, tasdik talebinin reddine, borçlular kaydi ve rayiç değerli bilançolara göre borca batık olmadığından iflas kararı verilmediği, davacı gerçek kişilerin sunduğu projenin ise; davacı şirketlerin projesinin başarısına bağlı olduğu, özgün olmadığı, mal varlıları ile orantılı olmayan bu projenin alacaklı ve borçlu arasındaki menfaat dengesini sağlamayacağı, projelerde ödemesiz dönem ön görülmüş olması ve ödemelerin kararın kesinleşmesinden sonra başlayacağına yönelik kısımların ..nin uygulamalarına aykırı bulunması sebepleriyle projenin başarı şansının olmadığı gerekçesiyle gerçek kişi davacıların taleplerininde ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili, İİK 292/son maddesi uyarınca borçlunun dinlenilmesi zorunluluğunun ihlal edildiğini, komiser heyetinin kesin mühlet verilmesine ilişkin olumlu mütalaasının şekli gerekçelerle göz ardı edildiğini, Yargıtay içtihatları ışığında savunma haklarının kısıtlandığını ve usul yönünden kararın kaldırılması gerektiğini, ödemesiz dönemin kaldırılması, nakit akışının doğrudan alacaklılara yönlendirilmesi anlamına geldiğini, yerel mahkemenin, borçlunun bu iyiniyetli girişimini ve projenin alacaklı lehine evrilmesini görmezden gelerek, projenin ilk halindeki (ve artık geçerli olmayan) unsurlar üzerinden bir "inandırıcılık" denetimi yaptığını, şirketlerin aktif faaliyetlerinin devamı, mevcut siparişler ve üretim kapasitesinin değerlendirilmesi gerektiğini, karlılık hedeflerinin "inandırıcı değil" şeklinde soyut gerekçeyle reddedilmesinin hukuki olarak isabetsiz olduğunu, . . savaş durumunun ihracat kanalları ve lojistik maliyetler üzerindeki mücbir sebep etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini, . . depremi sonrası bölgesel ekonomik daralma ve bankacılık sektöründeki kredi limit kısıtlamalarının değerlendirilmesi gerektiğini, geçici finansal dar boğazın konkordato kurumunun amacıyla bağdaşır şekilde aşılabileceğini, borca batıklığı sabit olan şirketler için konkordatonun iflası önleyici tek hukuki yol olduğunu, kesin mühlet verilmemesinin alacaklılar ve milli ekonomi açısından telafisi imkansız sonuçlar doğuracağını, emsal .. kararlar ışığında tasdik şartlarının oluştuğunu, bu nedenle kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 285 ve devamı maddelerine dayanan vade ve tenzilat talepli adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek yapılmıştır.
Davacılar dava dilekçesinde konkordato kararının kesinleşmesinden itibaren 6 ay ödemesiz 36 ay ödemeli olmak üzere toplam 42 ay vade ve % 5 faiz ile ödeme teklif etmiş, mahkemeye ibraz ettikler...tarihli revize projede ise davacı şirketler yönünden karar tarihinden itibaren .. ay vadede ve bir defaya mahsus .. faiz ile ödeme, davacı gerçek kişiler yönünden ise tenzilat ile birlilkte karar tarihinden itibaren .. vadede borçlarını ödemeyi teklif etmişlerdir.
1- Konkordato Müessesesine İlişkin Genel Hukuki Çerçeve
Konkordato; dürüst ancak mali durumu sarsılmış olan borçluların alacaklılarıyla mahkeme denetimi altında bir araya gelerek borçlarını belli bir vade içinde veya tenzilat (indirim) yapmak suretiyle ödemelerini, bu sayede muhtemel bir iflastan kurtularak ticari mevcudiyetlerini sürdürmelerini sağlayan kolektif bir tasfiye ve yeniden yapılandırma kurumudur.
İcra ve İflas Kanunu'nda (İİK) yapılan düzenlemeler uyarınca;İİK m. 285 uyarınca, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu konkordato talep edebilir.İİK m. 289 gereğince mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya kesin mühlet verir. Kanun koyucu kesin mühlete geçiş ve sürecin devamı için projenin iktisadi gerçekliğe uygunluğunu ve "başarıya ulaşma" olasılığını emredici bir şart olarak aramıştır.
İİK m. 302 ve m. 305 hükümleri uyarınca konkordatonun tasdik edilebilmesi için; teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, iflas halinde alacaklıların eline geçecek muhtemel miktardan fazla olması, asgari nisapların sağlanması ve dürüstlük kuralına uygun olarak alacaklılar arasında adil bir denge kurulması şarttır.İİK m. 308 hükmüne göre ise, tasdik şartlarının gerçekleşmemesi durumunda mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir; borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinin (İİK m. 177 vd.) varlığı hâlinde ise re'sen iflasına hükmeder.
2- Şirketlerin Kârlılık Oranlarının Düşüklüğü ve Finansal Yetersizliliği
Bir konkordato projesinin İİK m. 289/3 anlamında "başarıya ulaşabileceğinin" kabulü, borçlu şirketlerin faaliyet kârlılığı ile borç servisini yapabilme kapasitesine bağlıdır. Teklif edilen borç ödeme planının teminatı borçlunun kâğıt üzerindeki vaatleri değil, geçici mühlet içerisindeki somut işletme kârlılığıdır.
Dosyadaki..tarihli mali tablolar ve komiser heyeti raporları ayrıntılı olarak incelendiğinde:
. . A.Ş. Yönünden: Şirket ön projesinde konkordato süresince faaliyetten .. TL net kaynak yaratacağını taahhüt etmiştir. Ancak .. yılının ilk 3 aylık geçici mühlet döneminde gerçekleşen net faaliyet kârı yalnızca .. T düzeyinde kalmıştır. Şirketin ön projede 3 aylık dönem için hedeflediği kârlılık gerçekleşme oranı %1,22'dir. Kârlılık hedefinde %98,78 oranında fahiş bir sapma gerçekleşmiştir.
.. Teknoloji A.Ş. Yönünden: Şirket ön projesinde .. TL net kaynak vadedilmesine karşın, .. yılının ilk 3 ayında gerçekleşen net kâr .. TL olarak gerçekleşmiştir. Şirketin kârlılık gerçekleşme oranı hedefinin yalnızca.. düzeyindedir.
. . Kimya Ltd. Şti. Yönünden: Ön projede .. TL kaynak faaliyeti vaat edilmiş iken, ilk 3 ayda elde edilen net kâr sadece . TL olabilmiştir. Kârlılık gerçekleşme oranı .. kalmış, sapma..olarak kaydedilmiştir.
Her ne kadar komiser raporunda; Davacı şirketlerin satış ve karlılık yönünden projede yer alan hedeflerin oldukça gerisinde kaldığı ancak geçici mühlet başlangıç döneminin kış aylarında olması ve Dünya konjöktüründe meydana gelen beklenmedik savaş ve durgunluğun gözönünde bulundurulması ve firmanın yeni siparişler aldığının gözlenmesi hususları göz önüne alındığında kesin mühlet verilmesinin uygun olacağı, yönünde değerlendirme yapılmış ve bu değerlendirme istinaf sebebi yapılmış ise de davacı şirketlerin ön projede beyan ettikleri kârlılık oranları ile geçici mühlet içerisindeki fiili kârlılık oranları arasında fahiş bir fark bulunmaktadır. .. seviyesinde kalan marjinal kârlılık oranları ile yüz milyonlarca lirayı bulan sermaye ve akdi borçların faiziyle birlikte 42 ayda ödenmesi iktisadi ve finansal gerçeklerle bağdaşmamaktadır. İşletmelerin satış ciroları nispeten yürütülse dahi, yüksek satış maliyetleri, finansman giderleri ve düşük net kâr marjları sebebiyle borç ödemeye elverişli serbest nakit akımı.. yaratılamadığı sabittir. Kârlılık hedeflerinin fahiş bir şekilde..'ın üzerinde saptığı bu mali tablolar karşısında projenin başarıya ulaşması imkânsız olduğundan komiser raporunda yer alan bu görüşe itibar edilmemiş ve davacılar vekilinin bu istinaf nedeni de dairemiz tarafından yerinde görülmemiştir.
Davacıların projeye kaynak gösterdikleri varlıklar hukuki yapıları ve.. Kaynakları: .. A.Ş. aktifinde kayıtlı .. TL araç/demirbaş ve .. TL gayrimenkul; .. A.Ş. aktifinde .. TL araç ve .. TL gayrimenkul; . Ltd. aktifinde .. TL araç ve .. TL stok mevcududur.
Faaliyet Kaynakları: Şirketlerin yukarıda kârlılık oranları analiz edilen ve yetersiz kalan işletme faaliyet gelirleridir. Şirkete Bağımlı Gelirler: Gerçek kişilerin şirketlerden temin etmeyi umduğu huzur hakları .. TL vb. . Gayrimenkul Kaynakları: .. . ait .. TL değerindeki ipotekli mesken vb. .. ve ipotekli olan duran varlıkların serbest nakit oluşturma kabiliyetleri bulunmadığı gibi, kârlılık oranlarının düşüklüğü nedeniyle faaliyet kaynaklarının da davacı borçlarını ödemeye yetmediği açıktır.
3. İflas Hali İle Konkordato Karşılaştırması:
"Örtülü Tenzilat" ve Konkordatonun Finansal Enstrüman Olarak Kullanılamayacağı İlkesi: İİK m. 305/1-a gereğince teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması şarttır. . ... Hukuk Dairesinin ..ilamında belirtildiği üzere; borca batık olmayan borçlular kural olarak tenzilat teklif edemez, vadelendirmede ise piyasa koşullarına uygun faiz vermek zorundadırlar.
İflas Halinde Tasfiye Tutarları: Borçlu şirketlerin özvarlıkları pozitif olup borca batık değillerdir. .. A.Ş. rayiç özvarlığı .. TL, .. A.Ş. .. TL, .. Ltd. .. TL'dir. Olası bir iflas tasfiyesinde adi alacaklılara anapara üzerinden derhal... nakit ödeme imkânı doğmaktadır.
.. Teklifinin .. Değeri: Yıllık avans faizinin .. olduğu güncel ekonomik piyasada, şirketlerin borçları karardan itibaren .. ay vadeye yayarak bir defaya mahsus..faiz teklif etmesi, basit yıllık faizin .. gibi sembolik bir düzeye çekilmesi anlamına gelir.Enflasyonist ortamda paranın zaman değeri dikkate alındığında; 42 ay sonra sembolik faizle ödenecek anaparanın bugünkü reel değeri, iflas tasfiyesinde alacaklıların derhal eline geçecek net tutarın çok altındadır. Bu durum açıkça borca batık olmayan şirketler lehine "Örtülü Tenzilat" yaratmakta; borçluların konkordatoyu borç öteleyici bir finansal sığınma enstrümanı olarak kullanması sonucunu doğurmaktadır. Bu yaklaşım İİK m. 305,dürüstlük kuralına ve konkordato teklifinin mali kaynaklarla orantılı olması ilkesine aykırıdır.
4-Davacı Gerçek Kişiler Yönünden Bağımsız Projenin, Yetersiz Taşınmazların ve Huzur Haklarının Analizi ("Yaslama Proje")Tüzel kişiler ile gerçek kişilerin malvarlıkları bağımsız olup, bir gerçek kişinin konkordato alabilmesi için İİK m. 286 kapsamında bağımsız, özgün ve müstakil bir ödeme projesi sunması yasal zorunluluktur.Davacı gerçek kişiler . . (şahsi borç .. TL kefalet borcu .. miyon TL, . . (şahsi borç .. TL / kefalet borcu .. milyon TL) ve . . (şahsi borç . TL / kefalet borcu .. milyon TL durumları incelendiğinde; Taşınmaz ve Kira Gelirlerinin Yetersizliği: Taşınmazların rayiç değerleri (5.000,000,00 T mesken vb.), milyar liraları bulan devasa kefalet borçları yanında son derece yetersiz kalmaktadır. Taşınmaz değerleri ile kira gelirleri arasında fahiş fark bulunup, düşük kira getirilerinin borç servisini karşılaması imkânsızdır.
Huzur Haklarının Yetersizliği: Huzur hakları borç miktarına oranla eridiği gibi, tüzel kişi şirketlerin kârlılığına ve mali işleyişine doğrudan bağımlı türev bir gelirdir. .. Yargıtay . Hukuk Dairesinin .. ilamında açıkça ifade edildiği üzere; "Davacı gerçek kişilerin ödeme planları ve tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynı olduğu, ayrı bir kaynakları ve özgün projeleri bulunmadığı gerekçeleriyle gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilemez." Gerçek kişilerin sunduğu projeler müstakil olmayıp şirketlere eklemlenmiş "yaslama proje" niteliğindedir.
Taşınmazların kaynak olarak yetersizliği :Davacı şirketlerin ve davacı olan ortakları projede kaynak olarak faaliyet karlarını, iyileşme tedbirleri ile ortaklar adına kayıtlı taşınmazları kaynak olarak göstermiştir. Öncelikle aynı taşınmazların hem davacı şirketler hem de davacı ortaklarının mali kaynağı olarak gösterilmesi mükerrerliğe neden olmuş ve bu taşınmazların çoğunda ipotek bulunması da projenin uygulanabilirliğini zayıflatmıştır.
5- Borca . Olmama Nedeniyle İflas Kararı Verilmemesi ve İİK m. 292/son İddiasının Değerlendirilmesi:
İİK'NIN Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflâsın açılması başlıklı 292-maddesi
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa
c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder."
Şeklinde olup "kesin mühlet içinde" mühletin kaldırılmasını düzenler.
Somut olayda kesin mühlete geçilmeden, geçici mühlet sonunda İİK m. 289/3 ve m. 305 uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Uygulanacak kural İİK m. 308'dir. Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi tarafından davacı gerçek kişiler ve davacı şirket yetkililerinin İİK 292/Son fıkrası uyarınca dinlenilmediği ve bu nedenle de savunma haklarının ihlal edildiğine dair iddiası, İİK 292. Maddesinin kesin mühlete geçilmesi durumunda uygulanması gerektiğinin gerek madde başlığı gerekse madde içeriğinde açıkça düzenlenmiş olması ve mahkemece de kesin mühlete geçilmeden geçici mühlet içerisinde karar verildiğinden yerinde değildir. Davacılar gerek kaydi gerekse rayiç bilançolara göre borca batık durumda olmadıklarından ve doğrudan iflas sebepleri bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince borçlular hakkında iflas kararı verilmeyerek sadece konkordato davasının reddine karar verilmesi İİK m. 308 hükmüne uygun olduğundan davacının bu sebebe ve savunma hakkının kısıtlandığına dair istinaf sebebi dairemiz tarafından yerinde görülmemiştir
Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde davacı şirketlerin karlılık oranlarının çok düşük olması, projede hedeflenen karlılık oranlarından % 90 dan fazla sapma olması bu finansal verilere göre davacı şirketlerin nakit akışı ve karlılık oranlarına göre projenin uygulanamaz olacağı, davacı gerçek kişilerin ise ortakları oldukları davacı şirketlerin projelerinden bağımsız projelerinin ve kaynaklarının olmaması sundukları projenin yaslama/eklemleme proje olması nedenleri ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmamıştır .
Açıklanan detaylı finansal, hukuki ve içtihatsal gerekçelerle; ... Asliye Ticaret Mahkemesinin.. sayılı kararında usul ve maddi hukuk yönünden bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacılar tarafından yapılan istinaf masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleşince ilgili tarafa iadesine,
5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-HMK'nın 359/4. maddesine göre kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde İcra ve İflâs Kanunu'nun 288/1 maddesi atfı ile uygulanan aynı Kanun'un 293. maddesi gereğince, kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 14.10.2026



Başkan
¸e-imzalıdır

Üye
¸e-imzalıdır

Üye
¸e-imzalıdır

Katip
¸e-imzalıdır



NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.