Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/906 Esas
KARAR NO :2026/771

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:09/12/2025
KARAR TARİHİ:12/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri şirket ile davalı şirket arasında 30.06.2025 tarihli 16.200,00 USD bedelli sipariş formu düzenlendiğini, ayrıca düzenlenen faturanın davalı firmaya teslim edildiğini, faturaya istinaden müvekkilleri şirkete ödeme yapılmadığını, faturayı ısrarla ödemekten kaçınan davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğüünün 2025/... sayılı dosyası üzerinden haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından haksız olarak icra takibine itiraz edildiğini, müvekkilleri şirketin sipariş formundan kaynaklanan yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, siparişe konu lisansları yurt dışından satın aldığını ve davalı şirkete ilettiğini, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosya üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket haklı olarak borcu olmadığı için takibe itiraz ettiğini ve durdurduğunu, bu takibe ilişkin davacı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde iş bu dava açılmış olup dava dilekçesi tarafına 12.12.2025 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiğini, süresi içerisinde davaya karşı cevaplarını sunduğunu, haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yerleşim yerinin Konya olduğunu, bu nedenle hem icra takibi hem de iş bu dava yetkili mahkemede açılmamış olup açıkça yetki itirazında bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde; sipariş formundan kaynaklanan tüm yükümlülükleri eksiksiz şekilde yerine getirdiğini iddia ettiğini, ancak maalesef bu durumun gerçek olmadığını, davacı şirketin lisans sertifikası, lisans ve abonelik kılavuzunun müvekkili şirkete iletildiğini beyan ettiğini, ancak lisanslama işi davacı şirket tarafından eksiksiz şekilde yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin bu süreçte birçok zorlukla karşılaşmış alması gereken lisans hizmetini tam ve eksiksiz alamadığını, ayrıca yapılması gereken lisans işlemi geç şekilde sonuçlandığını, bu nedenle ayıplı bir teslimden dolayı müvekkili şirketin hiçbir borcu yer almadığını, işbu davada alacaklı olduğunu ispat yükünün davacı alacaklıda olduğunu, tarafının borçlu olmadığını ispat gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, davacının; dava konusu lisanslama işlemini tam ve eksiksiz olarak teslim ettiğine dair dosya kapsamında tek bir somut delilin yer almadığını, davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce Konya ...Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, 05.05.2026 tarihinde Bilişim Uzmanı ve Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 22.07.2026 tarihinde Mali Müşavir ve Bilgisayar Mühendisi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca fatura alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takibin incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında 30/06/2025 tarihli sipariş kaydı üzerine bilgisayar programı lisanslama, kurulum ve abonelik üzerine sözleşme akdedilmiştir. Davacı, sözleşme uyarınca fatura alacağının tahsilini talep etmektedir. Davalı sözleşme konusu programın geç kurulduğunu ve istenildiği gibi çalışmadığını savunmuştur.
Alanında uzman bilirkişiler tarafından tarafların sistemlerinde yapılan incelemede programın kurulu ve çalışır vaziyette olduğu tespit edilmiştir. Programın kurulumuna ilişkin davalının öne sürdüğü tarihin güncelleme tarihi olabileceği raporda belirtilmiştir. Davalının savunmalarına ilişkin geç kurulum ve programın çalışmamasına ilişkin herhangi bir ihtar veya bildirim dosyaya sunulmadığından, mevcut tespitler doğrultusunda davalının savunmalarının yerinde olmadığı, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, takip konusu faturanın her iki tarafta da kayıtlı olduğu, davalının faturaya itiraz etmediği ve tarafların defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Ticari defter ve kayıtlara göre davacının davalıdan 16.200 USD alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının savunma ve itirazlarının borçtan kurtulmaya yönelik olduğu, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği ve davalıdan alacaklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne ve alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 16.200 USD asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizi işletilerek devamına,
2-136.543,32 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 54.368,34 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.375,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 45.992,55 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 8.375,79 TL peşin/nisbi harcı, 32.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 130,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 41.121,19 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 125.385,90-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.6000,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12.10.2026

Katip ...
¸




Hakim ...
¸






Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.