Çerez tercihleriniz

Sitemizin çalışması için zorunlu çerezler kullanılır. Analitik ve reklam çerezleri yalnızca onayınızla etkinleştirilir. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilirsiniz. Çerez politikası

Aramaya dön

Emsal Karar Arama · UYAP Emsal

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/864 Esas
KARAR NO : 2026/768

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/11/2025
KARAR TARİHİ : 12/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Muğla/Marmaris/İçmeler’ de bulunan ... adlı otelin maliki ve işletmecisi olduğunu, müvekkilinin oteller müşteriler temin etmek amacıyla hem kendi internet sitesinden hem de birçok acenteyle sözleşmeler yaparak, gerek yurtiçinden gerekse yurtdışından konaklayacak olan müşteriler bularak konaklamasını sağladığını, davalı firma ile 08.10.2019 tarihinde Borçlar Kanunu’ndaki Simsarlık Sözleşmesi olarak nitelendirilebilecek olan sözleşme imzaladıklarını, işbu sözleşmeye göre ..., kendi internet sitesi olan ... adresi üzerinden çevrimiçi otel rezervasyonları konusunda müvekkilinin konaklama yapmak isteyen müşteriler arasında aracılık yaparak, müvekkilinin tesise ‘Kullanıcı adı’ ve ‘Kullanıcı şifresi’ tahsis ederek ...’e erişim hakkı vererek konaklama yapacak misafirlerin ...’ya ait platformlar üzerinden müvekkilinin tesise erişebilmesi ve müvekkilinde ... aracılığı ile konaklama satın alabilmeleri konusunda aracılık yapmak üzere tarafların anlaştığını, Sözleşmenin ‘Komisyonlar ve Ödeme Koşulları’ başlıklı 5.3.1 bendine göre, davalı ... bu aracılık hizmeti karşılığında her rezervasyon sonunda, rezervasyon bedelinin KDV dahil %15’i oranında komisyon alacağı konusunda anlaşıldığını, sözleşmenin 08.10.2019 tarihinde başladığını, Sözleşmenin 6.4.2 maddesine göre “ Tesis, ... üzerinden gelen rezervasyonlar ile ilgili tahsilatları doğrudan doğruya Misafir ’den yapacaktır. Tesis bu konu ile ilgili hiçbir koşulda ...’den herhangi bir tahsilat talebinde bulunamaz.” Hükmüne göre sözleşmenin imzalanmasından uzunca bir süre, sözleşme hükümlerinin uygulandığını, misafirlerin ödemeleri müvekkiline yaptığını, davalının düzenlediği fatura karşılığında da davalıya komisyon ücretini müvekkili tarafından kesintisiz ödendiğini, ancak süreç içerisinde konaklayan misafirlerin rezervasyonlarını iptal etmesi gibi nedenlerle para tahsilat konusunda ve ödenecek komisyon ücretinin belirlenmesinde sıkıntı yaşanması üzerine, firmayla yapılan görüşmelerle ve sözleşmenin 10. Maddesindeki değişiklik yapabilme hakkına da dayanarak, sistemin en efektif bir şekilde yürütülmesi için müvekkilinin para tahsilatı yapma işini davalıya devrettiğini, bu sistemde de ...’nin konaklama ücretinin müşterilerden ... üzerinden aldıkları rezervasyonla, sistem üzerinden tahsil edip, kendi %15 komisyon ücretini keserek müvekkiline konaklama bedellerinin gönderdiğini, sistem böyle devam ederken, davalı firmanın 2023 ve özellikle 2024 yılında konaklayan müşterilerden tahsil ettiği konaklama bedellerini müvekkiline göndermemeye başladığını, uzun süren görüşmeler sonucunda cari hesap ekstresinden de anlaşılcığa üzere bir kısım ödemeler yapılmışsa da tamamının ödenmediğini, davalı firmanın ödemeleri yapmaması üzerine mail order sistemine geçildiği ve müşterilerin mail order üzerinden müvekkiline ödeme yapmalarının sağlandığını, tarafların ticari ilişkisinin devam ettiğini, davalının ....İcra Dairesi 2025/... E.sayılı dosyasına yaptığı haksız ve dayanaksız itirazlarının iptali ile takibin devamını, itirazlarında haksız ve kötü niyetli olan davalı-borçlu hakkında asıl alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davayı ve dava dilekçesindeki beyan ve iddiaları ret ettiklerini, Müvekkili şirketin ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirketin işletmekte olduğu konaklama tesisi olan ... isimli otelin odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartlarının belirlendiğini, Yerleşik içitlatlara göre faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olmasının hizmetin tam ve eksiksiz verilmiş olduğunu kanıtlamayacağını, hatta karine dahi teşkil etmeyeceğini, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, müvekkili şirketin davacından komisyon alacakları ve fatura alacaklarının mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden takas mahsup taleplerinin olduğunu, davacı tarafından müvekkiline ihtar gönderilmediğinden temerrüdün hasil olmadığını, alacağın muacel hale gelmediğini bu nedenle faiz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, haksız davanın reddini, kötü niyetli davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasını, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2025/... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 18.06.2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, fatura alacağının tahsiline dair takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında 08/10/2019 tarihinde davalının, davacının oteli için internet üzerinden rezervasyon işlemlerinin yapılmasına ilişkin sözleşme bulunmaktadır. Davalı, rezervasyon ücretlerini de tahsil edip komisyon bedelini aldıktan sonra konaklama bedelini davacıya aktarmaktadır. Davacı, takip konusu faturalara konu ücretlerin davalı tarafından kendisine aktarılmadığını iddia ederek eldki takibi ve davayı açmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, takibe konu 2024 yılına ilişkin faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, ticari defterler arasındaki farkın sebebinin 2025 yılına dayandığı görülmüştür. Takibe konu ve birbiri ile uyumlu olan ticari kayıtlara göre davacının davalıdan 417.979,59 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. 17/09/2024 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile davalının temerrüde düştüğü ve bu tarih ile 03/06/2025 takip tarihi arasında davacının 144.011,15 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu hesaplanmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 561.990,74 TL’lik kısmının iptaline, takibin 417.979,59 TL asıl alacak ve 144.011,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 561.990,74 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-112.398,15 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 38.389,59 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.820,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.569,57 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.820,02 TL peşin/nisbi harcı, 12.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 145,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 19.580,42 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%99,52) dikkate alınarak; 19.486,91 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 89.918,52-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T'ne göre vekalet ücreti red miktarını geçemeyeceğinden 2.696,82-TL vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 21,97 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4.578,03 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12.10.2026

Katip ...

Hakim ...

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye değildir.