T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2026/1242 Esas
KARAR NO:2026/971
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:29/05/2024
KARAR TARİHİ:08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1999 yılından beri tekstil üretim sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili Şirkette genel müdür pozisyonunda çalışmakta olan davalı ...'in görev tanımına aykırı olarak üçüncü kişiler ve şirket ile ticari faaliyetlerini kendi nam ve hesabına, hukuka aykırı şekilde yapması sonucu müvekkil şirketin malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratılması olayı sebebiyle müvekkili şirket maddi manevi zarara uğramış olup, söz konusu olay ile ilgili ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkil şirkette her ay düzenli olarak stok sayımı yapıldığını olup Şubat 2022 döneminde stoklardaki ürünlerde eksiklik olduğu tespit edildiğini, müvekkili tarafından yapılan tespit üzerine yapılan incelemelerde, şirket müşterisi ... tarafından haricen edinilen bilgiler sonucunda davalı ...'in ilk etapta; 03.02.2022 tarihinde emsal piyasa fiyatından daha düşük fiyat ile 2.Kalite fire ürün satışı karşılığında kendi temsil ve satış yetkisi kapsamında fakat Kendi Hesabına 131.500 TL ödeme aldığı, 15.02.2022 tarihinde de fire kumaş satışından elde edilen 28.522 TL ödemeyi kendi hesabına aldığı, bu şekilde müvekkilinin ticari alım satım faaliyetleri kapsamında 18.02.2022 tarihinde devam ederek satışlardan arta kalan kumaşları 184.000 TL karşılığında satarak kendi banka hesabına aldığının tespit edildiğini, davalıya karşı T.C. .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden usule aykırı şekilde zimmetine para geçirilmesi sebebiyle uğranılan şirket zararı ve şirket zararına ilişkin faiz alacağı talepli icra takibi başlatılmış olup davalı ... tarafından işbu takibe 17.05.2023 tarihinde; müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, haksız olarak yapılan itirazın iptali için işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de davalının müvekkili şirkete (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) 324.045,65-TL borcu bulunduğu hususu davalının banka hesap hareketleri ve transferleri, tanık beyanları, ticari defter, muhasabe kayıtları, ve ticari belgelerin incelenmesi ile sabit hale geleceğini, davanın ikame edildiği bu tarihe kadar müvekkiline davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafından T.C. .... İcra Dairesi 2023/... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini, talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın müvekkilin eski işvereni tarafından talep edilen alacaklara ilişkin olduğunu, dolayısı ile davaya bakmakla görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise de davacı tarafça şirketin ticari alacaklarına ilişkin talepte bulunulması gerektiğini, bu durumda da ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, belirtilen nedenlerle, davanın esasına girilmeden mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini talep ederiz. davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığından zamanaşımına uğramış alacak taleplerinin reddini talep ettiğini, dava konusu alacak talebinin daha doğru biçimde anlaşılabilmesi için öncelikle taraflar arasındaki iş ilişkisinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini, müvekkilinin 05/10/2020 tarihinde davacı firmada çalışmaya başladığını, 22/02/2021 tarihinde ise şirkette genel müdürlük teklif edilmiş, müvekkil gösterdiği başarı nedeniyle bu göreve getirildiğini düşünerek görevi kabul ettiğini, resmi anlamda, müvekkiline şirketi temsil yetkisi verilmediğini, yalnızca şirket işleyişi içerisinde görevlendirildiğini, ikinci kalite kumaşların, davacı firma tarafından kayıt dışı olarak satıldığını, müvekkilinin hesabına yatan paraların şirketin muhasebecisine elden teslim edilidğini, kayıt dışı paraların şubat ayı içerisinde müvekkilinin hesabına aktarılmasının sebebinin, müvekkilin kariyerinde olumsuz etki yapacak söz konusu asılsız iddialara temel oluşturmakta olduğunu, zira, daha öncesinde kayıt dışı paraların şirket sahibinin damadı ferhat Saral hesabına aktarıldığını, müvekkil, satış yaptığı iddia edilen ... isimli kişiye herhangi bir satış yapmadığını, kaldı ki, ödeme dekontunda herhangi bir açıklamanın yer almadığını, davacı tarafça savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş ise de müvekkilinin hakkında takipsizlik kararı verilidğini, davacının bu karara karşı tüm itirazlarının reddedildiğini, müvekkilininin şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin şirket işleyişi açısından genel müdür olarak atanmış ise de gerçekte kendisinin üstünde yer alan, hesap vermekle yükümlü bulunduğu kişilerin mevcut olduğunu, müvekkilinden reeskont avans faizi talep edilmesinin mümkün olmadığını, takip talebinde takip sonrası faiz talebi bulunmadığından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, icra inkar tazminatı taleplerinin reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, Taraflar arasında ticari ilişki kapsamında davacı şirkette genel müdür pozisyonunda çalışmakta olan davalı ...'in görev tanımına aykırı olarak üçüncü kişiler ve şirket ile ticari faaliyetlerini kendi nam ve hesabına, hukuka aykırı şekilde yapılıp yapılmadığı, bunun sonucu şirketin malvarlığı itibarıyla maddi ve manevi büyük zarara uğratılıp uğratılmadığını, uğratılmış ise miktarının tespiti ile işleyecek faizin ve itirazın hukuku dayanağının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili UYAP üzerinden göndermiş olduğu, 08.10.2026 tarihli dilekçesiyle, açmış olduğu davasından feragat ettiğini bildirmiştir. Yine mahkememizin 08.10.2026 tarihli celsesinde beyanını yinelemiştir.
Davadan feragat ...K. nun 307.ve 309. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
...K.'nın 309.maddesi hükmüne uygun olarak davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu 22. maddesinde, davadan feragat ya da davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınacaktır.
Davadan feragat halinde vekalet ücretinin nasıl takdir edileceği konusu Avukatlık Asgari Ücret Tarifelerinin 6. Maddesinde hükme bağlanmıştır. Feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurması nedeniyle, davada vekil ile temsil edilen davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Bu hükme göre davacı öninceleme tutanağı imzalayıncaya kadar feragat davadan feragat ederse, tarife hükümleri ile belirli vekalet ücretinin yarısına, öninceleme tutanağı imzalandıktan sonra, vuku bulursa, davacı, tarifelerce hükmedilen vekalet ücretinin tamamını ödemeye mahkum edilir. Ayrıca feragat eden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Davadan feragat eden harçtan muaf olsa dahi, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinden sorumlu olur. Davadan feragat kısmen yapılmış ise, feragat edilen kısım üzerinden, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, öninceleme duruşması yapıldıktan sonra feragat edildiği görülmüştür.
Bu nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 488,00-TL harcın (ilam harcının 2/3), peşin alınan 4.473,89-TL'den mahsubu ile bakiye 3.985,89-TL'nin davacı tarafa talep halinde iadesine,
3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan 500,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
5-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansı karar kesinleştiğinde resen iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.08/10/2026
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
hukuki sonucu doğurur.”
Emsal Karar Arama
UYAP Emsal, E. 2026/1242, K. 2026/971, T. 08.10.2026
Emsal Karar Arama · UYAP Emsal
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.